Mera olarak sınırlandırılan büyük bir taşınmazın kadastro tespitine itiraz davasında, 120 yılı aşkın zilyetlik ve irsen intikal yoluyla kazanıldığına hükmedilerek tespitin iptali.
Özet: Kadastro tespitine itiraz davasında, mera olarak sınırlandırılan geniş bir taşınmazın bir bölümünün, davacılar ve müdahillerin ataları tarafından nesillerdir zilyetlik, irsen intikal ve taksim yoluyla kullanıldığı; yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleri sonucunda bu kısımların mera vasfında olmadığı, ayrı bir toprak yapısına sahip olduğu ve mera parselinden fiziki unsurlarla ayrıldığı saptanarak, ilk derece mahkemesi bozmaya uygun şekilde taşınmazın kadastro tespitini kısmen iptal ederek davacı ve müdahillerin taleplerini kabul etmiştir.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2016/1 E., ███████ K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 12.02.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Davalı Hazine vekili tarafından Dairemizce verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A RKadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ....... köyü çalışma alanında bulunan 1 18... parsel sayılı 1.003.431,93 m² yüzölçümündeki taşınmaz toprak tevzi komisyonunca düzenlenen mera haritası kapsamında kaldığı belirtilerek mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmıştır.Davacılar ..., ..., ..., ... ve ... tarafından, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak dava açılmış ve bozma öncesi yapılan yargılama sırasında müdahiller ..., ..., ..., ... ve ...; bozma sonrası yapılan yargılama sırasında ise, müdahiller ..., ..., ..., ..., ... ve ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..., kendilerinin kullanımında olduğunu belirttikleri bölümlere yönelik olarak irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenlerine dayanmak suretiyle davaya katılmışlardır. İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.03.2015 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişi kurulu ile yine aynı yöntemle belirlenecek tanıklar yardımı ve üç kişilik zirai bilirkişi kurulu refakate alınarak yeniden keşif yapılması, keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın kadim mera olup olmadığı, taşınmazlar ile mera parseli arasında sabit doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, toprak tevzi komisyonu çalışması ile taşınmaz mera haritası kapsamına alınmış olduğu gözetilerek taşınmazın bu tarihten önce mera olarak mı yoksa tarım arazisi olarak mı kullanıldığı, taşınmazların meradan açılıp açılmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, uzman ziraatçi bilirkişi kurulundan arazinin niteliği, toprak yapısı, komşu mera parselinin kadim mera olup olmadığı, kadim mera ise mera ile arada ayırıcı doğal ya da yapay unsur bulunup bulunmadığı, taşınmazın öncesinin mera olup olmadığı konusunda bilimsel verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, taşınmazların niteliğinin kesin olarak saptanması, taşınmazların keşif sırasında çekilen ve mera parseli ile taşınmazları birlikte gösteren fotoğraflarının rapora eklenmesi, gerekirse bu konuda toprak tevzi komisyonu çalışmalarından önceki dönemlere ait hava fotoğrafları üzerinde de inceleme yaptırılması, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi ..." gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu parseller ile 1 18... sayılı mera parselini birbirinden ayıran su arkının fotoğraflandığı, gerek bitki örtüsü ve toprak yapısı itibarıyla gerekse sınırları itibarıyla dava konusu taşınmazın mera ile bir ilişkisinin olmadığı, taşınmazın su tutma kapasitesinin meradan çok daha iyi olduğu, meradan farklı özelliklere sahip olduğunun rapor edildiği, mahalli bilirkişilerinin beyanlarıyla davacı ve müdahillerin dava konusu parseldeki zilyetliklerinin yaklaşık 120 yıldan fazla olduğu, her ne kadar fen bilirkişi raporunda toprak tevzi komisyonunun 33 numaralı parselinin sınırları itibarıyla dava konusu parseli kapsadığı, sınırların birbiriyle uyumlu olduğu rapor edilmiş ise de, toprak tevzi komisyonunun 1963 tarihindeki çalışmalarının evveliyatında da davacı ve müdahillerin atalarının taşınmaz üzerinde kullanımları olduğu, mera parseli ile şahısların kullanımında olan yerin bir hat şeklinde devam ettiği, geri kalan kısmının mera parseli olduğunun keşifteki mahalli bilirkişilerin de beyanlarıyla da teyit edildiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14, 17... . maddeleri doğrultusunda toprak tevzi komisyon çalışmalarının yapıldığı yıla kadar zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu ..." gerekçesiyle davacıların ve müdahillerin davasının kısmen kabulüne, dava konusu 1 18... parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptaliyle 14.