Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin, cari hesap alacağı ve ödenmeyen faturalardan doğan ilamsız icra takibine itirazın iptali davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Dava, davacının ödenmeyen faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlattığı ilamsız icra takibine davalının yetkisizlik ve borca itiraz etmesi üzerine açılmış olup; davacı, malların teslim edildiğini ve davalının itirazının kötü niyetli olduğunu iddia ederken, davalı ise davacıyla ticari ilişkisi olmadığını, kömür alımlarını ve ödemelerini üçüncü bir şahsa yaptığını, bu nedenle borçlu olmadığını ileri sürmüştür.

T.C. . BAM . HUKUK DAİRESİ
T.C..BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ . HUKUK DAİRESİDOSYA NO : .KARAR NO : .T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : NUMARASI : .DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... -... VEKİLLERİ : Av. ... [. Av. ... .İHBAR OLUNAN : ... -... ...İHBAR EDEN : ... -... ...VEKİLİ : Av. ..., .KARAR TARİHİ : .KARAR YAZIM TARİHİ : .Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkilinin davalı/borçludan cari hesaptan doğan alacağının tahsili için ... . İcra Müdürlüğü'nün.. Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, örnek 7 ödeme emrinin ... tarihinde borçluya tebliğ edildiğini ancak davalı/borçlu haksız ve dayanaksız olarak ...tarihinde takibe itiraz ettiğinden ve takip durduğundan, duran takip nedeni ile davacı/müvekkilinin daha fazla zarar görmesini engellemek amacıyla iş bu davayı açtığını, davanın ve takibin konusu alacağın kaynağı ödenmeyen faturalara dayandığını, müvekkili şirket, satım sözleşmesi gereği üzerine düşen edemi eksiksiz olarak ifa ettiğini ve faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini ancak davalı söz konusu malların bedelini müvekkiline ödemediğini, davalının, faturaların içeriğine yasal süresi içerisinde hiçbir itirazda bulunmadığını, davalı/borçlunun itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu, bu itirazın takibi sürüncemede bırakmak maksadı ile yapıldığı açıkça anlaşıldığını, bu nedenlerle davalı/borçlunun %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davalının yetkiye ilişkin itirazlarının reddi ile ... Mahkemeleri ve İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunun tespitini, davalının yetkiye, borca, fer'ilere ve takip sonrası faize, faiz tür ve oranına itirazın iptali ile ... İcra Müdürlü'nün . E. Sayılı dosyasının, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, % 20 den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: takibin yetkisiz icra müdürlüğünde açıldığından davanın reddi ile takibin yetkili icra müdürlüğü olan ...İcra Müdürlüklerinde açılması gerektiğini, davalının ... ... isimli bir işyerinde işletme olduğunu, işyeri için kömür alımı yaptığını, davalı müvekkilinin ekli sözleşmede görüleceği üzere █████/2010 tarihinden bu yana ...e faaliyet gösteren dava dışı -... isimli şahıstan kömür aldığını, davacı şirketin de, Şimşekler Kömür'ün aracılık hizmeti için toptan kömür aldığı firmalardan biri olduğunu, müvekkili 2010 senesinden bu yana kömürü Şimşekler Kömür'den aldığını, siparişi üzerine gelen kömürün ödemesi de ...'e yapıldığını, davalı müvekkili ile davacı yan arasında olduğu iddia edilen ticari ilişki aslında ... ile davalı yan arasında mevcut olduğunu, müvekkilinin davacı yan ile bu zamana kadar hiçbir ticari ilişkisi olmadığı gibi tarafların birbirlerini dahi tanımadığını, müvekkilinin davacı yana bugüne kadar hiçbir kömür siparişi olmadığını, kömür ödemelerini ...'e yaptığını, bu husus ticari defterlerin incelenmesi ile de açıklığa kavuşacağını, takibe ve davaya konu edilen mallar müvekkiline teslim edilmediğini, takibe ve davaya konu edilen bir kısım fatura da kapalı olarak