İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde tescilli markaların izinsiz kullanımı, alan adı ve ücretli reklam yoluyla tecavüz ile haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemli marka davası.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının tescilli "..." ve "..." markalarının davalı tarafından izinsiz olarak alan adı ("...") ve arama motoru reklamları yoluyla kullanılarak marka hakkına tecavüz edildiği ve haksız rekabet oluşturulduğu iddiasıyla açtığı, önceki tespitlere ve ihtarlara rağmen devam eden bu eylemlerin durdurulması, erişimin engellenmesi, ürünlerin imhası, kararın ilan edilmesi ile maddi (517.960,32 TL) ve manevi (750.000 TL) tazminatların tahsilini talep eden bir marka davasıdır.

T.C.

İSTANBUL
1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Marka (Manevi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Manevi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı, ... ve ... markalarının tescilli sahibi olduğunu, söz konusu markaların kullanım hakkının münhasıran kendisine ait olduğunu, davalının izinsiz olarak bu markaları kullanarak ticari faaliyet yürüt! zellikle ... alan adını satın alarak kendi ürünlerini tanıtmak ve satışını gerçekleştirmek amacıyla kullandığını, ayrıca arama motorlarında “...” ve “...” ibarelerini ücretli reklam yoluyla satın alarak üst sıralarda çıkarak tüketicileri kendi internet sitesine yönlendirdiğini, bu eylemlerin daha önce ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi ile ... 1. Fikri ve Sınaf Haklar Hukuk Mahkemesi kararlarında tespit edilmiş olmasına ve ... 16. Noterliği aracılığıyla ihtarname gönderilmiş olmasına rağmen devam ettiğini, yapılan bilirkişi incelemeleri ve ekran görüntüleri ile davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, bu nedenle söz konusu internet sitesine erişimin engellenmesini, davalının tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinin durdurulmasını, tecavüz fiillerinin önlenmesini, müvekkilin marka hakkına ilişkin maddi ve manevi zararlarının tahsil edilmesini ve şimdilik belirlenen 1.000 TL maddi ile ... markası için 500.000 TL, Trakmaş markası için 250.000 TL olmak üzere toplam 750.000 TL manevi tazminatın ödenmesini beyan ve talep etmiştir, ayrıca ileride ele geçirilecek ürünlerin imhası, tecavüzün devamını önlemeye yönelik tedbirlerin alınması, haklı bir sebebin veya menfaatin bulunması durumunda masrafların davalı tarafa yükletilmesi ve kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesini veya ilgililere tebliğ edilmesini beyan ve talep etmiştir, davacı aynı zamanda Türk Ticaret Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, İcra ve İflas Kanunu, Türk Medeni Kanunu ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile ilgili mevzuat hükümlerine dayanarak tüm bu taleplerin yerine getirilmesini beyan ve talep etmiştir.
Davalı yan süresinde cevap dilekçesi sunmamış olup, esasa dair sunduğu aşamalardaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlgili yerlere yazılan müzekkerelere cevap verilmiş, cevabi yazılar dosya arasına alınmıştır.
Dosya kapsamında bilirkişi kök ve ek raporları alınmış, alınan raporlara karşı tarafların beyan ve itirazları dosya arasına alınmıştır.
