OHAL Komisyonunun KHK ile ihraç edilen öğretmenin FETÖ/PDY iltisakı nedeniyle ret kararının, Bank Asya ve eş durumu gerekçeleriyle Danıştayda temyiz incelemesi.
Özet: Kamu görevinden KHK ile çıkarılan davacının, FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle Bank Asyaya para yatırma, derneğe bağış yapma ve eşinin mahkumiyeti gibi bulgulara dayanarak OHAL Komisyonu başvurusunun reddedilmesi ve alt mahkemelerce bu kararın onaylanması üzerine, davacı tarafından "irtibat" ve "iltisak" kavramlarının belirsizliği, bankacılık işlemlerinin rutin olduğu, ceza yargılamasında beraat etmesi ve hukukun temel ilkelerinin ihlal edildiği iddialarıyla temyiz yoluna başvurulan uyuşmazlıkta, Danıştay Tetkik Hakimi, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği yönünde görüş bildirmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : ██████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı/ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Öğretmen olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli bankaya █████/2014 tarihinde 5.500,00 TL, █████/2014 tarihinde 2.750,00 TL para yatırdığı, davacının FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneği'ne para gönderdiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yayın organı olan Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye ödemede bulunduğu, örgütle iltisaklı Bank Asya isimli banka hesabındaki mevduatında 2014 yılından itibaren artış meydana getirdiği, örgüte müzahir yayın organına muhtelif ödemelerde bulunduğu, örgüte müzahir derneğe para gönderdiği anlaşıldığından FETÖ/PDY terör örgütüne irtibatı ve iltisakı olduğu şeklinde değerlendirmenin makul olduğu ve hakkaniyete uygun düştüğü, Anayasayla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan terör örgütüyle irtibatı ve iltisakı bulunduğu konusunda somut verilere ulaşılan davacının, Anayasaya sadakat yükümlülüğünü de ihlal ettiği kanaatine varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek, "UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasının tetkikinden; davacının yakın çevresinde bulunan eşi S.G hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan dolayı ... Ağır Ceza Mahkemesinin E..., K:... sayılı kararıyla mahkumiyetine ilişkin kararda yer alan delil ve tespitlerin "...tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın mezkur bankada gerçekleştirdiği hesap hareketlerinin rutin olmadığı ve sanığın Yargıtay'ın emsal içtihatlarında ifade edilen şekilde kar amacı gütmeksizin destek olmak amacıyla ilgili bankada mevduat artışına gitmek ve katılım hesabı açmak şeklinde gerçekleşen eylemleri neticesinde, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunun unsurlarının oluştuğu..." şeklinde olduğu, diğer taraftan anılan yargılamaya ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı iddianamesinde davacının eşi hakkında ".... örgüte müzahir olduğundan bahisle 667 sayılı KHK ile kapatılan Aktif Eğitimciler Sendikasına █████/2012 tarihinde üye olduktan sonra █████/2014 tarihinde üyeliğini sonlandırdığı, aynı sendikaya █████/2014 tarihinde yeniden üyelik kaydı oluşturduğu, örgüte müzahir olduğundan bahisle 667 sayılı KHK ile kapatılan Ordu Gönüllü Eğitimciler Derneğine █████/2007 tarihinde üye girişi yaptığı, █████/2014- █████/2015 tarihleri arasında bu derneğin yönetim kurulu yedek üyeliğini üstlendiği, mütakibinde örgüt liderinin çağrısıyla Bank Asya'ya 2014 yılı sonrasında çeşitli miktarlarda para yatırdığı..." bilgisinin yer aldığı gerekçesi eklenerek istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 675 sayılı KHK'da irtibat ve iltisakın tanımının yapılmadığı, hangi eylemlerin irtibat ve iltisak kapsamında değerlendirileceğinin belirtilmediği, Devlete olan sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, Bank Asya hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemleri olmadığı, adli yargıda örgüte yardım suçu kapsamında yapılan yargılamada beraatine karar verildiği, yasallık ve belirlilik ilkesinin, geriye yürümezlik ilkesinin, suçun şahsiliği ilkesinin, ölçülülük ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve Anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından █████/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu █████/2016 tarihinde, ülke genelinde █████/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar █████/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.
█████/2016 tarih ve 29818 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu Personeline İlişkin Tedbirler'' başlıklı 2. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti (Anayasa Mahkemesi'nin █████/2021 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararıyla 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, ... başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Davalı idare bünyesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvuru, anılan Komisyonun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: ████████, █████/2001; Petersen/Almanya, B. No: ████████, █████/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: ████████, █████/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.
