Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde, sigorta şirketinin trafik kazasında kırmızı ışık ihlali ve alkollü araç kullanımı iddialarına dayalı rücu talebiyle başlattığı itirazın iptali davası.
Özet: Bu hukuki belge, bir trafik kazasında kendi sigortalısının aracında meydana gelen hasarı karşılayan davacı sigorta şirketinin, kazaya karışan ve alkol raporunun eksikliği ile kusurlu olduğu iddia edilen davalı sürücüden ödediği tazminatı rücuen geri almak üzere başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ettiği bir davayı özetlemektedir; davacı, davalının itirazının haksız olduğunu ve takibin devamını isterken, davalı ise görevsizlik, husumet eksikliği ve rücu şartlarının oluşmadığı gerekçeleriyle davanın reddini talep etmekte, mahkeme ise sigorta genel şartlarındaki alkol nedeniyle rücu hükümlerini dikkate alarak uyuşmazlığı değerlendirmektedir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIRESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptaliDAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ : 01.12.2025Mahkememizce verilen 14.02.2025 tarih ve ... sayılı kararı, ... Dairesinin 22.05.2025 tarih ve ... sayılı ilamı kaldırılarak dosyanın mahkememize gönderildiği, Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı adına kayıtlı dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile █████/2024 tarihinde vuku bulan kaza nedeniyle ... plakalı araçta oluşan hasar masrafları müvekkili sigorta şirketince karşılandığını, kaza sırasında davalının alkol raporunun eksik olması nedeni ile davacı sigorta şirketinin ödemiş olduğu tazminatı rücuen talep tahsil hakkı doğduğunu, bunun üzerine ...icra sayılı dosyası ile davalı ve dava dışı ... aleyhine takip başlatıldığını, davalının ödeme emrine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalı tarafın yaptığı bu itirazların hukuki dayanaktan yoksun olup itirazın iptali gerektiğini, meydana gelen trafik kazasında, kaza sırasında davalı tarafın kusurlu olması nedeni ile müvekkili şirketin TTK mad. 1472 hükmü gereğince rücu hakkı doğduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının haksız ve yasal dayanaktan yoksun ... Esas sayılı dosyasında bulunan itirazlarının iptaline, takibin devamına, davacı müvekkili şirket lehine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Görevli mahkemelerin tüketici mahkemeleri olduğunu, husumet yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini, araç sürücüsüne davanın ihbarının gerektiğini, işletenin ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru yoksa sigortacının dönme (rücu) hakkından söz edilemeyeceğini, Söz konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağına bakıldığı zaman sürücünün bu kazada kusurlu olduğu belirtildiğini, Ancak sürücünün kusurunun kasti veya ağır bir kusurdan meydana geldiğine ilişkin olarak tutanakta herhangi bir saptama söz konusu değilken davalıya bu durumun "ağır kusur'' olarak değerlendirilmesi kabul edilemeyeceğini, kusur oranın ... bölümüne gönderilerek kazada kusurun yeniden değerlendirilmesini talep ettiklerini, Türk Borçlar Kanununa göre tazminatın ödenmesi kendisinden istenilen kişi, durumu birlikte sorumlu olduğu kişilere bildirmek zorunda olduğunu, Rücu etme hakkı bulunan kişinin birlikte sorumlu olduğu kişilere karşı bildirme yükümü altında olduğunu, bu yükümü yerine getirmeyen kişi rücu etme hakkını kaybettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE :Dava TTK 1472. Maddeden kaynaklanmakta olup, davacı sigorta şirketinin rücu talebine ilişkindir.Dosyaya sunulan █████/2024 tarihli Ölümlü/Yaralamalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda "...sürücü olduğu iddia edilen ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile ...Cadde istikametine geçiş yapmak için seyirle geldiği kasalar kavşağında, kendisine hitaben yanan kırmızı fasılalı ışığı dikkate almayıp kontrolsüz kavşak sistemi içerisine giriş yaptığı sırada solundan ...Caddesi üzerinden düz seyirle direk geçiş yapmak isteyen ... plakalı ... sevk ve idaresindeki ticari oto ile kavşak sistemi içerisinde çarpışması sonucu meydana gelen maddi hasarlı iki sürücü ve üç yolcunun yaralandığı yaralamalı trafik kazası meydana gelmiştir. Sürücü ...'ın 2918 Sayılı KTK'nın 57/1-A maddesi gereği kural ihlalinin görülmediği, sürücü ...'in 52/1-A maddesi gereği kural ihlalinin görüldüğü..." şeklinde tutanak tanzim edildiği anlaşılmıştır. .... Hukuk Dairesi'nin ... sayılı ilamında; "...Karayolları Trafik Yönetmelik'inin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1 inci maddesinde, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan "b-2" bendinde, alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir. Öte yandan, davaya konu kazanın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.d. maddesinde, tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak verildiği kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa, sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır.Bununla birlikte, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.d. maddesinin dayanağını teşkil eden KTK'nun 48 inci maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmelik'inin 97 nci maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve müteakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabulü de mümkün değildir.6847 Sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi ile değişik 2918 sayılı KTK'nın 48 inci maddesinin 6 ncı fıkrasında; ”Yapılan tespit sonucunda 1.00 promil ve üstü alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.” düzenlemesi ve TCK'nın 179 uncu maddesinin 3 üncü fıkrasında ise "Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi yukarıdaki madde hükmüne göre cezalandırılır.” düzenlemesi ve Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 inci maddesinin 5 inci bendinde yer alan; "Taşıtın uyuşturucu maddeler veya Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar” düzenlemesi karşısında %100 kusurlu olup 1.00 promil ve üstü alkollü sürücülerin emniyetli araç sevk ve idare edemeyecek durumda olmaları nedeniyle meydana gelen zarar münhasırlık raporu aranmadan sigorta teminatı kapsamı dışında sayılacaktır. Sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması ya da tam kusurlu olmaması durumunda, trafik kazasının oluşumuna sadece sürücünün alkollü olması değil başka sebeplerinde etken olması nedeniyle meydana gelen zarar kasko sigortası teminat kapsamı içinde sayılacaktır. O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü 6762 sayılı TTK'nın 1281 inci maddesi (6102 sayılı TTK'nın 1409 inci maddesi) hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir...." şeklindedir. Tüm dosya kapsamının bir bütün halinde incelenmesinde; kaza tarihi olan █████/2024 tarihinde dava dışı sürücü sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacı sigorta şirketince trafik sigorta poliçeli olan ... plakalı araç ile çarpışması neticesinde maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, kaza sonrasında davacı sigorta şirketince dava dışı işletene 38.700 TL ödeme yapıldığı ve eldeki davada ise, sigortalının eylemlerinden sorumlu olduğu sürücünün kaza esnasında alkollü olması nedeniyle ödenen bedelin rücusunu talep ettiği anlaşılmıştır. Hasarın teminat dışında kaldığını ispat yükü davacıda olup, dosyaya sunulan delillerden anlaşılacağı üzere işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücünün alkollü olduğunun ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın reddine,2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 484,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 130,55 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 40.144,09 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı