Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, bankalarca kullandırılan tarımsal kredilerden doğan menfi tespit davasında, elden ödemeler ve sigorta bedelinin tahsil edilmemesi iddiaları üzerine ilk derece kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bir çiftçi, tarımsal kredilerinden doğan borcunun yanlış hesaplandığını, bankaya elden yaptığı ödemelerin ve telef olan küçükbaş hayvanları için bankanın alması gereken sigorta bedelinin dikkate alınmadığını iddia ederek bankaya borçlu olmadığının tespiti için açtığı menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine, mahkemenin delilleri yeterince incelemediğini ve bilirkişi raporunun eksik olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2024
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2026
KR. YAZIM TARİHİ : █████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının tarımsal krediler kapsamında davalı bankadan çeşitli tarihlerde tarımsal krediler çektiğini ve bu kredilere karşılık olarak Kocaeli İzmit Yassıbağ mahallesinde bulunan 12 taşınmazın tamamını ipotek ettiğini, davacının aradan geçen zaman içerisinde bu kredilerin yarıdan fazlasını ödediğini, davacının borçlarının büyük bir kısmını elden banka veznesine ödediğini, almış olduğu küçükbaş hayvan kredi ise küçük baş hayvanlarının telef olması sebebi ile ödenemediğini, esasen küçük baş hayvan kredisi verilirken davalı banka tarafından bu kredinin sigortalandığını, davacının köylü ve çiftçi olduğu ve prosedürü bilmediği için bu durumu bankaya şifahi olarak bildirdiğini, banka ise sigorta ile uğraşamayacağını söyleyerek davacıyı temerrüte düşürdüğünü belirterek davacının Kocaeli (Kapatılan) 4.İcra Dairesi █████████, Kocaeli (Kapatılan) 2. İcra Dairesi ██████████, Kocaeli İcra Dairesi ██████████, ██████████ ve ██████████ Esas sayılı dosyalarından ve davacının davalı banka nezdinde yapılacak olan bilirkişi incelemelerinden sonra ıslah etmek kaydı ile davalı bankaya şimdilik 1.000,00 TL borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "...Sübut bulmayan davanın REDDİNE,..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin dava dilekçesinde belirttikleri hiç bir hususu incelemediğini, hiç bir delili toplamadığını, bilirkişi incelemesinin son derece yetersiz olduğunu, bilirkişi tarafından dava dilekçesinde belirtmiş oldukları ödemelerin hiç birisinin değerlendirilmediğini, bilirkişinin yalnızca icra dosyalarını ve kapak hesabını ve icra dosyalarına gelen paraları incelediğini, davacının emekli maaşından icra takibi olmaksızın kesilen paraları, gelen teşvikleri, davacının elden yatırdığı paraları değerlendirmediği, gene kredilerin sigorta durumunu incelemediğini, Kredilerin sigorta hususunun mahkemecede araştırılmadığını, bilirkişinin yalnızca icra dosyalarını ve kapak hesaplarını incelediğini, Mahkemece SGK kayıtları celp edilmediğini, bilirkişi raporuna süresi içerisinde itiraz edip bu hususlarda ek rapor alınmasını talep etmelerine rağmen ek rapor alınmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının tamamının usul ve yasaya uygun bir şekilde gereğince araştırıldığını, bilirkişi incelemesinde de görüleceği üzere ilgili icra dosyaları ve banka kayıtlarının detaylı şekilde incelendiğini belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarih, ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.
İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; taraflar arasında birden fazla genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu krediler kapsamında davacının 12 adet taşınmazına ipotek tesis edildiği, davacının bir kısım ödemeleri elden banka veznesine yaptığı, bir kısım krediler için sigorta yapıldığı, sigortalanan küçük baş hayvanlarının telef olduğu, davalının sigortadan sigorta bedelini alması gerekirken almayarak davacıya ait hesabı kat ettiği, davacı hakkında başlatılan takipler nedeniyle dosyalardan maaş kesintisi, teşvik ödemelerine haciz koyulması vb. nedenlerle tahsilatlar yapıldığı, davacı tarafça borcun sona erip ermediğinin davalıya sorulmasında borcun hala devam ettiğinin bildirildiğinden bahisle davacının anılan 5 adet takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği; mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacının istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukukî ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davası 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir.
Her somut olaydaki maddi vakıaya göre lehine hak çıkaran taraf ve ispat yükü şekilleneceğinden, maddî hukuk kuralına ilişkin bu vakıaların doğru ve net bir şekilde belirlenerek ortaya konulması gerekmektedir. Maddede aksine düzenleme olmadıkça ibaresi eklendiğinden, kanunda ispat yükü ile ilgili özel bir düzenlemeye yer verildiğinde, ispat yükü genel kurala göre değil de kanunda belirtilen özel düzenlemeye göre belirlenecektir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı TMK m. 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Somut olayda; davacı ile davalı arasında birden fazla genel kredi sözleşmesi bulunduğu, bu krediler kapsamında krediler kullandırıldığı, bir kısım davacı taşınmazlarına ipotek tesis edildiği, araç rehnine ilişkin işlemler bulunduğu davacı hakkında davalının birden fazla takip dosyası ile takip başlattığı ve takiplerin devam ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece dosyaya alınan bilirkişi raporunda davacının davalıya anılan takiplere konu krediler nedeniyle toplam 120.310,71 TL borcu olduğu bildirilmiş, mahkemece anılan rapor hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Ancak; taraflar arasında birden fazla kredi sözleşmesi ve birden fazla takip olduğu dikkate alındığında hangi kredi sözleşmesi için hangi takibin başlatıldığı, yapılan ödemelerin veya tahsilatların hangi kredi sözleşmesi ve takip için olduğunun belirlenmediği, davacının hangi kredi sözleşmesi nedeniyle hangi takipte borcunun olduğu, borcun olmadığı miktarın açıkça belirlenmediği gibi ortada tek takip ve borç varmış gibi hesaplama yapıldığı, anılan raporun bu haliyle taraf ve yargı denetimine elverişli olmadığı gibi hüküm vermeye de elverişli değildir.
Ayrıca davacı tarafça genel kredi sözleşmeleri kapsamında sigorta yapıldığı ve davalının sigortaya başvurmadığı da iddia edilmiş, mahkemece bu hususta bir araştırma da yapılmamıştır. Dolayısıyla mahkemece verilen karar eksik araştırmaya dayalı olup anılan hükmün bu nedenlerle kaldırılması gerekmiştir.
O halde mahkemece yapılacak iş; öncelikle hakimin aydınlatma ödevi çerçevesinde davacının talep sonucu ve davalının takiplere konu alacağının hangi krediden kaynaklandığı HMK'nın 31. maddesi uyarınca açıklığa kavuşturulmalı (Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin ██████████ esas █████████ karar sayılı ilamı), davacının krediler için sigorta yapıldığı iddiası araştırılarak varsa anılan sigortalı krediye ilişkin davalının ödeme alıp almadığı, sigortaya başvurusunun olup olmadığı araştırılmalı, sonrasında dosyanın farklı bir bankacı bilirkişiye tevdii edilerek; taraflar arasında birden fazla takip ve birden fazla kredi sözleşmesi olduğu dikkate alınarak hangi takibin hangi kredi sözleşmesi/hangi alacak nedeniyle başlatıldığının tespiti, her bir takip ve kredi yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılarak davacının menfi tespit talep ettiği takipler yönünden davacının davalıya borçlu olup olmadığının her bir takip dosyası yönünden ayrı ayrı tespiti ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir.
Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacının istinaf isteminin yukarıda yazılan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,
2-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarih, ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,
5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.█████/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!