İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde şirketler arası hizmet sözleşmesinden doğan tedavi faturaları alacağına ilişkin itirazın iptali davası.
Özet: Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptali istemli davada, davacı şirket hastaların tedavilerine yönelik 235.467,06 TLlik faturaların ödenmemesi üzerine dava açmış; mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinin ve sunduğu hizmetlerin sözleşmeye uygunluğu, faturaların usulüne uygunluğu ile davalının itirazlarının mesnetsiz olduğu tespit edilerek, davacının davalıdan alacaklı olduğu teknik ve hukuki yönden kesin olarak doğrulanmıştır.

T.C.

İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilim şirket tarafından takip öncesi faiz talep etme hakkımız saklı kalmak kaydıyla davalı taraf aleyhine hastaların gördüğü tedavilere ilişkin 235.467,06 TL tutarındaki faturalardan kaynaklanan alacağının (icra takibine konu tüm faturalar icra dosyasında mevcuttur) tahsili amacıyla ... 36. İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyası ile 04.06.2025 tarihinde icra takibi başlatılmıştır. Borçlu tarafça haksız ve mesnetsiz olarak borca itiraz edilmesi sebebiyle icra müdürlüğü tarafından takip durdurulmuştur. Davalı tarafın icra dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde ileri sürülen iddiaların kabulü mümkün değildir. Müvekkilim şirket tarafından davalı tarafça icra takibine yapılan itirazın iptali, takibe devam edilmesi, alacak tutarının ve icra inkar tazminatının ödenmesi amacıyla ... Arabuluculuk Bürosu'nun ... Büro Dosya No ve ... Arabuluculuk Dosya No ile arabuluculuğa başvurulmuş ise de yapılan görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamamıştır. (EK: Arabuluculuk Son Tutanağı -E-İmzalıdır- ) Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; borcunu ödemeye yanaşmaması ve borca itiraz etmek suretiyle takibi durdurması sebebiyle davalı borçlunun haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazının iptaline karar verilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olmuştur. Tarafımızca dava şartı arabulucuğa başvurulmuş ve sonuç alınamamış olduğundan, davalının itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı borçlunun takibe konu alacağa haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini sayın mahkemenizden talep ederiz.
CEVAP: Davacının işbu itirazın iptali davası açmasında hukuki bir yarar bulunmadığı, davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğinden, sebepsiz zenginleşmeye yönelik işbu davanın reddi gerektiğini, itirazın iptali davasında kısmi istek olmayacağını, ...’NIN 09.04.2025 tarihli kararı uyarınca davalının temdit yetkisinin kaldırıldığını, ... kararı kapsamında ödemeler kamu otoritesi tarafından ...’nın izin verdiği ölçüde yürütülüldüğünü, davalı şirketin ödemeler konusunda karar alma yetkisi bulunmadığını, işbu davadan dolayı faiz sorumluluğu bulunmadığını, yukarıda açıklanan ve resen göz önüne alınacak nedenlerle; itirazın iptali davasının reddine, davacının alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, ihtiyadi haciz talebinin reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ettiği” yönündedir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
Dosyanın rapor alınmak üzere mali müşavir ve sigorta bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve düzenlenen █████/2026 tarihli raporda özetle; Davacı şirketin incelenen 2025 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalının talebe rağmen incelemeye belge sunmadığ, davacı tarafından dava konusu sağlık hizmetlerinin fiilen ve sözleşmeye uygun şekilde sunulduğu, hizmetlere ilişkin düzenlenen faturaların usulüne uygun olduğu ve davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafça hizmetin kapsamı veya fatura içeriğine yönelik esaslı ve teknik bir itirazın bulunmadığı, davalı şirketin mali durumu veya ... tarafından yürütülen idari süreçlerin, sigorta sözleşmesinden doğan ödeme borcunu ortadan kaldırmadığı, hususları birlikte değerlendirildiğinde; sigortacılık mevzuatı ve hukuku açısından davacının davalıdan alacaklı olduğu, alacağın varlığı ve miktarının teknik ve hukuki yönden doğrulandığı kanaatine varıldığından; davacının, 04.06.2025 tarihinde icra takibi yaptığı ve işlemiş faiz talebinin olmadığı ... 36.İcra Müdürlüğü ... Esas icra dosyasında 235.467,06 TL ana para talebinin yerinde olduğu, İcra inkar ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesi meselesinin Sayın Mahkeminin Münhasıran Yargılama Yetkisine Dair Husus Olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davanın; davacının davalı aleyhine ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatmış olduğu takibe davalı tarafça vaki itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
... 36. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası celbedilmiş, incelenmesinde alacaklının davacı ... Şirketi, borçlunun ise davalı ... Şirketi olduğu, davacı alacaklı tarafça 235.467,06 TL ana para için başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Dosyada yapılan yargılama, taraf beyanları ve ticari defter ve kayıtları, bilirkişi raporları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, her ne kadar, davacı tarafça davalı aleyhine ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile toplam 235.467,06 TL alacak üzerinden takip başlatılmış ve davalının itirazı üzerine takip durmuş ise de, dosyada davacı şirketin incelenen 2025 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalının talebe rağmen incelemeye belge sunmadığı, davacı tarafından dava konusu sağlık hizmetlerinin fiilen ve sözleşmeye uygun şekilde sunulduğu, hizmetlere ilişkin düzenlenen faturaların usulüne uygun olduğu ve davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafça hizmetin kapsamı veya fatura içeriğine yönelik esaslı ve teknik bir itirazın bulunmadığı, davalı şirketin mali durumu veya ... tarafından yürütülen idari süreçlerin, sigorta sözleşmesinden doğan ödeme borcunu ortadan kaldırmadığı, hususları birlikte değerlendirildiğinde; sigortacılık mevzuatı ve hukuku açısından davacının davalıdan alacaklı olduğu, alacağın varlığı ve miktarının teknik ve hukuki yönden doğrulandığı kanaatine varıldığından; davacının, 04.06.2025 tarihinde icra takibi yaptığı ve işlemiş faiz talebinin olmadığı ... 36.İcra Müdürlüğü ... Esas icra dosyasında 235.467,06 TL ana para talebinin yerinde olduğu tespit edildiğinden davanın kabulüne, davalının ... 36. İcra Müdürlüğü'nün.. Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir.
"Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.
Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.
Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."
Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır.
Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Banka cılar Dergisi, Sayı 67, 2008)
Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
-Davalının ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
-Asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 62.181,93 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 15.545,49 TL harcın mahsubu ile bakiye 46.636,44 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 15.545,49 TL peşin/nisbi harcı, 15.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 310,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar olmak üzere toplam 31.470,89 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!