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda (A1) ile gösterilen 6.228,06 m²lik yer ve (A3) ile gösterilen 7.536,31 m²lik yerin 1/3'er hisseyle ..., ... ve ... adlarına, (A2) ile gösterilen 1.231,27 m²lik yer ve (A6) ile gösterilen 465,20 m² yerin ... adına, (A4) ile gösterilen 919,24 m²lik yer ve (A7) ile gösterilen 1.078,75 m²lik yerin ... adına, (A5) ile gösterilen 3.426,99 m²lik yerin ... adına, (A8) ile gösterilen 3.236,70 m²lik yerin ... adına, (A9) ile gösterilen 8.800,29 m²lik yerin ... adına, (A10) ile gösterilen 13.770,40 m²lik yerin 1/5'er hisseyle ..., ..., ..., ... ve ... adlarına, (A11) ile gösterilen 12.351,31 m²lik yerin ... adına, (A12) ile gösterilen 2.231,44 m²lik yerin, (A13) ile gösterilen 13.639,03 m²lik yerin, (A14) ile gösterilen 3.798,67 m²lik yerin ve (A18) ile gösterilen 1.672,98 m²lik yerin ... adına, (A15) ile gösterilen 2.609,82 m²lik yerin, (A16) ile gösterilen 2.258,78 m²lik yerin, (A30) ile gösterilen 2.608,32 m²lik yerin, (A3I) ile gösterilen 3.936,43 m²lik yerin, (A32) ile gösterilen 746,21 m²lik yerin, (A33) ile gösterilen 2.084,00 m²lik yerin ve (A34) ile gösterilen 1.335,62 m²lik yerin ... adına, (A17) ile gösterilen 13.302,22 m²lik yerin 1/2'şer yerin ... ve ... adlarına, (A19) ile gösterilen 1.256,08 m²lik yerin ... adına, (A20) ile gösterilen 407,70 m²lik yerin 1/2 hisseyle ... .... ve ... adlarına, (A21) ile gösterilen 644,56 m²lik yerin ... adına, (A22) ile gösterilen 1.267,68 m²lik yerin 1/2'şer hisseyle ... ve ... adına, (A23) ile gösterilen 837,33 m²lik yerin 1/2'şer hiseyle ... ve ... adına, (A24) ile gösterilen 1.572,44 m²lik yerin ... adına, (A25) ile gösterilen 1.493,13 m²lik yerin ... adına, (A26) ile gösterilen 1.529,29 m²lik yerin ... adına, (A27) ile gösterilen 1.526,84 m²lik yerin ... adına, (A28) ile gösterilen 1.597,11 m²lik yerin ... adına, (A29) ile gösterilen 1.404,22 m²lik yerin ... adına tapuya tesciline, 880.587,51 m²lik kısmın mera vasfıyla özel siciline kaydına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle, Dairemizin 12.02.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesinin kararı onanmış olup, davalı Hazine vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur. 1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına, Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazları yerinde değildir. 2. Ancak; kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. Dava konusu 1 18... parsel sayılı taşınmazın davacı ve müdahiller adına tesciline karar verilen kısımlardan geriye kalan ve mera vasfıyla özel siciline kaydına karar verilen kısım 880.627,51 m² olduğu halde İlk Derece Mahkemesi hükmünde maddi hata sonucu 880.587,51 m² olarak gösterilmiş olması isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekirken maddi hata nedeniyle onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, karar düzeltme talebinin kabulüyle Dairemizin 12.02.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamının kaldırılarak yukarıda belirtilen gerekçe ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı Hazine vekilinin sair karar düzeltme istemlerinin REDDİNE,Davalı Hazine vekilinin karar düzeltme talebinin yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile Dairemizin 12.02.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi hükmünün, 1. fıkrasının (b) bendinin 1. ve 2. paragrafında ayrı ayrı cümle içerisinde yer alan "880.587,51" rakamların cümleden çıkarılarak yerine "880.627,51" rakamlarının yazılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının DÜZELTİLMİŞ ŞEKLİ İLE ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.