Bölge Adliye Mahkemesi, kayyım ile sosyal etkileşim ve taraflılık iddiaları nedeniyle hakimin reddi talebinin reddi kararına yönelik istinaf başvurusunu inceliyor.
Özet: Bu istinaf kararı, davacının, toplantı masasında bulduğu ve içerisinde mahkeme başkanı, kayyım ve karşı taraf avukatları arasında taraflılık şüphesi uyandıran, hakimin ailesiyle birlikte konsere ve tekne gezisine davet edildiği, VIP ağırlama gördüğü, hatta "işi çabucak bitir" talimatı verdiği gibi iddialar içeren ses kayıtları bulunduğunu ileri sürerek yaptığı hakimin reddi talebinin, hakimin iddiaları reddederek sadece kızının kayyımın doktor eşi ile arkadaşlığı nedeniyle konsere katıldığını belirtmesi üzerine ilk derece mahkemesince reddedilmesine ilişkin kararı incelemektedir.

T.C. ... BAM . HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N A G E R E K Ç E L İ İ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO : KARAR NO : BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : NUMARASI : HAKİMİN REDDİNİ TALEPEDEN - DAVACI : ..DİĞER DAVACILAR : 1- KARŞI TARAF -DAVALILAR:1 : 2 -TDAVANIN KONUSU : Hakimin Reddi Hakimin reddi talebinin reddine ilişkin merci kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun incelemesi için dairemize gönderilen dosya içindeki tüm belgeler ile dairemiz üyesi tarafından hazırlanan inceleme raporu incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: HMK.'nun 36/1 maddesinde ''Hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması hâlinde, taraflardan biri hâkimi reddedebileceği gibi hâkim de bizzat çekilebilir.'' düzenlemesi bulunmaktadır. ... . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin Karar sayılı kararına karşı açılan HMK.'nun 376. maddesi uyarınca yargılamanın iadesi yolu ile hükmün iptali istemli davada, davacı ... ...nün 20.09.2024 tarihli dilekçe ile hakimin reddini talep ettiği görülmektedir. Davacı dilekçesinde hatırladığı kadarıyla 2024 yılının Nisan aylarında şirkete gittiğinde, toplantı masasının üzerinde bir flash bellek bulduğunu, öylece ortaya konulduğu için merak edip içeriğine bakmak istediğini, içeriğine baktığında kayyım ... ait birçok ses kaydı bulduğunu, bu ses kaydının içerisinde mahkeme heyet başkanı ile,..'nün avukatları hakkında da söylemler bulunduğu için dinlediğini, ses kaydının içeriğinde kayyım 'in ve ....'nün avukatlarının kendisini aradığını, avukatlarının müvekkili olan ...'ın konserine 28-29 Eylül tarihlerinde 10 kişilik yer ayırttığını söylediğini, bunun üzerine kayyımın ... .. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanı ....ı aradığını ve ailesi ile birlikte konsere gelmeleri için davet ettiğini, hakim ..., ailesi ve kayyımın bu konsere gittiğini, kendilerine en ön sıralardan yer ayrıldığını, VIP şekilde konsere giriş yaptıklarını, yemek yediklerini, ertesi gün yine İhsan ve ...ü'nün avukatlarının kendilerine tekne turu düzenlendiğini, avukatların da orada bulunduğunu, hep birlikte güzel vakit geçirdiklerini,........'nün avukatlarının "Etinden sütünden faydalandığını" beyan ettiğini duyduğunu, başka bir ses kaydında da kayyımın açıkça mahkeme başkanı ...'ın kendisine çabucak bu işi bitir şeklinde talimat verdiğini duyduğunu, sayın hakimin objektif davranma yükümlülüğünden saparak taraflı davrandığına inanmakta olduğunu, ... tarihli ara karar ile yaklaşık kural ispatının sağlanmadığı gerekçesi ile tedbir taleplerinin reddedildiğini belirterek hakimin reddini talep ettiği görülmektedir. HMK.'nun 38.maddesi hâkimin reddinin dilekçeyle talep edileceğini ve öncelikle reddetilen hâkimin bir hafta içinde dosyayı inceleyerek ret sebeplerinin kanuna uygun olup olmadığı hakkındaki düşüncesini yazı ile bildireceğini düzenlemektedir. İncelenen dosya içeriğinde reddedilen hakimin davacıları veya davalıları hiç tanımadığını, şirketler ile herhangi bir ilişkisi olmadığını, ...soy isimli herhangi bir avukat ile tanışmadığını, belirtilen konserin 2019 yılında olduğunu ve kayyımın daveti üzerine kendisinin veya eşinin gitmediğini, ancak kayyımın doktor olan eşi ile kendisinin o tarihlerde tıp fakültesinde öğrenci olan kızı arasındaki yakınlık nedeniyle kızının konsere gittiğini, yanlı davrandığı iddiasının ciddi bir iddia olmadığı ve hakimin reddi talebinin yerinde olmadığı şeklinde görüş bildirdiği görülmektedir. HMK.'nun 40.maddesinde incelemeyi yapacak merci düzenlenmektedir. Buna göre; red talebi öncelikle toplu mahkemede reddi istenen hâkim katılmaksızın mensup olduğu mahkemece ve reddedilen hakim tek hakimli mahkemede görev yapan bir hakim ise madde de ayrıntılı olarak düzenlenen merci tarafından incelenecektir. Buna göre belirlenen inceleme merci olan ... ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin..... Karar sayılı kararı ile hakimin tarafsızlığını ve bağımsızlığını şüpheye düşürecek hallerin hiçbirisinin mevcut olmadığı gerekçesi ile hakimin reddi talebinin reddine karar verdiği görülmektedir. HMK.'nun 43/2.maddesinde ''Esas hüküm bakımından istinaf yolu açık bulunan dava ve işlerde ise ret talebi hakkındaki merci kararlarına karşı tefhim veya tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir; bu hâlde 347 nci madde hükmü uygulanmaz. Bölge adliye mahkemesinin bu husustaki kararları kesindir.'' düzenlemesi bulunmaktadır. Hakimin reddi yoluna başvuran .... istinaf dilekçesi ile, hakimin mütalaası ile ses kayıtları arasında farklılıklar olduğunu, ses kayıtlarının aydınlatılmadığını, yargılama safhasında hakimin tavrının ve dosyayı inceleme şeklinin değişmemiş olmasının da şüphe olgusunu desteklediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. HMK'nun 36.maddesinde hakimin red sebepleri sayılmış olup bu sebepler sınırlıdır. Tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması hali genel bir düzenleme olup, maddede sayma yolu ile gösterilmemiş olsa dahi, hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren diğer sebeplerle de reddi mümkündür. Anayasa Mahkemesi'nin 08.09.2015 tarihli ve █████████ Başvuru numaralı Ünal Aslantürk başvurusu kararında açıklandığı üzere; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 6. maddesinde açıkça; kişilerin, adil yargılanma hakkının bir unsuru olarak davanın tarafsız bir mahkemede görülmesini isteme hakkından söz edilmiştir. Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, Anayasa’nın 36., 138., 139. ve 140. maddeleri bir arada değerlendirildiğinde mahkemelerin tarafsızlığı ve bağımsızlığının birbirini tamamlayan iki unsur olduğu ve tarafsız bir mahkemede yargılanma hakkının adil yargılanma hakkı kapsamında olduğu kabul edilmelidir. Genel olarak tarafsızlık, davanın çözümünü etkileyecek bir önyargı, tarafgirlik ve menfaate sahip olunmaması ve davanın tarafları karşısında ve onların leh ve aleyhlerinde bir düşünce veya menfaate sahip olunmamasını ifade eder (Tahir Gökatalay, B. No: █████████, 20/3/2013, § 61). Tarafsızlığın öznel ve nesnel olmak üzere iki boyutu bulunmakta olup bu kapsamda hâkimin birey olarak mevcut davadaki kişisel tarafsızlığının yanı sıra kurum olarak mahkemenin kişide bıraktığı izlenimin de dikkate alınması gerekmektedir (AYM, E.███████, K.2006/4, K.T. 5/1/2006).Yargılamayı yürüten mahkeme üyelerinin taraflardan biriyle veya anlaşmazlık konusu ile maddi veya manevi yakın bir bağının bulunması veya yargılama sürecinde sarf ettiği ifadeleri ile tarafsız olamayacağı yönünde meşru bir kanaat uyandırması, bunun yanı sıra davadan önce dava ile doğrudan bağlantılı bir konumda bulunması da tarafsızlığı ihlal edebilir. Ancak belirli bir uyuşmazlıkta, yargılamayı yürüten hâkimin, taraflardan birine yönelik önyargılı ve taraflı bir tutumunun, kişisel bir kanaatinin veya menfaatinin, bu bağlamda kişisel bir taraflılığının söz konusu olduğunu ortaya koyan bir delil bulunmadığı ve bu husus kanıtlanmadığı müddetçe tarafsız olduğunun bir karine olarak varsayılması zorunludur. Hakimin reddi, doğal hakim ilkesinin istisnası niteliğinde olduğundan hakimin tarafsız davranmadığı hususundaki iddianın yeterli deliller ile ispatı gerekir. Buna göre hakimin yargı yetkisi kapsamındaki ihtiyati tedbir ve diğer ara kararları kanunda gösterilen yasa yollarına tabi olup, tarafsızlığı ihlal edici başka bir eylemi ispat edilmeyen hakimin sırf ara kararların hatalı olduğu ve benzeri nedenlerle reddi mümkün değildir. Açıklanan bu ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, hakimin reddi talebinde bulunan ....'nün şirkette masa üzerinde bulduğu flash bellek içerisinde kayyım ..'e ait ses kayıtları olduğunu ve bu kayıtlardaki beyanlar nedeniyle hakimin tarafsızlığı hususunda şüpheye düştüğünü öne sürmektedir. 