Bursa Bölge Adliye Mahkemesinde görülen, elektrik aboneliğinden kaynaklanan kayıp kaçak, perakende satış hizmet, sayaç okuma, iletim ve dağıtım bedelleri ile TRT paylarının iadesi talepli alacak davasının istinaf incelemesi.
Özet: Bu istinaf yargılaması, abonelik sözleşmesi kapsamında elektrik tüketicisi bir şirketin, elektrik dağıtım ve perakende satış şirketlerinden tahsil edilen kayıp kaçak, perakende satış hizmeti, iletim sistemi dağıtım ve kullanım bedelleri ile fazladan ödenen TRT paylarının iadesini talep ettiği bir alacak davasıdır; davacı bu bedellerin hukuka aykırı olduğunu iddia ederken, davalılar ise söz konusu kalemlerin EPDK onaylı, ilgili mevzuata uygun maliyetler olduğunu, ödemelerin ihtirazi kayıtsız yapıldığını, idari yargının görevli olduğunu ve ileri sürülen bazı taleplerin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A .... HUKUK DAİRESİ K A R A R DOSYA NO : KARAR NO : BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BURSA ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : KARAR NO : KARAR TARİHİ : İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1 -VEKİLİ : Av. DAVALI : 2 -VEKİLİ : Av. DAVALI : 3 -VEKİLİ : Av. İHBAR OLUNAN : 1 İHBAR OLUNAN : 2 -DAVANIN KONUSU : Alacak (Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)B.A.M. KARAR TARİHİ :KARAR YAZIM TARİHİ : Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin davalı şirketler ile elektrik enerjisi alımı konusunda yapmış olduğu sözleşme kapsamında davalı şirketten elektrik enerjisi satın alındığını, müvekkili şirkete ait abonelikler ile ilgili müvekkilinden tahakkuk ve tahsil edilen kayıp kaçak, perakende satış hizmet, PSH sayaç okuma, iletim sistemi dağıtım ve kullanım bedelleri ile bu bedeller toplamı üzerinden fazladan ödenen TRT paylarının belirsiz alacak davası olarak şimdilik her bir davalı yönünden 4.000,00.-TL olmak üzere toplam 12.000,00.- TL nin fatura ödeme tarihlerinden itibaren hesap edilecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ......... vekili cevap dilekçesinde, kayıp kaçak ve diğer bedellerinin vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülük değil, elektrik enerjisi satışından kar edilebilmesi amacı ile katlanılması gerekli olan maliyet hesabı kalemi olduklarını, gider satış fiyatında dahil edilmesi gerektiğini, EPDK’nın kayıp kaçak bedeli alınmasına dair kararına karşı EMO tarafından Danıştay 13. Dairesinin ████████ esas sayılı dosyasında yürümekte olan dava açıldığını, çözüm yerinin idari yargı olması gerektiğinden davanın usulden reddini, aksi takdirde Danıştay 13.Dairesinin nihai kararının beklenmesi gerektiğini, 01.01.2013 tarihinden itibaren dağıtım faaliyeti ile perakende satış faaliyetini ayırarak, UPESAŞ adlı şirketin kurulduğunu, UEDAŞ'ın 01.01.2013 tarihinden itibaren bu bedellerin tahsili noktasında hiçbir görevi ve yetkisi olmadığını, █████/2013 tarihinden sonraki taleplerin muhatabının .......... olduğunu, geriye dönük olarak 2 yılı aşan kısım için zamanaşımı itirazı bulunduğunu, davacı ile imzalanan sözleşmenin bir hükmü için haksız ve hukuka aykırı olduğu iddiası ile dava hakkının kullanılmasının mümkün olmadığını, kayıp-kaçak bedelinin EPDK Kurumunun onayı ile ve sektörle ilgili olarak belirlenen bir ücret olduğunu, elektriğin kesintisiz bir şekilde sağlanması için teknik ve teknik olmayan kayıpların karşılanması gerektiğini, onaylanan tarifelere uymakla yükümlü olduklarını, aksi halde lisansın iptali gibi sonuçları bulunduğunu, faturaların ihtirazi kayıt konulmadan ödendiğini, istirdadının talep edilmeyeceğini, avans faiz talebine itiraz ettiklerini, temerrüt olgusu dava açılması ile gerçekleştiğinden ödeme tarihinden faize karar verilemeyeceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir. ...... vekili cevap dilekçesinde, Ulusal Elektrik Tarifelerinin EPDK tarafından