Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, posta taşıma hizmeti sözleşmesinden kaynaklanan KDV tevkifatı hatalı tahsilatına dayalı sebepsiz zenginleşme iddiasıyla açılan istirdat davasında ilk derece kararının istinafını değerlendiriyor.
Özet: Bir posta taşıma hizmeti sözleşmesi kapsamında, hizmet alıcısının Katma Değer Vergisinin 9/10unu yasal olarak tevkif edip vergi dairesine ödemesi gerekirken, tamamını hizmet sunucusuna ödemesi ve sonradan bu tevkifat tutarını pişmanlıkla vergi dairesine yatırmak zorunda kalması üzerine, hizmet sunucusunun sebepsiz zenginleştiği iddiasıyla açılan davada, ilk derece mahkemesi, hizmet sunucusunun KDV mevzuatına aykırı davranarak hizmet alıcısı üzerinde bıraktığı vergi yükü nedeniyle sebepsiz zenginleşme oluştuğuna hükmedip 22.084,90 TLnin faiziyle iadesine karar vermiş; hizmet sunucusu ise usule ilişkin itirazlar, sözleşmeye uygun fatura düzenlemesi, sorumluluğun hizmet alıcısının hatasından kaynaklanması ve mükerrer ödeme riski gibi gerekçelerle kararı istinaf etmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: ████████ - █████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2023
NUMARASI : ████████ E. - █████████ K.
DAVANIN KONUSU : İstirdat
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince verilen █████/2023 tarih ve ████████ Esas - █████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, taraflar arasında 20.03.2017 tarihinde posta taşıma hizmetine ait sözleşme akdedildiğini, şirketlerinin KDV tevkifatı uygulamasında, faturadan doğan KDV üzerinden kesinti yaparak yüklenici davalı Şirket adına sorumlu sıfatıyla vergi dairesine ödemekle yükümlü olduğunu, davalı Şirketin KDV genel uygulama tebliğinin belge düzeni başlıklı (I/C-2.1.3.4.2) bölümü kapsamında şirketlerine tevkifat tutarını göstermek suretiyle fatura düzenlemesi ve "satıcıların beyanı" başlıklı (I/C-2.1.3.4.3.2) bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde bu tevkifatlı işleme uygun şekilde 1 nolu KDV beyannamesi vermesi gerektiğini, buna rağmen yüklenici davalı şirketin faturaları tevkifatsız olarak düzenlediğini ve faturalarda, tüm KDV'yi şirketlerinden tahsil edecek biçimde gösterdiğini, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 371. maddesi kapsamında, ilgili dönemlere ilişkin pişmanlıkla düzeltme beyannamesi vermek suretiyle düzeltme yoluna gidildiğini ve davalının faturalarındaki KDV tutarının 9/10'luk kısmının da bu beyana dahil edilerek ilgili vergi dairesine ödeme yapıldığını, müvekkili tarafından 22.348,53 TL'nin vergi dairesine ödendiğini, dolayısıyla işlemde verginin mükellefi olan firma tarafından beyan edilmesi ve nihayetinde ödenmesi gereken verginin şirketleri tarafından ödenmesi nedeniyle davalının sebepsiz zenginleştiğini, davalının KDV genel uygulama tebliğine göre beyan ve ödeme yükümlülüğüne aykırı davrandığını ileri sürerek, 22.348,53 TL'nin █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı ile davalı arasında 20.03.2017 tarihinde posta taşıma hizmetine ait sözleşme ve şartname imzalandığı, davacının 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 9. maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliğinin ilgili bölümleri uyarınca söz konusu sözleşmelere istinaden davalıya yaptığı ödemelerden, KDV tutarının 9/10'unu sorumlu sıfatıyla tevkif edip kendi vergi dairesine ödemesi gerektiği, buna rağmen KDV tutarının tamamının davalıya ödendiği, KDV mevzuatından kaynaklanan zorunluluk gereği olarak 9/10 oranındaki tevkif KDV'yi 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 371.maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla vergi dairesine beyan ederek ödemek zorunda kaldığı, davalı tarafından katlanılması gereken vergi yükünün davacı üzerinde kaldığı, bu durumun davalının sebepsiz zenginleşmesine yol açtığı, davacı tarafın vergi dairesine yatırdığı 22.348,53 TL'nin davacıya iade edilmesi gerektiğini iddia ettiği ancak uyuşmazlığa ilişkin düzenlenen 07.03.2023 günlü bilirkişi raporunda, 9/10 KDV tevkifat tutarının 22.084,90 TL olarak hesaplandığı, davalının bu miktarda sebepsiz zenginleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 22.084,90 TL'nin █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, usule ilişkin itirazları yönünden hiçbir karar verilmemesinin HMK'ya aykırı olduğunu, aynı zamanda müvekkili açısından adil yargılanma hakkının ihlali niteliği taşıdığını, müvekkilinin dava konusu edilen faturaları taraflar arasındaki sözleşmeye uygun şekilde tanzim ederek davacıya tebliğ ettiğini, davacı tarafından TTK hükümlerine uygun biçimde kesilen dava konusu faturalara 8 gün içinde itiraz edilmediğini, müvekkili ile davacı arasında yapılan sözleşme tarihinin 20.03.2017 olduğunu, söz konusu tevkifatların yapılmasına dair tebliğin ise 01.05.2014 tarihinde yürürlüğe girdiğini, hal böyle iken davacı tarafça söz konusu tebliğe uygun olarak hazırlanması gereken ve müvekkilinin sadece imza atmak zorunda olduğu sözleşmeye, tevkifata ilişkin herhangi bir şart konulmaması sebebiyle oluşan zarardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, sebepsiz zenginleşmenin bulunmadığını, davacının yaptığı uygulama hatasının müvekkili bakımından haklı bir sebep olduğunu, davacı tarafından talep olunan bedellerin müvekkili tarafından vergi dairesine ödendiğini, ilk derece mahkemesi kararının, müvekkilinin mükerrer ödeme yapmasına yol açacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE :Dava, taşıma sözleşmesine dayalı olarak ödenen KDV bedelinin istirdadı istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, 3065 sayılı KDV Kanunu ve KDV Genel Uygulama Tebliği'nin ilgili hükümleri uyarınca, "iş gücü temini hizmeti alınması durumunda", alıcıların satıcılara KDV tutarının tamamını ödemeyip, 9/10'luk kısmını tevkif etmesinin ve bu kısmı kendi vergi dairesine beyan edip ödemesinin, buna karşılık 1/10'luk kısmının ise satıcıya ödenmesinin, satıcının da bu 1/10'luk kısmı kendi vergi dairesine beyan ederek ödemesinin gerektiği, somut uyuşmazlıkta da davacı tarafça davalıdan alınan hizmet bedelinin KDV tutarının tamamının davalıya ödenmesinin ardından, davalıdan alınan hizmetin "iş gücü temini hizmeti" olduğundan bahisle daha önce davalıya ödenen KDV tutarının 9/10'luk kısmının, bu kez vergi dairesine beyan edilerek tekrar ödendiği, işbu davada ise davacı tarafça ödenen anılan 9/10'luk bu kısmın davalı taraftan geri istendiği anlaşılmaktadır.
Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin "Kapsam" başlıklı 2.1.3.2.5.2. maddesinde, "Gerçek veya tüzel kişiler, faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak ihtiyaç duydukları işgücünü, kendilerine hizmet akdi ile bağlı ücretli statüsünde hizmet erbabı çalıştırarak temin etmek yerine, alt işverenlerden veya bu alanda ya da başka alanlarda faaliyette bulunan diğer kişi, kurum, kuruluş veya organizasyonlardan temin etmektedirler.
Bu tür hizmetler, esas itibarıyla, temin edilen elemanların, hizmeti alan işletmenin bilfiil sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılabilmesinin mümkün bulunduğu durumlarda tevkifat kapsamına girmektedir.
Bu şekilde ortaya çıkan hizmetlerde aşağıdaki şartların varlığı halinde tevkifat uygulanır:
-Temin edilen elemanların, hizmeti alana ücretli statüsünde hizmet akdiyle bağlı olmaması gerekmektedir.
-Temin edilen elemanların, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gerekmektedir. Elemanların işletmenin mal ve hizmet üretimi safhalarından herhangi birinde çalıştırılması halinde, sevk, idare ve kontrolün hizmeti alan işletmede olduğu kabul edilir.
Dolayısıyla işgücü temin hizmetinin varlığının tespitinde; hizmetin ifasında kullanılan elemanların işgücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gibi karineler göz önünde bulundurulur. Bu hususların varlığı, taraflar arasında bir sözleşme yapılmışsa bu sözleşmedeki hükümler veya sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki açıklamalar da dikkate alınarak tespit edilir.
İş gücü temin hizmeti veren mükellefin, söz konusu hizmeti bir başka mükelleften temin ettiği elemanları kullanarak sunması halinde, sadece kendisine verilen işgücü temin hizmetinde tevkifat uygulanır. ..." hükmü yer almaktadır.
