Diyarbakırda kurulu mülhak vakıfta, tevliyet ehliyeti talebi reddedilirken vakıf evladı olma tespitinin, batın tertibi ve kesinleşmiş kararlar ışığında değerlendirildiği yargı kararı.
Özet: Davacının, bir vakfa mütevelli olma ehliyetine sahip vakıf evladı olduğunun tespiti talebi, vakfiyedeki katı batın tertibi ve babasının halen birinci batın mütevelli ve galle müstehiki olması nedeniyle reddedilmiş; ancak, babası üzerinden vakıf kurucusuyla soy bağının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla kanıtlanması sonucu, davacının yalnızca ilgili vakfın vakıf evladı olduğunun tespitine hükmedilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         ███████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... vekili ve mülhak Vakıf vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Dava dilekçesinde; davacı ...'in Diyarbakır'da ..........................Vakfı'nın tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespiti, iş bu talep kabul görmez ise vakıf evladı olduğunun tespiti talep edilmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; vakıf evladı olduğunun tespiti davasında Vakfın vakfiyesinin incelenmesinin gerektiğini, vakfiyede belirlenen şartlara göre ve vakfeden kişi ile soy bağının tespit edilmesi halinde davacı tarafın davasının kabulünün mümkün bulunduğunu, davacı tarafın açtığı bu davanın niteliği itibarıyla tespit davası olduğunu, davacı tarafın amacının, bu davanın lehlerine sonuçlanması halinde bu karara dayanarak, evladı olduğunu iddia ettiği vakfın gelirlerinden kendisine Galle ya da intifa alacağı davası açmak olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı Örfioğlu Vakfı vekili cevap dilekçesinde; batın tertibi olduğu belirtilerek açılan davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafın üzerine bırakılmasını savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla vakfiyede gelirlerin batın tertibi üzere taksiminin belirlendiği, mütevellinin de bunlar içinden en dürüst ve olgun, bu işi yapabilecek birisinin olması şeklinde şart koşulduğu, vakfiyenin genel ruhuna göre galle fazlasını hak etmeyen alt batından birilerinin mütevelli olmasının mümkün olmadığı, vakfın tevliyetinin dolu olmasının tevliyete ehil olmaya dair dava açılamayacağı anlamına gelmeyeceği, ancak davacının babası .......................’in Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı, Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin ██████████ Esas ve ██████████ Karar sayılı ilamıyla kesinleşen ilamına göre söz konusu vakfın galleyi müstehik evlâdı ve hâlen de mütevellisi olduğundan bu durumda davacının, tevliyet için dolaylı yoldan lâzım-ı zarurî olan "1. batın galleyi müstehik vakıf evlâdı olma" vasfını taşımadığı, şu halde tevliyet için ön şart olan 1. batın vasfını taşımadığından davacının ‘tevliyete ehil’ olma talebinin temelsiz kaldığı, davacının ‘vakıf evladı’ tespiti yapılmasını istemesi talebine göre ise; Dairemizin 30.04.2019 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere “Bir vakfın evladı olunabilmesi için vakfın kurucusuna kadar soy bağının götürülmesi zorunlu olmayıp, daha önceden kesinleşmiş Mahkeme kararı ile evlat olduğuna karar verilen kişilerle veya 1943 tarihli Yargıtayın 24.02.1943 tarih ve █████ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre tevliyeti evlada bırakılan vakıflarda mütevellilik yapan kişilerle yöntemince kan bağı ilişkisinin kurulmasının” yeterli görülmesi ve davacının babasının kesinleşmiş Mahkeme ilamıyla söz konusu vakfın evladı/mütevellisi olmuş olması karşısında vakıf kurucusuyla soy bağının kurulduğu görüldüğünden, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.06.1999 tarih ve ███████-497 Esas, ████████ Karar sayılı ilamı doğrultusunda ‘galle [tevliyet] için vakfiyedeki şartlar oluşmamış olsa da eğer davacının vakıf evladı olduğu tespit edilmişse galle [tevliyet] talebi reddedilecek, ancak vakıf evladı olduğuna karar verilecektir.’ kuralları gereği davacının tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti isteminin reddine, davacının vakıf evladı olduğu yönündeki isteminin kabulü ile "Davacı ...’in Diyarbakır’da kurulu Mülhak 942 H./1536 M. tarihli.................. .......................................... vakıf evlâdı olduğunun tespitine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... vekili ve mülhak Vakıf vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacının babası Mahmut Güven'in davalı Vakfın evladı olduğunun Mahkeme kararıyla tespit edildiği, kesinleşen ilama göre vakfın galleyi müstehik evlâdı ve hâlen de birinci batın galle alan evladı olduğundan davacının, tevliyet için dolaylı yoldan lâzım-ı zarurî olan ‘1. Batın galleyi müstehik vakıf evlâdı olma vasfını taşımadığının âşikâr olduğu, dolayısı ile tevliyet için ön şart olan 1. Batın vasfını taşımadığı ve davacının ‘tevliyete ehil’ olma talebinin kanuni şartlarının oluşmadığı ve davalı vakfa ait vakfiyede katı batın tertibi uygulamasının bulunduğu, üst batın galleyi/tevliyeti müstehik evlat var iken alt batındakilerin tevliyete ehil olmalarının mümkün olmadığından ilk kademedeki istemi olan tevliyete ehil olma yönünden davanın reddine, ancak davacının babasının vakıf evladı olduğuna ilişkin Mahkeme kararı, nüfus kayıtları ve vakfiyedeki hükümler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde soy bağı ilişkisinin kanıtlandığı gözetilerek, davacının ikinci kademedeki terditli talebi olan vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmiş olmasında ve ayrıca uygulama ve doktrinde terditli dava olarak nitelendirilen bu dava türünde iddia edilen taleplerin biri veya birkaçının reddedilmiş olması tüm kademeli talepler reddedilmedikçe karşı taraf lehine avukatlık ücreti takdirini gerektirmeyeceğinden, davacının ikinci kademedeki terditli talebi isteminin kabulüne karar verildiğine göre reddedilmiş sayılan birinci kademedeki tevliyete ehil vakıf evladı istemi nedeniyle davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilmemesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalılar ... vekili ve mülhak Vakıf vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya ait soyağacı çizelgesi bulunmadığını, eksik incelemeye dayalı karar verildiğini, arz ve izah edilen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ...................... Vakfı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek davacının, vakıf kurucusunun soyundan gelip gelmediğinin tam olarak tespit edilmediğini, davacının asıl talebi reddedilmiş olmasına rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini, arz edilen ve resen nazara alınacak sair nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, terditli olarak açılmış olup öncelikle davacının tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti, iş bu talep kabul edilmez ise vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... vekili ve davalı mülhak Vakıf vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
5737 sayılı ... Kanunu'nun 77. maddesinin ikinci fıkrası (7531 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değişik) uyarınca ... Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden ... Genel Müdürlüğüne iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!