Ticari satıştan kaynaklanan ödenmemiş fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında, yazılı cari hesap sözleşmesi olmaması nedeniyle açık hesap ilişkisi değerlendirmesi ve icra inkar tazminatı talebi.
Özet: Bu itirazın iptali davasında davacı, ticari satıştan kaynaklanan 2.403.219,36 TL tutarındaki fatura alacaklarına istinaden başlattığı icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali, takibin devamı ve %20den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir; davalı tarafın davaya cevap vermemesi üzerine, mahkeme, icra takibinin cari hesap alacağına dayandığı belirtilse de, yazılı bir cari hesap sözleşmesi sunulmadığından, Türk Ticaret Kanunu uyarınca taraflar arasındaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olduğunu tespit etmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : █████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı Vekilinin Dava Dilekçesinde Özetle: Davalı aleyhine ---------- İcra Müdürlüğü ----------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Ancak davalının haksız ve kötü niyetli olarak müvekkili firma tarafından başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, Borçlu tarafından yapılan itiraz haksız ve takibi sürüncemede bırakmak kastı ile yapılmış olup dava şartı olan arabuluculuk görüşmelerinde de davalı taraf ile herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, davalının söz konusu icra takibine ilişkin itirazının iptali gerektiğini, Davalı ile müvekkil arasında yapılan ticari iş neticesinde; müvekkil şirket miktar ve fatura numarası belirli olan malları davalı tarafa satmış ve teslim ettiğini, Davalı tarafın ise cari hesap ekstresine dayanan fatura bedellerinin toplamı olan 2.403.219,36-TL tutarı ödemekten kaçındığını, Davalı tarafa yapılan tüm şifahi taleplerin sonuçsuz kalması üzerine icra takibi başlatılması mecburiyeti hasıl olduğunu, Bunun üzerine davalı hakkında --------- İcra Müdürlüğü ----------- E. Sayılı dosyasına hiçbir dayanak göstermeksizin müvekkil firmaya hiçbir borcu olmadığını öne sürerek kötü niyetle itiraz ettiğini ve takibi durduğunu, Huzurdaki yargılamaya konu alacak, müvekkil ile davalı arasında ticari ilişkiye ve cari hesaba ilişkin olduğunu, Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak inceleme neticesinde davalının müvekkil firmaya ödemekle yükümlü olduğu yargılamaya konu alacak ayrıca ortaya konulacağını, Takip konusu yapılan ve borçlunun itiraz ettiği alacak likit olduğunu, Borçlu davalı tarafın alacağın gerçek miktarını belirlemek için gerekli olan bütün unsurları bildiğini, Bu sebeple davalı taraf aleyhine %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, Yargıtay kararlarına göre fatura alacakları likit nitelikte olduğunu, mahkemece BK.nun 101 inci maddesi gereğince borcun ifa edileceği günün müttefıkan tayin edilmiş olduğunun kabulü ile bu tarihten takip tarihine kadar davacının işlemiş faiz talep edilebileceğinin kabulü gerekirken davalı borçlunun takipte temerrüde düştüğünün kabulü doğru olmadığı gibi davacı alacağının likit nitelikte olduğunun gözetilerek İİK.nun 67/2 nci maddesi gereğince davalının itirazında haksızlığına karar verilen miktar üzerinden davalı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu yöndeki istemin reddininde isabetsiz olduğunu, Denilerek fatura alacağının likitliğe ve dolayısıyla inkar tazminatına engel olmayacağını, açıklanan sebeplerle davalı borca itirazı yasal bir sebebe dayanmadığını, Bu sebeple davalının haksız olarak yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına; davalı tarafın kötü niyetli olması ve alacağın da likit olması sebebiyle davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için iş bu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu beyanla, Borçlu davalı tarafın --------- İcra Müdürlüğü ---------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, Kötü niyetli itirazı ile takibi durduran davalı tarafın, itiraz tarihinde geçerli olan mevzuat gereği alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya süresinde ve usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE:Dava, davacı tarafından davalı aleyhinde başlatılan --------- İcra Müdürlüğünün --------- E. Sayılı dosyasına vaki davalı itirazının iptali şartlarının oluşup oluşmadığı, davacı alacaklı ise takibe konu asıl alacak miktarının ne kadar olduğuna ilişkindir.