Dolayısıyla anılan hüküm uyarınca, bir sözleşmenin iş gücü temin hizmet sözleşmesi olarak kabul edilebilmesi ve hizmet alanın tevkifat sorumlusu olabilmesi için hizmetin ifasında kullanılan elemanların iş gücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gibi karineler kabul edilmiş olup bu hususların varlığının, taraflar arasında bir sözleşme yapılmışsa bu sözleşmedeki hükümler veya sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki açıklamalar dikkate alınarak tespit edileceği hüküm altına alınmıştır. Diğer bir deyişle taraflar arasındaki sözleşmenin iş gücü temin hizmeti sayılabilmesi için KDV Genel Uygulama Tebliği 2.1.3.2.5.2. maddesinde yazılı olduğu üzere "elemanların sevk, idare ve kontrolünün" hizmet alan davacıda olması gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta ise taraflar arasında imzalanan sözleşme incelendiğinde, işçilerin sevk ve idaresinin hizmet alınan davalı tarafta olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla Dairemizce taraflar arasında imzalanan sözleşmede yüklenicinin, sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluklarının, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri çerçevesinde yükleniciye ait olduğuna, ... yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin sorumlusu bulunmadığına ilişkin düzenlemelere yer verildiği, bu nedenle davalı tarafından üstlenilen işin Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin 2.1.3.2.5.2 maddesi kapsamında iş gücü temini niteliğinde olmadığı ve KDV tevkifatına tabi bulunmadığı, KDV tevkifatına tabi olmayan bir iş nedeniyle davacı tarafından yapılan tevkifat işleminin mevzuata aykırı bulunduğu, KDV tevkifatından dolayı davalı tarafın davacı idareye borcunun bulunmadığı ve taraflar arasındaki akdi ilişki dikkate alındığında, davalının sebepsiz zenginleştiğinden bahsedilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Kaldı ki Dairemize intikal eden dosyalardan, dava dışı kişiler tarafından davacı ...'nin aynı nitelikteki KDV tevkifatı işlemi nedeniyle Vergi Dairesi Başkanlığı'na açılan davalarda, ilk derece mahkemelerince, yüklenici şirketler tarafından üstlenilen işin, iş gücü temini niteliğinde olduğundan bahisle yapılan 9/10 oranındaki Katma Değer Vergisi tevkifatında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle verilen davanın kabulüne, dava konusu işlemlerin iptaline dair kararların, derecattan geçerek kesinleştiği görülmektedir.
(Ankara 2. Vergi Mahkemesinin █████/2023 tarih ve █████████ Esas- ████████ Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin █████/2024 tarih ve █████████ Esas - ████████ Karar sayılı istinaf isteminin reddi ilamı ile kesinleştiği,
Ankara 3. Vergi Mahkemesinin █████/2023 tarih ve █████████ Esas- █████████ Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin █████/2024 tarihli ve █████████ Esas - █████████ Karar sayılı istinaf isteminin reddi ilamı ile kesinleştiği,
Ankara 2. Vergi Mahkemesince verilen █████/2021 tarih ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararın, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin █████/2021 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 4. Dairesinin █████/2023 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği,
Ankara 7. Vergi Mahkemesince verilen █████/2021 tarih ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararın, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin █████/2022 tarih ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 4. Dairesinin █████/2023 tarih, █████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği,
Ankara 3. Vergi Mahkemesinin █████/2022 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin █████/2023 tarih ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 9. Dairesinin █████/2024 tarih ve █████████ Esas-█████████ Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği,
Ankara 3. Vergi Mahkemesinin █████/2022 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin █████/2023 tarih ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 9. Dairesinin █████/2024 tarih ve █████████ Esas-█████████ Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği,
Ankara 3. Vergi Mahkemesinin █████/2022 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin █████/2023 tarih ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 9. Dairesinin █████/2024 tarih ve █████████ Esas-█████████ Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği,
Ankara 3. Vergi Mahkemesinin █████/2022 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin █████/2023 tarih ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 9. Dairesinin █████████ Esas-█████████ Karar sayılı kararıyla temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır).
Böylelikle idari yargıda verilen kararlar ile taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin "işgücü temini" niteliğinde olmadığı, yani 9/10 KDV tevkifatına tabi bulunmadığı, davacının vergi dairesine yaptığı dava konusu ödemelerin hatalı olduğu hususları kesinleşmiştir. İdari yargıda kesinleşen bu tespitlerin, adli yargı mahkemeleri için de kesin delil teşkil edeceği, aksinin kabulünün hukuk yargılamasında geçerli bulunan hukuki belirlilik ilkesi ile uyuşmayacağı açıktır.
Tüm bu nedenlerle Dairemizce de davalı tarafça üstlenilen işin Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin 2.1.3.2.5.2 maddesi kapsamında iş gücü temini niteliğinde olmadığı ve KDV tevkifatına tabi bulunmadığı, KDV tevkifatına tabi olmayan bir iş nedeniyle davacı tarafından yapılan tevkifat işleminin mevzuata aykırı olduğu, KDV tevkifatından dolayı davalının, davacı idareye borcunun bulunmadığı ve sebepsiz zenginleşmediği kabul edilmiştir. Nitekim aynı gerekçelere dayalı Dairemizin ████████-970 E.K. sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 07.05.2026 tarih, █████████ Esas, █████████ K. Sayılı ilamı ile onanmıştır.
Bu durum karşısında ilk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. 
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince verilen █████/2023 gün ve ████████ Esas - █████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 381,66-TL harcın mahsubu ile bakiye 350,34-TL karar ve ilam harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 22.348,53-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
6-Davalı şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve 220,00-TL posta giderinden oluşan toplam 1.389,40-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip resen taraflara iadesine (HMK m.333),
8-Davalı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 377,16-TL istinaf karar ve ilam harcının, talebi halinde davalıya iadesine,
9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
10-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!