Yargıtay bozma ilamına uyularak, kadastro tespitiyle hazine adına kaydedilen taşınmazda davacının eski tapu kaydı ve zilyetlikle tescil talebinin reddedilmesine dair kararın temyiz incelemesi sonucunda onanması.
Özet: Davacının, kadastroda hazine adına tespit edilen taşınmazın eski tarihli tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddialarıyla adına tescili talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin önceki kısmen kabul kararı Yargıtay tarafından dayanak tapu kaydının kapsamı, kayıt maliki ile davacı arasındaki hukuki bağ ve zilyetlik şartlarının araştırılması gerektiği gerekçesiyle bozulmuş; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, tapu maliki ile davacı arasında akdi veya ırsı bağın ispat edilemediği, taşınmazın tarıma elverişli olmadığı ve zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, Yargıtay, bozma ilamına uygun yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda hukuka aykırılık tespit etmeyerek, ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair kararını hukuken yerinde bularak temyiz istemini reddetmiştir.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2018/7 E., 2025/7 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, .......... ili ........ ilçesi ......... köyü çalışma alanında bulunan 1 52... parsel sayılı 107.447,29 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan bahisle ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... dava dilekçesinde; Nisan 1289 tarihli ve 193 sıra numaralı tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, 1 52... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile adına tescilini talep etmiş, yargılama sırasında ayrıca gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerine dayanmıştır.
3. ..., dava konusu 1 52... parsel sayılı taşınmazda kendisinin de hak sahibi olduğunu ileri sürerek davaya katılmıştır.
II. CEVAP
Davalı Hazine cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2014 tarihli ve ███████ Esas, 2014/9 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 52... parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün ifrazı ile adanın son parsel numarası verilerek 1/2 bölümünün ..., 1/2 bölümünün ... adına tapuya tesciline, kalan bölümün aynı ada ve parsel numarası ile tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 06.10.2017 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla "...öncelikle dayanak tapu kaydının başka parsellere revizyon görüp görmediğinin araştırılması, tapu miktarının yerel ölçüye göre kaç metrekareye denk geldiğinin yöntemince araştırılarak tespit edilmesi, ayrıca kayıt maliki ile davacı ve müdahil arasındaki ırsi veya akti bağın tereddüde mahal vermeyecek şekilde kanıtlanması, bundan sonra tapunun dava konusu taşınmaza uyduğu ve belirtilen diğer hususlar kanıtlandığı taktirde hudutları, 'tarik', 'pınar', 'yar' ve 'yatak (batan)' olan tapu kaydının değişebilir sınırlı olduğu, dolayısıyla 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/1C maddesi gereğince miktarına itibar edilmesi gerektiği göz önünde bulundurularak sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davacı dayanağı tapu kaydının maliki ile aralarında ırsı ve akdi bağın ispat edilemediği, alınan jeodezi bilirkişi raporlarına göre dava konusu taşınmazın 1983-2002 yıllarında imar ihyaya başlanıldığı ancak tamamlanamadığı, 2006 yılı memleket haritası ve 2002 hava fotoğraflarında çayırlık alanların taşlık içerisinde kaldığı, ekilip biçilememesi nedenleriyle çayır vasfını taşımadığı, mahkemece keşif mahalinde yapılan gözlemde de dava konusu 1 52... parselin çok büyük bir çoğunluğunun taşlarla kaplı olduğu tarıma elverişli olmadığı, zilyetlikle kazanma şartlarının oluşmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine, 1 52... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı ... temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın dayanak tapu kaydı kapsamında kaldığını, dosyaya sunduğu belgelerle tapu maliki ile akdi bağın açıklandığını ve dosya kapsamından dava konusu taşınmazın çayır vasfıyla yaklaşık 100 yıldır zilyetliklerinde olduğunun sabit olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın davacı dayanağı tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı, tapu maliki ile davacı arasında akdi veya ırsi bağ bulunup bulunmadığı ve davacı lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ...'ın temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!