Danıştay, FETÖ/PDY iltisakı nedeniyle ihraç edilen kamu görevlisinin etkin pişmanlık ve samimi ikrarı dikkate alınarak temyiz başvurusunu reddetti.
Özet: Bir kamu görevlisinin FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı nedeniyle görevden uzaklaştırılmasına ilişkin işlemde, davacının ceza yargılamasında etkin pişmanlık göstererek örgüt üyeliği suçundan mahkum olduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı durumlarda dahi, idari yargının ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak delilleri değerlendirip davacının samimi ikrarıyla ortaya çıkan örgütle bağlantısını dikkate alarak kamu görevinden çıkarma işlemini hukuka uygun bulması ve Bölge İdare Mahkemesi kararını onaması özetlenmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : ██████████Karar No : █████████ Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Hukuk Müşaviri V. ... Hukuk Müşaviri ...İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Davalı idarece kamu görevinden çıkarma tedbirinin çok geniş yorumlandığı, barınma ihtiyacını karşılamak amacıyla 2009-2014 yılları arasında FETÖ yapılanmasına ait evlerde kaldığı, evde kaldığı süre içerisinde öğrencilerle ilgilendiği, kast unsuru bulunmadığından suçlu olarak nitelendirilemeyeceği, tek bir kod adı kullandığı ve örgütün amacını bilseydi birden fazla kod adı kullanıyor olması gerektiği, örgüt içerisinde yaptığı eylemlerinden hiçbir menfaat ve kazancının olmadığı, üniversite eğitiminin uzaması nedeniyle geçici olarak hakim savcı çalışma evinde kaldığı, söz konusu yapılanma ile son iletişim tarihinin 2014 yılı Eylül-Ekim aylarında olduğu, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki usul ve esaslara uyulmadığı, dava konusu işleme dair tarafına hiçbir sebep ve somut iddianın tebliğ edilmediği, kişiselleştirme yapılmadan işlem tesis edildiği, FETÖ/PDY yapılanmasının ilk kez 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararıyla terör örgütü ilan edildiği, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, suç ve cezaların şahsiliği ile geçmişe yürümezliği ilkeleri, öngörülebilirlik ilkesi, hukuk devleti ilkesi, non bis in idem ilkesi gibi temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek işin gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve TCK'nın "etkin pişmanlık" hükümleri kapsamında ceza indirimi yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.