Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, kaybolduğu iddia edilen çek için konulan ödeme yasağına rağmen banka tarafından tahsilat yapılması üzerine açılan ticari istirdat davasında tarafların sorumluluklarını inceleyen istinaf kararı.
Özet: Davacı, kaybolan çekinin mahkemece konulan ödeme yasağına rağmen davalı banka tarafından ticari ilişkisi bulunmadığını iddia ettiği üçüncü şahsa ödendiğini ve bu şahsın iyi niyetli hamil olmadığını belirterek çek bedelinin faiziyle birlikte istirdadını talep etmekte; davalı banka ise ödeme yasağını işleme koymak için makul sürenin bulunmadığını, çekte kambiyo ilişkisine dahil olmadığını ve davacının hukuki yolları tüketmediğini savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ███████ - █████████
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ███████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN :... (...)ÜYE :... (...)ÜYE :... (...)KATİP :... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2024NUMARASI : ████████ Esas - ████████ KararDAVACI : ...VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1-...VEKİLİ : Av. ... 2-TÜRKİYE GARANTİ BANKASI ANONİM ŞİRKETİ - ...VEKİLİ : Av. ...DAVA TÜRÜ : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2026KR. YAZIM TARİHİ : █████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının, Garanti Bankası A.Ş. Şerif Ali/İstanbul Şubesine ait, keşidecisinin ..., 15.08.2023 keşide tarihli, ... çek nolu 200.000,00.-TL tutarlı çekin kaybolduğunu, İş bu çek ile ilgili Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası ikame edildiğini, mahkeme tarafından Garanti Bankası A.Ş Şerif Ali/İstanbul Şubesine müzekkere yazılarak çek bedelinin ödenmemesi için ödeme yasağı konulmasını, çekin ibrazı halinde mahkemeye bildirilmesi talep edildiğini, fakat mahkeme tarafından bildirilen ödeme yasağına rağmen, davalı banka tarafından ödeme yasağı kayıtlara işlenmediğini, davaya konu davacıya ait çek Kuveyt Türk Evkaf tarafından █████/2023 tarihinde takas merkezine ibraz edilerek aynı tarihte ödendiğini, Kuveyt Türk Bankası A.Ş. tarafından söz konusu çekin █████/2023 tarihinde diğer davalı ... Tima Hırdavat tarafından ibraz edildiğini ve tahsil edildiğinin bildirildiğini, mahkemenin ████████ Esas sayılı dosyasında █████/2023 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı ile "... seri numaralı çekin ibraz eden kişi ve kurumlara T.T.K'nun 818/'-S bendi yollamasıyla aynı Yasa'nın 763. maddesi gereğince dava konusu çek için, ilgili 3. Kişilere karşı iade davası açmak ve mahkeme esas numarasını mahkememize bildirmek üzere bir ay kesin mehil verilmesine süresinde istirdat davası açılmaz ise mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin davacı asile ihtarına” şeklinde karar verildiğini, davaya konu çekin davacının rızası dışında elinden çıktığını, davacının, davalı ... Tima Hırdavat ile herhangi bir şekilde ticari ilişkisinin mevcut olmadığını, davaya konu çek ... tarafından ticari alım satım nedeniyle davacının emrine düzenlenerek teslim edildiğini, fakat anılan çek davacının elinde bulunmakta iken kaybolduğunu, çekin ciro silsilesinde yer alan Bektaşlar Gayrimenkul İnşaat (...) ile söz konusu çekin verilmesini gerektirecek herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını, çek ödeme yasağına rağmen banka tarafından çekin ödenmesi ile davacının ticari hayatı sekteye uğradığını, davalı banka tarafından çek bedelinin ödeme tarihinden itibaren işlemiş faiziyle beraber istirdatını da talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle, davalı ... - Tima Hırdavat Kırtasiye ve Ticaret şirketi iyi niyetli hamil olmadığından, davacının elinden rızası dışında çıkan çekin istirdadına ve müvekkilin meşru hamil sıfatıyla alacaklı olduğunun tespitine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin, huzurdaki davaya bakmakla yetkili olup/olmadığı, davalı bankanın çekte kambiyo ilişkisine dahil olup/olmadığı, borçlu sıfatının