Oteldeki elektrik çarpması sonucu çocuk vefatı nedeniyle talep edilen destekten yoksun kalma tazminatında, değişen yaşam tablolarına göre ek maddi tazminat talebi ve kesin hüküm itirazının incelenmesi.
Özet: Davacılar, otelde elektrik akımına kapılarak vefat eden çocukları için daha önce kesinleşen maddi tazminat davasının ardından, güncel yaşam tablosu (TRH 2010) uyarınca eksik hesaplandığını iddia ettikleri destekten yoksun kalma tazminatının kalan kısmının tahsilini talep etmektedir; davalı taraf kesin hüküm, zamanaşımı ve hukuki yarar yokluğu itirazlarıyla davanın reddini savunmuş, ancak ilk derece mahkemesi, tazminat hesabına esas tablonun değişmesi nedeniyle usuli kazanılmış hak itirazlarının bu konuda geçerli olmadığına ve dosyanın güncel yaşam tablosuna göre ek hesaplama yapılması için bilirkişiye gönderilmesine karar vermiştir.
3. Hukuk Dairesi         2026/3 E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacılar vekili; müvekkillerinin İsrail Vatandaşı olduğunu, müşterek iki çocuğunun davalı şirkete ait olan otelin helikopter pistinde düzenlenen köpük partisinde elektrik akımına kapılarak vefat ettiğini, yetkililer aleyhine taksirle ölüme neden olma suçundan açılan ceza davasında tam kusurlu bulunarak mahkumiyet kararı verildiğini, kararın kesinleştiğini, Antalya 4. Tüketici Mahkemesinde görülen maddi ve manevi tazminat davasında verilen davanın kabulüne dair kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, istinaf aşamasında alınan 25.10.2021 tarihli raporda davacılardan Nisan için destekten yoksun kalma tazminatı olarak 1.692.311,06 TL belirlendiğini, Mahkemece 207.430,32 TL hükmedildiğini, kalan 1.484.840,74 TL ile davacılardan ... için hesaplanan 1.219.820,51 TL’nin Mahkemece karar verilen 145.379,16 TL'den mahsubu ile kalan 1.074.441,35 TL’nin olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah ile dava değerini davacı ... için 2.730.725,18 TL, davacı ... için 1.972.476,85 TL olarak yükseltmiştir.
2.Birleşen davada davacılar vekili; aynı olay nedeniyle davalı otel genel müdürünün olayda kusurunun bulunduğunu ileri sürülerek, davacı ... için 1.484.840,74 TL, davacı ... için 1.074,441,35 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah ile dava değerini davacı ... için 2.730.725,18 TL, davacı ... için 1.972.476,85 TL olarak yükseltmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili; davacı tarafından, kesin hükümle sonuçlanan ve tahsilatı yapılan tazminat davası göz ardı edilerek konusu, sebebi ve tarafları aynı olan davanın açıldığını, davacı yanın dava konusu ettiği destekten yoksun kalma taleplerine ilişkin alacak iddiası ve taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının dava konusu ettiği rapora Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin ████████ E., ████████ K. sayılı kararın gerekçesinde 25.10.2021 tarihli bilirkişi ek raporunun neden hükme esas alınmadığının ayrıntılı olarak açıkladığını, anılan bilirkişi ek raporuna karşı itiraz edildiğini, kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla sona ermiş bir davadaki bilirkişi raporuna dayanarak sonradan işbu davanın açılmasında davacı yanın hukuki yararının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili; davacı tarafça kesin hükümle sonuçlanan ve tahsilatı yapılan tazminat davası göz ardı edilerek konusu, sebebi ve tarafları aynı olan davanın açıldığını, davanın zamanaşımına uğradığını, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin ████████ E., ████████ K. sayılı kararın gerekçesinde 25.10.2021 tarihli bilirkişi ek raporunun neden hükme esas alınmadığının ayrıntılı olarak açıkladığını, bilirkişinin olay, dava ve rapor tarihindeki kurlara göre ayrı ayrı hesaplama yaptığını, her davanın açıldığı tarihteki duruma, koşullara, hesaplamalara tabi olacağını, anılan bilirkişi ek raporuna karşı mahkemesinde itiraz edildiğini, kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla sona ermiş bir davadaki bilirkişi raporuna dayanarak sonradan işbu davanın açılmasında davacı yanın hukuki yararının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların çocukları ile tatil yapmak amacıyla geldikleri davalı şirkete ait otelde 22.07.2008 tarihinde düzenlenen köpük partisinde, davacıların çocuklarının vefat ettiği, davacılarca daha önce haksız fiilden kaynaklı davalılar aleyhine açılan maddi manevi tazminat talepli davanın Antalya 4. Tüketici Mahkemesince kısmen kabulüne karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine manevi tazminat yönünden kaldırılarak yeniden hüküm kurulduğu ve temyiz aşamasından geçerek kesinleştiği, açılan davanın ise, Yargıtayın dikkate aldığı PMF tablosunun değişmesi nedeniyle bu tabloya göre hesaplama yapılarak ek maddi tazminat ödenmesi talepli dava olduğu, davalılar vekilinin usuli kazanılmış hak itirazlarının yalnızca tazminata esas alınan gelir, esas alınan asgari ücret yılı, işlemiş/işleyecek dönem tarihleri gibi hususlarda dikkate alınması gerektiği, maddi tazminat hesabına esas tablo yönünden ise TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesap yapmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, alınan kök ve ek raporlar kapsamında, dava tarihindeki kur değerlerinin esas alınması halinde, davacı ... için 2.730.725,18 TL, davacı ... için 1.972.476,85 TL destekten yoksun kalma zararı hesaplandığı, alınan raporun hükme ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle rapor ve ıslah dilekçesi doğrultusunda, tahsilde tekerrür oluşturmamak şartıyla; asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı kabulü ile; davacı ... için 2.730.725,18 TL'nin, davacı ... için 1.972.476,85 TL'nin olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken tahsiline karar verilmiş; karara karşı, asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, olayın gerçekleştiği tarihten itibaren ceza zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolmadığı, dava konusu olay sebebiyle davacılar tarafından davalılar aleyhine daha önce destekten yoksun kalma istemlerini de içerir şekilde açılan maddi ve manevi tazminat talepli davada alınan 18.12.2017 tarihli bilirkişi ek raporunun davacılar vekili tarafından benimsenerek rapor doğrultusunda davanın ıslah edildiği ve davacı ... için 207.470,32 TL, davacı ... için 145.379,16 TL destekten yoksun kalma tazminatının istendiği, mahkemece ıslah doğrultusunda talep edilen tutarların davacılar lehine hüküm altına alındığı, söz konusu kararın maddi tazminat istemi yönünden sadece davalı vekili tarafından istinaf edildiği, davacılar vekilinin istinaf isteminin manevi tazminat yönünden tesis edilen kararla sınırlı olduğu, maddi tazminat yönünden kararın istinaf edilmediği, davalı vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf istemlerinin reddedildiği, manevi tazminata yönelik davacı vekilinin istinaf isteminin kabul edilerek yeniden hüküm kurulduğu, karara karşı sadece davalılar vekilinin temyiz yoluna başvurduğu, Yargıtayca kararı istinaf etmemiş olan davalı ...'ın temyiz hakkı bulunmayacağından temyiz isteminin reddine, davalı şirket yönünden ise kararın onanmasına karar verildiği, böylece kararın kesinleştiği, davacıların, İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılamada destekten yoksun kalma tazminatı hesabı için düzenlenen ek raporu benimseyerek bu yönde ıslah yapması ve ilk derece mahkemesinin kararı aleyhine bu tazminat yönünden istinaf yoluna başvurmamış olmaları karşısında davalı taraf lehine destekten yoksun kalma tazminat tutarı konusunda usuli kazanılmış hak oluştuğu, davalı tarafın usuli kazanılmış hakkının varlığı sebebiyle davacıların ek dava yoluyla destekten yoksun kalma tazminatı adı altında yeni bir talepte bulunamayacakları gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; Yargıtay kararları uyarınca hesaplamalarda kullanılacak yaşam tablosunda değişiklik olması durumunda, yeni tabloya uygun olarak tazminat hesaplamasının talep edilebileceğini, usuli kazanılmış hak iddiasının; tazminat hesaplamasına esas alınacak gelir, asgari ücret yılı ve işlemiş/işleyecek dönem ile sınırlı olarak geçerli olacağını, yaşam tablosunda görüş değişikliğine gidilmesinde usuli kazanılmış hak iddiasının dinlenmeyeceğini, ilk davanın, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasında 21.07.2009 tarihinde açıldığını, Mahkeme tarafından PMF-1931 yaşam tablosuna göre bilirkişi raporu aldırıldığını, davanın görüldüğü tarihte PMF-1931 yaşam tablosu hesaplamalarda geçerli kabul edilen tablo olduğunu, istinaf incelemesi sonrasında Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna karar verildiğini, böylece, müvekkillerin mevcut haksız fiilden kaynaklı talepleri konusunda hüküm kuran ilk mahkeme olan Antalya 4. Tüketici Mahkemesi ████████ E. ve ████████ K. sayılı dosyasında, görevsiz mahkemenin yaptığı işlemlerde eksiklik görülmediğini ve PMF-1931 yaşam tablosu üzerinden yapılan hesaplamanın hükme esas alındığını, davalılar tarafından üst mahkemeye taşınan karar, istinafta incelendiği esnada, Yargıtay tarafından tazminat hesaplamalarına esas alınan yaşam tablosunda görüş değişikliğine gidildiğini, istinaf incelemesinde alınan ek rapor uyarınca, müvekkiller lehine daha yüksek miktarda destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığını, ek rapor neticesinde yeni bir delil, yeni bir alacak meydana geldiğini, ilk açılan davanın kısmi dava olduğundan, yeni deliller ile yeni doğmuş hak ve alacak neticesinde ek dava açma hakkı kullanıldığını, Yargıtayın hesaplamalarda yaşam tablosunda değişikliğe gidilmesinin müvekkillerin yargılama sürecinden daha sonraki bir tarihte ortaya çıkmış olan yeni bir olgu olduğunu, Yargıtay tarafından oluşturulmuş olan usulü kazanılmış hak ilkesi, somut olayda yalnızca hesaplama kalemleri yönünden uygulama alanı bulabileceğini, usulü kazanılmış hak, bu hususu aşar şekilde geniş yorumlanamayacağını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, otel/konaklama hizmetinin ayıplı ifa edildiği iddiasına dayalı destekten yoksun kalma tazmini istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, belirtilen gerekçeye, özellikle dava konusu olay sebebiyle davacılar tarafından davalılar aleyhine daha önce açılan maddi ve manevi tazminat davasında destekten yoksun kalma tazminatı hesabı için düzenlenen ek raporun davacı tarafça benimsenerek bu yönde ıslah yapılması ve İlk Derece Mahkemesinin kararı aleyhine bu tazminat yönünden istinaf yoluna başvurmamış olmaları karşısında davalı taraf lehine destekten yoksun kalma tazminat tutarı konusunda usuli kazanılmış hak oluştuğu, davalı tarafın usuli kazanılmış hakkının varlığı sebebiyle davacıların ek dava yoluyla destekten yoksun kalma tazminatı adı altında yeni bir talepte bulunamayacaklarının anlaşılmasına göre, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!