İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin, hizmet sözleşmesinden kaynaklı araç tamir ücreti ve çalınan araç alacağı itirazın iptali davasında, İstanbul BAMın görevsizlik kararı nedeniyle önceki hükmü kaldırması üzerine dosyayı Tüketici Mahkemesine sevk etmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir otomobil tamir servisinin, tamir ettiği aracını teslim almayan ve ödeme yapmayan araç sahibi aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasını konu almakta olup, önceki mahkeme kararının istinaf incelemesinde bozulduğu, istinaf mahkemesinin uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığına, zira aracın ticari nitelik taşımadığı ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanmadığına hükmederek görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğuna karar verdiği ve dosyanın görevsizlik kararı verilerek Tüketici Mahkemesine gönderilmesini istediğini belirtmektedir.

T.C.
İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizin .. Esas, ... Karar sayılı, █████/2025 tarihli kararı İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesinin... Esas, ...Karar, █████/2026 tarihli ilamı ile Kaldırılmakla Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan İtirazın İptali ( Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacının otomobil tamir servisi olarak faaliyet gösterdiğini, davalı borçlu ...’nın ... plakalı... markalı arazi aracının arıza yaparak yolda kalması üzerine çekici ile taşınmak suretiyle davacı şirkte getirildiğini ve tamire başlandığını, (13.10.2022 tarihli çekici araç teslim tesellüm tutanağı) 03.08.2023 tarih ve ... numaralı faturada detayları görüleceği üzere davacı şirket tarafından araca yedek parça temini, tamir ve servis hizmeti verildiği ve her aşamada davalının yazılı olarak bilgilendirildiğini, nihayetinde aracın hazır olduğu davalı ...’ya bildirilmiş ise de telefon ile geleceğini ve bakiye ödemeyi kapatacağını yazılı ve sözlü alarak beyan eden davalının üzerinden aylar geçmesine rağmen aracı teslim almadığını, ödeme yapmadığını, (Davacı şirket sahip ve yetkilisi ...’a ait ... numaralı telefondan araç sahibi ...’ya ait ... telefonla yapılan telefon, mesaj ve WhatsApp yazışmaları) , davalının telefona cevap vermediği bu süreçte aracın davacı şirketin faaliyet gösterdiği adreste muhafaza altındayken davacı şirketin mukim olduğu ... Sitesi güvenlik kamera bilgilerine göre 05.05.2023 tarih ve 23:17 de plakası okunamayan ... marka otomobil ile siteye giren meçhul iki kişiden birinin araçtan inerek davacının zilyedindeki ... plakalı aracın uzaktan kumanda ile kilidini açtığını ve iki aracın arka arkaya siteyi 23:19 da siteyi A kapısından terk ederek Serçekale sokaktan kaçtıklarını, söz konusu durum üzerine davacı şirket tarafından derhal ... Cumhuriyet Başsavcılığı’na ... soruşturma numaralı dosya kapsamında kimliği belirlenemeyen bu kişiler aleyhine hırsızlık atfı ile suçduyurusunda bulunulduğunu, davacı şirket yetkilisi İsmail Duman’ın hırsızlık olayı sonrasında bu işin arkasında olduğundan şüphelendiği araç sahibi davalı ...’yı ... numaralı telefondan arayarak hırsızlık görüntülerini paylaştığını, davalının abi sen şikayetçi olma ben aracı üçüncü kişilere devrettim, aracı onlar aldı, paramı alınca senin paranı da ödeyeceğim diyerek olguları açıkça kabul ettiği, Borçlu tarafından bugüne kadar hiçbir ödeme yapılmadığını, icra takibi açılır açılmaz ve henüz tebligat yapılmadan davalının borca itiraz ettiğini, takibin durduğu ifade edilerek itirazın iptali, takibin devamı, asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizin ... Esas, ...Karar sayılı, █████/2025 tarihli kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, davalı tarafça karar istinaf edilmiş, İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar, █████/2026 tarihli ilamı ile; "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır. T.T.K.'nun 14.maddesine göre “bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Yasa'nın 17.maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.TTK 4/2 maddesinde mutlak ticari davalar sayılmış olup, dava sayılan mutlak ticari davalar kapsamında değildir. Ancak, TTK 4/1 maddesine göre ticari dava sayılması için de, davanın her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olması gereklidir. Taraflardan biri, tacir değil, esnaf niteliğinde ise davayı ticari dava olarak kabul etmek mümkün değildir.Somut olayda, davanın araç tamirinden kaynaklandığı aracın ticari nitelikte olmadığı, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanmadığı ve davanın ticari dava olmadığı gözetilerek görevsizlik kararı verilerek dosyanın tüketici mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekirken yazılı şekilde yetersiz ve iş emirleri incelenerek her bir parça yönünden ayıplan iş ve bedelleri gösterilmeden düzenlenen rapor esas alınarak karar verilmesi isabetli değildir. "denilerek Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, BAM karar ilamı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1.maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK'nın 4/1.maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. 6335 Sayılı Kanunun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5.maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı kanunun 5/3.maddesi ile "Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." hükmü getirilerek asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisi haline getirilmiştir. █████/2023 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan ve █████/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 2.maddesinde kanunun kapsamı " Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" şeklinde açıklanmıştır. Kanunun "tanımlar" başlıklı 3.maddesinin (1) bendinde ise tüketici işlemi, "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder."biçiminde tanımlanmıştır. 6502 Sayılı TKHK'nın 73.maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bir hukuki işlemin 6502 Sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için Kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımı verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut olayda, davanın araç tamirinden kaynaklandığı aracın ticari nitelikte olmadığı, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanmadığı ve davanın ticari dava olmadığı, uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliği sebebiyle davanın görev yönünden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Emsal için bkz İst.BAM 9 HD ... E ... K sayılı kararı, İst.BAM 8 HD ... E... K sayılı kararı).HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 6502 sayılı TKH hakkındaki kanunun ve ilgili mevzuatın uygulanması ile ilgili ihtilaflara bakma görevinin Tüketici Mahkemelerine ait olduğu, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla, işbu davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 114/c maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE 2-HMK 20. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesine müteakip taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın İSTANBUL NÖB. TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine, taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği takdirde RESEN davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına ,3-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,4-Yargılama, harç ve masrafların görevli mahkemece dikkate alınmasına, Sair hususların gerekçeli kararda hüküm altına alınması,Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. █████/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır