Malatya Sulh Ceza Hakimliği tarafından idari para cezasının kabahatli aleyhine yükseltilerek kazanılmış hakkı ihlal etmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi.
Özet: Kabahatler Kanununun 32. maddesine aykırı davranıştan dolayı verilen 427 Türk Lirası idari para cezasının, sulh ceza hakimliği tarafından itiraz üzerine kısmen kabul edilerek Kanunun 28/9. maddesi uyarınca 860 Türk Lirasına yükseltilmesi işlemine karşı, bu artışın ilgili hakkında kazanılmış hak ilkesini ihlal ettiği ve mahkemenin ceza miktarında değişiklik yapma yetkisinin aleyhe sonuç doğuracak şekilde kullanılamayacağı gerekçesiyle kanun yararına bozma talebinde bulunulmuştur.
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

HÂKİMLİĞİ : Malatya 3. Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : ████████ Değişik iş
İNCELEME KONUSU
KARAR : Başvurunun kısmen kabulü
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun (5326 sayılı Kanun) 32. maddesine aykırı davranmak eyleminden dolayı ... hakkında Battalgazi Kaymakamlığının 16.07.2021 tarihli ve █████████ sayılı idarî para cezası karar tutanağı ile uygulanan 427,00 Türk lirası idarî para cezasına karşı yapılan başvurunun Malatya 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 14.12.2021 tarihli ve ████████ değişik iş sayılı kararıyla kısmen kabulü ile ihlâlin tarihi de göz önünde bulundurularak 5326 sayılı Kanun'un 28/9. maddesi uyarınca 860,00 Türk lirası olarak uygulanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 27.12.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre,
1- Malatya 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin █████/2021 tarihli kararı ile kabahatli hakkında düzenlenen idarî para cezası karar tutanağı ile uygulanan 427,00 Türk lirası idarî para cezasına karşı yapılan başvurunun kısmen kabulü ile muteriz hakkında ihlâlin tarihi de göz önünde bulundurularak Kabahatler Kanunu'nun 28/9. maddesi uyarınca 860,00 Türk lirası olarak uygulanmasına karar verilmiş ise de,
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 17/7. maddesinde yer alan "İdarî para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu suretle idarî para cezasının hesabında bir Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz. Bu fıkra hükmü, nispi nitelikteki idarî para cezaları açısından uygulanmaz." ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 298. maddesinde yer alan "Bu bölümde yazılı emsal bedelleri ile alacak ve borçların değerleri 72 nci maddede yazılı Takdir Komisyonu tarafından tespit edilir." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, değerleme oranının her takvim yılı için yeniden düzenlendiği, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanarak █████/2021 tarihli ve 31672 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 533) uyarınca 2021 yılı için yeniden değerleme oranı % 36,20 olarak belirlendiği, bu halde 1593 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden incelemeye konu kabahat açısından 2021 yılı için alt sınırın 860,00 Türk lirası olarak tespit edildiği, Bununla beraber,
5326 sayılı Kanun'un 28/9. maddesindeki "İdarî para cezasının alt ve üst sınırının kanunda gösterildiği kabahatler dolayısıyla verilmiş idarî para cezasına karşı başvuruda bulunulması halinde, mahkeme idarî para cezasının miktarında değişiklik yaparak da başvurunun kabulüne karar verebilir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca Hâkimlik tarafından idarî para cezasının miktarında değişiklik yapılmak suretiyle başvurunun kabulüne karar verilebileceği hüküm altına alınmış ise de,
Kabahatli hakkında Battalgazi Kaymakamlığınca tanzim edilen █████/2021 tarihli ve █████████ sayılı idarî para cezası karar tutanağı ile 427,00 Türk lirası idarî para cezası uygulandığı, kabahatli hakkında uygulanan bu ceza miktarının kabahatli hakkında artık bir kazanılmış hak oluşturduğunun kabulünün gerektiği, her ne kadar 5326 sayılı Kanun'un 28/9. Maddesi muhtecviyatında hâkime bu konuda idarî para cezasının miktarında değişiklik yaparak da başvurunun kabulüne karar verebileceği konusunda takdir hakkı verilmiş ise verilen bu takdir hakkının kazanılmış hakkını ortadan kaldırır şekilde karar verebileceği hususunda bir anlam çıkartılamayacağı, mevcut düzenlemede tanınan takdir hakkının artık kabahatli aleyhine olmayacak şekilde idarî para cezasının alt ve üst sınırı arasında bir tutarın belirlenmesinin gerekliliği ve en önemlisi kazanılmış hakkın takdir hakkının da ötesinde hukuk aleminde her zaman ve evleviyetle korunması ve gözetilmesi gerekli bir husus olduğu da gözetilmeksizin, kazanılmış hakkı ortadan kaldırır ve aleyhe olacak şekilde idarî yaptırım cezası belirlenmesinde,
2- Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 19. Ceza Dairesinin █████/2021 tarihli ve ████████ esas, ████████ karar sayılı ilamında " ... Somut uyuşmazlığın 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanun'un 282. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Bolu Sulh Ceza Hakimliğinin 07.07.2020 tarihli, █████████ D.İş. Sayılı kararının, CMK'nin 309/4-c maddesi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılamayı gerektirmemek üzere, kanun yararına BOZULMASINA..." şeklinde belirtildiği üzere, sokağa çıkma yasağına uymama eyleminin 1593 sayılı Kanun'un 282. maddesi kapsamında kaldığı, kabahatli hakkında yukarıda belirtildiği üzere, 5326 sayılı Kanun'un 32. maddesi yerine, 1593 sayılı Kanun'un 282. maddesi gereğince idarî para cezası uygulanması gerektiği cihetle yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.
” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Her ne kadar kabahatli hakkında COVID-19 pandemisi kapsamında alınan tedbirlere riayet etmemesi nedeniyle uygulanan idari para cezasına karşı yapılan başvuru üzerine verilen kararın kanun yararına bozulması talep edilmiş ise de; 09.11.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7420 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi ile "24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında COVID-19 salgın hastalığının ülkemizde yayılmasını önlemek amacıyla 11/3/2020 tarihinden itibaren bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar verilen ve bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ilgilisine tebliğ edilmemiş olan idari para cezaları tebliğ edilmez, tebliğ edilmiş olanların tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yürürlük tarihinden önce işlenen söz konusu kabahatler için idari para cezası verilmez, tahsil
edilmiş olan idarî para cezaları iade edilmez." şeklinde düzenleme getirildiği, bilahare Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile son cümledeki "... tahsil edilmiş olan idarî para cezaları iade edilmez.." ibaresinin iptal edilmesi üzerine, bu kez 15.07.2023 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7456 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile 7420 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesine "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilen idari para cezaları, █████/2024 tarihine kadar tahsilatı yapan idari birime yapılacak başvuru üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslara göre iade edilir." şeklinde bir fıkra eklendiği, bu düzenlemeler ile COVID-19 pandemisi kapsamında alınan tebirlere riayet etmemek fiilleri ile ilgili olarak 53 26... sayılı Kanun'lar uyarınca idarî para cezası verilmemesinin, verilen idarî para cezalarının ilgilisine tebliğ edilmemesinin, tebliğ edilmiş olanların tahsilinden vazgeçilmesinin, tahsil edilenlerin ise ilgilinin başvurusu halinde iade edilmesinin öngörüldüğü cihetle, kanun yararına bozma müessesinin ülke sathında uygulama birliğini sağlamak ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi açısından kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olduğu da gözetildiğinde, isteme konu kararın kanun yararına bozulmasında bir hukuki fayda kalmadığı anlaşılmıştır.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Hâkimliğine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!