Davacı vekili maddi tazminat istemli davasını miktar itibari ile ıslah etmiş, 517.960,32 TL'ye yükselterek artırılan miktar üzerinden harç ikmali yapmıştır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmalığın; Davalı firmanın davacıya ait markayı izinsiz olarak kullanmış olması iddiası kapsamında davalı markasını alan adı olarak ... internet sitesinde kullanmaya devam etme ihtimaline binaen söz konusu internet sitesine erişimin engellenmesi yönünde tedbir kararı verilmesi ve ilgili kuruma müzekkere yazılması, davalı tarafın gerek davacıya ait "..." markasını içeren "..." internet sitesinde gerekse de internet arama motorunda "..." ve "..." ibaresini ücretli reklam yoluyla satın alıp üst sıralarda çıkarak tüketicileri kendi internet sitesi ve kendi ürünlerine yönlendirmek suretiyle, davacıya ait markaları izinsiz olarak kullanmak ve ürünlerini davacı markası altında satışa sunması iddiaları kapsamında marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti, muhtemel tecavüzün önlenmesi, tecavüz fiillerinin durdurulması, tecavüzün kaldırılması ile şimdilik 1.000,00 TL maddi ve "..." markası için 500.000,00 TL (Beşyüzbintürklirası), "..." markası için 250.000 TL (İkiyüzellibintürklirası) olmak üzere toplam 750.000,00 TL (Yediyüzellibintürklirası) manevi tazminat ile birlikte toplam harca esas değer şimdilik 751.000,00 TL (Yediyüzellibirbintürklirası) tazminatın davalı taraftan tahsili, tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere, ele geçirilecek ürünlerin imhası, masrafları davalı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi istemlerine ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde;
Davacı yanın TPMK cevabi yazısından da anlaşılacağı üzere "...." ve "..." ibareli markalarının tescilli sahibi olup, bu markaların kullanım hakkından doğan her türlü hakkın da münhasıran sahibi olduğu, ... markasının 2004, ... markasının ise 2011 yılından bu yana tescil hakkını bünyesinde ihtiva ettiği, davalı taraf, davacı şirkete ait markalı ürünler olmak üzere, taklit ürünler üreterek satmak gerekse de davacının marka adlarını hakkı olmaksızın tecavüz eylemini gerçekleştirmesi hasebiyle evvelce .... 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi...E. ...K. Sayılı kesinleşmiş ilamı ile davalı firmanın yetkilisi ..., Sınai Mülkiyet Kanunu 30. Maddesine istinaden, cezalandırıldığı tespit edilmiştir. ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... E.... K. Sayılı ilamıyla da davalı taraf firma ve yetkilisi ...'ün, davacının marka ve tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet yaptığının tespitine, bu tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine, maddi ve manevi tazminata mahkûm edilmiştir. İş bu dava ise evvelce açılan ve karara bağlanan dava sonrası davalı şirketin bu defa davacıya ait "..." ve "..." markalarını internet ortamında kullanmaya başlaması ve davacının marka adlarını internet arama motorunda "..." ve "..." ibaresini ücretli reklam yoluyla satın alıp üst sıralarda çıkmak suretiyle, haksız olarak kullanarak, aramalardan gelen ..." isimli internet sitelerine yönlendirme yapması ve yine davacıya ait "..." markasını içeren "..." internet sitesini alan adı olarak satın alıp ve bu siteyi kullanarak tüketicileri kendi ürünlerine yönlendirmek suretiyle davacı firmaya ait marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eylemleri gerçekleşmesi iddiası kapsamında açılmış olup, iş bu dava ikame edilmeden önce ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyasından alınan 27.09.2024 tarihli bilirkişi raporuyla usul ve yasaya uygun tespitler yapılmış, hazırlanan rapor ile;
"Yukarıda yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; dosyada talep edilen kontroller sağlandığında
1)... alan adlı web sitesinden alınan ekran görüntüsüne aşağıda yer verilmiş olup, açılan web sitesinde ... adresi ile ... telefon numarasının iletişim bilgisi olarak yer aldığı, “...” ibaresinin alan adı içeriğinde kullanıldığı, web sitesinin tüm alt sayfaların tek tek gezilmiş olup “...” ibaresinin metin olarak kullanımına rastlanılmadığı, Söz konusu web sitesinde, Ürünler sekmesi tıklandığında Hijyenik Klozet Kapak Sistemi, Temizlik Kimyasalları, Kağıt Dispenser, Kokulandırma, Sarf Malzemeler ile Covid-19 virüsünden koruyucu ürünlerin tanıtım ve satışının yapıldığı, ...web sitesinin en alt bölümünde ....ŞTİ şeklinde şirket unvanının yer aldığı,
