Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin banka ile kefil arasındaki ticari kredi ve müteselsil kefalet kaynaklı itirazın iptali ve borçlu olunmadığının tespiti karşı davasına ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Bir banka, ticari kredi borcunu ödemeyen dava dışı asıl borçlunun müteselsil kefili olan bir şirkete karşı başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatı ödenmesini talep ederken; davalı şirket, kefaletin yetkisiz temsilci tarafından imzalanması, bankanın yeterli ipotek teminatına sahip olmasına rağmen kefile başvurması ve sözleşmede faiz oranı belirtilmemesi gibi gerekçelerle kefaletin geçersiz olduğunu, borçlu olmadığını savunarak davanın reddini, takibin durdurulmasını ve karşı dava ile kendi lehine tazminat ödenmesini talep etmekte; mahkeme ise dava konusu sözleşmede yer alan bir kefil yönünden feri müdahale istemini kabul ederek davanın esasını incelemeye devam etmektedir.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████...DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR Y.TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,İDDİA :Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı banka ile dava dışı ... arasında 09.06.2020 tarihinde imzalanan genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalının sözleşmeyi kefil olarak imzaladığı, davalının müteselsil kefil olarak yer aldığı kullanılan kredinin geri ödemelerinin yapılmadığı, borcun ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve davalı kefile ihtarname keşide edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ancak, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına ve takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile dava dışı asıl borçlu arasında akdedilen 09.06.2020 tarihli 50.000.000 TL tutarlı kredi sözleşmelerinden dolayı davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davalı şirketin kredi sözleşmelerinden doğan kefaletinin geçersiz olduğunu, davacı bankanın elinde asıl borçlu tarafından verilmiş farklı ve çok değerli taşınmazlar üzerinde ipotekler bulunduğunu, alacağını tümüyle karşılayan rehinle temin edilmiş olmasına rağmen davacı bankanın kefile karşı takip yapmasının hukuka aykırı olduğunu, söz konusu ipoteklerin konulduğu taşınmazların değerlerinin kefillerin kefaletlerini de kapsayacak tutarda olduğunu, davacı bankanın ipotekleri munzam teminat olarak muhafaza ederek kefillerden haksız kazanç ele etme peşinde olduğunu, yapılandırma ile oluşan yeni kredi borcuna davalı şirketin kefil olarak imzasının bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmede faiz oranı belirtilmediğini, davacı banka faiz oranını tek taraflı olarak fahiş miktarda belirleyerek haklı görülmeyecek bir orana yükselterek borç bildirim ihtarı gönderdiğini belirterek, davalı şirkete karşı yöneltilen takibin durdurulmasına, haksız davanın ve icra-inkâr tazminatı talebinin reddine, %20 kötü niyet tazminatına aşağı olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-Karşı Davacı karşı dava dilekçesinde; dava dışı asıl borçlu ile davacı-karşı davalı arasındaki kredi çerçeve sözleşmesinde davalı şirketin müteselsil kefaletinin geçersiz olduğunu, takip dayanağı olarak gösterilen kredi çerçeve sözleşmesindeki kefaletin yetkisiz temsilci tarafından imzalandığından geçersiz olduğunu, takip dayanağı olarak gösterilen kredi çerçeve sözleşmesindeki yazıların da imzanın atıldığı tarihler de mevcut olmadığını, davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takip dosyasına dayanak gösterilen ve dava dışı şirkete kullandırılan kredilerin grup şirketlerin borcu olduğunu, davalı şirketle ilgili olmadığını, Davacı-Karşı Davalı banka tarafından usûlsüz ve kefalet sözleşmesinin kanunda emredici olarak sayılan geçerlilik şartına uyulmadan tanzim edilen kredi sözleşmesindeki müteselsil kefalet geçerli olmadığından, borçlu olmadıklarının tespitinin gerektiğini, Dava şartı arabuluculuk sürecinde bu talebin ileri sürüldüğünü ancak banka tarafından