belirlendiğini, müvekkil şirketin elektrik enerjisi perakende satış lisansına sahip olarak faaliyetlerini , 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu olmak üzere elektrik piyasası mevzuatı kapsamındaki yönetmelikler, tebliğler ve genel düzenleyici işlemler çerçevesinde yürüttüğünü, EPDK ‘nın çıkardığı ülke genelinde uygulanan düzenleyici işlemlere karşı Danıştay’da dava açılabileceğinden yargı yolu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğnii, kayıp /kaçak bedellerinin maliyet muhasebesinin gereği olarak hesaba katılması konusunda iktisadi zorunluluk bulunduğunu, davacının ödediği faturalarda kayıp kaçak bedellerinin belli olduğunu, müvekkili şirket tarafından tahakkuk ettirilen faturalardaki bedellerin 6445 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca çıkarılan EPDK yönetmeliğine uygun olarak düzenlendiğini, Elektrik Dağıtım Şirketlerinin ise EPDK tarafından belirlenen tutarları kanuna, mevzuata ve sözleşme hükümlerine uygun olarak tahsil ettiklerini beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı BİS Enerji A.Ş vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirket ile karşılıklı müzakere sonucu tarafların diledikleri şekil ve şartta belirlenen tarife fiyatına göre iskontolu elektrik satışına dair 15.06.2010 tarihli sözleşme imzalandığını, iki ayrı sözleşmeden kaynaklanan davaların birlikte görülemeyeceğini, dava konusu edilen bedellerin müvekkili şirket tarafından ilgili dağıtım şirketi ile imzalanan sistem kullanım anlaşması gereğince enerji tedarik edildiği sürece her bir ay diğer davalı ........’a ödendiğini, kayıp /kaçak bedelleri dışında TRT payının aktif tüketim miktarı üzerinden hesaplandığını, dava konusu edilen diğer bedellerin dayanağının idari işlem ve kanundan aldıklarını, idari yargıda iptal davası konusu olacaklarını, ihtirazı kayıt konulmadan ödenmeleri nedeniyle talep edilemeyeceklerini, işlemin tüketici işlemi olmayıp, yasal faiz uygulanması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece, █████/2016 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6719 Sayılı Kanun’un 20. maddesi ile 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunun 17. maddesi ile yapılan değişiklik ile getirilen "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda Tüketici Hakem Heyetleri ile Mahkemelerin yetkisi bu bedellerin, kurumun, (EPDK) düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. " hükmü gereğince bilirkişi raporuna göre davacıdan tahsil edilen kayıp kaçak bedelleri ile diğer kalemlere ilişkin tutarların 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu Yönetmelik Hükümleri ve EPDK'nın bu konudaki düzenleyici işlemlerine uygun olarak tahsil edildiği anlaşıldığından bu bedellerin meri mevzuat hükümleri uyarınca iadesinin talep edilemeyeceği sonucuna varılmakla, sayaç okuma bedelleri hariç tutarlar yönünden anılan yasal mevzuat çerçevesinde yapılan inceleme sonucunda davanın reddine, nispi sayaç okuma bedelleri tahsili yönünden serbest tüketici olan davacının açmış olduğu davada, ........'ın fazla tahsil ettiği nispi sayaç okuma bedelinin 215,62.-TL , .............' nin fazla tahsil ettiği nispi sayaç okuma bedelinin 664,78.-TL olduğu anlaşılmakla bu tutarlar üzerinden davalı ........... a karşı açılan davanın kısmen kabulü, .........dönemi için ise fazla tahsil edilen bir tutar bulunmadığından bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davanın █████/2016 tarihinde açıldığını, 6719 sayılı Kanun’un ise █████/2016 tarihinde yürürlüğe girdiğini, Anayasa Mahkemesi'nin gerçekleştirdiği inceleme sonucunun beklemesi gerekirken davayı neticelendirmesi ve dosyayı davanın ilk açıldığı tarihteki mevzuata ve haklılık durumuna göre çözüme kavuşturmamasının hukuka aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi halinde dava yargılama sırasında çıkan yasa