tabir edilen şekilde düzenlenmiş faturalar olduğunu, davanın ...'e ihbar edilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla süresi içinde yapılan öncelikli olarak yetki itirazının ve usulü itirazlarının kabulü ile davanın reddine, icra takibine, fatura ve cari hesap ekstrelerine, borca, faize, icra harç ve masraflarına ve tüm fer'ilerine karşı itirazlarının kabulü ile davanın reddine, takibin iptaline, davacı hakkında % 20 den az olmamak şartıyla kötüniyet tazminatına, vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece davalı tarafın dava konusu faturalaru ilişkin ödemeleri ...’ya yaptığına yönelik iddiasını ispat edememesi, ...’nın davacının yetkili temsilcisi olduğuna dair dosyaya herhangi bir belge sunulmaması, yetkisiz temsilci durumundaki ...'nın tahsile ilişkin işlemlerinin davacı şirket tarafından açıkça ya da taraflar arasında oluşan bir teamül ile örtülü olarak benimsenmediği, yapılan bilirkişi incelemesi, sunulan deliller ile ispatlanamadığından ve davalının yemin delilinden vazgeçtiği, yemin teklif etmediği, davalının ödeme savunmalarına itibar edilmeyerek, tarafların ticari defterlerinde kayıtlı faturalar sebebiyle, davacının 193.511,92 TL davalıdan alacaklı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile asıl alacak yönünden icra takibinin devamına, icra inkar tazminatı yönünden ise alacağın fatura alacağı olması, likit olması göz önünde tutularak, icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmiştir.Karara karşı, davalı vekili ve ihbar olunan ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili .. tarihli istinaf dilekçesinde özetle; davalı ve davacı arasında bir ticari ilişkinin bulunmadığını, davacının ...’da bulunan toptan kömür satan bir firma olduğunu, davalının ise İnegöl'de bulunan bir süthanenin işletmecisi olduğunu, ihbar olunan ...’in ise ...’dan toptan kömür alarak, İnegöl'deki perakende müşterilerine kömür satan bir tacir olduğunu, davalının işletmesine kömür almak için ihbar olunan ... ile anlaştığını ve aralarında aracılık sözleşmesi imzalandığını, ihbar olunan ...’in davacı firmadan toptan kömür aldığını ve İnegöl‘de bulunan davalı perakende müşterisine sattığını, ...’in İnegölde bulunan davalıya sattığı kömürlerin tahsilatını yaptığını ve davacı firmadan yıllardır süregelen ticari ilişkileri kapsamında ödemelerini yaptığını, kömürlerin faturasının ise davacı firma tarafından davalı ... müşterisine düzenlendiğini, davalı tarafın iddia edilen kömürlerin tamamının bedelini ihbar olunan ...’e ödediğini, davacı ile ihbar olunan ... arasında kömür kurlarındaki farklılık nedeniyle çıkan para anlaşmazlığı sonucu davacı tarafın bu farkı ...’ten istemek yerine davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davacı firma ile davalı arasındaki tek hukuki ilişkinin davacının, ihbar olunan ...’e sattığı kömürlerin faturasını, davalı adına düzenlenmiş olmasından kaynaklandığını, davalının takip tarihindeki tebligat adresinin İnegöl ... olduğu, taraflar arasında bir para alacağı söz konusu olmadığından icra takibinin açılacağı yerin ... İcra Müdürlükleri değil, yetkili icra müdürlüğü ... Müdürlüğü olduğunu, taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunmadığını ve iddia edilen ilişkiye de açıkça itiraz edildiğinden, öncelikle icra dosyasına yapılan yetki itirazının değerlendirilerek, davanın yetki yönünden reddine karar verilmesinin gerektiğini, yerel mahkeme kararının yetki yönünden kaldırılması gerektiğini, davacı tarafından başlatılan takipte takip dayanağı olarak yalnızca 21 adet faturanın gösterildiğini, başkaca borcun varlığına ilişkin belge gösterilmediğini, ancak dava dilekçesinde davacı tarafın, icra takibinden farklı olarak, davacının tek taraflı tuttuğu cari hesap özetine dayandığı, taraflar arasında geçerli bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, takip talebi dayanağı olmayan faturaların dava konusu edilemeyeceğini, dosyada alınan 30.