Bursa Bölge Adliye Mahkemesi, enerji bedeli alacağı nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında delillerin toplanmaması sonucu davanın reddedilmesi kararının istinaf incelemesini yapıyor.
Özet: Bu hukuki evrak, enerji bedeli alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, yerel mahkemenin davacının delilleri sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermesi üzerine davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunu incelemektedir; davacı vekili, dava dilekçesinde açıkça belirttiği ve mahkemeden celbini istediği faturalar, sözleşmeler ve şirket kayıtları gibi temel delillerin mahkemece toplanmamasının ve yargılama sonunda ispata yarar delil sunulmadığı gerekçesiyle hüküm kurulmasının hukuki dinlenilme hakkının ihlali olduğunu iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmektedir.

T.C. BURSA BAM ... HUKUK DAİRESİ

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO :
KARAR NO :
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :
KARAR NO :
KARAR TARİHİ :
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ :
DAVACI :
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
B.A.M. KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının enerji bedelini ödemediği için alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek Bursa ... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, mahkemenin yetkisiz olduğunu, ilk olarak 2015 yılında sözleşme yapıldığını, 2016 yılında sözleşmenin yenilendiğini, bu sözleşmelerle davacı tarafından ulusal tarifenin altında bedel ile elektrik satıldığını, bu nedenle asıl alacak miktarına itiraz ettiklerini, davalının temerrüde düşürülmediğini, TMSF tarafından davalı şirkete kayyum atandığını, takibe itiraz eden müdürler kurulunun davalı şirketin resmi borç durumunu bilebilecek durumda olmadığından icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddine, davacının % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacı tarafa verilen kesin süreye ve buna ilişkin yapılan ihtara rağmen iki haftalık kesin süre içinde delillerin dosyaya ibraz edilmediği, davalının davacının fatura sunmasına muvafakatinin olmadığını beyan ettiği, davacının süresinde sunulmayan elektrik tüketim fatura deliline HMK 140/5 fıkra gereği dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı, davacının davasını ispata yarar delil sunmadığı, davacı-alacaklının haksız ve kötüniyetli olduğu hususu ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hatalı ve eksik değerlendirme ile delilleri toplanılmadan karar verildiğini, dava dilekçesinin deliller bölümünde açıkça delillerinin celbini istediklerini, ödenmeyen faturalara, sözleşmelere ve davacı şirketin defter kayıtlarına delil olarak dayanıldığını, ara karar üzerine 19/3/2018 tarihli dilekçe ile gider avansının ikmal edildiği bildirilerek delil listesindeki evrak ve sözleşmelerin davacı kurumdan müzekkere ile talep edilebileceğinin açıkça bildirildiğini, mahkemece delillerinin toplanmadığını ve akabinde ispata yarar delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddedildiğini, ön raporda faturaların celbinin gerektiğinin bildirilmesi üzerine de mahkemece faturaların celp edilmesi beklenmeksizin yargılamanın uzamasına sebebiyet vermemek adına faturaların dosyaya sunulduğunu, davacının delilleri toplanmaksızın davacının aleyhine hüküm kurulmasının HMK’nun 27.maddesindeki hukuki dinlenilme hakkına açıkça aykırılık oluşturduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Dava, elektrik aboneliği sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın İİK’nun 67.maddesi gereğince iptali istemine ilişkindir.
Davacı enerji bedelinin tahsili için ilamsız icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine açılan davada mahkemece davacının süresinde delillerini sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde delil olarak icra dosyası, davacı şirket kayıtları, defterler, sözleşme, fatura, bilirkişi incelemesi ve sair yasal delillere dayanmış, mahkemece 16/3/2018 tarihli ön inceleme duruşmasında taraflara henüz mahkemeye sunmadıkları belgeleri ve delilleri ibraz etmeleri veyahut başka yerden getirtilecek belgelerin celbi hususunda açıklama yapmaları için iki haftalık kesin süre verilmiştir. Davacı vekili 19/3/2018 tarihinde verdiği beyan dilekçesi ile ara karar gereğince gider avansı yatırdığını, delil listelerindeki evrak ve sözleşmenin mahkemece gerekli görülmesi halinde davacı kurumdan müzekkere ile istenebileceğini bildirmiştir. Davacının bu dilekçesindeki talebine rağmen mahkemece davacı kayıtlarının getirtilmesi için davacı şirkete müzekkere yazılmamış, dosyanın bilirkişiye verilip ön rapor düzenlenmesinden sonra davacı tarafından dosyaya sunulan faturalar da incelenmeksizin davanın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 219/1.maddesine tarafların kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorunda oldukları, aynı kanunun 195.maddesinde ise tarafların ellerinde bulunmayan ve incelenmesine karar verilen delillerin getirtilmesi için, mahkemece ilgili resmî makam ve mercilerle üçüncü kişilere bu hususun bildirileceği düzenlenmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde dayandığı delilleri tek tek göstermiş, mahkemece verilen kesin süre içinde de dayandıkları evrak ve sözleşmenin davacı kurumdan istenebileceğini bildirmiştir.
Davacı vekilinin davacı şirket kayıtlarına dayanması, gider avansı da yatırarak kesin süre içinde verdiği beyan dilekçesi ile mahkemece gerekli görülmesi halinde evrak ve sözleşmenin davacı şirketten getirtilmesi için müzekkere yazılmasını istemesi gözetildiğinde davacının delillerinin toplanması için gerekli işlemleri yapmasına rağmen mahkemece hatalı değerlendirme yapılıp davacının davasını ispata yarar delil sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf talebi bu yönden isabetlidir.
HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece hükmün esasını etkileyecek tüm deliller toplanmadan karar verilmesi nedeniyle karar usul ve yasaya aykırı olup davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle kabulü ile mahkeme kararının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile Bursa ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... tarih ve ........ sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,
3-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye
...
...
Katip
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!