Mera olarak tescilli parselin yüz yılı aşkın süredir fındık tarımı yapılan bölümünün özel mülkiyet iddiasıyla tapuya tescili ve kadastro kaydının iptali istemli yargı kararı.
Özet: Davacının, kadastro sırasında mera olarak belirlenen bir taşınmazın altı dönümlük kısmının, yüz yılı aşkın süredir fındık tarımı yapılan ve atalarından miras kalan özel mülkiyeti olduğunu iddia ederek mera vasfından çıkarılıp adına tescilini talep ettiği davada, davalılar taşınmazın kadimden beri mera niteliğinde olduğunu, resmi tespitlerle mera siciline kaydedildiğini, daha önceki benzer davaların davacı aleyhine sonuçlandığını veya yargılamalarının devam ettiğini ileri sürerek davanın reddini veya hazine adına tescilini savunmuş olup, ilk derece mahkemesi tarafları ve konusu aynı olan başka bir dava dosyasını incelemiştir.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon Kadastro Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., 2025/2 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, .. ili .. ilçesi .. köyü çalışma alanında bulunan 1 21... parsel sayılı 26.743,12 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; .. ilçesi .. köyünde bulunan 1 21... parsel sayı1ı 80,738,24 metrekarelik taşınmazın mera parseli olarak tespit edildiğini, taşınmaz içerisinde zeminde sınırları sabit, fındıklık vasfında tahminen altı dönüm miktarındaki yerin müvekkili olan davacıya ait olduğunu, davacının miras bırakanları ile birlikte dava konusu taşınmazda yüz yıldan fazla süreli zilyetliğinin bulunduğunu, taşınmazın kadim mera niteliğinde olmayıp sahipli ve özel mülkiyete konu olduğunu, sınırlarının sabit olduğu ve sınır ihtilafının söz konusu olmadığını, taşınmazda çok uzun yıllardan beri fındık tarımı yapıldığını, üzerinde yaşlı fındık ve meyve ağaçları olduğunu, taşınmazın hayvan otlatmaya elverişli toprak yapısının bulunmadığını, taşınmazın bakım, imar ve ihyasının müvekkili tarafından yapılmakta ve fındık ürününün müvekkili tarafından toplanmakta olduğunu, taşınmaza davacı dışında başka kişilerin girip taşınmazdan yararlanmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, .. ilçesi .. köyü 1 21... parsel sayılı mera parselinin tapu kaydının iptali ile keşifte gösterilecek sınırları sabit tahminen altı dönüm miktarındaki kısmının mera parselinden ayrılarak davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kuruma karşı açılmış davayı kabul etmediğini, açılan davada davacının hiçbir haklılık payının olmadığını, davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği taşınmazın kadimden beri mera olarak kullanıldığını, dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında mera komisyonu tarafından incelenip kadimden beri mera olduğunun tespit edilip, kadastro tutanaklarına geçirilip tapuya mera olarak tescil edildiğini, bu kısmın mera olduğunun mahkeme kararı ile de tespit edildiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde dava konusu taşınmaza ilişkin .. Kadastro Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasında kadastro tespitinin iptali davası açılmış olduğunu, söz konusu davanın davacı taraf aleyhine sonuçlandığını ve davacı tarafın temyiz süresini kaçırması nedeniyle söz konusu kararın davacı aleyhine kesinleştiğini, davada yer alan diğer davacılar tarafından yapılan temyiz sonucunda kararın bozulduğunu ve yargılamasının devam ettiğini, ilgili mahkemece henüz dava konusu taşınmazın mera vasfında olduğunun belirlenemediğini, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2. Davalı .. temsilcisi cevap dilekçesinde; tescil davalarında Hazinenin hasımlığının kanundan doğma bir mecburiyet olduğunu, davacının kendi hakkını ispatla mükellef olduğunu, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ile kanunlar uyarınca Devlete kalan gayrimenkullerden olup olmadığının araştırılmasını, tescile konu taşınmaz malların tapuda kayıtlarının olup olmadığının Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulmasını, ayrıca davacının