bulunup/bulunmadığı, ödeme yasağı kararının davalı bankaya tebliği ile çekin işlem gördüğü an arasında, ödeme yasağı kararını işleme almak için makul süre olup/olmadığı, emsal yargı kararları gereği davacının, çek borçluları hakkında tüm hukuki yolları tüketip/tüketmediği, aciz vesikası alınıp/alınmadığı, bu kapsamda davacının gerçekten bir zararı olup/olmadığı ve nihayetinde huzurdaki davanın erken açılıp/açılmadığının tespiti gerektiğini, davaya bakmakla yetkili mahkeme İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davalının banka kambiyo ilişkisine dahil olmadığından, çekte borçlu sıfatı bulunmadığını, bu nedenle çek bedelinin bankadan tahsilinin talep edilemeyeceğini, davacının sadece, ciro silsilesinde kendisinden sonra gelen "Bektaşlar Gayrimenkul İnşaat" ile aralarında bir ticari ilişki bulunmadığını, bu nedenle çeki bu firmaya vermediğini, çeki kendi elinde iken kaybettiğini iddia ettiğini, davalı Bankanın 901 şubesi milyonlarca müşterisi bulunduğunu, her gün binlerce adet gelen tebligatların anında işleme alınabilmesinin mümkün olmadığını, davacının çekin kaybolduğunu fark edip, iptal davası açmak ve ödeme yasağı kararı almak için çok geç kaldığının aşikar olduğunu, açıklanan tüm nedenlerle işbu dava hakkında öncelikle yetkisizlik kararı, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Aleyhine açılan davanın usul ve esas açısıdan haksız ve hukuka aykırı olduğunu, reddi gerektiğini, TTK madde 757- (1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebileceğini, davalı ...'nın adresinin ... Paşa Mah. ... Önü Cad. .... Sok. No:... ŞANLIURFA olduğunu, yetkili mahkemenin Şanlıurfa mahkemeleri olduğunu, yetkiye açıkça itiraz ettiklerini, dava konusu çekin, hukuka uygun olarak davacı tarafça ciro edilerek dava dışı Bektaşlar Gayrimenkul İnşaat'a devredilerek teslim edilmiş daha sonra Bektaşlar Gayrimenkul İnşaat tarafından ciro işlemi yapılarak hukuka uygun ciro silsilesiyle iyi niyetli davalı ...'ya devir ve teslim edildiğini, ... tarafından da usulüne uygun olarak tahsil amacıyla ciro edilerek çekin tahsil edildiğini, davalının iyi niyetli hamil olduğunu, davacı tarafın iddiaları asılsız ve kötüniyetli olduğunu, çek arkasındaki cironun (imzanın) davacıya ait olmadığı yönünde herhangi bir iddiasının bulunmadığını, davalı ...'nın davacının imzasının sahte veya gerçek olmadığını bilmesinin mümkün olmadığını, ...'nın alınan tedbir kararından da bilgisi olmadığı gibi bu yönde davalıya atfedilecek herhangi bir ihmal yada kusur da bulunmadığını, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini isteyerek davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın tüm talepler yönünden ayrı ayrı REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı iyi niyetli hamil olmadığında davacının elinden rızası dışında çıkan çekin istirdadına ve davacının meşru hamil sıfatıyla alacaklı olduğunun tespitine karar verilmesi gerekmekteyken davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin gerekçesinde haksız olduğunu, çekteki ciro zincirinin kopuk olduğu, davacının son yetkili hamil olduğu, dava konusu çekin yasal deftere işlendiği ve çek keşidecisi ile davacı arasında çekin verilmesini gerektirecek ticari ilişkinin sabit olduğu ortada olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 Tarih - ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; istirdat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle; Garanti Bankası A.Ş. Şerifali İstanbul Şubesine ait, keşidecisi ... olan, █████/2023 keşide tarihli, ... seri numaralı ve 200.000,00 TL bedelli çekin davacının elinden rızası dışında kaybolduğunu, bu nedenle çek iptali istimiyle Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. Sayılı dosyasında dava açıldığını ve anılan mahkemece çek bedelinin ödenmemesi yönünde ödeme yasağı kararı verildiğini, buna rağmen davalı banka tarafından ödeme yasağı kararının kayıtlara işlenmeyerek çekin takas yoluyla ödenmesi nedeniyle zarara uğradığını, ayrıca davalı ... Tima Hırdavat şirketi arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, çekin davacının rızası dışında elinden çıktığını ve davalı şirketin iyi niyetli hamil sayılmayacağını belirterek, çekin iadesine, davacının meşru hamil olduğunun tespitine ve davalı bankanın çek bedelinden ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte sorumlu tutulmasına karar verilmesinin talep edildiği, davalı Garanti Bankası A.