2) ... alan adının yapılan Whois sorgusunda alan adının ... A.Ş. isimli alan adı kayıt şirketi üzerinden kayıt ettirildiği, alan adının 14.09.2022 tarihinde tescil edildiği, alan adı sahiplik bilgilerinin gizlenerek kayıt edilmesi nedeniyle kamuya açık verilerden alan adı sahiplik bilgilerine ulaşılamadığı sonuçlarına ulaşılmış olup, Sayın Mahkemece gerekli görülmesi halinde ... alan adı sahipliği hakkında ... A.Ş.’ye sorularak öğrenilebileceği,
3) 09.2024 00:31 tarihinde ... arama motorunda “...” ibaresi aratılmıştır. Yapılan incelemede “...” başlıklı ve “...” açıklama metninin içerir reklamın yer aldığı, söz konusu reklamın ... web sitesine yönlendirilecek şekilde ayarlandığı tespit edilmiştir. “Ücretli Sponsor reklam” ibareli ve .... web sitesine yönlendiren reklamın ... kayıtlarından ....LTD.ŞTİ. (karşı taraf) tarafından verildiği,
4) 26.09.2024 00:04 tarihinde ... arama motorunda “...” ibaresinin aratılması sonrasında gelen arama sonucunda “...” ibareli reklamın yer aldığı, “...” ibareli ve ... web sitesine yönlendiren reklamın ...ŞTİ. (karşı taraf) tarafından verildiği,
5) 27.09.2024 00:44 tarihinde ... arama motorunda “trakmaş” ibaresinin aratılması sonrasında gelen arama sonucunda “...” ibareli reklamın yer aldığı, “...” ibareli ve ... sitesine yönlendiren reklamın ...ŞTİ. (karşı taraf) tarafından verildiği,
6) Tespit edilen kullanımların tespit talep eden yana ait markalardan kaynaklanan hakları ihlal eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği," Tespit edilmiştir.
Değişik iş dosyasında yapılan usul ve yasaya uygun tespitlerden de anlaşılacağı üzere ... arama motorunda “...” ibaresinin aratılması sonrasında gelen arama sonucunda “...” ibareli reklamın yer aldığı, “Ücretli Sponsor reklam” ibareli ve ... web sitesine yönlendiren reklamın davalı tarafından verildiği, ... arama motorunda “trakmaş” ibaresinin aratılması sonrasında gelen arama sonucunda “Kaizen Hijyen” ibareli reklamın yer aldığı, “Ücretli Sponsor reklam” ibareli ve ... web sitesine yönlendiren reklamın davalı tarafından verildiği hususunun tespit edildiği,
Mahkememizce yukarıda tespiti yapılan değişik iş dosyasında alınan bilirkişi raporu ile yetinilmemiş ayın zamanda mahkememiz nezdinde de bilirkişi kök ve ek raporlarının aldırıldığı,
Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesinde yalnızca genel ... arama sonuçlarını değil, davalıya ait ... hesabı, reklam geçmişi, kampanya kayıtları ve alan adı yönlendirmeleri birlikte değerlendirerek sonuca ulaşıldığı , alınan raporlarda açıkça, davalıya ait ... hesabında geçmiş dönemde “...” ve “...” kelimelerine yönelik reklam kampanyalarının bulunduğu, ancak sonradan kaldırıldığı tespit edildiği bu tespitin, davalının “hiçbir zaman kullanılmadığı” yönündeki savunmasını çürüttüğü öte yandan, geniş eşleme uygulamasının varlığının, anahtar kelime kullanımından doğan sorumluluğu ortadan kaldırmayacağı, aksine, ... sisteminde reklam verenin eşleme türünü seçme, negatif anahtar kelime tanımlama ve kampanya kapsamını belirleme yetkisi ve sorumluluğu bulunduğu, bu nedenle, davalı tarafından sonradan yapılan “negatif eşleme” işlemi, önceki dönemde gerçekleşen ihlali ortadan kaldırmadığı gibi, ihlalin varlığını dolaylı biçimde teyit eden bir davranış olarak değerlendirildiği ayrıca, davalı tarafın bilirkişi kök raporunda yer alan ekran görüntülerinin negatif eşleme öncesine ait olduğunu ileri sürerek, hatalı bir değerlendirme yapıldığını beyan etmişse de dava konusu uyuşmazlığın, negatif eşlemenin yapılmasından önceki dönemde gerçekleşen ihlal iddialarına ilişkin olduğu, bilirkişi incelemesinin de, uyuşmazlığın ilgili olduğu zaman aralığını esas aldığı; bu dönemde davalıya ait reklamların davacı markalarıyla ilişkilendirildiğini ve kullanıcıların davalıya ait sitelere yönlendirildiğini teknik verilerle ortaya konduğu, sonradan yapılan düzeltici işlemlerin, geçmişe dönük sorumluluğu ortadan kaldırmayacağı şeklinde tamamı isabetli tespitlerde bulunduğu ilaveten davacı vekilinin 02.12.2025 tarihli talep dilekçesinde belirttiği davalının eylemlerine devam ettiğine dair talepler yönünden yapılan inceleme ve alınan ek rapor ile
"...19.12.2025 tarihinde saat 10:24’te yapılan inceleme neticesinde ... arama moturuna “...” kelimesi yazılmak suretiyle arama yapılmıştır. ...’de, 19 Aralık 2025 tarihinde ... üzerinden yapılan "..." kelimesine ait arama sonucu sayfası görülmektedir.
