Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, doktora danışmanının akademik intihal yoluyla eser sahipliği ve manevi hak ihlali davasının istinafı.
Özet: Hukuki evrak, bir araştırma görevlisinin yazdığı makalenin, danışmanı tarafından izinsizce kendi adıyla bir kitapta yayımlanması üzerine açılan eser sahipliği tespiti ve fikri haklara tecavüzün önlenmesi davasını konu almaktadır; ilk derece mahkemesi, davacının eserin tek sahibi olduğuna hükmederek, davalının izinsiz çoğaltma, yayma, umuma arz, adın belirtilmesi ve eserde değişiklik yapılmasını men gibi manevi ve mali hakları ihlal eden eylemlerinin durdurulmasına karar vermiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ...ÜYE : ... ...ÜYE : ... ...KATİP : ... ...İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ : █████/2024NUMARASI : ████████ E. - ███████ K.DAVANIN KONUSU : Eser Sahipliğinin Tespiti, Eser Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2024 Tarih ve ████████ Esas - ███████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davacının ... Fakültesinde araştırma görevlisi olarak yaptığı görev sırasında ...’nın editörlüğünü yapacağı kitapta yayınlanmak üzere bir kitap bölümü yazdığını, kitap için yazdığı makaleyi aynı fakültede görev yapan doktora danışmanı Prof. Dr. ...’ya incelemesi ve fikirlerini belirtmesi için mail yoluyla gönderdiğini, ancak davalının, davacının söz konusu kitap için yazdığı eseri kendi eseri olarak göstererek 1 Temmuz 2020 tarihinde “...” adlı kitapta yayınlattığını, eser üzerinde hiçbir sahipliği olmamasına rağmen söz konusu kitabı kendi eseri olarak gösterdiğini, ... isimli kitabın birinci baskısında yer alan ... isimli makalenin eser sahibinin davacı olduğunu, davalının intihal suretiyle davacıya ait eseri kendi eseri gibi yayınlattığını ve FSEK m.15 hükmünü ihlal ettiğini, söz konusu eserin ilk olarak davacının mail adresinden davalıya 1 Mart 2020 tarihinde gönderildiğini, daha sonra davalı tarafından, davacı tarafından yazılan eserin bazı cümlelerinin anlaşılmadığı, cümlelerin düzeltilmesi ve bazı paragrafların yerinin değiştirilmesi, giriş bölümü eklenmesi yönünde önerilerde bulunduğunu, daha sonra davacının eseri tamamen kendi cümleleriyle revize ederek 8 Mart 2020 tarihinde davalıya makale gönderdiğini, akabinde ise 25 Nisan 2020 tarihinde makalenin son halinin davalıya iletildiğini, dava konusu eserin davacının mensup olduğu Uluslararası İktisat ve İktisadi Gelişme alanında bir konuyu içerdiği ve davacının doktora tezinin bir bölümü ile de uyuştuğunu, davalının kitabın ilk baskısında davacı adına yer vermezken daha sonra davacının yasal olarak başvurabileceğinden çekinerek düzeltilmiş baskıda ikinci yazar olarak davacının adına yer verdiğini ve bunun eser sahipliği anlamın da bir delil olduğunu ileri sürerek, FSEK m.15 hükmü uyarınca eser sahibinin müvekkili olduğunun tespitine, davalının tecavüz oluşturan eyleminin ref'ine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilmesine rağmen yasal süre içinde cevap dilekçesi sunmadığından, 6100 sayılı HMK m.128 hükmü uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır. Davalı vekilinin, davaya cevap verme süresi sona erdikten sonra ibraz ettiği █████/2023 tarihli beyan dilekçesinin, savunmanın değiştirilmesi veya genişletilmesi yasağı kapsamında kaldığı kabul edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı vekili her ne kadar beyan dilekçesi ile zaman aşımı def'inde bulunmuşsa da, dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmesine rağmen yasal süre içinde cevap dilekçesi sunmadığı, yasal süre geçtikten sonra ibraz edilen beyan dilekçesi ile ileri sürülen zaman aşımı def'inin savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında kaldığı, "..." isimli kitapta yer alan "..." isimli eser üzerinde davacının tek başına "eser sahipliği" sıfatının bulunduğu, somut olayda davacının izni olmadan davacıya ait makaleyi kitap bölümü olarak yayınlayan davalının, davacının çoğaltma, yayma, umuma arz haklarını ihlal ettiği, davacının izni olmaksızın davacıya ait esere kendi adını koyarak yayınlatan davalı eyleminin, davacının FSEK m.15 hükmünde düzenlenen adın belirtilmesi hakkının da ihlali niteliğinde bulunduğu, davacının izni olmadan davacıya ait eserde bazı değişiklikleri yaparak yayınlayan davalının, davacının eser sahibinin manevi hakkı olan eserde değişiklik yapılmasını men hakkını da ihlal ettiği, davalının, davacıya ait eser sahipliğinden kaynaklı umuma arz hakkı, adın belirtilmesi hakkı, eserde değişiklik yapılmasını men hakkı, çoğaltma hakkı ve yayma hakkını ihlal ettiği kanaatine varıldığından davalının, davacıya ait eser sahipliğinden kaynaklı haklara tecavüz oluşturan eylemlerinin ref'ine karar verildiği, davacının akademik çalışmaları esnasında hazırladığı iş bu davaya konu makaleyi, davalının, davacının izni olmaksızın yapmış olduğu birtakım değişiklikler ile birlikte salt kendi adı ile kitap bölümü olarak yayınlattığı, davalının bu eyleminin davacının eser sahipliğinden kaynaklı mali-manevi hakları ihlal ettiği, akademik camiada bilimsel eser üretimi ve yayımlanmasının akademik bilgi ve itibar düzeyinin artmasındaki etkisinin yadsınamaz olduğu, buna göre, eldeki davada davacı yanın hükmün ilanı isteminde muhik sebebi ve menfaatinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile "..." isimli kitapta yer alan "..." isimli eser üzerinde davacının tek başına "eser sahipliği" sıfatının bulunduğunun tespitine, davalının, davacıya ait eser sahipliğinden kaynaklı haklara tecavüz oluşturan eylemlerinin ref'ine, karar kesinleştiğinde masrafı davalı yan tarafından karşılanmak üzere hükmün gazetede ilan edilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, davanın zaman aşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, zira söz konusu iddiaların aynı zamanda haksız fiil teşkil ettiğini ve haksız fiil zaman aşımına tabi bulunduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun hukuka uygun olmadığını ve hükme esas alınamayacağını, bu rapora yönelik itirazlarının da göz ardı edildiğini, dava konusu makalenin davacı ile birlikte yazıldığını ve müvekkilinin intihal fiilini işlemediğini, dava konusu makalenin, tezden üretilen yayın olduğunu ve bu nedenle müvekkilinin de hak sahipliğinin bulunduğunu, davacı ve davalının ortak yayını niteliğinde olan makalenin yayımlanmasından dolayı müvekkilinin intihal fiilini işlediğinin söylenemeyeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, eser sahipliğinin tespiti ile eser sahipliğinden kaynaklanan haklara tecavüzün refi istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı tarafça süresi içinde zaman aşımı definde bulunulmadığı, davaya konu makalenin ilim ve edebiyat eseri niteliğinde bulunduğu ve eserin tek sahibinin de davacı olduğu, söz konusu makalenin, eser sahibi olan davacının izni olmadan davalının ismi ile yayınlanmasının, davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi hakların ihlali niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan peşin istinaf karar ve ilam harcından mahsubu ile bakiye 550,80-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davalıya iadesine, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026 Başkan... Üye... Üye... Katip...