Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin ticari satımdan kaynaklanan 5.308,98 USD alacak ve icra inkar tazminatı talepli itirazın iptali davasında ilk derece kararının istinaf incelemesi.
Özet: Ticari satıştan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, davacı şirket davalıdan ödenmeyen 5.308,98 USD fatura bedelinin tahsilini ve icra inkar tazminatını talep etmiş, davalı ise tüm borcunun Türk Lirası olarak ödendiğini ve alacağın haksız olduğunu savunmuştur; ilk derece mahkemesi, davacının davasını kabulle davalının itirazının kısmen iptaline, takibin asıl alacak üzerinden devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar vermiş, davalı taraf ise bu kararı eksik inceleme ve faturasız alacağın icrasına izin verildiği gerekçesiyle istinaf etmiştir.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN :... (...)ÜYE :... (...)ÜYE :... (...)KATİP :... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2024NUMARASI : ███████ Esas - ████████ KararDAVACI : TEKMAN METAL OTOMOTİV İNŞAAT NAKLİYE SINAİ VE TIBBİ GAZ DOLUM TESİSLERİ SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...VEKİLİ : Av. ...DAVALI : ...VEKİLİ : Av. ...DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026KR. YAZIM TARİHİ : █████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalı borçluya ticari ilişki kapsamında ürün sattığını, ancak davalı borçlu tarafından cari hesap ekstresinde açıkça görüleceği üzere bakiye 5.308,98 USD ödenmediğini, davacı şirket tarafından bakiye faturalar bedelinin tahsili için davalı borçlu hakkında Kocaeli İcra Dairesinin ███████████ Esas numaralı dosyası ile ilamsız icra takibine başlandığını, davalının haksız ve kötüniyetli olarak takibe itirazı sonucu takibin durdurulduğunu, Kocaeli İcra Dairesinin ███████████ Esas numaralı dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın asıl alacak 5.308,98 USD yönünden iptalini ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı borçludan tahsilini, takibin devamını, davalı borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; başlatılan icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, yasal süresinde yapılan itiraz neticesinde takibin durdurulduğunu, huzurda var olan husumet konusu olayın karşı tarafça tam olarak açıklanmadığını, kendilerince takdir olunan bir borç miktarını ödenmiş faturaya dayandırarak hukuki zemin oluşturmaya çalıştıklarını, davalı ile karşı taraf arasında var olan faturalar ile fatura miktarlarına karşılık gelen ödemelerinin gerçekleştirildiğini, karşı tarafça başka bir ödeme yöntemi seçilmediği ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınıfları içerisinde bir ticaret gerçekleştiği için müvekkilin tüm borçlarını Türk Lirası cinsinden ödediğini ve cari hesap ilişkisini eşitlediğini, karşı tarafın kötüniyetli olarak dövizdeki kur dalgalanmasını fırsat bilip sebepsiz zenginleşmek üzere müvekkile baskı yaptığını, mutabakat metninde olmayan bir alacak kalemini davalıya kabul ettirmeye çalıştığını, dava dilekçesi ekinde davalıya mail yolu ile gönderilen mutabakat metninde başlıca 530.268,90 TL borç, 431.000,00 TL alacak kalemi olup fatura kapsamında ödenmesi gereken kısmın karşı tarafça değişkenlik gösterdiğini, bu konuda mutabık olunmadığını █████/2023 tarihindeki aynı metin özelinde bildirildiğini, davalının karşı tarafa borcu bulunmadığını, işbu davanın temelini hem taraflarının hem de karşı tarafın delil olarak kullandığını 22.04.2022 Tarih-TTM2022... - Alış Faturası - 433.981,00 TL miktarlı faturası olduğunu, açık bir şekilde Türk Lirası cinsinden ödenecek miktar belirtilmiş ise de verilecek tutarın karşı tarafın cari hesap olarak tanımladığı listede değişkenlik gösterdiğini, işbu nedenden dolayı da huzurdaki davanın açıldığını, usul ve yasaya aykırı kötü niyetli huzurdaki davanın reddedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına, karşı tarafa kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davacının açmış olduğu davanın KABULÜ ile;Davalının Kocaeli İcra Müdürlüğünün ███████████ E. Sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 5.308,98 USD asıl alacak üzerinden icra dosyasında talep edilen faiz oranı ile takibin devamınaAlacak likit olduğundan 5.308,98 USD TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesineDavalının takip tarihinden sonra yapmış olduğu 2.981,05 TL’nin icra dosyasının infazında dikkate alınmasına ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sayın mahkeme eksik inceleme ile karara bağladığını ve faturasız bir alacağın icrasına izin verdiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; hükme esas alınan deliller, gerekçeli kararda da belirtildiği üzere yerleşik içtihatlarda da belirlenen özellikleri taşımakta olup usul ve yasaya uygun olduğunu, dosyaya sunulan deliller neticesinde tüm iddialarını sübut bulmuş, dosyayı istinaf mahkemesine taşıyan davalı taraf da iddialarını ispatlayamadığını beyan ile; davalı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz. DELİLLER: Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 Tarih - ███████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkil şirket tarafından davalıya çeşitli tarihlerde ürün satışı yapıldığını, düzenlenen faturalar ve cari hesap ekstresine göre davalının 5.308,98 USD bakiye borcunu ödemediğini, bu alacağın tahsili amacıyla Kocaeli 1. İcra Dairesinin ███████████ E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ettiği, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde ise; başlatılan icra takibinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, ticari ilişkiden kaynaklanan tüm borçlarını ödediği ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesinin savunulduğu, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.Dosya arasına alınan █████/2024 bilirkişi raporunda özetle; tarafların dava dosyası kapsamında sunmuş olduğu BA-BS formlarının incelendiği, davalı borçlu ...'in alışına ilişkin BA formundaki kayıt ile davacı alacaklı Tekman Metal Ltd. Şti.'nin satışına ilişkin BS formundaki kayıtların birbirlerini teyit ettikleri, davacı alacaklı Tekman Metal'in BS formundaki kaydı takip talebindeki borca ilişkin olduğu , tarafların yapılan defter incelemelerinde dosya kapsamında sunmuş oldukları bilgilerin sistemde kayıtlı bilgiler ile uyumlu olduğu, takip tarihinde davacının asıl alacağının 5.308,98 USD ve fiili ödeme tarihindeki işlemiş faizinin 554.,39 USD ile birlikte (1USD=26,5763 TL kur üzerinden) toplam 155.826,68 TL olduğu, Kocaeli İcra Dairesinin █████/2023 tarihli ödeme emri ile tespit edildiğini, davalı borçlunun █████/2023 tarihinde 2.981,05 TL ödeme yaptığını, bu ödemenin borcundan düşülmesi gerektiğini, kalan borcun (155.826,68 - 2.981,05) 152.845,63 TL olduğunu, 152.845,63 TL için icra takip tarihi ile dava tarihi arasındaki süre olan 134 gün için TCMB'nin kısa vadeli kredilere uygulanan %15,75 faiz hesaplanması gerektiğini, hesaplanan faizin 8.960,58 TL olduğunu, ancak kur farklarına ilişkin KDV genel tebliğinde ''Teslim veya hizmetin yapıldığı tarih ile bedelin tahsil edildiği tarih arasında ortaya çıkan lehte kur farkı için satıcı tarafından fatura düzenlenmek ve faturada gösterilen kur farkına teslim veya hizmetin yapıldığı tarihte bu işlemler için geçerli olan oran uygulanmak suretiyle KDV hesaplanması gerekir.'' denildiğini, bu nedenle kur farkı faturası düzenlenmeden yasal defter kayıtlarına istinaden icra takibi yapılması hususunun görev ve yetki alanı dışında olup takdirin mahkemede olduğu şeklinde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmaktadır.Kur farkı alacağının talep edilebilmesi için taraflar arasında sözleşme bulunması yahut faturaya konu malların döviz karşılığı satılması gerekir. Yabancı para üzerinden kurulan temel ilişkide fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki farkın istenebilmesi için uygulama ya da teamül aranmaz (Yargıtay 19. HD. █████/2019 tarih, █████████ █████████ K.). Diğer yandan yabancı para borcu çek ile