Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak talepli itirazın iptali davasında bilirkişi raporu ve hak düşürücü süre itirazının reddiyle borcun tespiti.
Özet: Bu hukuki evrak, cari hesap bakiyesinden kaynaklanan 24.000 TL alacak için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasını konu almakta olup, davacı, davalının kendisine borçlu olduğunu faturalar ve ticari defter kayıtları ile iddia ederken, davalı ticari ilişkiyi ve borcu reddederek faturanın asılsız olduğunu ve davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını savunmuştur; mahkeme, hak düşürücü süre itirazını tebligat eksikliği nedeniyle reddetmiş, davalının ticari defter ibraz etmemesi üzerine bilirkişi incelemesi yaptırmış ve bilirkişi, davacının defter kayıtlarına göre 24.000 TL asıl alacağı bulunduğunu ancak temerrüt faizi talebinin yerinde olmadığını tespit etmiştir.

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA "TÜRK MİLLETİ ADINA "
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Satımdan sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2022
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR YAZMA TARİHİ : █████/2026
Mahkememizce verilen █████/2023 tarih ve ... sayılı kararı, ... Dairesinin █████/2025 tarihli ... sayılı kaldırma kararıyla kaldırılarak, dosya mahkememize gönderilmiş olup, dava dosyası mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yapılan yargılama sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ;
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Davalı/borçlu ile müvekkili şirket arasında 22.10.2020 tarihli düzenlenen cari hesap ekstresi üzerinden görüleceği üzeri müvekkil ile davalının ticari iş ilişkisi mevcut olup müvekkilinin hesap dönemi sonu bakiye alacağının 24.000,00 TL olduğunu. Bu husus müvekkilin faturaları,ticari defter kayıtları incelendiğinde de açıkça görüleceğini. Ancak davalı dönem sonunda müvekkiline ödeme yapmaktan kaçınmış olup bu sebeple ... Esas sayılı dosya ile toplam 24.102.58.TL üzerinden takip başlatıklarını ancak davalı yine ödeme yapmaktan kaçınarak borca ve ferilerine itiraz ettiğini, davalı tarafın icra takibine itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğunu. Arabuluculuğa başvurduklarını anlaşma sağlanamadığını. Buna göre dava açmak zorunda kaldıklarından, davalı tarafın icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibinin devamına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliği edildiği anlaşıldı.
DAVALI CEVAP DİLEKÇESİ ÖZETLE; Haksız ve kötüniyetli açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini. Hayatının hiçbir döneminde davacı şirket ile ticari ilişkim olmadığını Hakkında düzenlenmiş olan fatura asılsız olup Cari hesap bakiyesi, ticari kayıtlar ve muhasebe kayıtları davacı şirketin kendi nezdinde oluşturduğu ve beyanına göre oluşan evraklar olduğundan dolayı aleyhine delil olarak kullanılması haksız olduğunu. Faturaya konu hammaddenin tarafıma teslim edildiğine dair evrak olmadığını, borçun asılsız olarak oluşturulmuş olduğunu. Davacı şirketin çalışanı olan ve satış sorumluluğu görevi yapan ... isimli şahıs kendisi ile birlikte aynı ilçede yaşayan 3 kişiyi asılsız olarak şirkete borçlu göstermiş olduğunu. Bu sebeple işbu davadan davacı şirketin vazgeçmemesi halinde tarafınca ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulacağını. Faturanın tek başına borcun varlığına delil teşkil etmeyeceğini. .... Hukuk Dairesinin ... T. 29.11.2021 kararında; " Fatura tek başına alacağın varlığına delil olmaz ve yine davalının da söz konusu faturaların altında yer alan teslim alan kısmında imzası bulunmamaktadır. Bu durumda dava konusu ürünlerin teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK 6. ve HMK. 190 ve 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir." şeklinde karar vermiş olduğunu. Ayrıca itiraz üzerinde 1 yıldan fazla zaman geçmesine rağmen 1 yıllık hak düşürücü süre zarfında işbu dava açılmadığından usuli sebeple de davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini. Davacı aleyhine % 20 den az olmamak üzere lehine kötüniyet niyet tazminatı verilmesini savunmuştur.
İtirazın iptaline konu olan ... . İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası müzekkere ile istenerek gelen evraklar dosya içerisine alınmıştır. Ayrıca davacıya ait 2020 yılı BS formu ... Dairesinden müzekkere ile istenerek dosya içine alınmıştır.
Mahkememizin ön inceleme duruşmasında; Her ne kadar davalı tarafından İİK 67ye göre 1 yıllık süre içerisinde dava açılmadığı bu nedenle hak düşürücü itirazında bulunmuş ise de İİK 67ye göre 1 yıllık hak düşürücü süre itirazın tebliğ tarihinden itibaren başlayacağından, icra dosyasında da itirazın tebliğine ilişkin davetiye bulunmadığından hak düşürücü süre talebinin reddine karar verilmiştir. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun █████/2019 tarih ... sayılı ilamı)
Davalının ... vergi kaydı sorulmuş olup vergi kaydının bulunduğu, Karayolu ile şehirlerarası yük taşımacılığı iş kolunda faaliyet gösterip █████/2019 tarihinde işi terk ettiği belirtilmiştir. Davalı tarafa ticari defter kayıtlarını ibrazı için HMK.220 maddesine göre muhtıralı davetiyenin █████/2023 tarihinde tebliğine rağmen davalı taraf ticari defterler ve kayıtlarını sumamıştır.
Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, tüm deliller toplandıktan sonra dosya SMMM bilirkişi ...'e tevdi edilmiş olup, bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli raporda özetle; davacı tarafın ticari defter kayıtları ve kayıtlara dayanak belgelere göre, davacının davalıdan 24.000,00TL asıl alacaklı olduğu, davacının talep ettiği 102,58 TL temerrüt faizi talebinin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucu verilen █████/2023 tarih ve ... Karar sayılı kararı ile: '' ... Davanın kısmen kabulü ile, Davalının, .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı ilamsız icra dosyasına yöneltilmiş olan itirazının İİK.nun 67/1.maddesi uyarınca kısmen iptali ile, 24.000,00.TL asıl alacağın icra takibinde belirtilen şekilde faizi ile birlikte tahsili ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Asıl alacak likit olduğundan İİK'nun 67.maddesi gereğince asıl alacağın %20'si olan 4.800,00.TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, " karar verilmiştir. Mahkememiz bu kararını davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf tarafından kaldırılmıştır.
... Dairesinin █████/2025 tarihli ... sayılı kaldırma kararı: "...Mahkemece hükme doğrudan etki edecek şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulamayacağından, mahkemece değinilen hususlarla ilgili inceleme ve değerlendirme yapılıp, gerekirse davalının tacir - esnaf olup olmadığı yönünde rapor alınması, davada tamamen farklı bir sonuca ulaşılabilecek ise delillerin ve taleplerin buna göre değerlendirilerek hüküm kurulması gerekmektedir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, istinaf nedeni olarak dayanılmasa dahi HMK'nın 355.maddesi gereğince re'sen istinaf incelemesi yapılması gereken bir husus olduğundan, istinaf başvurusunun bu gerekçelerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, mahkemenin görevli olup olmadığı hususunda gerekli araştırmayı yaparak bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine" şeklinde karar vermesi üzerine dosya mahkememize gönderilmek ile yeni esas numarasını almıştır.
.... Hukuk Dairesinin kaldırma kararı kapsamında, ... yazılan müzekkereye verilen █████/2025 tarihli cevap dilekçesinde: İlgi tarih ve esas sayılı yazınız ile sorulan ... T.C. kimlik numaralı ...' un mükellefiyet kaydının faal olduğu dönem olan 11.08.2008-06/1 1/2019 tarihlerinde; Esnaf olduğu, Vergilendirmeden muaf olmadığı, işletme hesabına göre defter tuttuğu. İkinci sınıf esnaf olduğu, kayıtlarının tetkikinde anlaşıldığı belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
Somut olayda uyuşmazlık satım sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu tür sözleşmelerden kaynaklanan davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine dair yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü için uyuşmazlık konusunun her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olması ve her iki tarafın da tacir olması gerektiğinden, .... Hukuk Dairesinin kaldırma kararı kapsamında yapılan araştırma ssonucu ... yazılan müzekkere üzere verilen █████/2025 tarihli cevap dilekçesinde: davalı ...' un mükellefiyet kaydının faal olduğu dönem olan 11.08.2008- 06/1 1/2019 tarihlerinde; Esnaf olduğu, bu dönem dışında kaydının bulunmadığı belirtilmiş olup davalı tarafın esnaf olup buna göre iki tarafta birlikte tacir konumunda olmadığı gibi dava mutlak ticari dava olmadığından Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesine olanak bulunmamaktadır.
Dava konusu uyuşmazlık iki tarafın Türk Ticaret Kanununda belirtilen ve tanımı yapılan ticari işletmesini ilgilendirmediği, davacının alacağının Türk Borçlar Kanunuda düzenlenen satım sözleşmeden kaynaklı alacağa dayandığından, davanın ticari dava olarak da kabul edilmesi mümkün değildir. Genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. (....Hukuk Dairesinin ... benzer mahiyette)
Bu durumda, uyuşmazlığın Borçlar Kanununda düzenlenen satım sözleşmeler hukuku ve hükümlerinden kaynaklandığından yukarıda değinilen nedenlerle genel mahkemelerin görevine girdiği dikkate alınarak, davanın ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Bu kapsamda mahkememizin görevsizliğine, HMK'nın 114/c, 115/2.maddelerine göre dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, dava dosyasının görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Uyuşmazlığın genel mahkemelerin görevine girdiği dikkate alınarak, dava mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığından mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK'nın 114/c maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan anılan yasanın 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE,
3-Tarafların, görevsizlik kararına karşı kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-Yargılama giderleri ve harcın HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair; davacı vekili ile davalı tarafın yokluğunda olmak üzere, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren, HMK.nun 345.maddesine göre 2 (iki) hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
** Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır**

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!