3402 sayılı Kanunun Ek-1. maddesi gereğince yapılan sayısallaştırma çalışmalarında parsel yüzölçümü azalmasının eski hesaplama hatalarından kaynaklandığına ilişkin ret kararı.
Özet: Bir taşınmazın yüzölçümünün, 3402 sayılı Kanunun Ek-1. maddesi kapsamında yapılan sayısallaştırma çalışmaları sonrası azaldığı iddiasıyla açılan davada, mahkemeler, bu azalmanın sayısallaştırma işleminden değil, 1969 yılındaki ilk tapulama sırasındaki hatalı ve ilkel yüzölçümü hesaplama tekniklerinden kaynaklandığına hükmetmiştir; kararda, sayısallaştırmanın mevcut tapulama sınırlarını değiştirmeyip sadece güncel koordinat sistemine uygun olarak dijitalleştirdiği ve gerçek yüzölçümünü tespit ettiği, dolayısıyla davacının sayısallaştırma işleminin iptali talebinin yerinde olmadığı belirtilerek dava reddedilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemalpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. .. ili .. ilçesi .. Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-1. maddesi gereğince yapılan sayısallaştırma çalışmaları sonucunda, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan 28 parsel sayılı 1.400,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 28 parsel numarasıyla ve 821,84 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; 3402 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesi gereğince yapılan sayısallaştırma çalışmaları sonucunda davacıya ait taşınmazın yüzölçümünde azalma meydana geldiğini ileri sürerek, söz konusu çalışmanın iptali ile düzeltme öncesi sınırlara göre taşınmaz sınırlarının belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kadastro Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; davalı idare tarafından 2011 yılında yapılan sayısallaştırma ve düzeltme işlemlerinin Medeni Kanun ile 3402 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikler doğrultusunda yapıldığını, taşınmazın tapulama paftasındaki sınırlarının aynen esas alındığını, herhangi bir sınır düzeltmesi ve sınır kayması söz konusu olmayıp yapılan işlemin daha evvelce klasik yöntemle hatalı hesaplanan yüzölçümünün düzeltilmesi ve sayısal hale getirilmesinden ibaret olduğunu, bu nedenle haksız ve yersiz açılan davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''davacının 28 numaralı parsel maliki tarafından hatalı olarak kullanılan ve 27 numaralı parsel sınırları içerisinde kalan yaklaşık 1195 metrekare dere ve tel çit ile çevrili ağaçlar ve kuyunun bulunduğu alanın kendisine ait olduğunu iddia ederek dava açtığı, davalı ... mirasçılarının davaya dahil edildiği, taraf teşkili sağlandığı, mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi raporunda belirtildiği dava konusu 27... numaralı parsellerin bulunduğu alanda 2011 yılında yapılan 2012 yılında kesinleşen 3402 sayılı Kanun'un Ek.1. maddesine göre yapılan sayısallaştırma çalışmaları teknik ve hukuki boyutuyla incelendiğinde herhangi bir hataya rastlanmadığı, davaya konu parsel içinde kuyu bulunan dere ve tel çit ile çevrili bahçe, davalı 27 numaralı parsel sınırları içinde kaldığını, 28 numaralı parseldeki yüzölçümü azalmasının sayısallaştırma çalışmalarından kaynaklanmayıp, 1969 yılında tapulama sırasındaki yüzölçümü hesaplama tekniğinin ilkel olmasından kaynaklandığı kanaatinin oluştuğu, 28 numaralı parselin pafta sınırları tapulama sırasındaki gibi olduğu ve değişmediğinin görüldüğü, sayısallaştırma çalışmalarında elde edilen iyileştirilmiş koordinatlar yardımıyla hesaplanan gerçek yüzölçümünün güncel tapu kaydındaki gibi 821,84 metrekare olduğu, davacı ve davalıya ait parsel sınırlarının tapulama haliyle aynen korunduğu'' gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''harita mühendisi ve fen elemanı bilirkişi tarafından denetime elverişli olarak hazırlanan asıl ve ek raporlarda; dava konusu 28 parseldeki yüzölçüm azalmasının, sayısallaştırma çalışmalarından kaynaklanmadığı, 1969 yılında yapılan tapulama sırasındaki yüzölçüm hesaplama tekniğinin ilkel olmasından kaynaklandığı kanaati oluştuğu, 28 parselin pafta sınırlarının tapulama sırasındaki gibi olduğu ve değişmediğinin görüldüğü, sayısallaştırma çalışmalarında elde edilen iyileştirilmiş koordinatlar yardımıyla hesaplanan gerçek yüzölçümünün güncel tapu kaydındaki gibi 821,84 metrekare olduğu, tesis kadastrosu (tapulama) sınırlarının sabit ve net bir şekilde tapulama paftasından elde edilebildiği ve sayısallaştırma çalışmasında da bu sınırlara aynen uyularak işlem yapıldığının açıkça görüldüğü, 3402 Kanun'un Ek 1.maddesine göre yapılan sayısallaştırma işleminde, sınırların değiştirilmesi yetkisi bulunmadığı, sadece sınırların güncel koordinat sisteminde sayısal hale getirildiği, bu parsellerde mevzuat gereği sadece sayısallaştırma işi yapıldığı, sayısallaştırmada tapulama sınırlarının aynen korunduğu, parsellerdeki yüzölçümü değişimi gözetilmeden düzeltildiği, davaya konu parsellerde sadece yüzölçüm düzeltme işlemi yapıldığı ve sınır yönüyle lehte ve aleyhte bir duruma sebep olunmadığının belirlendiği, verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı'' gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkeme kararlarının gerekçeli olmak zorunda olduğunu, soyut ifadelere dayalı gerekçe oluşturularak hüküm kurulamayacağını, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, dosyaya sundukları hiç bir dilekçenin incelenmediğini, bilirkişi raporlarına itirazlarının irdelenmediğini, Kadastro Müdürlüğünün müvekkilinin kadastro tespitine yaptığı itirazı reddettiğini, müvekkilinin 1.400,00 metrekare olan taşınmazının, yapılan çalışmalar sonucu 821,84 metrekareye düştüğünü, aradaki 578,16 metrekarenin nereye ve ne şekilde kaydırıldığı veya taştığının belli olmadığını, tapu kayıtlarında yapılan hatalardan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007.maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunu, dava konusu taşınmazın uygulama kadastrosundan önceki paftası ile sonraki paftasının çakıştırılması ve bu farklılığın dosyada alınacak bilirkişi raporuyla açıklanması gerektiğini, dosyada alınan bilirkişi raporlarında iddia ettikleri ve araştırılmasını istedikleri hiç bir hususun irdelenmediğini, bilirkişilerin zemin ve sayısallaştırma yönünden incelemelerinde adeta mevzuat yorumlaması yaparak davacının hukuki durumunu değerlendirdiklerini, eksik yargılama ile hüküm kurulduğunu beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sayısallaştırma işleminin mevzuat hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığına ilşkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1.maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!