8. Hukuk Dairesi, orman vasfıyla tescilli kadastro parselinin sınır tespiti ve tapu kaydı kapsamına ilişkin eksik inceleme nedeniyle bozulan kadastro mahkemesi kararının düzeltme talebi üzerine yeniden değerlendirilmesini incelemiştir.
Özet: Bu hukuki evrak, bir kısmı orman olarak tespit edilen geniş bir taşınmaz üzerinde, eski tapu kayıtlarına dayalı hak iddiaları ile köy tüzel kişiliği ve diğer davacılar arasında çıkan müdahalenin önlenmesi talepli bir kadastro davasını ele almaktadır. İlk derece mahkemesinin davanın reddine karar vermesinin ardından, temyiz incelemesinde kararın, eksik inceleme, delil takdirinde hata, uzman raporlarındaki çelişkiler ve taşınmazın geçmiş niteliği ile komşu parsellerin durumunun yeterince araştırılmaması gerekçeleriyle bozulduğu belirtilmiştir. Yargıtay, özellikle eski tapu kayıtlarının zeminde uygulanması, detaylı keşif, uzman bilirkişi raporları ve bölgesel kadastro verilerinin kapsamlı bir şekilde incelenerek uyuşmazlığın esaslı bir şekilde çözüme kavuşturulması gerektiğini vurgulamıştır.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ███████ K. İlk Derece Mahkemesi kararının birleşen dosyanın davacısı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.05.2025 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.Dairemizin onama ilamına karşı birleşen dosyanın davacısı ... ve arkadaşları vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. .. ili . ilçesi .. köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 4. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 01... parsel sayılı 19.489.738,37 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına 22.07.2011 tarihinde tespit edilmiştir.2. Asıl dosyanın davacısı .. Köyü Tüzel Kişiliği vekili dava dilekçesinde; davalıların 01.10.1938 tarihli ve 5 sıra numaralı tapularının kapsamı dışında kalan ve müvekkili olan davacı köye ait mera ve otlakiyeye müdahale ettiklerini belirterek, davalıların müdahalelerinin önlenmesini talep etmiş ve bilahare 26.05.1995 tarihli celsede davalı ... hakkındaki davadan feragat etmiştir.3. Birleşen dosyanın davacısı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; 01.10.1938 tarihli ve 5 sıra numaralı tapu kaydı ile müvekkilerine ait taşınmaz içerisinde bulunan suya davalı köyün hukuka aykırı olarak el attığını belirterek, davalının müdahalesinin önlenmesine ve boru ve başkaca tesislerin kal'ine karar verilmesini talep etmiştir.4. Yargılama devam ederken taşınmazın bulunduğu yörede yapılan kadastro çalışmalarında dava konusu taşınmaz hakkında 1 01... parsel numarasıyla kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Kadastro Mahkemesine gönderilmiş ve yargılama devam ederken ... ve Hazine davaya dahil edilmiştir. II. CEVAPDavalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuşlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 24.03.2015 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile, davanın reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı birleşen dosya davacıları vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.04.2017 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla, "... İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma ile delillerin takdirinde de hataya düşülerek karar verildiği, keşfe katılan ... bilirkişisinin dava konusu taşınmazın 1979 tarihli memleket haritasında ibreli ve yapraklı ağaçlar rumuzu taşıyan orman alanında kaldığını beyan etmişse de rapordaki memleket haritası çakıştırmasına göre dava konusu taşınmaz açık alanda kaldığı, yine aynı raporda, dava konusu taşınmazın orman içi açıklık olduğu belirtilmişse de .. köyü kadastro çalışma alanı sınırında bulunan taşınmazların tespiti için kenarlaştırılmış krokinin getirtilmediği ve bu parsellerin niteliğinin araştırılmadığı açıklanarak, dava konusu taşınmaz .. köyü çalışma alanı ile . köyü çalışma alanının sınır olduğu mevkide kaldığından dava konusu taşınmaza komşu taşınmazları gösterir .. köyü ile .. köyü kenarlaştırılmış kadastro paftası örneği ve dava konusu taşınmaza komşu olup .. köyü sınırları içinde kalan taşınmazların ada ve parsel numaraları tespit edilerek bu taşınmazlara ait kadastro tespit tutanak örnekleri ile kadastro sonucu oluşan tapu kayıtlarının ve varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları ile davalı iseler dava dosyalarının, tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise ilgili Mahkeme hükümleri getirtilerek önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen bilirkişisi marifetiyle yapılacak keşifte taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; birleşen davanın davacılarının dayandığı 01.10.1938 tarihli ve 5 numaralı tapu kaydının sınırları tek tek okunmak suretiyle zeminde gösterilmesinin sağlanması, yerel bilirkişilerce bilinemeyen ve