Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin, ticari satışlardan doğan kur farkı alacağı talebiyle açılan itirazın iptali davasına ilişkin ilk derece kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının döviz cinsinden düzenlenmiş faturalara konu mal satışlarından doğan ve geç yapılan ödemeler nedeniyle oluşan 173.730,59 TLlik kur farkı alacağı talebinin iptali itirazı davasına ilişkin istinaf incelemesini ele almaktadır; davacı, 90 günü aşan ödemelerde kur farkı doğduğunu iddia ederken, davalı ise taraflar arasındaki anlaşmaya göre ödemelerin fatura tarihindeki kur üzerinden TL olarak yapıldığını ve davacının sonradan kur farkı talebinin haksız olduğunu savunmuş, ilk derece mahkemesi davacının davasını reddetmiş ve bu karara her iki taraf da istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN :... (...)ÜYE :... (...)ÜYE :... (...)KATİP :... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ :KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ :█████/2024NUMARASI :████████ Esas - ████████ KararDAVACI :...VEKİLİ :Av. ...DAVALI :...VEKİLİ :Av....DAVA :İtirazın İptaliDAVA TARİHİ :█████/2023KARAR TARİHİ :█████/2026KR. YAZIM TARİHİ :█████/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalıya beş adet faturaya konu malların satışının gerçekleştirildiğini, faturalarda kur bilgisi, TL ve döviz karşılığı ve vade tarihlerinin açıkça belirtildiğini, davalının bu tarihlere uymaksızın 10 ay gibi uzun bir sürede parça parça ödeme yaptığını, Yargıtay kararları uyarınca 90 günü aşan Euro cinsi faturalardan dolayı kur farkı alacağı doğduğunu, 173.730,59-TL tutarında kur farkı alacağı için kesilen faturaya itiraz edilmeyip ödeme yapılmaması üzerine Kocaeli İcra Dairesinin ██████████ sayılı dosyası ile takip başlattıklarını beyan ederek; itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu faturaların sipariş emrinde döviz üzerinden ödemelerde fatura tarihindeki Merkez Bankası Döviz Kuru üzerinden TL olarak ödeme yapılacağı konusunda tarafların anlaştığını, bu duruma göre davacının talebinin haksız olduğunu, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu tabloda her bir ödemeyi kendi yorumu gereği dayanağı olmaksızın dolar kuruna çevirdiğini, davacının faturalarının, fatura tarihindeki dolar kuru dikkate alınarak hesaplandığını ve karşılığının TL olarak kesildiğini, davacının, bir süre sonra ise kestiği faturalarda da yine sözleşme dışına çıkarak faturalara not düşmeye başladığını, TL kestiği faturayı, not kısmında dolara çevirerek ayrıca "ödeme tarihinde USD olarak tahsil edilecektir" diye anlaşma dışı uygulamalara giderek müvekkili aleyhine kendisine artış sağlayacak şekilde, mutabakata varılan hususların dışına çıkarak kuralları kendince yeniden belirleyerek böylece daha çok gelir sağlayabileceği iyi niyetten uzak bir yola girdiğini, dava dilekçesine sunduğu tabloda ise her bir TL yapılan ödemenin tekrar dolar kuruna çevrildiğinin görüldüğünü beyan ederek davanın reddine ve %40'tan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:İlk derece mahkemesince; "... 1-Davanın REDDİNE,2-Davalı vekilinin kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.İlk derece mahkemesince verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece, tarafların herhangi bir düzenleme ile mutabık kalmadığı bir husus hakkında, yani vadesinde ödenen borçlara ilişkin düzenlemeyi (fatura tarihindeki kur üzerinden yapılacak ödemeyi) vade sonrası ödemeler için de uygulamasının hukuka aykırı olduğunu, davalının, sözleşme ile yüklendiği sorumluluğunu yerine getirmediğinden davacının zarara uğradığını, davalı tarafça faturaya itiraz edilmediği gibi herhangi bir ödeme yapılmadığını, dosyada mübrez bilirkişi raporlarında bu husus ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmemiş olup, hüküm tesis etmeye elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanarak karar verilmesinin de hatalı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı vekili cevap ve istinaf dilekçesinde özetle; kur hesabının fatura tarihindeki kur TCBM döviz alış kuru olduğu ve ödemenin Türk Lirası olarak yapılacağı konusunda tarafların mutabakatı bulunduğunu, hal böyle iken davacının daha sonra kur farkı talebinin bu iddiası ile fatura tanziminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava dosyasında yer alan bilirkişi raporlarında, tetkik edilen muavin hesap carisi kayıtlarında da hem davacının hem de davalı şirketin birbirlerinden olan hesap kalanlarının "0" olduğunun da rapor ile sabit olduğunu, şu durumda daha davacının bile dava konusu ettiği faturadan kaynaklı şüphesi nedeniyle mali hesap kayıtlarına işlemekten kaçındığı, kur farkı faturası ile alacak iddiası davalı şirket aleyhine önce ilamsız icra sonra da iş bu itirazın iptali davasına konu edildiğini, davalı şirketin, dava konusu kur farkı faturasına da itiraz ettiğini ve kabul etmediğini, davalı şirket aleyhine haksız icra takibi ve itirazlarına rağmen davalı aleyhine ikame olunan itirazın