Yargıtay 7. Ceza Dairesi, toplu taşıma durağına parktan idari para cezası alan şirketin vekalet ücretine ilişkin kanun yararına bozma talebini, vekalet ücretinin şahsi hak olup bu yola elverişli olmadığı gerekçesiyle reddetti.
Özet: Yüksek Mahkeme, toplu taşıma duraklarında park ihlali nedeniyle kesilen idari para cezasına yapılan itirazın reddedilmesi üzerine kabahatli şirket aleyhine hükmedilen vekalet ücretine karşı Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma talebini reddetmiştir; zira kanun yararına bozma yolunun, hakimin takdirine bağlı istekler ile vekalet ücreti gibi şahsi hak niteliğindeki kararların konusu olamayacak dar kapsamlı olağanüstü bir kanun yolu olduğu ve bu tür hukuka aykırılıkların incelenmesine elverişli olmadığı belirtilmiştir.
7. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

HÂKİMLİĞİ : İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : █████████ Değişik iş
İNCELEME KONUSU
KARAR : Başvurunun reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Toplu taşıma araçlarına ait duraklarda motorlu ya da motorsuz araçlarla durmak, park etmek ya da bekleme yapmak suretiyle Belediye Kuralları Yönetmeliğinin 8/1-e ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32. maddelerine aykırı davranmak eyleminden kabahatli ... Turizm Travel Seyahat Anonim Şirketi hakkında 581,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının 18.05.2022 tarihli ve 2758-2758 sayılı encümen kararına karşı yapılan başvurunun İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 16.11.2022 tarihli ve █████████ değişik iş sayılı kararıyla reddine, kabahatli aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 28.07.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 19. Ceza Dairesinin █████/2020 tarihli ve ██████████ esas, ██████████ karar sayılı ilamında, "...hakkında uygulanan idarî para cezasının iptali için 5326 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca başvurusu reddedilen muteriz aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, muterizin yapmış olduğu başvurunun reddedilmesi durumunda bu red kararına karşı
anılan Kanunun 29. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna başvurulması ve bu itirazın da reddedilmesi gerektiği, aksi kabulün Kanunun kabul ve sistematiğine aykırı olacağı gibi, hak arama özgürlüğünün de önüne geçeceği, somut olayda muteriz tarafından sadece idarî para cezasının kaldırılması için başvuruda bulunulduğu..." şeklindeki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, başvurusu reddedilen kabahatlinin bu ret kararına karşı yaptığı itirazın da reddedilmesi halinde, ret kararı veren mercii tarafından kabahatli aleyhine, ilgili kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilebileceği cihetle, başvurusu reddedilen kabahatli aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinde isabet görülmemiştir.” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 309-310.maddelerinde düzenlenen “Kanun Yararına Bozma” olağanüstü kanun yollarındandır. Kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre daha dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur. Bu yola, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilebilmesi sebebiyle dar kapsamlı olup her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Ülke sathında uygulama birliğinin sağlanması ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi amacıyla kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olup, ikinci bir temyiz yolu değildir. 26.10.1932 gün ve █████ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında da belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hâkim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararların kanun yararına bozma konusu olamayacağı; bu itibarla şahsî hak niteliğindeki vekalet ücretine ilişkin kanun yararına bozma isteminin yerinde olmadığı belirlendiğinden, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Hâkimliğine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.06.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!