Kapatılan vakfın yöneticilerinin taşınmazı gerçek değerinin altında satarak vakfı zarara uğratmaları nedeniyle görevden alınma talebinin hukuki yarar yokluğundan reddi ve 5 yıl görev yasağının onanması.
Özet: Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından, kapatılmış bir vakfın eski yöneticilerinin, vakfa ait bir taşınmazı gerçek değerinin çok altında satarak önemli mali zarara yol açtıkları iddiasıyla görevden alınmaları ve 5 yıl süreyle vakıf yönetiminden men edilmeleri talebiyle açılan davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, vakfın dava öncesinde kapatılmış olması nedeniyle görevden alma talebini hukuki yarar yokluğundan reddetmiş, ancak kanuna aykırı işlemle vakfa zarar veren davalılar hakkında 5 yıllık yönetimden men kararını onamış, davacı kurum ise bu kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bitlis 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADava dilekçesinde; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na (4721 sayılı Kanun) göre Bitlis'te kurulu bulunan .... ........... Vakfı hakkında ... Başmüfettişi ... tarafından inceleme yapıldığını, 27.06.2016 tarihli ve 13 sayılı denetim raporu düzenlendiğini, denetim raporunda belirtilen hususlar nedeniyle ............. Vakfının 2013-2015 yılları arası işlemlerinin denetlenmesi sonucu düzenlenen 15.08.2016 tarihli ve eki 27.06.2016 tarihli ve 13 sayılı rapor gereği ... Meclisinden alınan 20.09.2016 tarihli ve ███████ sayılı vakıf yöneticilerinin görevden alınmasına ilişkin karar gereği davalıların 5737 sayılı ... Kanunu'nun (5737 sayılı Kanun) 10/b-c maddesine istinaden görevden alınmalarına karar verilmesi talep edilmiştir.II. CEVAPBir kısım davalılar duruşmadaki beyanlarında; vakfın yöneticileri değil üyeleri olduklarını, vakıfta herhangi bir kararın altına imza atmadıklarını, dava dilekçesi ile denetim raporundaki iddia ve tespitleri kabul etmeyerek açılan haksız davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vakıf yöneticilerinin görevde bulundukları 19.07.2011 tarihinde davaya konu (... Merkez .... köyü eski 26 parsel, yenileme kadastrosu ile 7 15... parsel sayılı 12.046,70 m²lik 6 katlı betonarme okul ve arsası vasıflı taşınmaz) taşınmazı ........ Eğitim Öğretim Anonim Şirketine 3.000 TL bedelle satıkları, satışa konu taşınmazın denetime elverişli olarak hazırlanan bilirkişi raporunda gerçek değerinin 2.418.495,50 TL olduğu, taşınmazı gerçek değerinin altında satılması suretiyle vakfın zarara uğratıldığının sabit olduğu anlaşılmakla; davalıların görevden alınmasına ilişkin talebin, davalıların yöneticisi oldukları vakfın dava tarihinden önce kapatılmış olması nedeni ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-h maddesi uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan ...... ........... Vakfı yönetim kurulu üyeleri davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ........., ..., ... ve ...'nin 5737 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 4. fıkrası uyarınca; 5 yıl süre ile aynı ve başka bir vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacağına, dava dilekçesinde adres ve TC kimlik numaraları bildirilmeyen davalılar ................................................... ve .............................. hakkında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve davalılar ... vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava tarihinden önce kapatılan ........... Orta ve ............. Vakfın yöneticilerinin görevleri kapatma ile sona ermiş yani dava tarihi itibari ile vakıftaki görevleri sona ermiş olduğundan bu hususta Mahkemeden davalıların görevden alınmalarını istemekte davacı yanın hukuki yararı bulunmadığı; Bitlis Asliye Hukuk Mahkemesi ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı ile (Dairemiz kaldırma kararı öncesi verilen karar) 5737 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 4. fıkrası uyarınca davalı ...'in 5 yıl süre ile aynı ve başka bir vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacağına hükmedilmiş, bu karara karşı yalnızca davacı kurum tarafından istinaf yoluna başvurulduğu hükme karşı davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmadığı, kararın bu yönüyle kesinleşmiş olduğu ve incelenmesine imkan bulunmadığı; somut uyuşmazlıkta ... Kanunu'nun 10/4. maddesi kapsamında görevden almanın kanuni sonuçları hakkında, davalıların 5 yıl süre ile aynı ve başka bir vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacağına hükmedilmiş olması itibarıyla yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalıların sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçeleri ile istinaf başvurularının 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar edip görevden alınması istenilen davalıların denetim raporuna göre vakfı 628.750,00 TL zarara uğrattıklarının tespit edildiğini, davacının hukuki yararı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar edip müvekkili lehine karşı vekalet ücreti verilmesi ve yargılama masraflarının davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, Vakıf yöneticilerinin 5737 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında görevden alınmaları istemine ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına ve temyiz nedenlerine göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 5737 sayılı Kanun'un 77. maddesinin ikinci fıkrası (7531 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değişik) uyarınca ... Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden ... Genel Müdürlüğüne iadesine,427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.