"..." ve markanın kendi resmi satış kanalı olan "..." sitelerine ait sponsorlu reklamlar yer alarak ticari satış amacıyla öne çıkarılmıştır. Arama sonuçlarının alt kısmında ise kullanıcıların bu ürünün kurulumu, çalışma prensibi ve rulo yedekleri gibi teknik detaylara yönelik yaptığı popüler aramalar listelenmektedir.
Aşağıda yer alan Görsel 2’de ise ... arama sonuçlarında yer alan ücretli sponsorlu reklamın “Reklamveren hakkında” ve “Bu reklamı neden görüyorsunuz?” başlıkları altında sunulan şeffaflık bilgilerinin açılmış hâlini göstermektedir. Burada ..., reklamveren kimliğinin doğrulandığını açıkça belirtmekte ve reklamın davalı .... ŞTİ. tarafından ödendiğini, konum bilgisinin ise Türkiye olduğunu kullanıcıya bildirmektedir. Bu durum, son dönemde ...’ın sahte reklam ve dolandırıcılığa karşı artırdığı kimlik doğrulama politikalarının bir yansımasıdır.
Yukarıda yer alan Görsel 3’de “...” kelimesinin arama motoruna yazılması suretiyle çıkan sponsorlu reklama tıklanmasıyla açılan "..." web sitesine ait ekran görüntüsü, "..." kategorisindeki ürünleri sergilemektedir. Sayfa yapısı, beyaz ve koyu gri kontrastıyla hazırlanmış; beyaz, kırmızı ve sarı gibi farklı renk seçeneklerine sahip sensörlü klozet kapakları, indirim oranları (-%6, -%9, -%5 gibi) açıkça belirtilerek ön plana çıkarılmıştır. Sitenin doğrudan satış ve tanıtım amacıyla hazırlandığı görülmektedir.
Görsel 4’te ise ... üzerinden sağlanan teknik veriler ve Whois kayıtları doğrultusunda yapılan analizde, ... alan adının 21 Şubat 2019 tarihinde tescil edildiği ve 2029 yılına kadar uzun vadeli bir kayıt süresine sahip olduğu görülmektedir; bu durum işletmenin dijital varlığı açısından sürdürülebilir ve güvenilir bir profil çizdiğini göstermektedir. Web sitesi altyapısı, merkezi İzmir/Türkiye’de bulunan ... üzerinden barındırılmakta ve 5.2.85.136 IP adresi üzerinden yerel sunucularda hizmet vermektedir. Alan adının son olarak 2023 yılında güncellenmiş olması ve "..." (müşteri transferi yasaklı) statüsünde bulunması, sitenin izinsiz transferlere karşı güvenlik altına alındığını ve aktif olarak yönetildiğini kanıtlamaktadır..." denmiştir.
Gerek kök raporda, gerekse de işbu ek raporda bilişim açısından yapılan yukarıdaki tespit ve değerlendirmeler ışığında davalı yanın davacıya ait "..." ve "..." markası adı altında, ticari amaçlı şekilde satış yapmak amacıyla "..." internet sitesi satın almış ve ürünlerini davacı markasının adına haiz internet alan adını kullanmak suretiyle piyasaya arz etmiş ve satış yapmış, ayrıca da arama motorlarında "..." ve "..." kelimelerini ücretli reklam satın almak yoluyla satın alarak kullanmış ve kendi internet sitesi olan kaizenhijyen.com sitesini aramalarda üst sıralara taşıyarak bu sitelerden satışlar yapmıştır. Bu husus gerek işbu dosyaya sunulan bilirkişi kök ve ek raporlarıyla gerekse de ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi...D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporuyla sübuta ermiş Davalının davacının markasını gerek alan adı olarak kullanması gerek ücretli reklam satın almak yoluyla satın alarak kullanıp ve kendi internet sitesi olan kaizenhijyen.com sitesini aramalarda üst sıralara taşıyarak bu sitelerden satışlar yapması sebebi ile marka haklarına tecavüz ve ticari dürüstlüğe aykırı olacak şekilde hareket ederek haksız rekabet teşkil eden eylemleri sabit hale gelmiştir.