Anayasa Mahkemesi █████/2019 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği █████/2013 tarihinden, Bank Asya'nın TMSF'ye devredildiği █████/2015 tarihine kadar, örgüt liderinin emri doğrultusunda mali olarak zor duruma düşen Banka'nın parasal yönden iyi durumda olduğunu göstermek amacıyla örgüt mensuplarınca, gerek birkısım malvarlıkları elden çıkarılarak, gerekse başka finans kuruluşlarından kredi çekerek tasarruf ve kar amacı gözetmeksizin, kendileri, eşleri, reşit olmayan çocukları ve bazen de anne-babaları adına para yatırılmış, katılım hesapları açılmış, döviz ve altın alım-satım gibi işlemler yapılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davacının, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli bankaya █████/2014 tarihinde 5.500,00 TL, █████/2014 tarihinde 2.750,00 TL para yatırdığı tespitine yer verilmiştir.
Bu tespit ile ilgili olarak davacının tüm dosya kapsamındaki beyanlarında özetle; Bank Asya'nın yasal olarak kurulmuş bir banka olduğu, bankacılık faaliyetlerinin FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat veya iltisak sebebi oluşturmayacağı, bu durumun mülkiyet hakkına da müdahale oluşturduğu, talimat tarihlerine uygun hareket ederek para yatırmadığının ileri sürüldüğü görülmüştür.
Davacının anılan iddiaları ile dosyaya bu iddiaları tevsik eder mahiyette sunduğu belgeler dikkate alınarak UYAP kayıtlarının, dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin ve davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan, "... sanığın Bank Asya unvanlı bankada bulunan hesabı incelendiğinde; hesabın 2013 yılı Temmuz ayında açıldığı, bu tarihten itibaren aktif olarak kullanıldığı ancak mezkur bankanın TMSF'ye devrinden sonra örgüt üyelerince mevduatların azaltılması yoluna gidildiği bilinirken hesabın 2015 yılı Eylül ayında en yüksek bakiyeye ulaştığı anlaşılmıştır. Bu itibarla söz konusu hesap hareketleri, Yargıtay ... CD'nin ... tarih ve ... E., ... K. sayılı ve ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve ... E. K. sayılı emsal içtihatlarında da ifade edildiği üzere atılı suçun gerçekleşmesi için yeterli nitelikte delil olarak değerlendirilmediği..." yolundaki tespitlerin incelenmesinden; davacının Bank Asya'daki hesap hareketlerinin, terör örgütü liderinin talimatı doğrultusunda örgütsel amaçla yapıldığına dair bir tespitin bulunmadığı, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belge de bulunmadığı anlaşıldığından, Bank Asya hesap hareketlerinin, davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, İdare Mahkemesi kararında, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yayın organı olan Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye 2014-2016 yılında ödemede bulunduğu ve FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneği'ne █████/2014-█████/2014 tarihleri arasında SMS ile para gönderdiği tespitine yer verilmiştir.
Davacı tarafından, bu tespitle ilgili olarak, Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye gazete aboneliğine ilişkin olarak yapılan ödemenin ve irtibat ve iltisak noktasında değerlendirmeye esas alınmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, Kimse Yok mu Derneği'ne SMS gönderildiği tarih itibarıyla derneğin herhangi bir FETÖ/PDY terör örgütü bağlantısı tespit edilmediğinden SMS göndermenin suç delili sayılmaması gerektiğinin ileri sürüldüğü görülmüştür.
Davacının yukarıda aktarılan beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davacı tarafından 2014-2016 arası Cihan Medya Dağıtım A.Ş.'ye yapılan ödeme ile Kimse Yok mu Derneği'ne SMS gönderilmesinin, örgüte yardım amacıyla yapıldığına ilişkin somut bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşıldığından söz konusu ödemenin davacının FETÖ/PDY terör örgütüne irtibat ve iltisakının tespiti açısından yeterli delil niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan, dosyanın incelenmesinden, yukarıda belirtilen hususlar dışında, davalı idarece dava dosyasına davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair başkaca bir bilgi ve belgenin sunulmadığı görülmüştür.
Her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi kararında; "UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasının tetkikinden; davacının yakın çevresinde bulunan eşi S.G hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan dolayı ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararıyla mahkumiyetine ilişkin kararda yer alan delil ve tespitlerin "...tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın mezkur bankada gerçekleştirdiği hesap hareketlerinin rutin olmadığı ve sanığın Yargıtay'ın emsal içtihatlarında ifade edilen şekilde kar amacı gütmeksizin destek olmak amacıyla ilgili bankada mevduat artışına gitmek ve katılım hesabı açmak şeklinde gerçekleşen eylemleri neticesinde, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunun unsurlarının oluştuğu..." şeklinde olduğu gerekçesine yer verilmişse de; davacının eşi S.G. hakkında verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararının ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararı ile bozulduğu, bozma üzerine yeniden yapılan yargılamada ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E..., K:... sayılı kararıyla CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği ve anılan kararın henüz kesinleşmediği görülmüştür.
Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!