iptali davası nedeniyle alacağın en az %40 oranın davacı aleyhine tazminata karar verilmesi taleplerinin yerel mahkemece kabul edilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek; istinaf başvurularının kabulüne, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarih, ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; kur farkından kaynaklanan alacağın tahsili istemi ile başlatılmış icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosyanın incelenmesinde; davacı ile davalı arasında telsizler ve cep telefonları satışından kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu, telsiz ve cep telefonlarının döviz cinsinden satışının yapıldığı, bu kapsamda vadesinde ödenmeyen faturalar için takibe ve davaya konu için kur farkı faturası düzenlendiği, ancak davalının ödeme yapmadığından bahisle eldeki davalı hakkında takip başlatıldığı, davalının takibe itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı; davalı taraf dava konusu faturaların sipariş emrinde döviz üzerinden ödemelerde fatura tarihindeki Merkez Bankası Döviz Kuru üzerinden TL olarak ödeme yapılacağı konusunda tarafların anlaştığını, bu duruma göre davacının talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep ettiği, Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği karara karşı taraf vekillerinin istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi; "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme yada bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiili ödeme gününde ki rayiç üzerinden ödenmesini isteyebilir." hükmünü haizdir.Anılan yasa hükmüne göre taraflar aynen ödeme kararlaştırılmadıkça vadesinde ödenen borçta seçim hakkı borçludadır. Dilerse yabancı para borcunu aynen, dilerse TL karşılığını öder. Vadede ödeme yapılmaması halinde seçim hakkı yine alacaklıya geçmektedir. Öncelikle kur farkının talep edilebilmesi, taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmasına veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olmasına bağlıdır(Yargıtay 19. HD’nin █████/2018 tarihli ██████████ E, █████████ K. sayılı, █████/2017 tarihli ██████████ E, █████████ K. sayılı kararları). Faturaların yabancı para birimi üzerinden düzenlenmesi, taraflar arasında dövize endeksli ticari ilişki bulunduğunu ispata yeterlidir(Yargıtay 19 HD'nin █████/2019 tarihli ████████ E, █████████ K. sayılı kararı). Kur farkı talep edilebilmesi için, kur farkı uygulamasına dair bir yazılı bir sözleşme veya taraflar arasında bu yönde oluşmuş bir teamül bulunması gerekmektedir. Kur farkı talebi, kur farkı faturası düzenlenmesine de bağlı değildir. Taraflar arasında yabancı para birimine endeksli bir ticari ilişkinin varlığı halinde, kur farkı faturası düzenlenmeden de kur farkı alacağı talep edilebilir. Yine kur farkının dayanağı olan fatura bedellerinin ne şekilde ödendiği hususu da önemlidir. Zira sözleşmede aksine bir hüküm yoksa, ödemenin çekle yapılması halinde kur farkının fiyatlandırılarak çekin miktar hanesine yazıldığı kabul edilmektedir (Yargıtay 19. HD’nin █████/2016 tarihli ██████████ E, █████████ K. sayılı, █████/2013 tarihli ██████████ E, ██████████ K. sayılı kararları).Somut olayda; taraflar arasındaki hizmet anlaşmasının her iki tarafın da ibraz ettiği █████/2021 tarihli ve 21-0178 sipariş numaralı sipariş formuna dayandığı, ayrıca bir sözleşmenin bulunmadığı, söz konusu 21-0178 sipariş numaralı sipariş formunun USD üzerinden düzenlendiği gibi “döviz üzerinden ödemelerde fatura tarihindeki T.C. Merkez bankası Döviz Alış Kuru üzerinden TL olarak ödeme yapılacaktır” hükmünün yer aldığı, davacının düzenlemiş olduğu tüm faturalarda ise "ödeme tarihindeki USD olarak tahsil edilecektir" ibaresinin yer aldığı ancak üzerinde sipariş no 21-0178 numaralı sipariş olduğunun belirtildiği, davalı tarafça düzenlenen █████/2021 tarihli ve 21-0178 sipariş numaralı sipariş formunun icap, davacı tarafça düzenlenen faturaların da bu forma dayalı olarak düzenlenmesinin kabul niteliğinde olduğu gözetilerek sözleşmenin bu şekilde kurulduğu, dolayısıyla taraflar arasında anılan sözleşmedeki ödeme şekli dışında ayrıca kur farkı alınacağına dair sözleşme ya da teamül bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. 2004 Sayılı İİK’nın m. 67/2 maddesi uyarınca, alacaklının kötüniyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Hemen belirtilmelidir ki, alacaklının icra takibini kötü niyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre davacının kötüniyetle hareket ettiğine ilişkin delil bulunmadığından davalının bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, taraf vekillerinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Tarafların istinaf başvuruşlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 304,40-TL istinaf karar harcının taraflardan ayrı ayrı alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf edenler tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdırKatip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*