Hırsızlık davasında sanıklardan birinin istinaf başvurusunun reddiyle hükmün onanması, diğer sanığın ise %70 zihinsel engeli nedeniyle ceza ehliyetinin araştırılması gerektiğinden hükmün bozulması kararı.
Özet: Hırsızlık suçundan yargılanan iki sanıktan biri hakkında verilen mahkumiyet kararının istinaf başvurusu esastan reddedilerek onanırken, diğer sanık müdafiinin temyiz başvurusunda sunduğu raporlar ve "yüzde yetmiş zihinsel engelli" olduğuna dair iddialar doğrultusunda, sanığın suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin adli tıp kurumu aracılığıyla araştırılması gerektiği gözetilmeksizin eksik kovuşturma ile hüküm kurulduğu tespit edildiğinden, bu sanık hakkındaki hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I) Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, temyiz dilekçesinde; sanığın suçta kullanılan araçla ilgisinin bulunmadığını, yalnızca diğer sanığa yardımcı olmak amacıyla olay yerine gittiğini, mahkûmiyetin yalnızca soyut tanık beyanlarına dayandığını, kararın hukuka aykırı olduğuna, beraat kararı verilmesine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, II) Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın suçu işlediğine dair yeterli ve kesin delil bulunmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, takdiri indirim uygulanmamasının hatalı olduğuna, sanığın %70 zihinsel engelli olmasına rağmen ceza ehliyetinin araştırılmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Dosya kapsamına göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde sanığın %70 mental retardasyonu olduğu ve bu hususta dosya içerisinde soruşturma aşamasında ... Devlet Hastanesinden alınan 18.06.2013 tarihli bir adet rapor ile ... Devlet Hastanesinden alınan 19.12.2019 tarihli bir adet rapor ibraz etmesi karşısında; TCK'nın 32. maddesi uyarınca, sanığın işlediği iddia olunan hırsızlık suçu için suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı, bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı ve azalmış ise bunun önemli derecede olup olmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan veya Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinden rapor alındıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Kocaali Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.