Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinin kullanım kadastrosuyla tespit edilen parsel sınırları ve komşu taşınmazdaki ambar tecavüzü iddialarının temyiz yoluyla incelendiği hukuki uyuşmazlık.
Özet: Bu hukuki evrak, kullanım kadastrosu sırasında tespit edilen bitişik iki parsel (112... ve 112...) arasındaki sınır ihtilafına ilişkindir; davacı vekili, müvekkiline ait 112... numaralı parsel ile davalının kullanımındaki 112... numaralı parselin sınırının hatalı belirlendiğini, davalı parseli üzerindeki ahırın kendi kullanımındaki parsele tecavüz ettiğini ileri sürerek, hatalı sınırın düzeltilmesiyle tecavüz eden alanın müvekkilinin parseline dahil edilmesini talep ederken, davalılar kadastro tespitinin doğru olduğunu ve davanın reddini savunmuştur; ilk derece mahkemesi ise keşif, tanık ve bilirkişi incelemesi sonucunda, davalı parselinde bulunan ahırın kadastro krokisinde gösterilmediğini, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarıyla ahırın davacı parseline taşma yaptığını ve bu yapının yaklaşık 15 ila 30 yıl önce inşa edildiğini tespit etmiştir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E.,████████ K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro MahkemesiSAYISI : 2022/9 E., ███████ Karar.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kullanım kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 12... parsel sayılı 1.154,77 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın, kadastro tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1986 yılından beri ... oğlu ...'nin kullanımında olup, üzerindeki 2 katlı kargir evin ... oğlu ...'ye ait olup" şerhi yazılarak bahçe niteliği ile; 1 12... parsel sayılı 2.875,62 metrekare yüzölçümündeki taşınmazı kadastro tutunağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1975 yılından beri ... kızı ...'nın kullanımında olup, üzerindeki 2 katlı kargir ev ve ahırın ... kızı ...'ya ait olup" şerhi yazılarak bahçe niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir.2. Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyünde yapılan kullanım kadastrosu çalışmalarında 1 12... parsel sayılı taşınmazın davacının kullanımında, aynı ada 1 12... parsel sayılı taşınmazın ise davalı ...'nın kullanımında olduğunun belirlendiğini, 1 12... parsel sayılı taşınmazın 100 yıldan beri müvekkili, müvekkilinin dedesi ve babası tarafından kullanıldığını ve ekilip biçildiğini, taşınmazda bulunan 2 katlı ev ile davalı taşınmazında bulunan ambar (ahır) arasındaki sınırın hatalı tespit edildiğini, itirazının bu hatalı sınır tespitine ilişkin olduğunu, müvekkilinin kullanımında olduğu tespiti yapılan alanın 1 12... parsel sayılı taşınmaza dahil edilmesini ve beyanlar hanesinin düzeltilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; kadastro tutanağının beyanlar hanesinde zilyetlik tespitinin usule uygun bir şekilde yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının açmış olduğu davanın gerçeği yansıtmadığını ve davanın reddine karar verilmesini, bu red kararı sebebiyle oluşacak yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ''mahallinde yapılan keşifte, davalının lehine kullanıcı şerhi verilen 1 12... parsel üzerinde ambar(hambar) ve odunluk bulunduğu, bu eklentilerin kadastro tutanağında ve krokisinde gösterilmediği, davacının itiraz etmiş olduğu sınırların fen bilirkişilerince teknik cihazla ölçülüp krokisine işaretlendiği, taraflar arasındaki ihtilaflı sınıra ilişkin tanık ve bilirkişilerin dinlendiği, fen bilirkişisinin düzenlemiş olduğu █████/2020 tarihli raporda; davacının gerçek sınırı 1 12... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ambarının içinden geçecek şekilde çizilmesi gerektiğini iddia ettiği, davalı vekilinin kadastro tespitinin doğru olduğunu, zemindeki sınıra bir itirazının olmadığını ifade ettiği, davacının gerçek sınır olarak iddia ettiği 1 12... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ambarın içinden geçen sınırın kapsadığı alanın 11.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda B harfi ile işaretlendiği, zeminde halihazırda mevcut sınırın kapsadığı ve keşifte davalı asil tarafından gösterilen alanın A harfi ile gösterildiği, davacının B ile işaretli alanın 1 12... parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile 1 12... parsel sayılı taşınmaza eklenmesini istediği, davalı tarafın davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, davacının davalının kullanımında olduğu tespit edilen 1 12... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ambarın, kendi kullanımındaki 1 12... parsel sayılı taşınmaza taşma yaptığını iddia ettiği, mahalli bilirkişilerden ... aynı yönde beyanda bulunduğu, tanık.................. evvelce ambarın yerinde bulunan fırının, davacının kullanımındaki taşınmaza halihazırda mevcut ambar kadar taşma yapmadığı şeklinde beyanda bulunduğu, dinlenen tanık ve mahalli bilirkişilerin beyanları itibariyle 1 12... parsel üzerindeki ambarın inşa tarihi olarak ekseriyetle 25-30 yıl öncesinin işaret edildiği, yalnızca bir mahalli bilirkişinin ambarın 15 yıl önce yapıldığını ifade ettiği dikkate alındığında; taşınmazın en az 15 ve en çok 30 sene önceki bir zamanda yapıldığı hususunda herhangi bir duraksama bulunmadığı gibi söz konusu ambarın 15 sene önce yapıldığı ve davalı 1 12... parsel sayılı taşınmazın üzerindeki ambarın gerçekten komşu 1 12... parsel sayılı taşınmaza taşma yaptığı kabul edilse dahi, ambarın inşa edildiği süreçte veya sonrasında ve kadastro tespiti öncesinde taraflar arasında ambarın taşırıldığına dair herhangi bir uyuşmazlığın vuku bulmamasına göre uzun süreli bir kullanmama durumunun ve taşmaya itiraz edilmemesinin artık kullanım hakkının terki olarak yorumlanmasının zorunlu olduğu, davacının da uyuşmazlık çıkarmayarak ve fiili duruma itiraz etmeyerek, keyfiyete muvafakat verdiğinin kabul edilmesi gerektiği kanaatine ulaşıldığı, zemindeki mevcut sınırın tarafların taşınmazları arasındaki gerçek sınır olduğu, kadastro tespitlerinde ara sınırın hatalı tespit edildiği fen bilirkişisinin düzenlemiş olduğu █████/2020 tarihli rapor ile anlaşıldığı, davalı taşınmazların sınırlarının zemindeki gibi olacak şekilde düzeltilerek davacının sınıra ilişkin davasının kısmen kabulüne, hükme esas alınan bilirkişi raporunda B olarak işaretlenen fazlaya ilişkin talebin, yukarıda açıklanan gerekçelerle yerinde görülmediğinden reddine karar verildiği, çekişmeli 1 12... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunmasına rağmen krokisinde gösterilmeyen ve itiraza konu kadastro tespit tutanağının beyanlar hanesinde belirtilmeyen fakat icra edilen keşif sonrasında düzenlenen 11.11.2020 tarihli rapora ekli krokide işaretlenen ambar ve ahşap odunluktan ibaret muhdesatın da öncekilere ilave olarak beyanlar hanesine yazılmasına karar verildiği, infazda tereddüte meydan vermemek adına, istinaf kaldırma ilamında da işaret edildiği üzere, ifraz edilen kısım açıkça belirtilip hangi taşınmaza eklendiği hususu ortaya konulduktan sonra davalı taşınmazların ifraz-ekleme sonucu oluşan yeni yüzölçümlerinin hükümde açıklandığı,11.11.2020 tarihli bilirkişi raporunun kanaat edinmeye ve hüküm kurmaya elverişli olduğu'' gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ''1 12... parsel üzerindeki ambarın inşa tarihi olarak ekseriyetle 25-30 yıl öncesinin işaret edildiği, yalnızca bir mahalli bilirkişinin ambarın 15 yıl önce yapıldığını ifade ettiği, buna göre taşınmazın en az 15 ve en çok 30 sene önceki bir zamanda yapıldığı, ambarın 15 sene önce yapıldığı ve davalı 1 12... parsel sayılı taşınmazın üzerindeki ambarın gerçekten komşu 1 12... parsel sayılı taşınmaza taşma yaptığı kabul edilse dahi, ambarın inşa edildiği süreçte veya sonrasında ve kadastro tespiti öncesinde taraflar arasında ambarın taşırıldığına dair herhangi bir uyuşmazlığın vuku bulmamasına göre uzun süreli bir kullanmama durumunun ve bu cümleden taşmaya itiraz edilmediği, davacının fiili duruma itiraz etmediği, bu haliyle zemindeki mevcut sınırın taşınmazlar arasındaki gerçek sınır olduğu, ara sınırın zemindeki gibi olacak şekilde düzeltilmesi gerektiği'' gerekçesiyle davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu köyde 6831 sayılı Orman Kanun'un 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulama çalışmalarının tamamlandığını, ilgili kadastro tutanağının beyanlar hanesinde, mevcut zilyetlik tespitinin mevcut bilgi/belgelere, muhtar ve bilirkişi beyanlarına göre yapıldığı, usulüne uygun bilirkişi heyetiyle ve fenni tekniklerle icra edilmeyen, vakayı aydınlatmaya yönelik olmayan keşif ile bilirkişi raporlarına istinaden tesis edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.