ödendiğinde kural olarak kur farkı talep edilemez ("Davacı tarafından düzenlenen faturaların Amerikan Doları cinsinden olduğu görülmekle kural olarak kur farkı istenebilmesi mümkün ise de; dava konusu uyuşmazlıkta davalının çekle ödemede bulunduğu hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Çek bir ödeme vasıtası olup, döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi, bedel hanesi verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek de doldurulabilir. Buna rağmen, ödemeyi Türk Lirası üzerinden çek olarak kabul eden davacının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceğinin kabulü gerekirken..." Yargıtay 19. HD. █████/2019 tarih, █████████ █████████ K.).Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08.12.2020 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında; "Dava, kur farkı ve cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan bedel yabancı para cinsinden olup, davacı, alacağının tahsili için davalı tarafından verilen TL cinsinden düzenlenen çekleri teslim almış olmakla, çekin bir ödeme aracı olması nedeniyle çek üzerindeki bedel dışında herhangi bir kur farkı talep edemez. Davacı tüm alacağının bu bedel üzerinden ödenmesini kabul etmiş bulunmaktadır. Bu nedenle davanın reddi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." demiştir.Benzer bir uyuşmazlıkta Yargıtay 6. HD.,█████/2023 T., █████████ E., █████████ K. Sayılı kararında "Davacı yüklenici tarafından 11.04.2018 tarihinde iki adet ve 27.04.2018 tarihinde iki adet olmak üzere düzenlenen faturaların toplam tutarı 1.300.447,50 TL'dir. Davalı iş sahibince bu faturalar karşılığında davacıya 686.103,12 TL ve 614.344,38 TL olmak üzere toplam 1.300.447,50 TL bedelli iki adet çek verilmiştir. Görüldüğü üzere davacıya verilen çeklerin bedeli faturalar ile uyumludur. Çekler ifa yerine geçmek üzere verilmiştir. Davacının çekleri teslim alırken herhangi bir ihtirazi kayıtta bulunduğu iddia ve ispat edilmiş değildir. Bu durumda davacıya çek ile yapılan ödemeler ifa yerine geçen ödeme mahiyetinde olduğundan davacının kur farkı adı altında bir talepte bulunamayacağı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.".Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun █████/2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K.sayılı kararında, "....Taraflar arasında yazılı şekilde yapılmamış olmakla birlikte geçerli sözleşme ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda faturalara (bedelin belli bir sürede ödenmemesi halinde vade farkı ödenir) ibaresinin yazılarak karşı tarafa tebliği ve karşı tarafça TTK.nun 23/2. maddesi uyarınca sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde bu durum sadece fatura münderecatının kesinleşmesi sonucunu doğurup vade farkının davalı yanca kabul edildiği ve istenebileceği anlamına gelmeyeceğine " yönünde içtihatları birleştirmiştir.Davacının düzenlediği faturalar üzerinde "Döviz olarak kesilmis faturalarımızda, ödeme vadesi dolduğunda tahsilat ödeme tarihindeki döviz efektif satıs kuru karsılığı TL olarak yapılır." ibaresi bulunmaktadır.Eldeki davada; davacının 29.585,31 USD fatura düzenlediği, fatura tarihindeki karşılığını 433.981,00-TL olarak gösterdiği, davalının 433.981,00-TL çek ödemesi ile ödeme yaptığı görülmektedir. Bu durumda uyuşmazlığın yukarıda yer verilen İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay kararları doğrultusunda çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Davacının dava konusu faturanın üzerine "Döviz olarak kesilmis faturalarımızda, ödeme vadesi dolduğunda tahsilat ödeme tarihindeki döviz efektif satıs kuru karsılığı TL olarak yapılır." ibaresini yazması, bu hükmü taraflar arasında bir sözleşme hükmü haline getirmez. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun █████/2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K.sayılı kararında belirtildiği üzere sekiz gün içerisinde faturaya itiraz edilmemesi yalnızca fatura münderecatının kesinleşmesini sağlar. Bu hükmü bir sözleşme maddesi haline getirmez. Ayrıca fatura içeriğindeki bu ibare kur farkı istenebileceğine ilişkin kaydın farklı bir biçimde yazıya dökülmesi halini teşkil etmektedir. Taraflarca kur farkı istenebileceği değerlendirilse dahi, taraflar arasında tek fatura bulunduğu, faturanın hem yabancı para ile, hem de Türk Lirası ile düzenlendiği, davalı tarafından ödemenin fatura üzerinde gösterilen Türk Lirası üzerinden çek ile gerçekleştirildiği, davacının ticari defterlerinde davacının davalıdan ticari ilişki nedeniyle olan alacağını çek ile kabul ettiği, davacının çekleri teslim alırken herhangi bir ihtirazi kayıtta bulunmadığı, davacıya çek ile yapılan ödemeler ifa yerine geçen ödeme mahiyetinde olduğu (Yargıtay 6. HD.,█████/2023 T., █████████ E., █████████ K.) bu durumda davacının 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi uyarınca ödemeleri Türk Lirası olarak kabul ettiği, davacının alacağının tahsili için davalı tarafından verilen TL cinsinden düzenlenen çekleri teslim almış olmakla, çekin bir ödeme aracı olması nedeniyle çek üzerindeki bedel dışında herhangi bir kur farkı isteyemeyeceği değerlendirildiğinden, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup kararın bu nedenle kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.Öte yandan, eldeki davada, davalı tarafından her ne kadar 2004 sayılı İİK'nın 67. maddesi uyarınca kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmiş ise de , anılan madde uyarınca kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının haksız ve kötü niyetli olarak takip başlatmış olduğunun açık, kesin ve somut delillerle ortaya konulması gerekmektedir. Davanın reddedilmiş olması tek başına alacaklının kötü niyetli olduğunu göstermeyeceği gibi, dosya kapsamındaki delillerden de davacının gerçekte mevcut olmadığını bildiği bir alacak için sırf davalıyı zarara uğratmak amacıyla icra takibi başlattığı sonucuna ulaşılamamıştır.Bu itibarla, davacının itirazın iptali isteminin reddine karar verilmekle birlikte, davalının kötü niyet tazminatına ilişkin talebinin yasal koşulları oluşmadığından 2004 sayılı İİK'nın 67. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerektiği değerlendirilmiştir. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-)Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜNE; Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 Tarih - ███████ Esas - ████████ Karar Sayılı kararının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,a-Davanın REDDİ ile,b-Davalının, şartları oluşmadığından tazminat talebinin REDDİNE,c-Alınması gerekli maktu 732,00 TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 2.794,80 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 2.062,80 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,ç-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,d-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,e-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, f-Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Kanuna göre ve davalı aleyhine açılan davanın reddedilmesi nedeniyle davacıdan tahsili için hazineye müzekkere yazılmasına, g-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;a-İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına,b-İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,c-Davalı tarafından yapılan 1.169,40-TL İstinaf Kanun yolu masrafı ile 320,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.489,40 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,ç-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,d-Davalının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davalıya iadesine,e-2004 sayılı İİK'nın 36-(5) maddesi gereğince Kocaeli İcra Dairesi'nin ███████████ Esas sayılı dosyasına sunulan teminatın (nakit/teminat mektubu) yatırana iadesine,f-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine,İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdırKatip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*