Ş. vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkili olmadığını, bankanın kambiyo ilişkisine taraf olmadığını ve çekten dolayı borçlu sıfatının bulunmadığını, ödeme yasağı kararının bankaya ulaşması ile çekin işlem gördüğü zaman arasında yasağın sisteme işlenmesine elverişli makul bir sürenin bulunmadığını, bankanın günlük işlem hacmi dikkate alındığında anlık olarak tüm tebligatların işleme alınmasının mümkün olmadığını, ayıraca davacının kambiyo hukukundan doğan başvuru yollarını tüketmediğini ve gerçek zararın da ortaya koyamadığını savunarak davanın reddini savunduğu, davalı ... Tima Hırdavat şirketi vekilince sunulan cevap dilekçesinde ise; davanın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu, davacının iddialarının ispatlanamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.Dosya arasına alınan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının 2023 yılına ait yasal defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı, ancak yevmiye defterinin mahkemeye sunulurken kapanış tasdikinin yaptırılmadan incelemeye verildiğini, her ne kadar 2023 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yasal süresinin 2024, Haziran olduğu bilinmekteyse de, tüm defterlerin 31.12.2023 tarihine kadar tamamen yazdırıldığı ve mahkemeye delil olarak sunulması nedeniyle, kapanış tasdikinin de yaptırılması gerektiğinden, bu haliyle sahibi lehine delil olmayacağını, dava dışı ...'ın şahıs firması dışında, başka adreste Bektaşlar Gayrimenkul ... Ltd. Şti. adıyla bir şirketinin olduğunun tespit edildiğini, sayın mahkemenin şirket adresine tebligat çıkartıldığını, ancak çek ciro silsilesinde davacının ardından cirosu olanın şirket değil Bektaşlar Gayrimenkul İnş.-... olarak görüldüğünü, şahıs firmasının adresinin farklı olduğunu, davacının yasal defterlerinde şirketle değil şahıs firması olan ... ile ticari ilişkinin tespit edildiğini, davacının 14.07.2023 tarihinde teminat yatırmak suretiyle 3 adet çekin kaybolduğundan bahisle Mahkememiz ████████ Esas sayılı dosyasıyla çek iptali davası açarak, çekler hakkında aynı gün ödeme yasağı aldığı, çeklerden 2 tanesinin Garanti Bankasına ait olduğu, vadesi 14.07.2023 tarihli olan çekin ödenmediği ancak vadesi 15.08.2023 tarihli olan davaya konu edilen ... nolu 200.000,00.-TL tutarlı çekin, Kuveyt Türk Evkaf tarafından vade tarihinde takas merkezine ibraz edildiğini ve aynı tarihte ödendiğinin tespit edildiğini, davacının yasal defterlerinde Bektaşlar Gayrimenkul İnş.-... ile cari hesabının tespit edildiği, alıcılar hesabında yer alan ...'ın 2023 yılında davacıya 341.100,00.-TL borçlu olduğunu, davacının yasal defterlerinde Bektaşlar Gayrimenkul İnş. -... ile ikinci bir cari hesabının tespit edildiğini, satıcılar hesabında yer alan alan ...'a davacının 30.03.2023 ve 31.03.2023 tarihinde toplam 116.000,00.-TL açıklamasız para gönderdiği, bu nedenle 2023 yılı sonunda ...'ın davacıya 116.000,00.-TL borçlu olduğu, davaya konu edilen Garanti Bankasının 15.08.2023 vade tarihli 8014735 nolu 200.000,00.-TL tutarlı çekin arkasında yer alan ciro silsilesinde ...'ın kaşe/imzasının yer aldığı, diğer cirantalarda davacının ticari ilişkisinin olmadığını, davacının yasal defterlerinde çekin çıkış kaydının olmadığını, davaya konu edilen çekle ilgili davalı Garanti Bankasına 14.07.2023 tarihinde mahkeme tarafından 3 adet çekle ilgili, çek ödeme yasağı kararının gönderildiğini, bankanın da, mahkememize 18.07.2023 tarihli cevap yazısı gönderdiğini, yazıda ödeme yasağının kayıtlara işlendiğinin belirtildiği, 15.07.2023 vadeli çekle ilgili ödeme yapmadığı ancak davaya konu edilen 15.08.2023 vadeli çekle ilgili ödeme yasağına rağmen ödeme yaptığının anlaşıldığını, çek ciro silsilesinde yer alan ve çeki tahsil eden diğer davalı ...'nın iyi niyetli hamil olup olmadığının değerlendirmesinin sayın mahkemeye ait olduğu yönünde görüş ve kanaat belirtilmiş olduğu görülmüştür.