Hazinenin, kadastro yenilemesi sonucunda ortaya çıkan parsel sınır ve yüzölçümü hatalarının bilirkişi incelemeleriyle düzeltilmesi talepli davasının incelenmesi.
Özet: Davacı Hazine, 2020 yılındaki uygulama kadastrosuyla kendi tapulu parsellerinin yüzölçümlerinde eksilme yaşandığını ve bu kısımların hatalı biçimde davalılara ait parsellere veya yola kaydedildiğini ileri sürerek, söz konusu hatalı tescillerin iptali ve eksilen kısımların Hazine parsellerine eklenmesini talep etmiş; ilk derece mahkemesi ise, bilirkişi raporları ve keşifler neticesinde, ilk tesis kadastrosunda yapılan ölçü hatalarının güncelleme çalışmalarıyla düzeltildiğini ve bazı parsel sınırlarının uzun süredir değişmediğini belirlemiştir.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu Kadastro Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. .. ili .. ilçesi .. Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi gereğince 2020 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 1 07... parsel sayılı 204,03 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 54 17... parsel numarasıyla 114,35 metrekare yüzölçümlü olarak, eski 1 07... parsel sayılı 2.210,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 54 20... parsel numarasıyla 1.596,02 metrekare yüzölçümlü olarak; davalılar adına kayıtlı bulunan eski 1 07... parsel sayılı 27.997,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 54 17... parsel numarasıyla ve 18.374,80 metrekare yüzölçümlü olarak ve eski 1 07... parsel sayılı 27.997,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 54 20... parsel numarasıyla 8.138,47 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı .. vekili dava dilekçesinde; .. ili .. ilçesi .. Mahallesinde bulunan eski 1 07... parsel sayılı 2.210,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın, yenileme kadastrosu sonrasında 54 20... parsel ve 1.596,02 metrekare olarak, eski 1 07... parsel ve 204,03 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın yenileme kadastrosu sonrasında 54 17... parsel ve 114,35 metrekare olarak tespit edildiğini, Milli Emlak Müdürlüğü teknik elamanlarınca yapılan incelemede 1 07... parseldeki söz konusu eksilmenin 456,14 metrekarelik kısmının komşu 54 20... parselden, 61,42 metrekarelik kısmının güneydoğu sınırında bulunan yolda yapılan hatalı tespitten kaynaklandığını, 1 07... parseldeki eksilmenin 117,53 metrekarelik kısmının, komşu 54 17... parselde yapılan hatalı tespitten kaynaklandığını, davalı 54 20... ve 54 17... parsel maliklerinin aynı olduğunu, yolun .. Belediyesinin tasarrufunda bulunduğunu belirterek, 54 20... ve 54 17... parseller ile yol tespitinin Hazine parselleri içerisinde kalan kısımlarının iptali ile yol ile bu parsellerde kalan 54 20... parselin 456,14 metrekare, 54 17... parselin 117,53 metrekare, yolun 61,42 metrekarelik kısımlarının tespitinin iptali ve bu kısımların Hazine'ye ait 54 20... ve 54 17... parsellere eklenmek suretiyle hatalı tespitin giderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinin husumet yönünden reddini, işin esasına girildiği taktirde davanın esastan reddini savunmuştur.
2. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Belediyenin kadastro işlemi ile de ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ''önceki keşiflere katılmayan fotogrametri bilirkişi sıfatına sahip üç kişilik harita mühendisi bilirkişi kurulu eliyle yeniden keşif yapıldığı, mahalli bilirkişilerden taşınmazlar arasındaki sınırın bugüne kadar değişip değişmediği, sınırların aynı olup olmadığı hususları sorulmuş olup alınan cevaplardan sınırlarda herhangi bir değişiklik olmadığının anlaşıldığı, 54 20... ve 5 numaralı taşınmazlar arasındaki tonç sınırının eskiden beri bu şekilde olduğu, günümüze değin hiç değişmediğinin ifade edildiği, 54 20... parsel ile yol arasındaki sınırın hiç değişmediği, 54 17... ve 7 numaralı parseller arasında herhangi bir sabit sayılacak sınırın bulunmadığı, 28.02.2024 tarihli müşterek harita mühendisleri raporundan, ilk tesis kadastrosu zamanından önceki incelenen hava fotoğraflarından anlaşılacağı üzere 54 20... ve 4 numaralı parseller arasında ilk tesis kadastrosu sınırlarında ölçü hatası yapılmış olduğu, bu hatanın güncelleme çalışmalarında giderildiği, davacı tarafın kendi harita mühendislerinin incelemesi sonucunda 04.04.2024 tarihli hazırlamış oldukları kroki ve dilekçeleri yine harita mühendislerine tevdi edildiği, alınan ek raporla taşınmazlar arasında sabit sınır işaretinin bulunmaması nedeni ile davacı yanca belirtilen 7-2-1-3-4-5-8-9 ve 10 numaralı noktaların 54 20... numaralı parsel ile bütüncül yapıda olduğu ilk tesis öncesi 1973-1984 hava fotoğrafları incelemesinde anlaşıldığı, aynı yöndeki önceki raporlara atıf yapılmak sureti ile bu hususun açıklığı kavuşturulduğu, 54 20... numaralı parsel ile yol arasında ilk tesis çalışmalarında ölçü hatası yapıldığının aynı rapordan anlaşıldığı, bu hatanın güncelleme çalışmalarında giderildiği, 54 17... ve 7 numaralı parseller arasında ise incelenen 1984 tarihli hava fotoğrafından da anlaşılacağı üzere her hangi bir sabit sınırın olmadığı, ilk tesis pafta ve teknik belgelerde hata bulunmaması halinde bu belgelere göre oluşturulmasının gerektiği, yapılan incelemede 22/2-a güncelleme çalışmalarında taşınmazlar arasındaki tel çitin sabit sınır olarak kabul edildiği, tel çit gibi işaretlerin sabit sınır olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, hava fotoğraflarında da görüleceği üzere aralarında sabit sınır sayılabilecek bir işaretin bulunmadığı, taşınmazlar arasındaki sınırın, teknik belgelere göre belirlenen geçerli sınır olarak (İlk tesis kadastrosuna göre) kabul edilmesi gerekeceği, 26.10.2022 tarihli dosya üzerinden inceleme yapan bilirkişinin görüşünün aksine görüş bildirilmiş olması üzerine, şekil 17 de gösterilen kroki üzerindeki ''A'' harfli 118,46 metrekarelik kısmın 54 17... numaralı parselden ifrazı gerekmiş olup, ifraz edilen kısmın davacıya ait 54 17... numaralı parsele eklenmesi gerektiği'' gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı .. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ''keşif ve uygulama sonucunda alınan harita bilirkişi heyet raporları ile tesis kadastrosu öncesinde ve buna en yakın hava fotoğrafları ile güncel orto foto ve uydu görüntülerinin incelendiği, harita bilirkişi raporunda tespiti yapıldığı gibi ilk tesis kadastrosunda ölçü hatasının yapıldığı ve bu hatanın uygulama kadastrosu ile giderildiğinin anlaşıldığı'' gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı .. vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporları ve özellikle 19 73... tarihli hava fotoğraflarında 6 ve 7 parseller arasında ilk kadastro sınırlarını gösteren hattın olduğu yerde çok açık şekilde iki parsel arasında kullanımdan kaynaklı farklılığın gözüktüğü, hatta bu kullanım nedeniyle oluşan hattın bazı bölümlerde ilk kadastro sınırlarının bile batısında bir hattın varlığının net olarak gözüktüğünü belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!