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda tarafların ticari defterlerinin incelendiğini, davacının cari hesap özeti dikkate alınarak hesaplama yapıldığını, davacının takibine dayanak yaptığı ilk fatura tarihinin 17.02.2012 tarihi olduğu, cari hesap özetinin ise 20.09.2011 tarihinde başladığı ve toplam 30.266,30 TL tutarındaki cari hesapta yer alan faturanın davacı tarafından takibe konu edilmediğini, itirazın iptali davasının takip talebine bağlılığı kapsamında cari hesaba dayanarak yapılan hesaplamaların hatalı ve kabul edilemez olduğunu, davalı ile ihbar olunan ... arasında 2010 yılından beri süregelen kömür satımı ilişkisi bulunduğunu, taraflar arasında 2010 tarihli alım satım ve aracılık sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin bir örneğinin dosyaya ibraz edildiği, bu ticari ilişki kapsamında her ne kadar kömürlerin satışını ... yapıyor olsa da kömürün faturalandırılması, davacı şirket tarafından davalı adına yapıldığını, davalının davacıdan kömür almadığını, taraflar arasında para alışverişi gerektirecek ilişkinin bugüne kadar olmadığını, davalının davacıyı tanımadığını, davalı tarafından ...’ten alınan kömürün parasının yine ...’e ödendiğini, bu ödemelere dair tediye makbuzları ve çek dökümlerinin dosyaya ibraz edildiğini, dosyada alınan bilirkişi incelemelerinde davalı tarafından ...’e yapılan ödemeler toplamının 214.939,50 TL olduğunun tespit edildiğini, başkaca bir ticari ilişkinin tespit edildiğini, ayrıca nakit ödemeler yanında, ...’e verilen kambiyo evraklarının olduğu, kambiyo çekleri nedeniyle davacının çalışanı ... tarafından tahsil edildiğini, dosyaya gelen çeklere ilişkin ibraz görüntülerine göre, ciro silsilesinin ..., ..., ... şeklinde olduğu 7 adet çek nedeniyle toplam bedelin 34.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, ancak bu tespitin mahkemece dikkate alınmadığını, ...'nın ihbar olunan sıfatıyla davaya katıldığını, çalıştığı dönem boyunca davacı adına tahsilat yaptığını, tahsilatları ...’ten aldığını, davalıyı tanımadığını ve ticari ilişkinin yıllardır bu şekilde devam ettirildiğini, tahsilat defterindeki imzaların kendisine ait olduğunu beyan ettiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarından iddialarının ispatlandığını, davacı tarafın uzun yıllardır devam eden bu ticari teammül nedeniyle doğan muvazalı işlemi kendi menfaatine haksız ve kötü niyetle kullandığını, ...’ten tahsil ettiği kömür bedellerini mükerrer olarak bu dava aracılığıyla talep ettiğini, ... tarafından tutulan cari defterde ...’nın imzalarının bulunduğunu, nakit tahsilatların tamamının ... tarafından davacı adına yapıldığını, tanık listesinin mahkemeye sunulduğu ancak mahkemece tanıklarının dinlenmediğini, dosyadaki mevcut delil belge ve tespitlerin yazılı delil başlangıcı olarak kabulü ile tanıkların dinlenmesi gerektiğini, davacının kendi muvazaasına dayanarak hak talep etmekte olduğunu, ...’in yetkisiz temsilci olduğunun kabulünün gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan ticari kayıtlarda davalı tarafından yapılan 7.500,00 TL, 7.552,00 TL ve 7.510,25 TL olmak üzere üç adet ödemenin görüldüğünü, söz konusu ödeme kayıtlarının davalı ticari defterlerinde bulunmadığını, davacı tarafın davalıdan tahsil etmediği bir ödemeyi ticari kayıtlarına işlediğini, bu hususun davacının, ticari ilişkiyi mevcut hali ile kabul ettiğinin en büyük göstergelerinden biri olduğunu, ihbar olunan ...’in davacının temsilcisi sıfatıyla hareket ettiğinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispat edildiğini, temsil onayının açık veya yazılı olarak verilmesinin zorunlu