█████/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; tüm dosya kapsamından ve diğer tüm belgelerden , bilgilerden yapılan tespitler sonucunda, davaya konu edilen çekle ilgili olarak; davalı banka tarafından ödeme yasağı kararı uygulansa idi ; çeki ibraz edene ödeme yapılmayacak ve çek arkasına da ödeme yasağı kararı veren mahkeme bilgileri yazılarak ibraz edene iade edilecek ve yasal süreçler devam edecekti, vadesi 15.08.2023 olan çekle ilgili 14.08.2023 tarihli mahkemenin ödeme yasağı kararının uygulanmamasına, ödeme yasağının, bankaya geç tebliğ yapıldığı, banka vekilinin “binlerce müşterisi var” demekle aslında çekin ödeme yasağının gözden kaçırıldığını beyan ettiği kanaatine varıldığı, ayrıca bankaya; 17.07.2023 tarihinde bankaya “14.07.2023 tarihli açılan çek iptali davası” olduğuna dair bilgi verildiği, çekin bankaya ödeme yasağının █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği, saatin 08:31:04 olduğunu, bankaya ibraz edilen çekin ödeme yasağının bankaya tebliğ edilmesinden sonra, ödeme yasağına rağmen ödendiği, dolayısı ile özen yükümlüğü bulunan bankadan davacı zararının tazminine karar verilmesini talep etmesinin yerinde olduğunu, çek bedeli ödendikten sonra durumun mahkemeye bildirilmesinin de fiilen bir önemi bulunmadığını, zira ödeme yasağı kararının amacı, çekin ödenmemesini sağlamak ve ibraz edene karşı yasal hakların kullanılmasına imkan tanımak olduğunu, davacının, davaya konu ettiği çek ve diğer 2 adet çek için ödeme yasakları için tedbir kararı, çeklerin vadesinden 1 gün önce, mahkemeye teminat yatırılmak suretiyle alındığını, kök rapordaki tespitlerine ek olarak; davacının yasal defterlerinden olan yevmiye defterine 2024/Mayıs ayındaki incelemesi sırasında, kapanış tasdiki yaptırılmadığının tespit edildiğini, kök raporda davacının yasal defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olmadığının belirtildiğini, bunun gerekçesi de sayın mahkemeye delil olarak sunulan tüm defterlerin eksiksiz şekilde sunulması gerektiğini, defterlerinde █████/2013 yıl sonuna kadar yazdırılmış olması nedeniyle, yevmiye defteri kapanış tasdikinin yasal süresinin bitiş tarihinin son gününü beklemesine lüzum olmadığını, kök rapordan sonra davacının 2023 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdiki █████/2024 tarihinde yasal süresinde yaptırıldığını, davacının 2023 yılına ait yevmiye defterine kök rapordan sonra "bu davaya konu edilen çekle ilgili" yapılan bir kayıt olmadığını, bu nedenle davacının 2023 yılı incelenen tüm yasal defterlerinin sahibi lehine delil olacağını, kök rapordan sonra, davaya konu edilen çekte imzası olan Bektaşlar Gayrimenklul- ... firmasına ulaşılmadığından buna dair dosyada da bir bilgi olmadığından, ek raporda da bu firma açısından yasal defter incelemesi yapılmadığı yönünde görüş ve kanaat belirtilmiş olduğu görülmüştür.Uyuşmazlık, davacının dava konusu çek üzerinde davalı hamile nazaran üstün hak sahibi olup olmadığı ve çekin istirdadını talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 788. maddesi uyarınca emre yazılı çekler ciro ve zilyetliğin devri ile devredilir. Aynı Kanunun 818. maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 684. madde gereğince de çekten doğan bütün haklar ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile devrolunur. Bunun yanında Kanunun 683. maddesi uyarınca cironun çekin arka yüzüne veya alonja yazılarak ciranta tarafından imzalanması zorunlu olup, ciranta imzasını taşımayan ciro hukuken geçerli değildir ve çek üzerindeki hakkın devrini sağlamaz. Öte