Davalı yanın yukarıda aktarılan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eylemleri dosya kapsamına alınan bilirkişi raporları, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi ... E.... K. Sayılı kesinleşmiş ilamı ve ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... E.... K. Sayılı ilamı olmak üzere dört farklı dosyada istikrar ve görüş birliği ile tevsik edilmiş bunun yanında ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi ... E. ...K. Sayılı ilamında da yine mahkememiz ile aynı minvalde tespitler yapılarak davalı şirket yetkilisinin dava konusu yönünden sorumluluğu sabit görülmüş olup, ilgili dosyada verilen kararda da;
"Mahkememizde yapılan yargılamada, sanığın müdahilin tescilli markası olan ... markasını ... alan adı içerisinde kullandığı, sanık ve müdafi her ne kadar suçlamaları kabul etmemiş reklam başlığında "..." ve "..." ibarelerinin açıkça yer aldığını, sanığın suç kastının olmadığını savunmuş iseler de bu beyanının oluşa ve dosya kapsamı ile mevcut delil durumuna uygun olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu hususta yukarıda izah olunan bilirkişi raporundaki tespitlerin yerinde olduğu, en başta ... alan adının kullanılmasının Yargıtay 19. Ceza Dairesinin ... esas ... karar nolu, ... esas... karar nolu , ...esas ...karar nolu ilamlarında da belirtildiği üzere katılan ile aynı hizmet sınıfında iktibas veya iltibas oluşturacak şekilde alan adının kullanılmasının atılı suçun unsurlarını oluşturduğu kanaatine varılmıştır. Bunun yanında dosyaya ibraz olunan bilirkişi raporunda dava dosyası içerisinde yer alan “29.09.2024” tarihli Bilirkişi raporunda yapılan
tespitte, “...” ve “...” ibaresi ile yapılan ... aramalarında davalıya ait .../ web sitesinin reklamının görüntülendiği, “...” ibaresi ile yapılan aramaya ait reklam açıklamasında davacı markası ile aynı işlevi yerine getiren “...” adıyla yer alan “...”
başlıklı web sayfasına yönlendirme yapıldığı, “...” ibaresi ile yapılan aramada ise “... ” başlığı ile yine davalının web sitesine bağlantı veren reklamın yer aldığı tespit edilmiş, bu nedenle davalının davacıya ait marka
adlarında ... reklamı verdiği..." yönünde tespitlerin olduğu görülmüştür. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ...esas ... karar nolu kararında çiçek sepeti markasının anahtar kelime olarak kullanımına ilişkin kararı ile tatil sepeti markasının anahtar kelime olarak kullanılmasına ilişkin aynı dairenin... esas ... karar nolu ilamları göz önüne alındığında müsnet olayda da benzer bir durumun olduğu, bu şekilde kullanımın da SMK 7/5 maddesi kapsamında dürüst kullanım sayılamayacağı, bu şekilde yukarıda izah olunan yüksek mahkeme kararları alan adının kullanım şekli ve olayın özellikleri göz önüne alındığında atılı suçun unsurlarının oluştuğu tüm dosya kapsamı ile anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir. " şeklinde tespitlere yer verildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler konuya ilişkin verilen diğer mahkeme kararları ve ilgili dosyalarda alınan raporlar birlikte değerlendirildiğinde;
