Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin uluslararası taşımacılıktan kaynaklanan faturaya dayalı alacak davasında yetki ve esasa ilişkin istinaf kararı.
Özet: Uluslararası taşımacılık hizmetinden kaynaklanan 22.500 USD tutarındaki navlun alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının haksız itiraz etmesi üzerine davacı şirket tarafından açılan alacak davasında, davalı yetki itirazı ile birlikte borcun 19.000 USDlik kısmını ödediğini, kalan 3.500 USD için alıcı firma ile anlaşma sağlandığını ve borçtan kurtulduğunu savunmuş; ilk derece mahkemesi, taşımacılık CMR hükümlerine tabi olsa da navlun alacaklarının CMRde düzenlenmediği ve bu nedenle iç hukuk kurallarının uygulanması gerektiği değerlendirmesiyle uyuşmazlığı incelemeye devam etmiştir.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2026
NUMARASI : ... Esas-... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI: ...
VEKİLİ : Av...
DAVALI : ......
VEKİLİ : Av...
DAVA : Alacak
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : █████/2026
YAZIM TARİHİ : █████/2026
Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas -... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA: Davacı vekili, taraflar arasında uluslararası taşımacılık konusunda anlaşma yapıldığını, müvekkil şirketin bu anlaşma kapsamında taşıma işini gerçekleştirdiğini ve 28.04.2022 tarih, 22.500,00 USD bedelli faturayı davalı şirkete gönderdiğini, davalının bu faturayı ödemekten imtina ettiğini, başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini, davalının icra takibiyle borçtan haberdar olması nedeniyle temerrüde düştüğün ileri sürerek, davanın kabulü ile davalının 22.500,00 USD ( 895.725,00 TL) alacağının fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme emrinin tebliğ edildiği 16.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek USD kamu bankalarınca ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirketin davanın açıldığı tarihte Konya İlinde faaliyet gösterdiğini, dolayısıyla HMK'nın 6/1. maddesi gereğince genel yetkili mahkemenin Konya Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafça başlatılan icra takibine hem yetki hem de esasa ilişkin süresinde itiraz edildiğini, bu itiraz sonrası davacı tarafın Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosu nezdinde başlattığı zorunlu arabuluculuk sürecinde yapılan yetki itirazının, Küçükçekmece ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... E.- ... K. sayılı kararı ile haklı bulunarak yetkisizlik kararı verildiğini, arabuluculuk sürecinin Konya Arabuluculuk Bürosu nezdinde tamamlandığını, dolayısıyla uyuşmazlığın çözüm yeri olarak Konya İlinin belirlenmesinin usulî bir durum teşkil ettiğini, yetki kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğunu ve mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiğini, davacı tarafın iddia ettiği 22.500 USD tutarındaki alacak talebinin haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirketin davacıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı arasında geçmişte yapılan ticari ilişkinin uluslararası taşımacılık hizmeti üzerine kurulduğunu, müvekkili tarafından 28.04.2022 tarihinde davacı şirketin hesabına 19.000 USD tutarında ödeme yapıldığını, kalan 3.500 USD'lik bakiye alacak hususunun ise, alıcı firma tarafından ödeneceği konusunda taraflar arasında mutabakat sağlandığını, bu mutabakat çerçevesinde müvekkilinin borç ilişkisinden tamamen kurtulduğunu, davacının kendi iradesiyle kabul ettiği bir mutabakatı yok sayarak dava açmasının dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin ödeme dekontlarının mevcut olduğunu, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla müvekkilin ve davacının banka hesap hareketlerinin celbi ile tarafların ticari defterlerinin karşılıklı incelenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin hiçbir borcu bulunmamasına rağmen davacının icra takibi başlatması ve dava açmasının kötü niyet göstergesi olduğunu, müvekkilinin ticari itibarı ve mali düzeninin bu haksız dava sebebiyle zarar gördüğünü savunarak, öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesini, davanın esastan da reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, "...Tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde; taraflar arasında uluslararası taşıma işi sebebiyle ticari ilişki bulunduğu, davacının düzenlediği fatura bedelinin karşılığını alamadığından bahisle iş alacak davasını dermeyan ettiği, davalının yetki itirazında bulunduğu, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı doyası üzerinden dava konusuna Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanamayacağı bunun yerine CMR Konvansiyonu madde 31'e ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğinden yetkisizlik kararı verildiği görülmüştür.