yandan, 6102 sayılı Kanunun 790 ve 793. Maddeleri uyarınca bir kimsenin yetkili hamil sayılabilmesi, birbirini takip eden kesintisiz ciro silsilesine dayanmasına bağlıdır. Ciro zincirinde kopukluk bulunması veya cirolardan birinin geçersiz olması halinde, çekten doğan hak sonraki kişilere geçmeyeceğinden, bu durumda çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil sıfatına kazanamaz.Somut olayda mahkemece, davacının çek üzerindeki üstün hakkını ve davalı hamilin kötü niyetli olduğunu ispat edip edemediğinin belirlenmesi amacıyla ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olduğu görülmüştür. Dosyaya sunulan █████/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda, davacı şirket kayıtlarında dava konusu çekin iktisabına esas teşkil eden ticari ilişkinin tespit edilemediği, davacının aldığı çeklerin karşılığında yeterli ticari belge ve fatura düzenlenmediğinin belirlendiği, dolayısıyla davacının çek üzerindeki hakkını ticari kayıtlarıyla doğrulayamadığı açıklanmıştır. Ancak çek davacı lehine düzenlendiğinden bu husus esasa etkili değilse de davacının cirosu ile davalı hamil arasında başka cirantalar olduğu, davacı tarafça, davalı hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini veya davalı bankanın ağır kusurlu davrandığını ortaya koyabilecek nitelikte somut ve inandırıcı herhangi bir delil de dosyaya sunulamamıştır. Keza davacının, sebebe bağlı olmayan kambiyo senedi niteliğindeki çek nedeniyle davalı hamile karşı üstün hak sahibi olduğunu ya da çekten dolayı borçlu bulunmadığını ispatlayan herhangi bir delil de mevcut değildir. Bu itibarla, davacının davalı hamile nazaran üstün hakkını ispatlayamadığı, çekin istirdadı koşullarının oluşmadığı ve davanın dinlenebilir nitelikte bulunmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince, dosya kapsamındaki deliller, bilirkişi raporları ve uygulanması gereken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri birlikte değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████████ E. ██████████ K. Sayılı ilamında; çek iptali davasında verilen ödeme yasağı kararına rağmen çekin yetkili hamil tarafından tahsil edilmesi üzerine açılan istirdat davasında, öncelikle davacının çek üzerinde yetkili hamil olduğunu ve davalı hamile nazaran üstün hak sahibi bulunduğunu ispat etmesi gerektiği, bunun ispat edilememesi halinde yalnızca yetkili hamilin ödeme yasağını bildiği veya kötü niyetli olduğunu iddiasının sonuca etkili olmayacağının vurgulanmış olduğu görülmektedir. Anılan kararda ayrıca, çekin bedelsiz kaldığının ve yetkili hamil tarafından bunun bilindiğinin de iddia ve ispat edilemediği durumlarda, yetkili hamilden çek bedelinin istirdadının talep edilemeyeceği; bunun yanında, salt ödeme yasağının banka tarafından ihlal edilmiş olmasının tek başına çek bedelinin bankadan tahsilini sağlamayacağı, öncelikle yetkili hamil aleyhine açılan istirdat davasının başarıya ulaşması ve buna rağmen alacağın tahsil edilmemesi halinde, bankanın kusuru bulunması şartıyla zararın bankadan istenebileceğinin kabul edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Eldeki davada davacı, yukarıda da değinildiği gibi dava konusu çek üzerinde davalı hamile nazaran üstün hak sahibi olduğunu ve çekin kendisine usulüne uygun şekilde intikal ettiğini ispatlayamadığı gibi, davalı hamilin kötü niyetli olduğunu veya çekin bedelsiz kaldığını da kanıtlayamadığı görülmektedir. Ayrıca, davalı bankanın, ödeme yasağı kararını ihlal etmiş olmasının da tek başına çek bedelinden sorumluluğunu doğurmayacağı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince; tüm bu yönler gözetilerek davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı değerlendirilmiştir.Gerekçeli karar başlığında; davalı gerçek kişinin T.C. Kimlik numarasının yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,2-Bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdırKatip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*