Kesinleşmiş kadastro tespitine itiraz hükmünün, alan düzeltme amaçlı tavzih talebinin reddi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Kadastro çalışmalarında hazine adına tescil edilen ve önceki bir tavzih kararı ile 611,45 m² olarak kesinleşen bir parselin tapu kaydındaki alanı ile güncel koordinatlarla belirlenen alanı arasında teknik bir fark (21,70 m²) tespit edilmesi üzerine, Kadastro Müdürlüğünün mahkeme kararına dayalı bu alanda düzeltme yapamayacağını bildirmesi nedeniyle, kesinleşen ilk kadastro kararının tekrar tavzih edilerek parsel alanının 589,75 m² olarak düzeltilmesi yönündeki talep, ilk derece mahkemesince reddedilmiş, bu ret kararı davacı tarafça temyiz edilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

EK KARAR TARİHİ : 23.01.2026
SAYISI : ███████ E., ███████ K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen ve kesinleşen hükmün tavzih edilmesinin istenilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 23.01.2026 tarihli ek kararıyla tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen ek karar davacı ... vekili
tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro çalışmaları sırasında, ......... ili ... ilçesi .... ......... Mahallesi çalışma alanında bulunan 13153 parsel sayılı 611,45 m² yüzölçümündeki taşınmaz Hazine adına arsa vasfıyla tescil edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ..............Mahallesi çalışma alanında bulunan 28... parsel numaralı taşınmazın tapu ve vergi kaydının bulunmadığını, 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 38. maddesi gereği Hazine adına tespitinin gerektiği halde davalılar adına tespit edildiğini belirterek, komisyon kararının iptali ile nizalı parselin Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ......... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 3 61... hesap numaralarında vergiye kayıtlı olduğunu, 20 seneden fazla nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla tasarruf edildiğini, dava konusu taşınmazın 600 m² kısmının 23.03.1972 tarihinde harici senetle satın ve teslim alındığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. Üsküdar Tapulama Mahkemesinin 08.12.1983 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla dava konusu 6157 parselin 19.07.1982 tarihli krokide yol olarak belirtilen 115,00 m² taralı kısmın yol olarak tapulama dışı bırakıldığı, 306,00 m² (A) bölümünün ... .... adına, (B) harfli mavi taralı 600,00 m² alanın Hazine adına tesciline, bu son kısım içerisindeki binanın ... oğlu ... .... tarafından yapıldığının muhdesat olarak özel sütuna tesciline karar verilmiş ve karar Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 06.03.1984 tarihli kararı ile onanmıştır.
2. Bilahare davalı ......... tarafından 15.01.1990 tarihli dilekçesi ile tavzih isteminde bulunulması üzerine, Üsküdar Tapulama Mahkemesinin 21.01.1991 tarihli kararı ile Hazine adına tesciline karar verilen 600,00 m² alanın 611,45 m², ... .... adına tesciline karar verilen 306,00 m² alanın 316,95 m² olduğunun tespitine karar verilmiş ve karar kanuni süre içerisinde temyiz edilmediğinden 29.05.1991 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Bu seferde davacı ... vekili tavzih dilekçesiyle; 13153 parsel numaralı 611,45 m² yüzölçümlü tamamı Hazine adına kayıtlı taşınmaz ile ilgili ... Belediye Başkanlığından alınan 17.11.2011 tarihli ve 1554815-1544 sayılı yazı ile söz konusu parselin tapuda belirtilen (611,45 m²) alan ile koordinatlarla hesaplanan (589,75 m²) alan arasında tecviz dışına çıkacak derecede (21,70 m²) fark olduğunu, söz konusu farkın giderilmesi adına Kadastro Müdürlüğü ile yapılan yazışmalarda ... numaralı parselin ... numaralı parselin ifrazından geldiği, ifraz koordinatlarının pafta ve zeminle uyumsuz olduğu, ifraz işleminin Üsküdar Kadastro Mahkemesinin ███████ Esas ve ███████ Karar sayılı tavzih kararına göre yapıldığı, ... numaralı parselin tescile konu koordinatlarının Mahkeme kararına göre yapıldığının belirlenmiş olduğu belirtilip söz konusu 13153 parselin koordinatlarının kontrol edilebilmesi ve alan düzeltmesine konu olup olmadığının tespit edilebilmesi için Mahkeme kararının Kadastro Müdürlüğünce incelendiğini ve cevaben gönderilen yazıda; Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Kadastro Dairesi Başkanlığının 2022/7 sayılı Teknik Hataları Düzeltme Genelgesinin 5. maddesinin 6. fıkrasında "Mahkeme kararına dayalı tescilli parsellerde teknik hata bulunduğunun tespit edilmesi halinde; tescilin dayanağı Mahkeme kararı ve varsa eki rapor ve krokisi incelenir, davanın konusu taşınmazın sınır veya sınırla birlikte mülkiyete yönelik ise düzeltmeye tabi tutulmaz" denilmekte olduğu belirtilip, söz konusu parselin alanı mahkeme kararına göre oluşturulduğu için 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 41. maddesine göre alan düzeltmesi yapılamadığının bildirildiğini, bu nedenlerle Üsküdar Tapulama Mahkemesinin ███████ Esas ve ███████ Karar sayılı kararın tavzihine karar verilerek ... ilçesi ........ Mahallesinde bulunan 13153 parsel numaralı 611,45 m² yüzölçümlü tamamı Hazine adına kayıtlı taşınmazın parsel alanının 589,75 m² olarak düzeltilmesini talep etmiştir.
4. İlk Derece Mahkemesinin 23.01.2026 tarihli ek kararıyla "Üsküdar (Kapatılan) Tapulama Hakimliğinin ███████ Esas ve ███████ Karar sayılı kesinleşen kararının ilgili bölümünde "... 600 m²lik kısmın Hazine adına tesciline..." karar verildiği, kararın kesinleştiği, daha sonra aynı esastan 21.01.1991 tarihinde verilen tavzih kararı ile " ...davacı ... adına tescil edilen 600 m²lik kısmın 611,45 m² olarak tesciline... " karar verildiği, tavzih kararının 29.05.1991 tarihinde kesinleştiği, davacı ... vekilinin 5.01.2026 tarihli tavzih talep dilekçesinde bu yerin 589,75 m² olarak düzeltilmesini talep ettiği, taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde Hazine adına 611,45 m² olarak kayıtlı olduğu, daha önce verilen karar ve akabinde verilen tavzih kararının gereğinin Tapu Müdürlüğünce infaz edildiği, tavzih kararının hükmün icrasının tamamlanıncaya kadar talep edilebileceği, tavzih kararı ile de taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği'' gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; taşınmaz ile ilgili ... Belediye Başkanlığından alınan 17.11.2011 tarihli ve 1554815-1544 sayılı yazı ile söz konusu parselin tapuda belirtilen (611,45 m²) alan ile koordinatlarla hesaplanan (589,75 m²) alan arasında tecviz dışına çıkacak derecede (21,70 m²) fark olduğunun bildirildiği, farkın giderilmesi adına Kadastro Müdürlüğü ile yapılan yazışmalarda; ... numaralı parselin ... numaralı parselin ifrazından geldiği ve ifraz koordinatlarının pafta ve zeminle uyumsuz olduğu, ifraz işleminin Üsküdar Kadastro Mahkemesinin ███████ Esas ve ███████ Karar sayılı tavzih kararına göre yapıldığı, 3402 sayılı Kanun'un 41. maddesine göre alan düzeltmesi yapılamadığı, parselin koordinatlarının 6158, 61 60... parsel sınırında kaldığı ve parsel alanının 589,75 m² olarak düzeltilmesini belirterek, tavzih kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tavzih koşullarının somut olayda mevcut olup olmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen ek karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesinin 23.01.2026 tarihli ek kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!