olmadığını, ihbar olunan ...’in ticari ilişkinin en başından beri temsilci gibi hareket ettiğini, davacının da bunu benimsediğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin bu çerçevede yürütüldüğü, davacının benimsediği bu ilişkiyi, kendi muvazaasına dayanarak reddettiğini ve davalıdan haksız kazanç elde etme çabası içerisinde olduğunu, davacının açıkça dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini, ayrıca alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de doğru olmadığını, alacağın varlığının yargılamaya muhtaç olduğunun açık olduğunu beyanlarıyla yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine, davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İhbar olunan ... vekili ..tarihli istinaf dilekçesi ile özetle; davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin ihbar olunan aracılığıyla yapıldığını, bu ticari ilişkiden doğan alacakların ödemesini de ihbar olunan, davacının sigortalı çalışanı ticari temsilci ve tüm ticari ilişkisinin bulunduğu firmalardan tahsilatları yapan ...’ya yaptığını, ...'ya yapılan ödemelerin bir kısmının davacı ticari defterlerinde mevcut olduğunu, bir kısmının ise davacı tarafından kötü niyetli olarak ticari defterlere işlenmediğini, davacı tarafın ihbar olunandan davalı adına almış olduğu çekleri ve bankadan yapılan ödemeleri defterlerine işlediğini, elden ...’ya yapılan ödemeleri ise defterlerine işlemediğini, davalının tüm ödemeleri ihbar olana yaptığını ve ihbar olanın da ödemeleri davalının sigortalı çalışanı olan ...’ya yaptığını, davacının her ne kadar ihbar olunan tarafından ...’ya yapılan ödemeleri defterine işlememiş ve inkar etmiş olsa da, ihbar olanın ...’ya davalı adına yapmış olduğu bir kısım ödemeleri defterine işlemiş olmasının, davacının aradaki ilişkiyi geçerli kabul ettiği anlamına geldiğini, davacının tüm ticari ilişkilerindeki ödemeleri ...’nın firmaları dolaşarak topladığını, ...'nın 11.07.2017 tarihli duruşmadaki beyanlarında bu hususları doğruladığını, bilirkişi raporlarında davalının ihbar olunanın ve ...'nın cirolarının bulunduğu çekler olduğu ve bu çeklerin bankaya ... tarafından ibraz edildiği ve defterlere işlendiğinin belirtildiği, bu durumda davalının ödemelerinin ihbar olunan tarafından davacı adına ...'ya yapıldığının ispatı olduğunu, davacının ihbar olana karşı açmış olduğu ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas sayılı dosyasında da ...’nın, ihbar olunandan aldığı paraları İş Bankası Merinos şubesine yatırdığını beyan ettiğini, ihbar olunan tarafından ...’ya yapılan ödemelerin aynı gün içinde davacı şirketin banka hesabına aktarıldığı, davacının banka hesap bilgileri ile İş Bankası Merinos şubesine müzekkere yazılarak ...’nın davacı hesabına para yatırıp yatırmadığının sorulması talep edilmişse de, mahkemece bu konuda bir inceleme yapılmadığını, mahkeme dosyasına sunulan 30.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda değinildiği üzere ...’nın davacı çalışanı olarak davalıyı tanımadığını, tüm para ve çek tahsilatlarının ...’ten yapılarak davacıya elden ya da banka hesabına yaptığının, ...’nın bu ifadesinin doğruluğunu dosyaya aldırılan çek fotokopilerinden de anlaşıldığı şeklindeki tespitlerden ...'nın davacının ticari temsilcisi olarak hareket ettiğinin açık olduğunu, davacının sigortalı çalışanı ...’nın davacının tüm tahsilatlarını takip etmesi, bazı çeklerde davacının cirosundan sonra ...'nın cirosunun bulunması, çeklerin ... tarafından bankaya ibraz edilmesi, ...’nın ticari temsilci olarak hareket ettiğini gösterdiğini, davacının da ihbar olunanın ...’ya yapmış olduğu bazı ödemeleri ticari defterlerine kaydetmesi ile bu durumu bildiği ve kabul ettiğini, davacının kötü niyetli olarak dört yıl geçtikten sonra faturaları icra takibine koyduğunu, davacının tahsilat yapmadan kömür satmaya devam etmeyeceğini, davacının kur üzerindeki dalgalanmalardan dolayı zarar ettiğini düşünerek eldeki davayı açtığını, mahkemenin ihbar olunan ...'ya yaptığı ödemeleri dikkate almadığını, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 05.08.2021 tarihli istinafa cevap dilekçesinde; davalının ticari defterlerinde takibe konu tüm faturaların kaydının bulunduğunu, teslim hususunun ispatlanmış olduğunu, ... adlı şahsın davacı çalışanı olmadığını, davacı şirket adına tahsilat yapma yetkisinin bulunmadığını, takibe konu faturalarda alacaklının davacı şirket olduğu, faturaların hiçbir yerinde ... adının geçmediğini, ayrıca davalının faturaları teslim alarak ticari defterlerine kaydettiğini, ... adlı şahsın Şimşek Kömür adlı işletmenin sahibi olduğunu, bu şahsın kendi adına ticaret yaptığını, davalı şahıs ile arasında imzalanan katı yakıt alım satımına dair 01.04.2010 tarihli sözleşmenin davalı tarafça dosya sunulduğu, tediye makbuzlarında belirtilen ödemelerin, davaya konu faturalara değil, bu şahıs ile arasındaki ticari ilişkiye ait olmasının muhtemel olduğunu, ... adlı şahsın beyanlarına ve ... adlı şahsa ait tahsilat defterine itibar edilemeyeceğini, ... adlı şahsın davacı şirket adına tahsilat yapma hak ve yetkisi bulunmadığını, belgelerin mevcut hali ile güvenilir delil niteliği taşımadıkları, tahsilat defterindeki kayıtların ve ... adlı şahıs tarafından hazırlanan yazılı belgelerin, davacı şirket kayıtlarında yer almadıklarından ödeme iddiasını ispata elverişli olmadıklarını, davalı tarafın 26.01.2021 tarihli dilekçesi ile yemin delilinden vazgeçtiğini, ödeme iddiasını ispatlayamadığı beyanlarıyla, davalı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ve ihbar eden istinaf başvurusunda bulunmuştur.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.... .icra Müdürlüğü’nün.. esas sayılı dosyasında, davacı tarafça davalı aleyhine 193.511,92 TL fatura alacağı ile 40.330,20 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 233.842,12 TL alacağın tahsili talebiyle ilamsız takip başlatılmış, davalı taraf süresi içerisinde, takip alacaklısına herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek,takibe,yetkiye, borcun tamamına, ferilerine ve faize itiraz ettiğini beyan etmiştir. Davacı taraf, takipteki asıl alacak miktarınca takibin iptaline karar verilmesini talep etmiş, 193.511,92 TL üzerinden harç yatırıldığı anlaşılmıştır.Somut uyuşmazlıkta, davacı taraf faturalara dayalı borcun ödenmediği iddiasıyla takip başlatmış, davalı taraf ise , davacı ile aralarında bir ticari ilişkinin bulunmadığını , faturalara konu kömür alımını ihbar olunan ...’ten yaptığını ve alımlara ilişkin tüm ödemeleri de ...’e yaptığını , davacı tarafa borcunun bulunmadığını beyan etmiştir. Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre, itirazın iptali davasını gören mahkemenin icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. İİK’nın 50. maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın HMK'nın 164. maddesi hükmü uyarınca ön sorun olarak incelenmesi gerekir (YHGK'nın █████/2013 tarih, ████████ Esas, █████████ Karar). Bilindiği üzere, 2004 sayılı İİK m. 50, HMK m. 10 ve TBK m. 89 hükümlerine göre para alacaklarının tahsili için başlatılan takiplerde davacının ikametgahı icra dairesi de yetkilidir ancak alacaklının ikametgahında icra takibi yapılması ve dava açılması için aradaki ticari ilişkinin öncelikle ispat edilmesi gerekmekte olup ispat yükü davacıdadır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre, davacı tarafça düzenlenen tüm faturalar davalı defterinde kayıtlı olup, taraflar arasında ticari ilişki sabit olup, İİK m. 50, HMK m. 10 ve TBK m. 89 maddesi hükümlerine göre takip başlatıldığı anlaşılmakla, yetkiye