Dosya içerisinde tarafların aralarında olan sözleşmeye ilişkin herhangi bir yazılı belge bulunmadığı, davacının sunmuş olduğu fatura açıklamasında "KONYA TAŞKENT NAVLUNU" şeklinde açıklama bulunduğu, her ne kadar dava konusu alacağın sebebini teşkil eden taşıma ilişkisi CMR hükümlerine tabi ise de CMR Konvansiyonu'nda navlun alacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığından bu yöne ilişkin ihtilaflarda iç hukuk kuralları uygulanması gereklidir (Y.11.HD, ██████████ E, ████████ K, 18.01.2016 T).
Taraflar arasındaki taşıma ilişkisi sabit görüldüğünden bu taşıma ilişkisinden kaynaklı navlun alacağının tahsili hususunda hangi yer mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğu yukarıda açıklandığı üzere iç hukuk kuralları uyarınca belirleneceği, dava konusunu navlun alacağının tahsili istemine ilişkin olup navlun alacağı para borcu olması hasebiyle Türk Borçlar Kanunu madde 89 hükümleri gereğince alacaklının ifa zamanındaki yerleşim yerinin mukim bulunduğu yerde ödenmesi gerektiği gibi Hukuk Muhakemeleri Kanunu 10. madde uyarınca sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa yerinde de dava ve takip yapılabileceği gözetildiğinde davacının merkezinin bulunduğu İstanbul Mahkemelerinde görülmesine engel bir durum bulunmamakta olup belirtilen sebeplerle karşı yetkisizlik kararı vermek gerekmiş... " gerekçesiyle, yetkili mahkemenin Bakırköy .... Asliye Ticaret mahkemesi olması ve mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkilinin faturadan kaynaklı alacağı için Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açtıkları davada, mahkemenin davalının yetki itirazını kabul ederek yetkili mahkemenin Konya Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verdiğini, bu kararın yargılamanın uzamaması için istinaf edilmeyerek kesinleştiğini ve dosyanın Konya Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiğini, ancak, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin de yetkisizlik kararı verdiğini, mahkemeler arasında yetki sorununun çözümü için bu kararı istinaf ettiklerini, Konya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararında taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, davacının sunduğu faturada "Konya Taşkent Navlunu" açıklaması bulunduğunu, dava konusu alacağın sebebini teşkil eden taşıma ilişkisinin CMR hükümlerine tabi olmasına rağmen CMR Konvansiyonu'nda navlun alacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığından iç hukuk kurallarının uygulanması gerektiğini, Türk Borçlar Kanunu madde 89 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 10 uyarınca davacının merkezinin bulunduğu İstanbul Mahkemelerinde davanın görülmesine engel bir durum olmadığına hükmettiğini, bu karara katılmadıklarını, yargılamanın daha fazla uzamaması için CMR Konvansiyonu'nun 31. maddesi gereğince davanın Konya Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, alacak istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçe ile yetkisizlik kararı verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın ''Yetki itirazının ileri sürülmesi'' başlıklı 19. maddesinde '' (1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.
(2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.
(3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir.
(4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.'' hükmü düzenlenmiştir.
HMK'nın ''Görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler'' başlıklı 20. maddesinde de ''(1) Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır ve görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemece bu konuda resen karar verilir.
(2) Dosya kendisine gönderilen mahkeme, kendiliğinden taraflara davetiye gönderir.'' düzenlemesi bulunmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Davacı tarafça işbu davanın öncelikle Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açıldığı, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.12.2025 tarih, ... E-... K. sayılı ilamı ile, davalının yetki itirazının kabulüne, yetkili mahkemenin Konya Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle mahkemenin yetkisizliğine karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmeksizin 14.04.2026 tarihinde kesinleştiği ve somut uyuşmazlık yönünden kesin yetki kuralının uygulanmasını gerektirir bir durumun da bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemenin yetkili hale geldiği nazara alınarak işin esasının incelenmesi gerekirken, anılan husus göz önünde bulundurulmaksızın yetkisizlik kararı verilmesi yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!