Zilyetlikle iktisap şartları oluşmadığından kadastro tespiti iptal edilerek hazine adına tescil edilen taşınmaz hakkındaki temyiz incelemesi.
Özet: Bir kadastro davasında, Hazine ve murisleri adına hak iddia edenlerin taşınmazın zilyetlikle iktisap edildiği yönündeki iddiaları, arazinin kayalık, çalılık ve doğal bitki örtüsüne sahip olması, tarımsal imar ve ihya faaliyetlerinin tamamlanmaması gerekçeleriyle ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri tarafından reddedilmiş; her iki mahkeme de taşınmazın Hazine adına tesciline karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kumluca Kadastro MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen dava davacıları ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA 1. .... ili ... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8.maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 14... parsel sayılı 111,34 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir. Taşınmazın bulunduğu çalışma alanında 766 sayılı Tapulama Kanunu’na göre yapılarak 1979 yılında kesinleşen tapulama çalışması, 1948 yılında kesinleşen 3116 sayılı Orman Kanunu'na göre orman tahdit çalışması, 1997 yılında kesinleşen orman tahdidinin aplikasyonu ve 6831 sayılı Orman Kanun'un 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B madde uygulaması çalışması ile 2020 yılında 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları bulunmaktadır. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, taşınmaz üzerinde zilyetliğin bulunmadığını, ham toprak vasfında olduğunu, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ve davalı lehine zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmadığını ileri sürerek, davalı adına yapılan tespitin iptali ile Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir.3. Birleşen davanın davacıları ... ve ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi .... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 1 14... , 113, 114, 115, 116, 137, 138, 167 parseller, 2 21... ve 3 parseller, 2 22... , 4 ve 5 parseller, 2 23... , 2 ve 3 parseller ile 1 11... parsel sayılı taşınmazların davalılar adına tespit edildiğini, taşınmazların tamamının müvekkillerinin murisi ...'ya ait olduğunu, ...'nın 2006 yılında vefat edince davalıların taşınmazlara kullanmak suretiyle el koyduğunu, bu nedenlerle yapılan kadastro tespitlerinin iptal edilerek, Demre Sulh Hukuk Mahkemesinin ███████ Esas, ███████ Karar sayılı veraset ilamında belirtilen payları oranında davacıların adlarına tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiş; bilahare, İlk Derece Mahkemesince 1 14... parsel sayılı taşınmaza yönelik dava tefrik edilerek iş bu dava dosyası ile birleştirilmiştir. II. CEVAPDavalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazda tarımsal amaçlı imar ihyanın tamamlanmadığı, imar ihyanın gerçekleşmesi sonrasında kazanmayı sağlayan 20 yıllık zilyetlik süresinin kadastro tespit tarihi olan 06.11.2020 tarihine kadar geçmesinin zorunlu olduğu, davalı ve birleşen dava davacıları yararına bu şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle birleşen davanın davacılarının davalarının reddine, esas dosya davacısının davasının kabulüne, 1 14... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının iptali ile taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ... ve ... vekili ve davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tespit tarihine kadar üzerinde bölgenin doğal bitki örtüsü formunda olan keçiboynuzu ağacı bulunduğu, zemininin kayalık, taşlık ve çalılık yapıda olduğu, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporu eki fotoğraflardan da toprağın ekonomik amacına yönelik faaliyet bulunmayan nitelikte olduğunun anlaşılmasına göre birleşen davanın davacıları veya davalı yararına zilyetlikle iktisap koşulları oluşmadığı ve yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, ancak İlk Derece Mahkemesince tespit tutanağını ile belirlenen tespitin iptaline karar verilmesi gerekirken, tespit tutanağının iptaline karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle davalı ve birleşen davanın davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355/1. maddesi ve kamu düzeni uyarınca kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle asıl davanın kabulüne, birleşen dava dosyasının reddine 1 14... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 40 yıldan fazla süre önce imar edildiğini ve zilyetliğin bugüne kadar korunduğunu, ihya işleminin tamamlanmasının zorunlu olmadığını, 20 yıldan fazla süre malik sıfatıyla imar edilip yedinde bulundurulmasının yeterli olduğunu, ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın kuru tarım arazisi olduğunun tespit edildiğini ve taşınmazın Hazine adına tespitinin hatalı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliyesi Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde birleşen dava davacıları ile davalı lehine zilyetlikle iktisap koşulların oluşup oluşmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup birleşen dosya davacıları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden birleşen dosya davacılarından alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. #########