nedeniyle reddedildiğinden yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılması gerektiğini, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davanın açıldığı tarih itibariyle haklı olan ve davasını avukat ile takip eden taraf lehine "maktu vekalet" ücretine hükmedilmesi, yargılama giderlerinin ise karşı taraftan tahsiline karar verilmesi gerektiğini beyanla kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .......... vekili istinafa cevap dilekçesinde, müvekkilinin EPDK kararlarına göre hareket etmek zorunda olup davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davacı lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin daha adil bir karar olacağını, 6179 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmesinden sonra da davacının haklılığını iddia ettiğini, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilemeyeceğini, yeni çıkan yasanın davaları konusuz bırakmadığını, faturalandırmanın tarifelere uygun olup olmadığına ilişkin esasa girilip inceleme yapıldığını, bilirkişi raporuna göre davacının davasında haksız olduğunun ortaya çıktığını, davacının istinaf başvurusunun esastan reddini, yargılama gideri ve masrafların davacı üzerinde bırakılmasına aksi halde yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, davacı lehine/müvekkil aleyhine yargılama gideri/vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, davacıdan haksız olarak tahsil edilen kayıp kaçak bedeli, dağıtım sistem hizmet bedeli, sayaç okuma bedeli, iletim sistemi kullanım bedeli, dağıtım bedelinin ve yasal tutardan fazla tahsil edilen TRT payının hesaplanarak tahsili istemidir.Hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir (HMK 31). Davacının iddiasının mahkemece anlaşılabilir olması gerekmektedir. Bu husus aynı zamanda taleple bağlılık ilkesinin gereğidir. Tarafların iddia ve savunmalarının yeterince açık olmaması, belirsiz veya çelişkili olması durumunda hakim bu konuda açıklama yapmalarını istemelidir. Somut uyuşmazlıkta, davacı taraf elektrik hizmeti satın aldığını, faturaların her ay düzenli olarak ödediğini, faturalarda tüketim bedeli karşılığı olmayan kayıp kaçak bedeli, dağıtım sistem hizmet bedeli, sayaç okuma bedeli, iletim sistemi kullanım bedeli, dağıtım bedelinin ve yasal tutardan fazla tahsil edilen TRT payının hesaplanarak tahsilini talep etmiş, her bir davalı için dava değeri 4.000,00.-TL olarak gösterilmiştir. Ancak, haksız alıdığı ileri sürülen alacak kalemlerinin herbiri için ne kadar talep ettiği hakkında ayrıntılı bir açımlama yapmamıştır. Bu durumda dava dilekçesindeki talebin açık ve belirli olduğu söylenemez . Mahkemece, HMK 31 madde gereğince davacıya her bir alacak kalemi için istediği miktarı açıklayan dilekçe ibraz etmek üzere süre verilmesi, talebin açıklanmasından sonra her bir kalem yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılarak tarafların hak ve yükümlüllüklerinin buna göre belirlenmesi gerekirken bu eksiklik giderilmeden verilen karar doğru görülmediğinden davacı ve davalı ...... vekillerinin istinaf nedeni yerindedir.HMK'nun 355.maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı ve davalı ...........vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile kaldırma sebebine göre esasa ilişkin inceleme yapılmaksızın ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-a-6 hükmü gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile Bursa ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... tarih ve ..............sayılı kararının KALDIRILMASINA,Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,2-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yatırılan istinaf karar hacının ilk derece mahkemesince iadesine, 3-Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,4-İstinaf kanun yoluna başvuranlar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip