Yasa Dışı Bahis Suçunda Geçersiz Arama Kararı ve Usulsüz Gizli Soruşturmacı Kullanımıyla Elde Edilen Delillerin Hukuka Aykırı Olduğundan Sanığın Beraati Yerine Verilen Mahkûmiyet Hükmünün Bozulması.
Özet: Yüksek mahkeme, sanık hakkında yasa dışı bahis suçundan verilen mahkûmiyet kararını bozmuştur, zira polislerin ihbar üzerine yürüttüğü soruşturmada mahkeme kararı olmadan arama yapılması ve gecikmesinde sakınca bulunmadığı halde savcı yazılı emri olmaksızın delil toplanması ile birlikte, atılı suçun gizli soruşturmacı görevlendirilebilecek suçlar arasında yer almamasına rağmen kolluk görevlilerinin gizli soruşturmacı gibi hareket etmesi sonucunda elde edilen tüm delillerin hukuka aykırı olduğu ve hukuka aykırı delillerle mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.
7. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.
SUÇ : 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans
Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Suç yeri olarak belirtilen adreste yasa dışı bahis oynatıldığı ihbarı üzerine kolluk görevlilerince bir müddet ön izleme yapıldıktan sonra bahis müşterisi gibi içeri girildiği, sanığa oynamak için daha önceden hazırlanmış 4 maçlık kupon ile 20,00 TL paranın verildiği, sanığın da bahis kuponu çıktısı alması üzerine polis tanıtma kartları gösterilerek tahkikata başlanılan olayda;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 116. ve 119. maddelerinde arama kararının hangi hallerde ve ne şekilde alınacağı kanun koyucu tarafından açıkça düzenlenmiş olup, Mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen materyallerin yasak delil niteliğinde olduğu, harddisk üzerinde yapılan incelemede atılı suçun işlendiğine dair deliller ele geçirilmesinin sonucu değiştirmeyeceği, öte
yandan gizli soruşturma görevlendirilmesinin usul ve esaslarının düzenlendiği 5271 sayılı Kanun'un 139/7. maddesinde gizli soruşturmacı görevlendirilebilecek suçların sınırlı olarak sayıldığı, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı suça ise anılan maddede yer verilmediği, kaldı ki bahsi geçen maddede öngörülen usule de uyulmadığı, bu itibarla hukuka uygun şekilde görevlendirilmiş gizli soruşturmacı olmayan kolluk görevlilerinin bu suretle elde ettiği deliller de hukuka aykırı olduğundan hükme esas alınamayacağı nazara alındığında, Anayasanın 38/2, 5271 sayılı Kanun'un 206/2-a, 217/2 ve 230/1. maddelerine göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilerek, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!