Sebepsiz zenginleşme iddiasıyla açılan menfi tespit davasında, çekin temel ilişki bağımsızlığı ve yazılı delille ispat yükümlülüğünün yerine getirilememesi nedeniyle ret kararı istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, üçüncü tarafın borcuna karşılık davalıya verilen çekin davalı tarafından sebepsiz zenginleşme ile tahsil edildiğini ve aralarında ticari ilişki bulunmadığını iddia ederek menfi tespit ve çek bedelinin iadesini talep etmiştir. Davalı, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğunu ve temel ilişkinin yazılı delille ispatlanması gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, kambiyo senetlerinin soyut niteliği gereği, davacının temel ilişkinin olmadığını veya borcun sona erdiğini yazılı delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

T.C. ... BAM ... HUKUK DAİRESİ

T.C.
..
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ..
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : .
NUMARASI : .
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ... -...
VEKİLİ : Av. ... -.
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : .
KARAR YAZIM TARİHİ : .
.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TALEP :
Davacı vekili beyanlarında; davacı tarafından davalıya ... USD bedelli çek verildiğini, bu çekin davalı ... tarafından tahsile verilerek tahsil edildiğini, çekin veriliş amacının davacının dava dışı ... Ltd. Şti.'nin cari hesap alacağına karşılık verildiğini, ... ... Tekstil tarafından çekin verilmesinden sonra davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu icra takibine çekle ödeme dolayısıyla davacı tarafından itiraz edildiğini, itirazın iptali davasına bakan ... ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyasında davacının haklı bulunarak itirazın iptali isteminin reddedildiğini, ancak istinaf mahkemesince çekle yapılan ödemenin cari hesap borcuna yapıldığına ilişkin bir delil bulunmadığından davacı aleyhine kararın kaldırılarak davalı şirketin takibinin devamına karar verildiğini, ... ... şirketi tarafından alacağın muhasebe hilesi ile 2 katı biçimde tahsil edildiğini, davacı ile davalı ... arasında ticari ilişki olmadığını, ... şirketinin yetkilisi olduğu için çekin verildiğini, davacının davalı ...'e vermiş olduğu çek dolayısıyla bir borcunun olmadığı gibi çek bedelinin tahsil edilmiş olması nedeniyle sebepsiz olarak zenginleştiği için bu bedelin istirdadını talep etmiştir.
Davalı vekili beyanlarında; kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğunu, temel ilişkiye yönelik iddiaların yazılı delille ispatlanması gerektiğini, davalı arasındaki davalının yetkilisi olduğu şirketten bağımsız şahsi ilişki nedeniyle söz konusu çekin verildiğini, bu sebeple davanın redine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Çekte davacının cirosundan sonra davalı ...'in cirosunun bulunduğu, davacının kambiyo hukuku ilişkisi doğuran ciro işleminin temel sebebinin bulunmadığını iddia ettiği, bir kambiyo senedi ciro edildiği zaman ciranta ile ciro edilen kişi arasında kural olarak bir temel ilişki (asıl borç ilişkisinin) bulunduğunun kabul edildiği, kambiyo taahhüdünde bulunulmasına neden olan ve temel ilişkideki asli para edimini teskil eden “temel alacak”ın, o kambiyo taahhüdünün hukuki sebebini olusturacağı, davacının, temel ilişkinin bulunmadığını yahut temel ilişkiden bir alacak hakkı doğmadığı halde, kambiyo senedi alacağının istenmesi nedensiz zenginlesme olusturduğundan kambiyo taahhüdünü yerine getirmek zorunda olmadığını öne sürdüğü, bu noktada menfi tespit isteminde bulunanın; temel ilişkinin varlığını, temel ilişkide ki sözleşmenin türünü, kambiyo senedinin hangi nedenle ve sözleşmesel ilişki nedeniyle verildiğini ispatladıktan sonra bu temel ilişkideki hangi nedenlerden dolayı kambiyo taahhüdünü yerine getirmek zorunda olmadığını ispatlamakla yükümlü olduğunu, ispat yükümlülüğü yerine