Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, marka tescil başvurusunun iltibas nedeniyle reddi üzerine YİDK kararının iptali davasının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı şirketin tescil başvurusunda bulunduğu markanın, davalı kurum tarafından davalı şirket markaları ile iltibas teşkil ettiği gerekçesiyle kısmen reddedilmesi üzerine açılan davada, ilk derece mahkemesi, markaların görsel ve işitsel olarak benzer olmadığı, ortak kelimenin ayırt edici niteliğinin düşük olduğu, başvuru markasının bütününde farklı bir terip tarzı ve ön plana çıkan unsurlar içermesi nedeniyle tüketicilerde karıştırılma veya ilişkilendirilme ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptaline hükmetmiş, bu karara davalılar tarafından itiraz edilmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: ████████ - █████████ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ : █████/2023NUMARASI : ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU : YİDK Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2023 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili firmanın 16.08.2021 tarihinde ███████████ başvuru numaralı “...” ibareli marka için tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı kurum tarafından müvekkilinin davaya konu markasının, ██████████, ██████████, ██████████ sayılı davalı şirket markaları ile iltibas teşkil eder derecesinde benzer görüldüğünü ve başvurusunun kısmen reddedildiğini, ancak söz konusu kararın hatalı olduğunu, markaların iltibas derecesinde benzer olmadığını, ...'nda tescilli başkaca “...” ibareli markaların mevcut olduğunu, tarafların farklı alanlarda iştigal ettiklerini ileri sürerek, YİDK'in 2023-M-3634 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı başvurusu ile davalının redde mesnet markaları arasında bağlantı kurulması ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açabilecek düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.Davalı Şirket vekili, davacı başvurusu ile müvekkili markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, başvuru markasına eklenen "..." ibaresinin, ilgili markanın tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmadığını, müvekkiline ait markaların, tüketiciler nezdinde yüksek bir bilinirliğe sahip olduğunu ve tanınmış marka statüsünde değerlendirilmesi gerektiğini, "..." ibareli dava konusu markanın tescil edilmesi halinde haksız rekabetin söz konusu olacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu marka bir bütün olarak “...” ibaresinden oluşurken, davalıya ait redde mesnet markaların esas unsurunun ise “...” ibaresinden oluştuğu, taraf markalarının ortak olarak “...” kelimesini içerdiği, ortak olarak işaretlenen bu kelimenin tüm emtialar için anlamlı bir kelime olduğu, fakat “...” ibaresinin tescilli bir marka olduğu da gözetildiğinde, ayırt edici niteliğinin düşük olarak kabul edilmesi gerektiği, görsel ve işitsel olarak yapılan değerlendirmede taraf markalarının benzer olmadığı, dava konusu markada “...” ve “...” ibarelerinin farklı bir tertip tarzı ile bir araya getirildiği ve bütün olarak bakıldığında davalının redde mesnet markalarından uzaklaştığı, dava konusu markada bir bütün olarak "..." sözcüğünün ilk bakışta algılanan unsur olduğu, dava konusu markada “...” kelimesinin ön plana çıkarılmadığı, "..." sözcüğüne göre arka planda kaldığı, dava konusu markada yer alan kelimelerin/ibarelerin bir araya getirilişlerinin orijinal olması, bütün olarak bakıldığında dava konusu markanın davalı markalarının imajından uzaklaşması, taraf markalarında ortak olarak yer alan “...” kelimesinin orijinal bir ibare olmayıp, hali hazırda anlamı olan bir kelime olması, tüketicinin taraf markalarını aynı/aynı tür ya da benzer ürünler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün bulunması, taraf markalarında aynı/aynı tür/benzer olarak yer alan emtiaların genel olarak bilinç düzeyi yüksek ve/veya makul seviyede bilinç ve dikkat düzeyine sahip tüketiciler olduğu da gözetildiğinde taraf markalarının birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunmaması nedeniyle somut olay bakımından markaların karıştırılması/ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı olan nispi tescil engeline ilişkin şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2023-M-3634 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, dava konusu “...” ibareli başvuru ile redde mesnet asli unsuru “...” olan kısmi ret gerekçesi markaların bağlantı kurulması ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzer olduklarını, mahkeme tarafından aksi kanaatle markaların benzer olmadığı tespit edilmiş ise bu değerlendirmenin kabulünün mümkün bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Şirket vekili, marka görsellerinden de anlaşılacağı üzere davacının markasının müvekkili markalarıyla benzer olup aynı sınıflardaki mal ve hizmetleri kapsadığını, davacının iddialarının aksine markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, davalı Kurumun geçmiş kararlarının da bu doğrultuda olduğunu, markaya ayırt edicilik katmayan farklılıkların benzerlik incelemesinde dikkate alınmaması gerektiğini ve markalar arasındaki yüksek benzerliği bertaraf etmeyeceğini, somut olayda da dava konusu başvurunun müvekkili markalarından ayrışmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediliğinin düşük olduğu ve başvuruda bu ibare öne çıkarılmadığı gibi tertip tarzı itibariyle de dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı anlaşılmakla, davalılar ... ile ...Pazarlama Ticaret Anonim Şirketi vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar ... ile ...Pazarlama Ticaret Anonim Şirketi vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca davalı kurum ve davalı şirketten ayrı ayrı alınması gereken 732,00'er-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 427,60'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davalı kurum ve davalı şirketten ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026 BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.