Federasyon genel kurulunun iptali davasında kayyımların toplantı çağrısı yetkisi, genel kurul usulsüzlükleri ve tüzel kişilikle ilgili davalarda yetkili mahkeme prensibi üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Bir federasyonun genel kurul toplantısı ve alınan kararlarının iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi, genel kurula çağrının atanan kayyımlardan sadece ikisi tarafından yapıldığı ve oybirliği sağlanamadığı gerekçesiyle iptale karar vermiş; ancak bölge adliye mahkemesi, kayyımların oybirliğiyle hareket etme zorunluluğu olmadığını belirterek bu kararı kaldırmış ve iptal davasını reddetmiştir. Davacılar ise temyiz dilekçelerinde, genel kurula çağrının usulsüzlüğü, toplantı ve karar alma süreçlerindeki hatalar, hazirun cetveli yanlışlıkları, haksız üye katılımı/çıkarılması ve kanuna aykırı toplantı yeri gibi birden fazla usulsüzlüğü ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmektedirler.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen dosya davacıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVAAsıl ve birleşen dosya dava dilekçelerinde; davalı Federasyonun 16.03.2021 tarihli genel kurul toplantısı ile iş bu toplantıda alınan kararların iptali talep edilmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçelerinde ileri sürülen iddiaları kabul etmeyerek açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sulh Hukuk Mahkemesince Federasyonu genel kurula götürmek üzere kayyım olarak atanan üç dernek tarafından olağanüstü toplantıya çağrı yapılması gerektiği halde çağrının .............. Derneği ile ........ .......... Derneği tarafından yapıldığı, .......... ...... ........ Derneği ile birlikte hareket edilmediği gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın kabulüne 16.03.2021 tarihli genel kurul ve genel kurulda alınan kararların iptaline karar vermiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile genel kurula çağrı için kayyım olarak atananların oy birliğine gerek olmadığı, kayyım olarak atanan üç dernekten ikisinin aldığı kararın yeterli olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusu kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Asıl dosya davacıları vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının içeriği incelendiğinde davacının genel kurula katılarak ret yönünde oy kullanması halinde aranan yeterli çoğunluğun sağlanmış olacağının anlaşıldığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de öncelikle usule ilişkin itirazlar yönünden inceleme yapılması gerektiğini, genel kurula çağrının usulüne uygun olmaması, genel kurul toplantı ve karar almanın usul ve yönetime aykırı uygulamalar, toplantı tutanaklarına alınan kararlara muhalif kalanların muhalefet şerhlerinin geçirilmemesi, toplantı tutanaklarından bir suret talep eden üyelere suretin verilmemesi gibi birden fazla usulsüzlük barındıran 16.03.2021 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısında alınan tüm kararların iptalinin gerektiğini, hazirun cetvelince üyeliği devam eden derneklerin bir kısmına yer verilmediği gibi üyelikten çıkartılan derneklere hazirun cetvelinde yer verildiğini, Federasyon disiplin kurulu kararları ile haklarında hak mahrumiyetine karar verilmiş olan delegelerin, haksız olarak toplantıya katıldıkları ve usulsüz seçim ile yönetim kuruluna seçildiklerini, 16.03.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının kanuna ve federasyon tüzüğüne aykırı olarak federasyon merkez adresi dışında yapıldığını, genel kurul toplantısına disiplin kurulunun dahi çağrılmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.2. Birleşen dosya davacısı vekili temyiz dilekçesinde; davacı Avustralya Çoban Köpeği Irk ve Spor Derneğinin davalı Federasyonun Yönetim Kurulu tarafından 09.03.2020 tarihinde üyeliğe kabul edilmesine ve genel kurulca kabul edilen üyelikten çıkarma kararı olmamasına rağmen sanki davalı Federasyona üye değilmiş gibi hareket edilmesinin, usul ve kanuna ayırılık teşkil ettiğini, ihtar çekmelerine rağmen genel kurul hazirun cetvelinde müvekkili derneğe yer verilmediğini, kayyım olarak atanan iki derneğin kendilerine yakın dernekleri genel kurula çağırıp kötüniyetli davrandıklarını, açıkladıkları ve resen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeAsıl ve birleşen dava davalı Federasyonun 16.03.2021 tarihli genel kurul toplantısı ile işbu toplantıda alınan kararların iptali istemine ilişkindir.Dernekle ilgili açılan davalarda yetkili mahkeme belirlenirken 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (6100 sayılı Kanun) iki ayrı düzenlemenin dikkate alınması gerekmektedir.Kesin yetki kuralının öngörüldüğü 14/2. maddede, özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, mevcut bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu, bu özel ve sınırlı hal dışında kesin yetki kuralının mevcut olmadığı yazılıdır. Maddede düzenlenen yetki, kesin nitelikte olup kamu düzenine ilişkin olduğundan Mahkemece yargılamanın her safhasında resen dikkate alınması gerekmektedir.Kesin yetki kuralı dışındaki genel yetkili mahkeme ise, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 9. maddesini karşılayan 6100 sayılı Kanun'un 6. maddesinde düzenlenmiş olup buna göre; yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Ayrıca aynı Kanun'un 19/4. maddesine göre de yetkinin kesin olmadığı davalarda davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir. Hakim doğrudan (resen) yetkisizlik kararı veremez. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 51. maddesinde; tüzel kişinin yerleşim yerinin, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yer olduğu, 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 2. maddesinde ise, bu Kanun'un uygulanmasında, Derneğin yerleşim yerinin, yönetim faaliyetlerinin yürütüldüğü yeri, dernek merkezinin ise derneğin yerleşim yerinin bulunduğu il veya ilçeyi ifade ettiği hükme bağlanmıştır.Somut olayda, davalı federasyon tüzüğünde Federasyon merkezinin İstanbul (İstanbul Adliyesi yargı çevresinde) olarak belirtildiği anlaşılmaktadır. Derneklerle ilgili mevzuatta düzenlenen dernek ile üyeler arasındaki davaların dernek merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemede bakılacağına dair yetki kuralı kesin nitelikte olup kamu düzenine ilişkin olduğundan, Mahkemece resen gözönüne alınması gerekir.6100 sayılı Kanun'un 114. maddesi gereği yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması dava şartı olup, dava şartlarının 115. madde gereği yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir. Yine aynı Kanun'un 19. maddesi gereği yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır. Ayrıca 6100 sayılı Kanun'un 353/1/a-3. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi işin esasına girmeden evvel ön inceleme sonucu "Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması" halinde duruşma yapılmadan karar vereceği, bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, Derneğin merkezi olan İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin üyenin açtığı dernek genel kurul toplantısında alınan kararların iptali davasında kesin yetkili olması sebebi ile İlk Derece Mahkemesi kararını yetkisizlik nedeni ile kaldırıp dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilip hüküm kurulması doğru görülmediğinden asıl ve birleşen dosya davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi gereğince bozulmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere ayrı ayrı iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.