kabul edilmediğini belirterek, davalı şirketin 09.06.2020 tarihli 50.000.000 TL tutarlı kredi genel sözleşmesindeki müteselsil kefaletinin şekil şartlarına uyulmadan yapılmasının müteselsil kefaletinin şimdilik her bir GKS için 1.000,00-TL tutar üzerinden olmak üzere toplam 2.000,00-TL tutar üzerinden kefalet sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile iptaline, 09.06.2020 tarihli 50.000.000 TL tutarlı kredi genel sözleşmesine istinaden başlatılan ... Esas sayılı dosyasına konu edilen 484.871,69-TL tutarındaki alacaktan dolayı şimdilik 1.000-TL tutar üzerinden davalı şirketin davacı-karşı davalıya borçlu olmadığının tespitine, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalıya tazminat ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE :Dava,Davacı banka ile dava dışı ... arasındaki 09.06.2020 tarihinde imzalanan genel kredi sözleşmesinde davalının müteselsil kefil olarak yer aldığı kullanılan kredinin geri ödemelerinin yapılmadığı iddiasına dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizin █████/2024 tarihli duruşmasının 7 nolu ara kararı ile davalı vekilinin cevap dilekçesi ile talep edilen feri müdahale istemin yönünden davaya konu sözleşmede kefil olarak yer alan... yönünden feri müdahil isteminin kabulüne, diğer davalılar ile dosya kapsamındaki genel kredi sözleşmesi nedeniyle hukuki bağlantı bulunduğu belirlenemediğinden yasaya uygun olmayan feri müdahale isteminin reddine karar verilmiştir.Davalı-Karşı davacı vekili tarafından açılan davanın eldeki davadan tefrik edilerek Mahkememizin... esasına kaydedilerek yargılamanın işbu yeni esas üzerinden devamına karar verilmiş olup, Mahkememizce tesis edilen █████/2024 tarihli tensip tutanağı ile davacı vekiline 427,60 TL harcı yatırmak üzere 2 hafta kesin süre verildiği, eksik harcın belirtilen kesin süre içerisinde ikmal edilmemesi halinde HMK 150 maddesi kapsamında gerekli kararın dosya üzerinden verileceğinin ihtar edildiği, ihtarın davacı vekiline █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 2 haftalık kesin süre nazara alındığında davacı vekilinin süresinin █████/2024 tarihinde dolduğu ve dosyanın █████/2024 tarihinde işlemden kaldırıldığı, HMK'150. maddesi gereğince yasal üç aylık sürede yenilenmediği anlaşıldığından Mahkememizin █████/2024 Tarih, .... Sayılı dosyası ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. .... yevmiye nolu ihtarnamesi ve hesap ektresi olduğu, takibin borçluların süresinde yaptığı itiraz ile durduğu ve davanın İİK'nın 67. maddesine göre süresinde açıldığı görülmüştür.Taraflar arasında imzalanan sözleşmeye ilişkin yapılan incelemede, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu .... arasında, 09.06.2020 tarihli 50.000.000,00 TL tutarlı Kredi Çerçeve Sözleşmesisinin asaleten imzalandığı, Davalı şirketin söz konusu sözleşmeyi el yazısı ile ad soyad, kefalet tarihini "09.06.2020" olarak imzaladığı, kefalet tutarını "50.000.000,00 TL" olarak belirterek, kefalet türüne "müteselsil" yazarak imzalamak sureti ile dava dışı asıl borçlu şirketin davacı banka nezdinde bu kredi sözleşmesi tahtında kullandığı kullanacağı kredilere müteselsil kefalet verdiği, taraflar arasında imzalanan Kredi Çerçeve Sözleşmelerinin tamamında, Kefalet Sözleşmesi başlıklı maddesi altında; "17-Kefiller, müşteri ile Banka arasındaki tüm sözleşme maddelerini okuduğunu, bu maddelerin kendilerine de aynen uygulanacağı hususlarını kabul ve taahhüt ederler." düzenlemelerinin yer aldığı, yapılan tespitler doğrultusunda; davalı şirket tarafından verilen kefaletin; kefalet limiti, kefalet tarihi ve kefaletin müteselsil olduğu hususlarının kabul edilerek kefillerin el yazısı ile yazılmak sureti ile verildiğinin görüldüğü, bu kapsamda kefaletin imza tarihindeki 6098 sy. Borçlar Kanunu hükümlerine uygun olarak tesis edildiği dava dışı ... Parselde kayıtlı 1 nolu bağımsız bölüm" deki taşınmazını, dava dışı asıl borçlu ...'nin namına açılmış ve açılacak bilcümle kredilerden...doğmuş ve doğacak nakdi/gayrinakdi