Yasa dışı bahis suçunda, hukuka aykırı arama ve usulsüz gizli soruşturmacı delilleriyle kurulan mahkûmiyet hükmünün, Anayasa ve CMKya aykırılık nedeniyle bozulması.
Özet: Yasa dışı bahis oynatıldığı iddiasıyla yapılan operasyonda sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmü, geçerli bir arama kararı veya savcılık emri olmaksızın elde edilen delillerin hukuka aykırı bulunması; ayrıca, yasalarda sınırlı olarak sayılan suçlardan olmayan bu eylem için hukuka uygun gizli soruşturmacı görevlendirmesi yapılmadan elde edilen kanıtların da geçersiz sayılması nedeniyle, Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca hukuka aykırı delillere dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı gerekçesiyle bozulmuştur.
7. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.
SUÇ : 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans
Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
11.09.2015 tarihinde Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Ahlak Kumar ekibinin aldığı bir ihbara istinaden yaptığı çalışmada ... mah. ... sokak... .../.... adresinde yasa dışı bahis oynatıldığının tespit edildiği, adrese gelinerek masa başındaki şahsa daha önceden seri numarası alınmış para verilerek bahis oynatıp şahsın kupon düzenlenmesi üzerine, Polis tanıtma kartlarının gösterildiği ve suçun işlenmesinde kullanıldığı değerlendirilen eşyaların geçici olarak muhafaza altına alındığı anlaşılan olayda;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 116. ve 119. maddelerinde arama kararının hangi hallerde ve ne şekilde alınacağı kanun koyucu tarafından açıkça düzenlenmiş olup, mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen materyallerin yasak delil niteliğinde olduğu, harddisk üzerinde
yapılan incelemede atılı suçun işlendiğine dair deliller ele geçirilmesinin sonucu değiştirmeyeceği, öte yandan gizli soruşturma görevlendirilmesinin usul ve esaslarının düzenlendiği 5271 sayılı Kanun'un 139/7. maddesinde gizli soruşturmacı görevlendirilebilecek suçların sınırlı olarak sayıldığı, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı suça ise anılan maddede yer verilmediği, kaldı ki bahsi geçen maddede öngörülen usule de uyulmadığı, bu itibarla hukuka uygun şekilde görevlendirilmiş gizli soruşturmacı olmayan kolluk görevlilerinin bu suretle elde ettiği deliller de hukuka aykırı olduğundan hükme esas alınamayacağı nazara alındığında, Anayasanın 38/2, 5271 sayılı Kanun'un 206/2-a, 217/2 ve 230/1. maddelerine göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilerek, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!