açmış olduğu başka tescil davaları sonucu tapuya kaydedilmiş, tapulu taşınmazı bulunup bulunmadığının, varsa cins ve miktarının sorulmasını, vergi kaydının olup olmadığının araştırılmasını, dava konusu taşınmaz babadan miras yolu ile geliyorsa veraset ilamının sunulması veya diğer mirasçıların feragat ettiğinin davacı tarafça ispat edilmesi, gazete ilanlarının yaptırılması, mahallinde keşif yapılarak yüzölçümünün ve kıymet takdirinin yaptırılması, davacının malik sıfatıyla tasarruf ve devir iktisabı zilyetliğinin hukuki sebeplerini ispat etmesi, davacı ve diğer muhtemel itirazcıların iddialarını ispat edemedikleri takdirde tescil talebinin reddi ile Hazine adına tesciline karar verilmesini savunmuştur.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kamu malı olarak tescil edilmiş olup Devlete ait olduğunu, Trabzon Kadastro Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasında karar verildiğini, aynı davanın tekrar açılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın kesin hüküm nedeni ile reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, '' İlk Derece Mahkemesinin 2018/7 Esas sayılı dosyanın incelenmesinde dava konusu taşınmazın, davanın taraflarının ve dava sebebinin aynı olduğu, Trabzon Kadastro Mahkemesinin 2018/7 Esas sayılı dosyasının arasında bulunan 27.02.2009 tarihli fen bilirkişi raporu ve bu rapora ekli krokide davacı ...'in dava konusu ettiği 1 21... parsel sayılı taşınmazın 13 numaralı ile gösterilen kısmının 5260.57 metrekare olduğu, mahkemenin işbu dosyasında alınan 21.11.2017 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen ve yine davacı ... tarafından dava konusu edilen kısmının 5260.57 metrekare olduğu ve koordinatlarının da birebir aynı olduğu, ayrıca Trabzon Kadastro Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dava dosyasında Yiğitözü Köyü Tüzel Kişiliğinin Trabzon ilinin büyükşehir olması nedeniyle sona erdiği bu nedenle kapatılan .. Kadastro Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasındaki .. Köyü Tüzel Kişiliğinin yerini Trabzon Kadastro Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasında 6360 On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesi gereğince ... ve ... aldığı, tarafların da aynı olduğu'' gerekçesiyle davanın kesin hüküm dava şartı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ''dosyanın taraflarının Trabzon Kadastro Mahkemesinin 10.05.2010 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı dosyasında da taraf olduğu, davanın sebeplerinin ve davaya konu taşınmazın aynı olduğu, bahse konu dosyada dava konusu taşınmazın ilgili taraflar arasındaki mülkiyet ihtilafının karara bağlandığı, belirtilen kararların işbu dosyadaki davacı açısından kesin hüküm teşkil ettiği, mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmaz ile ilgili Trabzon Kadastro Mahkemesinin 28.05.2021 tarihli ve 2018/7 Esas, ███████ Karar sayılı dosyasında tescil hükmü kurulduğundan İlk Derece Mahkemesince ayrıca bir tescil hükmü kurulmamasında da bir isabetsizlik bulunmadığı'' gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, Araklı Kadastro Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasındaki gerekçeli kararın müvekkili ...'e usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, usulsüz tebligat nedeniyle temyiz süresinin geçirilmiş olmasından ve kesin hükmün varlığından söz edilemeyeceğini, ███████ Esas sayılı dosyada diğer davacıların temyizi üzerine verilen bozma kararı ve bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde bu davacılar yönünden mera tespitinin iptaline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, mera tespitinin iptaline karar verilen parsellerin müvekkili ...'e komşu taşınmazlar olduğunu, bitki örtüsü, toprak özelliği vs özelliklerinin aynı olması nedeniyle komşu mera parsellerinin iptali kararı ve buna ilişkin bilirkişi raporlarının müvekkili açısından emsal delil teşkil ettiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!