getirilmediği takdirde kambiyo senetlerinin maddi anlamda soyutluğu ilkesi ve mücerretlik ilkesi gereğince temel ilişkiden bağımsız borç ilişkisi yaratacağından kambiyo senetleri nedeniyle sorumlu olunacağı Hukuk Genel Kurulu’nun █████/2003 gün ve E:███████-781, K:████████; █████/2011 gün ve E:███████-473, K:████████; █████/2013 gün ve E:███████-89, K:█████████; █████/2014 gün ve E:███████-1155, K:████████ sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağının da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayandığı, bir kambiyo senedi düzenleyip verenin ve bu senedi alan herkesin, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istediği, kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsız olduğu, kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kurallarının uygulanacağı, takibe ve davaya konu çek bir yazılı delil olduğundan davacının bu yazılı delile karşı ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu, HMK Madde 201'e göre; senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin iki bin beş yüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamayacağı, yazılı delille ispatı gerektiği, davacı tarafça dosyaya buna ilişkin bildirilmiş ve sunulmuş yazılı delil de bulunmadığı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece ispat yükünün değerlendirmesinin yanlış yapıldığını, davaya konu borç ilişkisinin temelinin davacının davalının yetkilisi olduğu ... San ve Tic. Ltd Şti ne olan borcun ödenmesi amacıyla vermiş olduğu çeki şahsi olarak tahsil edip şirketine bildirmemesinden kaynaklı olarak menfi tespit ve istirdat davası açıldığını, davalı tarafından çek yetkilisi olduğu şirket kayıtlarına geçirilmediğini ve şahsi olarak tahsil edildiğini, ... San ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ayrıca cari hesap takibi yapılarak aynı alacağın ikinci kez tahsil edildiğini, Davalı tarafından "davacı şirketin yetkilisi ...'nin ... de mal alım satımı konusunda kendisine aracılık ettiğini ,...'ye mal alımı için ... USD verdiğini, ... tarafından alınan mallara Cezayir de el konulduğundan ...'nin ....USD borcun ödemek için yetkilisi olduğu şirketin müşteri çekini verdiğini" iddia ettiğini, ancak Çekte...'nin şahsi cirosunun bulunmadığını, davalının yetkilisi olduğu şirkete bu tarihte ödenmesi gereken rakamın çek beldeli kadar olduğunu, davacı ile davalı arasında para alışverişini doğuran ...'in yetkilisi olduğu ... Ltd. Şti.' ne olan cari hesap dışında başkaca başkaca bir işlem bulunmadığını, dava açan kişinin davasını ispatlamatla yükümlü olduğunu, davalı tarafından davacıya borcu olmadığı iddia edilirken davacıya ait çekin dava dışı ...'nin borcuna mahsuben nasıl alındığına dair bir açıklama yapılmadığını, dava dışı şirkete olan borç tablosu ve defter kayıtları incelendiğinde, böyle bir borcun olduğu açık bir şekilde belli olduğunu, dolayısı ile davacının kendisine düşün ispat içerisinde borçlu olmadığını ispatlamış bulunduğunu, sadece kambiyo senedinin borçtan mücerret olduğundan bahisle davanın reddinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, mahkemece yapılan değerlendirme de ispat yükünün davalı/alacaklıda olduğunun tartışılmadığını, davacı müvekkili tarafından çekin verilme nedeninin ticari defterlerde de kayıtlı olduğunu, borç miktarları ile cari hesapların tamamen birbirini tuttuğunu, hukuksal ilişkinin yani borcun varlığını ileri süren davalı olduğu için MK madde 6 uyarınca bu iddiasını kendisinin ispat etmesi gerektiğini, belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, menfi tespit ve istirdat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davaya konu edilen Çekin; keşidecisinin dava dışı ... Ltd. Şti. olduğu, lehdarın davacı ... Ltd. Şti. olduğu, çekin arkasında ilk ciranta olarak ...'in cirosunun bulunduğu, ondan sonra da ...'in cirosunun olduğu, hamil ... tarafından çekin bankaya ibraz edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı Demirci Şirketi, davalı ...' in yetkilisi olduğu ... Ltd. Şti. ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, cari hesaba ilişkin borç nedeniyle dava konusu çekin verildiğini, ileri sürmüş ise de; ... tarafından cari hesaba dayalı olarak ... .... İcra Müdürlüğünün .. esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, itiraz üzerine ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığı, davanın reddine karar verildiği, istinaf itirazı üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi .. Hukuk Dairesinin .... karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı, Kaldırma kararında davalının ödeme olarak gösterdiği ... keşide tarihli, ... USD bedelli çekin arkasında davacı şirkete yapılan bir ciro bulunmadığı, cironun davacı şirket yetkilisi ... adına yapıldığı, davalının, davacı şirket borcu için ciro yapıldığını iddia ettiği, davacının ise ödemenin ...'in kendi alacağı için yapılan ciro ve ödeme olduğunu iddia ederek, davalının iddiasını kabul etmediği, davalı, 7.200 EURO bedelli havale ödemesinin de aynı şekilde yapıldığını, bu şekilde teamül olduğunu belirtmiş ise de, havalenin davalı tarafından yapılmadığı, aksine davacı şirket tarafından davalıya yapıldığı, bu nedenle taraflar arasında teamül olamayacağı, davalının, davacı şirket yetkilisi ... adına yapılan cironun davalı şirkete yapılan ödeme olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile davanın kısmen kabulüne dair verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı takip dosyasında davalının ... TL asıl alacağa itirazının iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, verilen kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin █████/2020 tarihli █████████ E- ████████ Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6 m.). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Diğer bir değişle, alacaklı olduğunu iddia eden kişi borcunun dayandığı hukuki sebebi ve onun geçerli olduğunu ispat etmek zorundadır. Ancak alacaklı çeke dayalı alacağını talep ettiğinde ispat soyutluğu karinesi nedeniyle sebep göstermek zorunda değildir. Alacağını çeki sunarak iddiasını ispatlamış kabul edilmektedir. Artık borcunun olmadığını ispatlamak zorunda olan borçludur. İspat yükü borçluya geçmiştir.
Bu itibarla davacı şirket tarafından eldeki davada yine aynı ... tarihli ... USD bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve ödenen bedelin istirdatı talep edilmiş ise de; dava konusu çekte yer alan imzasını inkar etmediğinden, davacının, çekin dava dışı .... şirketine olan borç için yapılan ödeme olduğu ve bu şirketin yetkilisi ... adına yapılan cironun şirket borcunun ödenmesi için yapıldığı iddiasını HMK 201. maddesi uyarınca senede karşı ileri sürülen her türlü iddianın senetle ispatı gerektiğinden yazılı delille ispat yükü altındadır. Bununla birlikte davacının ileri sürdüğü iddiaların itirazın iptali davasında ,dairemizin ... karar sayılı kararı ile de tartışıldığı, kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesi incelemesinden geçtiği ve maddi olguların kesinleştiği, davacı şirket tarafından çekin dava dışı ... ... şirketine olan borç için yapılan ödeme olduğu ve bu şirketin yetkilisi ... adına yapılan cironun şirket borcunun ödenmesi için yapıldığı iddiasının davacı tarafça yazılı belge ve kesin delillerle ispatlanamadığı, değerlendirilmiştir.
Bu halde, ileri sürülen iddialar kapsamında ispat yükü üzerinde bulunan davacının iddialarını ispat edememesi sebebiyle; mahkemece davanın reddine yönelik verilen kararın isabetli olduğu, davacı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından istinaf yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, karar tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi..
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
.
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!