Kadastro uygulaması sırasında meydana gelen pafta zemin uyumsuzluğu ve 3402 sayılı Kanun 22/2-a maddesi uyarınca parsel yüzölçümünün düzeltilmesi talebine ilişkin uyuşmazlık.
Özet: Uygulama kadastrosu sırasında taşınmazının yüzölçümünün haksız yere eksildiği iddiasıyla açılan davada, ilk derece mahkemesi yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleri neticesinde pafta-zemin uyumsuzluğunu tespit ederek, güncellemelerdeki hatanın belirli bir alanın taşınmaza eklenmesiyle giderileceğine karar vermiş; Kadastro Müdürlüğü aleyhindeki davayı husumet yokluğundan reddederken, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne hükmetmiştir. İstinaf incelemesinde ise, kadastro çalışmalarının usulüne uygunluğu ve zamanla oluşan sınır değişiklikleri değerlendirilmektedir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : ███████ E., ███████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Uygulama kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 2053 parsel sayılı 1.019,06 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 2 31... parsel numarasıyla 912,55 metrekare yüzölçümlü olarak komisyon kararı ile tespit edilmiştir.2. Davacı ... dava dilekçesinde; köylerinde yapılan yenileme çalışmalarında kendisine ait ... ili ... ilçesi ... Mahallesi eski 20 53... ada 27 parsel sayılı taşınmazın yüz ölçümünün 850,00 metrekareden daha da aşağıya eksildiğini, yapılan ölçümlerin yanlış olduğunu ileri sürerek, mahallinde yeniden keşif yapılarak taşınmazın gerçek yüzölçümünün tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, dava şartlarının eksik olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, kadastro çalışmalarının Tapu ve Kadastro Müdürlüğü tarafından yapıldığını ve husumet itirazında bulunduklarını, kurumlarının gerçekleştirdiği hiçbir eylem olmadığı gibi sorumluluğunda olmadığını, davaya konu parselde ilk tesis kadastrosu ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a uygulaması sonu oluşan çelişki konusunda ilk tesis kadastrosu ile ilgili olarak o günkü teknolojik nedenlerden dolayı sehven sınırlandırma ve hatalı yüzölçüm çalışmalarından kaynaklandığı iddiasıyla soyut bir değerlendirme yapılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, davacıların hukuki dayanaktan yoksun dava talebinin öncelikle usule ilişkin itirazları nedeniyle reddine, davacının davasının ve taleplerinin müvekkili yönünden esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kadastro davalarının lehine tespit yapılan ya da kadastro komisyonunca tescile karar verilen gerçek ya da tüzel kişiler arasında görüldüğünü, 3402 sayılı Kanun uyarınca husumetin ... Kadastro Müdürlüğüne yöneltilemeyeceğini, davanın öncelikle husumet nedeniyle reddinin gerektiğini belirterek, davacının ölçüm hatasından kaynaklı talebinin, idari olarak yapılması ve neticesine göre Sulh Hukuk Mahkemesine geometrik ölçüm hatası nedeni ile dava açılması gerekirken Kadastro Mahkmesinde dava açılması nedeni ile davanın görev yönünden reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ''bilirkişi raporu, dinlenen mahalli bilirkişi ve tutanak bilirkişi beyanları, dosya arasına alınan hava fotoğrafları, tapulama tutanakları ve mahallinde yapılan keşif sonucu oluşan Mahkeme gözlemi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazın kadastro pafta sınırları ile zemin kullanım durumu arasında pafta zemin uyumsuzluğu bulunduğu, bu haliyle yapılan güncelleme çalışmalarındaki hatanın fen bilirkişi Mustafa Dağlar tarafından 02.01.2023 tarihinde dosyaya sunulan bilirkişi raporunda bulunan krokilerde (A) harfi ile gösterilen 106.51 metrekarelik alanın dava konusu 2 31... numaralı parsel alanına eklenerek giderileceği'' gerekçesiyle Kadastro Müdürlüğü yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ''yerel bilirkişi, tanık beyanları ve bu beyanları destekleyen bilirkişi raporları ile sabit olduğu üzere harita mühendisi tarafından yöntemine uygun şekilde tesis kadastrosu ve 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince yapılan güncelleme kadastrosu paftaları ile ortofoto ve eski tarihli hava fotoğrafının, ölçü ve sınırlandırma krokilerinin tespit tarihine en yakın tarihli hava fotoğraflarının stereoskopik olarak ve ortofoto haritada dava konusu yerin çevresindeki kadastral parsellerle karşılaştırmalı olarak tesis kadastrosu ve güncelleme ile oluşan tüm sınırlarının çakıştırılması ile yapılan inceleme istinaf konusu yol olarak tescil harici bırakılan ve bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen sınırın 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a madde uygulaması sonucu zemindeki sınırlara göre belirlendiği, ilk tesis kadastrosundaki sınırlar ile güncel sınırların zamanla değişikliğe uğramasından dolayı paftasındaki sınırın zemin ile uyumlu olmadığı, dolayısıyla eski pafta sınırına uyulmadığı" gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kadastro çalışmalarının Tapu Kadastro Müdürlüğü tarafından yapıldığını, yapılan tüm işlemlerle alakalı olarak sorumluluk Tapu Kadastro Müdürlüğüne ait olduğunu, kurumun gerçekleştirdiği hiçbir eylem olmadığını, belediyenin sorumluluk alanı belediye sınırları ve mücavir alanları daha basit bir ifade ile planlı alanları kapsadığını, dava konusu taşınmazın plan dışında kaldığını ve Kadastro Müdürlüğünün görev alanında olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeDava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden ...'ndan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.