Davalı şirket , davacı şirketin tescilli markası ile iltibas yaratacak derecede birebir aynı emtia sınıfındaki ürünlerini (11, 21 ve 35 , klozet iç takımları ve klozetler, müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için elektrikli klozet kapağı ve rulosu, hijyen sağlayıcı ürünlerin bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) davacı tarafından kendisine tanınmış herhangi bir hak veya lisans sözleşmesi de olmaksızın, davacıya ait "..." ve "..." markası adı altında, ticari amaçlı şekilde satış yapmak amacıyla ..." internet sitesi alan adını almış ve ürünlerini davacı markasının adına haiz internet alan adını kullanmak suretiyle piyasaya arz etmiş ve satış yapmış, ayrıca da arama motorlarında "..." ve "..." kelimelerini ücretli reklam satın almak yoluyla satın alarak kullanmış ve kendi internet sitesi olan .... aramalarda üst sıralara taşıyarak bu sitelerden satışlar yapmıştır. Davalı firmanın gerek ..." sitesinde gerekse de ... sitesinde satışa arz ettiği ürünler, davacıya ait markanın yer aldığı emtia sınıfıyla birebir aynıdır. Nitekim bu husus delil tespiti dosyasından alınan bilirkişi raporuyla da ispatlanmıştır. Bu durum davacı şirketin tescilli marka hakkından doğan münhasır haklarına ihlal teşkil etmekte ve aynı zamanda haksız rekabete neden olmaktadır. Bu kapsamda davalının eylemleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 7/3-d maddesinde düzenlenen, "İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması" kapsamına girmekte ve bu surette davacı firmanın marka tescilinden doğan haklarını ihlal etmekte ve aynı kanunun 29. maddesinde belirtilen marka hakkına tecavüz eylemini oluşturmaktadır. Ve yine aynı eylemlerin haksız rekabet kapsamında da olduğu zira Türk Ticaret Kanununun 55/4 maddesi "…başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak…" fiillerini haksız rekabet hallerine örnek olarak saymaktadır. Aynı kanunun 56. maddesi de "…haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri, veya diğer ekonomik faaliyetleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin menini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zarar ve ziyanın tazminini, manevi tazminat verilmesini…" isteyebileceği öngörülmektedir. Davalı tarafça, davacıya ait tescilli markaların, hiçbir ayırt edici ve yenilik niteliği bulunmadan birebir aynısının internet ortamında kullanılmak suretiyle haksız bir kazancın elde edildiği sabit olup, haksız rekabetin de marka hakkına tecavüz ile birlikte husule geldiği sabittir.
Davalı yan her ne kadar davacının dayanak ... markasının jenerik ad haline geldiğini beyan etmiş olup jenerik olduğu iddia olunun markanın 2004 yılından bu yana davacı adına tescilli olduğu anlaşılmaktadır.
Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7. Maddesi "Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir." hükmüne amirdir. Mezkur maddenin mefhum muhalifi "tescilli bir marka hükümsüz kılınmadıkça yahut iptal edilmedikçe sahibine marka koruması sağlamaktadır ve marka sahibi tescilli markasını mütecavize karşı kullanabilir." şeklindedir.
Nitekim SMK Madde 26/1(b) uyarınca TÜRKPATENT, marka sahibinin fiilleri nedeniyle veya gerekli önlemleri almaması sonucunda markanın tescilli olduğu mal veya hizmetler açısından yaygın bir ad haline gelmesi durumunda, talep üzerine markanın iptaline karar verebilecektir.
Davalı taraf, davacı şirketin tescilli markası olan ... markasının ürün adı / yaygın ad haline geldiğini iddia etmiş ise de öncelikle belirtmek gerekir ki; tescilli bir marka, iptal edilmedikçe veya hükümsüz kılınmadıkça sahibine mutlak bir koruma sağlar. Davalı taraf, davacı markasının hükümsüzlüğüne ilişkin herhangi bir dava açmamıştır veya süresi içinde karşı dava ikame etmemiştir. SMK 26/1-b maddesi de açık olup bu iş bu kanun maddesi davalı vekilinin █████/2025 tarihli beyan dilekçesinde de yer almaktadır.