İcra takibinde borcun nedeni olarak faturalar ve cari hesap açıklaması girilmiştir. Davacı yanca yazılı bir cari hesap sözleşmesi sunulmamıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. (6762 sayılı TTK’nın 87) maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddelerde cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır. Her ne kadar takip cari hesap alacağı adı altında başlatılsa da taraflar arasındaki ilişki açık hesap ilişkisidir.Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz. Taraflar arasındaki ilişkinin cari hesaba değil açık hesap ilişkisine dayalı olduğu anlaşılmış ve mahkememizce bu yönde yargılama sevk ve idare edilmiştir.Ticari satım sözleşmesinde satıcının görevi malı eksiksiz ve ayıpsız şekilde teslim etmek alıcının ödevi ise semeni ödememektir. Davacı ticari defterleri incelendiğinde davacının davalıdan 2.403.319,36 TL alacaklı olduğu görülmektedir.Davalı yan davaya cevap vermediği gibi talep edilmesine rağmen ticari defter ve dayanaklarını da ibraz etmemiştir. Davalıya ticari defter ve dayanaklarını ibraz etmemesi halinde karşı yanın muntazam tutulmuş ticari defterlerine göre karar verilebileceği hususu ihtar edilse de defterini sunmamıştır. Davacı şirket tarafından tanzim edilen faturaların elektronik ortamda “Temel Fatura” seçeneği ile “e-Fatura” olarak tanzim edildiği, Bilindiği üzere, elektronik fatura fe-Fatura) elektronik ortamda hazırlanan ve karşı tarafla paylaşılan bir fatura türü olduğu, E-Fatura sisteminde her iki tarafın da e-fatura kullanıcısı olmak durumunda olduğu, E- Fatura sisteminde “Temel e-Fatura” ve “Ticari e-Fatura” seçenekleri bulunduğu, Temel E-Fatura senaryosunda; fatura alıcısı faturayı kabul etmekle yükümlü olduğu, Alıcının “Temel e-Faturayı” sistem üzerinden reddetme seçeneği bulunmadığını, Red veya iadenin ancak harici yollarla fihtarname, iade fatura vb) gerçekleştirileceği, Dosya kapsamında davacı tarafından tanzim edilen faturaların davalı tarafından ret veya iade edildiğine ilişkin bir belgeye rastlanılmadığı gibi, davalı yanca bu hususta yazılı bir belge ibraz edilmediği, buna göre davacı tarafından tanzim edilen faturaların davalıya tebliğ edildiği, söz konusu faturaların davalı tarafından ret veya iade edilmediği ve kabul edildiği sonucuna varıldığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi 6102 sayılı TTK'nın 21. Maddesi ve bilirkişinin temel fatura, e-faturaya ilişkin yapmış olduğu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde davalının davacı yanca keşide edilen faturaları tebliğ almasına rağmen yasal sürede red iade etmediği, davacının davasında haklı olduğu, alacağın likit olduğu sonucuna varılmış denetime uygun bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş, likit asıl alacağa vaki haksız itiraz nedeni ile davalı icra inkar tazminatına mahkum edilmiş buna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-DAVANIN KABULÜNE,a-Davalının --------- İcra Müdürlüğünün ----------- E. Sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin 2.403.319,36 TL asıl alacak üzerinden devamına, B-Likit asıl alacağa vaki haksız itiraz nedeni ile asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 480.663,87 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, C- Asıl alacağa takip tarihinden alacak tamamen tahsil edilinceye kadar avans faizi uygulanmasına, Sair hususların gerekçeli kararda açıklanmasına, 2-Alınması gerekli 164.170,74 TL nispi harçtan davacı yanca yatırılan 29.026,09 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 135.144,65 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı ve 29.026,09 TL peşin harç olmak üzere toplam 29.641,49 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,4-Davacı tarafından yapılan 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.292,00 TL tebligat ve müzekkere masrafı olarak toplam 16.292,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 354.431,52 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Adalet bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair kısa karar, gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026