ilişkin istinaf istemlerinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.6100 sayılı "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı HMK'nın 222. maddesindeki koşulların varlığı halinde ticari defterler kesin delil mahiyetinde olup taraf iddia ve savunmasının ticari defterler ile de ispatı mümkündür. Dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre, davacı tarafça düzenlenen tüm faturalar davalı defterinde kayıtlı olup bu hususun teslime karine teşkil ettiği görülmektedir. Davalı taraf ödeme savunmasında bulunduğundan ödemeye ilişkin iddiasını ispatla yükümlüdür. Davalı defterlerinde , davacıya ödemesi tespit edilememiştir. İhbar olunan ...’in defterleri incelenmiş, davalıya ait herhangi bir kaydın bulunmadığı, tediye makbuzlarına göre tahsil edildiği belirtilen 214.939,50 TL tahsilatın ve bu tahsilatların davalı adına yapılarak davacıya ödendiğine dair bir kaydın da bulunmadığı tespit edilmiştir.Ayrıca davalı defterlerinde de ...'e yapılan ödemeler kayıtlı değildir. Davalı taraf , bir kısım ödemelere dair çek verdiğini iddia etmiştir. Bankalardan gelen cevaplara göre, davalı cirosu ile davacıya verilen bir çekin olmadığı, Bankasya'ya ait 6377869 nolu çekin 5000,00 TL tutarlı, keşide tarihinin 31.07.2013 olduğu, davalının firmasına ait kaşesi üzerine ciro imzası ile ...’ya verildiği, ...a ait...numaralı çekin ise keşide tarihinin 30.04.2013 ve 6.000 TL tutarlı olduğu, davalı ...’nun ciro imzasıyla ...’ya verildiği, ...'nın söz konusu tarihlerde davacı çalışanı olduğu, ancak davacı adına tahsile yetkili olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı görülmüştür. Bilirkişi raporuna göre davacı tarafın usulüne uygun defter kayıtlarına göre, davacı, davalıdan 193.511,92 TL alacaklı olup, davalı taraf bu alacağa istinaden davacıya ödeme yapmış olduğu hususunu belge ile ispat edememiş, yemin delili kendisine hatırlatılmış, yemin deliline başvurmamıştır.Mahkemece dosyada alınan raporların kanaat verici olduğu kabul edilerek davanın kabulüne dair karar verilmiş olup, dosya kapsamına ve toplanan delillere göre kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı tarafın malın teslim edilmediği, ödemeleri ihbar olunanlara yaptığı yönündeki iddialarının ispatlanamadığı, bu suretle istinaf taleplerinin de yerinde olmadığı görülmüştür.Davalı tarafça kabul edilen icra inkar tazminatı yönünden yapılan istinaf incelemesinde; 2004 sayılı İİK’nın m. 67/... hükmü “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare: █████/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.” hükmüne yer verilmiştir. İcra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Ayrıca, alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. İcra inkar tazminatı, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Somut olayda; davaya konu edilen alacak, açık hesap ilişkisine dayalı olduğundan davalı yönünden likit niteliktedir. Bu nedenle, mahkemece hüküm altına alınan miktar üzerinden itirazında haksız olan davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede; ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddî olay ve hukukî değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-) Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, ...-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 13.218,80 TL istinaf karar ve ilâm harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 3.304,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.914,10 TL harcın davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 3-) İstinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-a hükmü uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. █████/2024 ...Başkan ... ¸(e-imzalıdır) ...Üye ... ¸(e-imzalıdır) ...Üye ... ¸(e-imzalıdır) ...Katip ...¸(e-imzalıdır)