6100 sayılı Kanun'un 189 uncu maddesinde ispat hakkı düzenlenmiş olup maddenin ikinci fıkrasında "hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz." hükmü düzenlenmiş, dördüncü fıkrasında ise "bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir." denilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 189 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereği yargılama sırasında taraflarca sunulan delillerin elde ediliş biçiminin mahkeme tarafından re’sen göz önüne alınacağı ve delilin her ne surette olursa olsun hukuka aykırı olarak elde edildiğinin tespit edilmesi hâlinde, diğer tarafça bir itiraz ileri sürülmese dahi mahkemece caiz olmadığına karar verileceği düzenlenmiş olup flash bellek içeriğinde bulunan ses kayıtları ilgililerin rızası alınarak veya yasal yollarla toplanmış bir delil niteliğinde bulunmadığı takdirde, bu delil hukuka aykırı nitelikte olduğundan dikkate alınamaz. Dinlenen flash bellek içeriğindeki ses dosyalarının ortam dinlemesi şeklinde olduğu, müzik bulunan bir ortamda yenilen yemekte yapılan konuşmalara ait olduğu anlaşılmaktadır. Bu ses kayıtlarının hukuka uygun olarak oluşturulduğu iddia ve ispat edilmediğine göre, delil olarak değerlendirilemez. Öte yandan, somut olayda mahkeme hakiminin yargılamanın iadesine konu .......Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Karar sayılı kararına konu dava dosyasında yürütülen yargılama başlamadan önce 2019 yılında, daha sonra bu dosyada davacı vekili olarak görev yapacak vekillerin temin ettiği davetiye ile konsere katıldığı iddia olunmaktadır. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, görülmekte olan bir dava sırasında, duruşmanın hakimi ile taraflardan biri arasında bir dava veya düşmanlık halinin bulunması, duruşma hakiminin red sebebi olmakla birlikte vekil davanın taraflarından olmadığı için, vekil ile hakim arasında geçen olaylar ve var olan davalar, davanın tarafı olan müvekkil için red sebebi oluşturmaz. O halde, mahkeme hakiminin, taraflarla yakınlığı veya dostluğu hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebep sayılabilir ise de, vekil olarak hareket eden avukat taraf olmadığından hakimin tarafsızlığı konusunda şüpheyi gerektiren önemli bir sebep sayılamaz. Bu nedenlerle hakimin reddi talebinin kanunda sayılan sebeplere uygun olmadığı anlaşılmakla, hakimin reddine ilişkin talebin reddine dair merci kararının istinafına yönelik istemin reddine karar vermek gerekmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 23.03.1974 tarih 8/1431-262 sayılı kararında kötüniyetli taraf; yasal yönden haklı olmaksızın, yani kendisinin istem yahut savunma dayanaklarının açık bir yasa kuralı kapsamında ya da itiraz görmemiş içtihatlar karşısında başarısızlığa peşinen mahkum olduğunu bilerek istem öne süren ya da savunmada bulunan taraf olarak tanımlanmıştır. Bu durumda geçerli bir hakimin reddi sebebi olmadığı, red sebebinin kanunda sayılan hallerden hiç birine uymadığı açık olan somut olayda hakimin reddi talebinde bulunulması karşısında inceleme merci tarafından talebin kötü niyetli yapılıp yapılmadığının değerlendirilmemesi hatalı olmuştur. Kötü niyetli olarak hakimin reddi yoluna başvuran taraf aleyhine disiplin para cezası uygulanması kamu düzeninden olduğundan, bu konuda istinaf bulunmasa dahi HMK.'nun 355. maddesi uyarınca dairemizce talebin kötü niyetli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmiştir. Hakimin reddi talebinde bulunan davacı bu ses kayıtlarını kendisinin kaydetmediğini, şirkette masa üzerinde flash bellek içinde bulduğunu öne sürmüştür. Ancak, davacı bu ses kayıtlarını kendisi ortam dinlemesi şeklinde kaydetmemiş olsa dahi, davacının hukuka aykırı olarak elde edildiği sabit olan ses kayıtlarını kullanması açık bir şekilde talebin kötü niyetli olarak yapıldığını ortaya koymaktadır. Bu nedenle dairemizce hükme disiplin para cezası eklenmek suretiyle hükmün düzeltilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle, İlk derece mahkemesi kararı hukuka uygun olduğundan HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,... ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı kararında hükmün 3. bendi olarak "3-Hakimin reddi talebinin kötü niyetli olarak yapıldığı anlaşılmakla HMK.'nun 42/6.maddesi uyarınca davacı ...'nün takdiren ...,00 TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasına, HMK.'nun 42/8.maddesi uyarınca disiplin para cezasının hakimin reddi yoluna başvuran davacıdan tahsili için ilk derece mahkemesince harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesine," bendi eklenmek suretiyle HÜKMÜN DÜZELTİLMESİNE,Harçlar Kanunu'nun Eki-1 sayılı tarife A-III-2-a maddesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,İstinaf gider avansının kullanılmayan kısmının istinaf edene iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ... tarihinde oy birliği ile karar verildi.KANUN YOLU : HMK.'nun 43/2. maddesi uyarınca kesin olmak üzere GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : ... BaşkanÜyeÜyeKatip