gösterilemeyen sınırlar konusunda taraflara tanıkla kanıtlama olanağının sağlanması, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu taşınmazlara ait kadastro tutanakları ve dayanağı belgelerle denetlenmesi, uzman fen bilirkişisine yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği nokta ve sınırların işaretlendiği, keşfi izlemeye elverişli ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilerek tapu kaydının kapsamı ve 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanması; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğunun düşünülmesi; hâkim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmesi; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planı fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; dava konusu taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması, açıklanan yöntemlerle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, birleşen davacıların dayandığı 01.10.1938 tarihli ve 5 numaralı tapu kaydının doğusu: ".. Deresi ve ormanlık saha", kuzeyi; ".. Yaylası", batısı: ".. Boğazının altındaki büyük sivri taş", güneyi: "...deresinden gelen çayır ortasındaki hark" okumakta olup gayri sabit hudutlu olan tapu kaydının miktarı ile geçerli olduğunun kabul edilmesi, orman içi açıklıkların tapu kaydı ile kazanılabileceği de nazara alınarak ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması ..." gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanun'un 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 tarihli ve █████ Esas-Karar; 14.03.1989 tarihli ve █████ Esas-Karar ve 13.06.1989 tarihli ve 7/25 Esas-Karar sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğu, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; bozma öncesi alınan orman ve ziraatçi bilirkişi raporlarında, bozma sonrası alınan orman bilirkişi raporunda asıl dosya davalısı-karşı dosya davacısının talep ettiği kısmın öncesinin orman olduğu, orman toprağı karakteri taşıdığı, memleket haritası ve hava fotoğraflarında ve orman meşçere haritalarında orman olarak göründüğü, orman içi açıklık niteliğinde olduğundan tapu veya zilyetlik yoluyla bu yerlerin özel mülkiyete konu edilemeyeceği ..." gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine, .. ili .. ilçesi .. köyü 1 01... numaralı parselin tespit gibi orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.V. TEMYİZİlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı birleşen dosya davacıları vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 12.05.2025 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiş ve iş bu karara karşı birleşen dosyanın davacısı ... ve arkadaşları vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.VI. KARAR DÜZELTMEDava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve birleşen dosya davacılarının ibraz ettiği tapu kayıtlarının taşınmaza uyup uymadığı noktasında toplanmaktadır. Dairemizce, temyiz incelemesi neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiş ise de, hükmüne uyulan önceki bozma ilamında "... taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, birleşen davanın davacılarının dayandığı 01.10.1938 tarihli ve 5 sıra numaralı tapu kaydının doğusu: ".. Deresi ve ormanlık saha", kuzeyi; ".. Yaylası", batısı: ".. Boğazının altındaki büyük sivri taş" güneyi: "..deresinden gelen çayır ortasındaki hark" okumakta olup gayri sabit hudutlu olan tapu kaydının miktarı ile geçerli olduğunun kabul edilmesi, orman içi açıklıkların tapu kaydı ile kazanılabileceği..." hususuna değinilmiş olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince, hatalı değerlendirme ile taşınmazın orman içi açıklık niteliğinde olup tapu ile edinilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporunda, en eski tarihli hava fotoğraflarına göre dava konusu taşınmazın orman içi açıklık niteliğinde olup tapu kaydının taşınmaza uyduğu ve tapu kaydının sabit hudutlu olmadığı, bu nedenle miktarıyla geçerli olduğu ve tapu kaydının miktarı kadar olan yerin (C) harfiyle gösterildiği anlaşılmaktadır.Bu durum karşısında, hükme esas alınan bilirkişi raporunda miktarıyla geçerli tapu kaydının kapsamı olarak gösterilen (C) harfli taşınmaz bölümü yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın tümden reddedilmiş olması hatalı olup, temyiz incelemesi sırasında İlk Derece Mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerektiği halde maddi hata sonucu hükmün onandığı anlaşıldığından, karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin onama kararının kaldırılmasına ve yukarıda belirtilen gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.VII. KARARYukarıda açıklanan sebeplerle, birleşen dosya davacıları vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 12.05.2025 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.