Nitekim gerek doktrin gerekse Yargıtay işbu madde mucibince hükümsüzlük davasına konu edilmeyen yaygın ad haline gelme itirazının, marka hakkına tecavüz davasında savunma olarak kabul edilemeyeceğini ve hükme esas alınamayacağını ifade etmektedir. Anılı sebeplerle davalı yanın bu yöndeki itirazı yerinde bulunmamış olup kaldı ki davalı yanın tecavüz eylemi sadece ... markası için değil aynı zamanda trakmaş markası için de mevcut olup, yukarıda anılı açıklamalar kapsamında tecavüzün ve haksız rekabetin tartışmaya açık olmayacak şekilde iş bu dosya da dahil olmak üzere beş ayrı dosya ile sabit hale gelmiş, aksi yöndeki davalı itirazları yerinde bulunmamıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; Davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet yarattığının tespiti ile davalı eylemlerinin, davacıya ait marka hakkına yönelik fiilin tecavüz olduğunun tespiti ile muhtemel tecavüzün önlenmesi, tecavüz fiillerini durdurulması ve tecavüzün kaldırılmasına, bu kapsamda; -Mahkememizce verilen tedbir kararlarının hüküm kesinleşinceye kadar aynen devamına, Tecavüz kapsamında ele geçirilecek ürünler olması durumunda masraflar tecavüz eden davalı yana ait olmak üzere ele geçirilecek ürünlerin kararın kesinleşmesi ile İMHASINA, Haklı sebebin varlığı nazara alınarak , masrafları davalı tarafa ait olmak üzere kararın kesinleşmesi ile kesinleşmiş kararın tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir defa ilanına, dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
Davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin talebi var olup, yukarıda aktarılan gerekçeler ışığında Husule gelen tecavüz nedeniyle davacı yanın manevi zarara uğradığı, davalı yanın kusurlu eylemleri ile zarara sebebiyet verdiği, zararın varlığı, mütecaviz kullanımlar, haksız fiil tarihi, süregelen eylemler ve tarafların sosyal ve ekonomik durumu nazara alındığında "..." markası için 25.000,00 TL, "..." markası için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın somut olaya ve dosya kapsamına uygun olacağı değerlendirilmiş, anılı sebeplerle Husule gelen tecavüz nedeniyle "..." markası için 25.000,00 TL, "..." markası için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair karar verilmiştir.
Davacı yanın maddi tazminata ilişkin talebi mevcut olup, yapılan incelemede davacının seçimlik yöntem olarak SMK 151/2-b maddesine dayandığı, dosya kapsamındaki verilerle SMK m.151/2-b kapsamında net kazanç hesabı yapılmasının mümkün olmadığı, davacı vekili her ne kadar ıslah dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin olarak seçimlik yöntemini 151/2-c olarak değiştirmiş ise de, ıslah dilekçesinin bir defaya mahsus yapılabilecek usuli bir işlem olduğu, davacı vekilinin ıslah hakkını maddi tazminata ilişkin dava değerini arttırmak sureti ile kullandığı davacı tarafın aynı zamanda ıslah ile 151/2-c maddesi kapsamında seçimlik yöntemini değiştirmesinin usul yönünden mümkün olmadığı bir an için davacı yanın seçimlik yöntemini değiştirmesinin mümkün olduğu varsayımında da dosya kapsamına alınan bilirkişi raporu ile de saptandığı üzere davalı yanın ticari defter kayıtları belirtilen kesin ve ihtaratlı sürede sunmaması, ads hesap verilerinin silinmesi( █████/2025 tarihli raporun 16. Sayfasında gerekli açıklama mevcuttur) ve yine davalı yanın mali hesaplama için gerekli kayıtları eksiksiz sunmak noktasında imtina etmesi hasebi ile net bir zarar hesabının yapılamadığı dolayısı ile talebin b yahut c maddesi kapsamında olmasının tazminat miktarının belirlenmesinde bir değişikliği doğurmayacağı her halükarda b ve c maddesine göre de net bir zarar hesabının çıkartılmasının mümkün olmadığı, TBK 50 ve 51. Maddelerin uygulanması gerektiği nitekim bilirkişiler de tazminatın TBK m.50 ve 51 hükümleri uyarınca zararın mahkememizce takdiren belirlenmesi gerekeceği hususunun raporda belirttiği, bilirkişilerce TBK 50 ve 51. Maddesi kapsamında esas alınabilecek değerlendirmelerin sunulduğu, Kök raporda hesaplanan 517.960,32 TL tutarındaki maliyet temelli marka değerinin, davacının maddi tazminat talebi bakımından objektif ve asgari bir taban oluşturduğu ve tespiti yapılan miktarın somut olay kapsamında sekrörel normlara uygun ve somut ihtilaf noktasında uygun bir tazminat miktarı olup mahkememizce de benimsendiği anlaşılmakla anılı sebeplerle Husule gelen tecavüz nedeniyle , davacının hak sahibi olduğu maddi tazminatın TBK 50 ve 51. Maddeler ışığında 517.960,32 TL olduğunun TAKDİRİ ve TESPİTİ ile 517.960,32 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, verilen tazminat miktarı dosya kapsamına ve zararın niteliği ve niceliğine göre uygun olup, SMK 151/4 maddesi kapsamında kanunda öngörülen şartın da ayrıca oluşmaması hasebiyle hakkaniyete uygun pay eklenmesi talebi uygun bulunmamış, aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;
Davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet yarattığının tespiti ile davalı eylemlerinin, davacıya ait marka hakkına yönelik fiilin tecavüz olduğunun tespiti ile muhtemel tecavüzün önlenmesi, tecavüz fiillerini durdurulması ve tecavüzün kaldırılmasına, bu kapsamda; -Mahkememizce verilen tedbir kararlarının hüküm kesinleşinceye kadar aynen devamına,
- Husule gelen tecavüz nedeniyle , davacının hak sahibi olduğu maddi tazminatın TBK 50 ve 51. Maddeler ışığında 517.960,32 TL olduğunun TAKDİRİ ve TESPİTİ ile 517.960,32 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
-Husule gelen tecavüz nedeniyle "..." markası için 25.000,00 TL, "..." markası için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
-Tecavüz kapsamında ele geçirilecek ürünler olması durumunda masraflar tecavüz eden davalı yana ait olmak üzere ele geçirilecek ürünlerin kararın kesinleşmesi ile İMHASINA,
- Haklı sebebin varlığı nazara alınarak , masrafları davalı tarafa ait olmak üzere kararın kesinleşmesi ile kesinleşmiş kararın tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir defa ilanına,
-Hakkaniyete uygun pay ekleme talebinin REDDİNE,
2-Davanın kabul değeri üzerinden davalı yandan alınması gereken 38.797,36 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 12.825,21 TL peşin harç ile 8.830,00 TL ıslah harcının toplamı olan 21.655,21 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 17.142,15 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, davalı yandan alınması gereken karar ve ilam harcı tutarına mahsubu yapılan davacının yatırdığı peşin ve ıslah harcı toplamı 21.655,21 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan;
-Parasal değer ihtiva etmeden açılan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet davası yönünden maktu 55.000,00 TL,
-Manevi tazminat istemli dava yönünden kabule konu değer nazara alınarak 50.000,00 TL,
-Maddi tazminat istemli dava yönünden 82.873,65 TL olmak üzere toplam 187.873,65 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Anayasa Mahkemesi'nin ███████ esas sayılı dosyada manevi tazminat istemli davaları ele alan konuya ilişkin vermiş olduğu karar nazara alınarak redde konu manevi tazminat istemli dava yönünden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ve yine redde konu hakkaniyete uygun pay ekleme talebi maddi tazminata ilişkin bağlantılı feri mahiyette talep olup, iş bu talebin reddi kararı vekalet ücreti kararı verilmesini gerektirmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafça iş bu dava kapsamında yapılan başvurma harcı, posta, tebligat ve bilirkişi masraflarından oluşan 54.450,60 TL, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılıdeğişik iş dosyasında yapılan başvurma, peşin harç, posta ve bilirkişi ücretlerinden oluşan 13.132,10 TL olmak üzere toplam 67.582,70 TL yargılama giderinin (iş bu davada redde konu husus manevi tazminat talebinin bir kısmı ile hakkaniyete uygun pay eklenmesi istemlerine ilişkin olup; hakkaniyete uygun pay ekleme istemi maddi tazminatın bağlantısı ve ferisi mahiyetinde olması ve yine maddi tazminat isteminin de tam kabul ile sonuçlanması sebebi ile redde konu bu husus davacı aleyhine yargılama giderine hükmolunmasını gerektirmemekte olup ve yine Anayasa Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyada manevi tazminat istemli davaları ele alan konuya ilişkin vermiş olduğu karar nazara alınarak redde konu manevi tazminat istemli dava yönünden davacı aleyhine yargılama gideri takdir edilmemesi gerekmekte olup bu kapsamda davacı yanca yapılan tüm yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.) davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!