12. Ceza Dairesi, av kazasında domuz zannedilerek insan öldürülmesi olayında, bilinçli taksir yerine basit taksirle öldürme suçunun oluştuğuna karar verdi.
Özet: Sanık, domuz avı sırasında düşük görüş mesafesi, sık ağaçlık, yağışlı ve rüzgarlı hava koşullarında, ses duyup domuz zannıyla ateş açması neticesinde bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği taksirle öldürme suçundan yargılanmış; Yargıtayın bilinçli taksirin tartışılması gerektiği yönündeki bozma kararı sonrasında, sanığın avcılık tecrübesine ve avlanma koşullarına rağmen, ateş ettiği şeyin insan olduğunu öngöremeyip hayvan zannıyla hareket ettiği, ölen kişinin de avcı olup tehlikelerin farkında olduğu dikkate alınarak eyleminin basit taksir kapsamına girdiği kabul edilerek 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla mahkum edilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.SUÇ : Taksirle öldürmeHÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaDairemiz bozma ilâmı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1 ve 63/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/2.maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1 ve 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, sanık müdafiinin temyizi üzerine Dairemizin 26.03.2025 tarihli kararıyla sanık hakkında eyleminde bilinçli taksir unsurunun bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılmaması gerekçesiyle bozulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1 ve 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur raporunda ölenin asli kusurlu olduğuna, sanık hakkındaki cezanın artırılmasının hatalı olduğuna, sanığın kusursuz olduğuna ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARBölge Adliye Mahkemesince, Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonunda dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 10.12.2017 tarihi öğle vakti sıralarında, sanığın bir kısım arkadaşı ile birlikte ... ili, merkez ... Beldesi ... köyü güzargahında ormanlık saha içerisinde domuz avına çıktıkları, avlanma sırasında ellerinde telsizlerle haberleşen avcıların orman içerisinde halka şekli oluşturdukları, köpekler tarafından kovalanan domuzlardan bir tanesinin başka bir avcı tarafından vurulduğu, sanığın domuzların kaçış istikametinde bulunduğu, saat 14.00 sıralarında sanık bir çıtırtı duyunca domuz olduğunu düşünerek iki el ateş ettiği, iki üç dakika kadar bekleyen sanığın vurduğu şeyin yanına gittiğinde insan olduğunu görünce telsiz ile arkadaşlarına haber verip yardım istediği, olay yerinde Cumhuriyet savcısı ve Jandarma Olay Yeri İnceleme ekiplerince yapılan incelemede, görüşün kısıtlı olduğu, sanığın ateş ettiği yer ile ölenin bulunduğu yer arasının yirmibir metre olduğu, arada sık ağaçlıklar bulunduğu, havanın yağışlı ve rüzgarlı olduğu, ölenin de kendisini dışarıdan belirli edecek bir kıyafetinin bulunmadığı, av tezkeresi sahibi olup elindeki tüfeğin tehlikelerinin farkında olan sanığın ateş ettiği şeyin ne olduğunu görmemesine rağmen ateş ederek sebebiyet verdiği olayda asli kusurlu olduğu kabul edilmiş, bozma ilâmı doğrultusunda ... ve ... Orman İl Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılar dikkate alındığında sanığın avcılık konusunda yeterli bilgiye sahip olduğu, olay yerinin sürek avı yapmaya uygun olup, sanığın domuz avı kotasının bulunduğu, olay yeri yakınlarında bulunan köyde, av yapılacağının camiden halka anons edildiği, sanığın ateş ettiği yeri göremeyip, ateş ettiği yerdeki çıtırtıyı yapanın bir insan olduğunu öngöremeyeceği, hayvan olduğu düşüncesi ile ateş ettiği, ölen kişinin de avcı olması, sürek avının nasıl yapılacağını bildiği, av konusunda deneyimli olup tehlikelerinin farkında olduğu da dikkate alındığında, sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanamayacağı, sanığın hayvan olduğu düşüncesi ile ateş etmesi nedeniyle bir kişinin ölümüyle sonuçlanan olayda basit taksirle öldürme suçunun oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARARBozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sürecinde ... ve ... Orman İl Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevapları ile sanığın Zonguldak iline kayıtlı 67-1318 belge numarası ile aktif avcı olduğu, Avcılık Belgesi Avcı Eğitimi ve Avcılık Belgesi Verilmesi Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik kapsamında verilen eğitim ve sonrasında yapılan yeterlilik sınavında başarılı olanlara verildiğinden, 67-1318 belge numaralı ...'ın genel olarak avcılık konusunda bilgisinin olduğu, olay yerini kapsayan ... ili Topalali devlet avlağında 10.12.2017 tarihinde yaban domuzu kotasının bulunduğu, olay yerinin gerekli tedbirler ve avda güvenlik önlemlerinin alınması kaydı ile sürek avı yöntemi ile avlanmaya uygun olduğu, ... köyü muhtarlığına olay öncesi müracaat edilmesi nedeniyle köy camisinden av yapılacağının anons edildiğinin tespiti ile oluşa ve kabule göre asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet veren sanık hakkında basit taksir hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiş olup, Tebliğname'de bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca ... 1.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.