tüm borçlarının teminatı olarak 5.000.000,00 TL tutarında fekki bankaca bildirilinceye kadar 1.dereceden 22.09.2022 tarihinde ... yevmiye numarası ile davacı bankaya ipotek ettiği görülmüştür. Davacı banka tarafından .... ile akdedilen kredi sözleşmelerine istinaden kullandırılan kredilerden kaynaklı 16.10.2023 tarihi itibariyle asıl alacak ve ferileri olmak üzere toplam 417.346,06 TL nakit borç bulunduğu, diğer muhatapların müşterek/müteselsil kefil olarak kefalet limitleri kapsamında kendi temerrütleri ile sorumlu oldukları, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla nakit borçların 1 gün içinde ödenmesi/depo edilmesi, takibe geçilmesi halinde temerrüt faizi, faizin gider vergisi ve sair yasal ferilerin ile birlikte tahsili için yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, dava dışı asıl borçlu ....'ye 24.10.2023 tarihinde teslim edildiği, ihtarda ödeme için tanınan 1 günlük sürenin 25.10.2023 Çarşamba günü hitamı ile dava dışı asıl borçlunun 26.10.2023 Perşembe günü temerrüte düştüğü, davalı kefil ...'nin elektronik posta adresinde 25.10.2023 tarihinde okunduğu, ihtarda ödeme için tanınan 1 günlük sürenin 26.10.2023 Perşembe günü hitamı ile davalı kefilin 27.10.2023 Cuma günü temerrüte düşürüldüğü anlaşılmıştır. Mahkememizce sözleşmenin yapıldığı banka şubesinde inceleme yapılarak; dava konusu kredi sözleşmesi kapsamında takip tarihi itibariyle davalıların borcu bulunup bulunmadığı ve miktarı konusunda bilirkişi raporu alınmış bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve ek raporlarda; dava dışı asıl borçlu ...'nin davacı banka nezdinde kullanmış olduğu, ticari kredili mevduatın 28.02.2023, 31.03.2023, 30.04.2023, 31.05.2023, 30.06.2023, 31.07.2023, 31.08.2023 ve 30.09.2023 tarihlerinde tahakkuk eden devre faiz ve vergi tutarlarının ödenmediği, ekstrelerde söz konusu krediler için ihtarnamede ödeme için verilen süre zarfında herhangi bir ödeme tespit edilemediği, kat tarihi itibariyle davacı bankanın, dava dışı asıl borçlu.... 'den olan alacağını talep etme hakkının doğduğunun değerlendirildiği, dava dışı asıl borçlu ....'nin ihtarda ödeme için tanınan 1 günlük sürenin 25.10.2023 Çarşamba günü hitamı ile dava dışı asıl borçlunun 26.10.2023 Perşembe günü temerrüte düştüğü, davalı kefil ....'nin elektronik posta adresinde 25.10.2023 tarihinde okunduğu, ihtarda ödeme için tanınan 1 günlük sürenin 26.10.2023 Perşembe günü hitamı ile davalı kefilin 27.10.2023 Cuma günü temerrüte düştüğünün hesaplandığı, yapılan tespitler doğrultusunda; 419.223,79 TL asıl alacak, 33.963,88 TL işlemiş faiz, 1.698,18 TL BSMV, 6.858,98 TL masraf olmak üzere toplam 461.744,84 TL davacı bankanın takip tarihi itibarıyla olan alacağının 419.223,79 TL asıl alacak, 33.963,88 TL işlemiş faiz, 1.698,18 TL BSMV, 6.858,98 TL masraf olmak üzere toplam 461.744,84 TL olarak hesaplandığı, Mahkeme tarafından takibin devamı gerektiği takdir edilecek olur ise; 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 26/3. Maddesi uyarınca ... tarafından açıklanacak kredi kartı/kredili mevduat işlemlerinde uygulanacak azami gecikme (temerrüt) faiz oranı %56,64 üzerinden (değişen oranların uygulanması kaydıyla) işleyecek faiz ve bsmv'si ile birlikte ödenmesi gerektiğinin değerlendirildiği, takip tarihinden sonra tahsilat tespit edilemediği, bildirilmiştir. Bilirkişi raporu dosya kapsamı, sözleşme ve yerleşik yargı kararlarına uygun olarak hazırlanmış olduğundan hükme esas alınmıştır. Bununla birlikte davalı vekili davacı banka ile tüm kefiller ile yapılmış olduğu sözleşmesinin sunulduğu, bu sözleşmeye müvekkilinin kefaleti geçersiz hale geldiğini savunmuştur. Yapılan değerlendirme ile; 26.03.2024 tarihli protokol incelendiğinde tarafların davacı banka ile dava dışı ... olduğu, protokolün mahiyetinin ipotekli taşınmaz maliki ile ... kapsamında imzalanmış olduğu, borçlu firma ve davalı kefilin de yer aldığı kefillere değinildiği, borcun tahsil ve tasfiyesine yönelik koşulları düzenlediği, borcun ertelendiği ve yenilendiği anlamına gelmediği, borç tamamen ödeninceye kadar mevcut sözleşmelerdeki kefalet ve diğer teminatların devam ettiği belirtilmiş, protokol kapsamında davacı bankaya takip ve dava tarihi itibariyle yapılmış ödeme tespit edilemediği, davacı bankanın 31.10.2024 tarih ve... ile Bankamız arasında imzalanan yapılandırma protokolünün bulunmadığı, ipotekli taşınmaz maliki (sıfatıyla) ... ile imzalanan fakat yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle feshedilen/geçersiz hale gelen protokol yazımız ekinde sunulmuştur." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmış olup davalı vekilinin itirazları yerinde görülmemiştir. Toplanan kanıtlar birlikte değerlendirildiğinde davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... arasında arasında imzalanan ve davalı ... şirketinin müteselsil kefil sıfatıyla imazalamış olduğu sözleşmeler nedeniyle davalı tarafından kullanılan kredinin geri ödemelerinin yapılmadığı, davaya konu Kefalet Sözleşmesi'nin 17. "Kefiller, müşteri ile Banka arasındaki tüm sözleşme maddelerini okuduğunu, bu maddelerin kendilerine de aynen uygulanacağı hususlarını kabul ve taahhüt ederler." maddesinin bulunduğu, kullanılan kredili mevduat hesabı borcunun ödenmemesi üzerine hesap kat edilerek borçlulara tebligat çıkarıldığı, davalı borçlunun kefilin █████/2023 tarihinde temerrüde düştüğü esas alınarak, icra takip tarihi itibariyle bilirkişi tarafından hesaplanan miktarlarda kredi borcunun bulunduğu belirlenmiştir. Bilirkişi raporu sözleşme, bankacılık uygulaması ve yargı kararlarına uygun olarak hazırlanmış, temerrüt ve faiz oranı doğru olarak belirlendiğinden hükme esas alınmıştır. Davalı yanca sunulan dava dışı kişi ile davacı banka arasındaki protokolün borcun yenilenmesi niteliği taşımayıp borcun ödenmesi kapsamında sona ereceğinin düzenlendiği buna karşılık kredi borcunun alınana bilirkişi raporu doğrultusunda devam ettiği anlaşılmakla açıklanan nedenlerle bilirkişi raporunda hesaplanan tutarlar yönünden davanın kısmen kabulüne, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : 1-Davanın kısmen kabulüne, ... sayılı icra dosyasında takibe itirazın kısmen iptali ile takibin 419.223,79 TL asıl alacak, 33.963,88 TL işlemiş faiz, 1.698,18 TL BSMV, 6.858,98 TL masraf olmak üzere toplam 461.744,84 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 56,64 oranında... tarafından açıklanan kredili mevduat işlemlerinde uygulanacak değişen temerrüt faizi oranları ve BSMV ile birlikte takibin devamına Fazlaya ilişkin istemin reddine Hükmolunan alacağın % 20’si oranında hesaplanan 92.348,96 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-a-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 73.879,17 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, b-Reddedilen kısım yönünden davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden hesaplanan takdiren 23.126,85 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Alınması gerekli 31.541,79 TL harçtan peşin alınan 5.856,04 TL'nin düşümü ile bakiye 25.685,75 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,6- Davacı tarafından dava açılırken ödenen 5.856,04 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı ve 60,80 TL vekalet harcı, 2.424,36 TL derkenar harcı olmak üzere toplam 8.768,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Davacı tarafından yapılan, 3.000,00 TL bilirkişi gideri, 1.450,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 4.450,00 TL'den kabul ve red oranına göre hesaplanan 4.237,75 TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE,9-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar anlaşamadıklarından, Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2 maddesi uyarınca Bakanlık bütçesinden karşılanan 4.000,00 TL arabuluculuk ücretinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.809,21 TL'sinin davalından, 190,79 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .. açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025...