3402 sayılı Kadastro Kanunu Ek 1. maddesi gereği sayısallaştırma ile belirlenen parsel yüzölçümü farkının düzeltilmesi ve tapudaki beyanın silinmesine dair temyiz kararı.
Özet: Bir taşınmaz maliki, tapuda kayıtlı yüzölçümünün (40.750 m²) fiili durumdan (49.759,75 m²) eksik olduğunu, bu farkın 1960lı yıllardaki kadastro çalışmalarındaki hesaplama hatasından kaynaklandığını ve sayısallaştırma ile netleştiğini iddia ederek tapu kaydının düzeltilmesini ve üzerindeki tedbir şerhinin kaldırılmasını talep etmiştir; davalı tarafın zamanaşımı, görevli mahkeme ve zilyetlikle kazanma şartlarının oluşmadığı yönündeki savunmalarına rağmen, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleri sonucunda, yüzölçümü farkının hesaplama tekniğinden kaynaklandığını, parsel sınırlarında kayma olmadığını tespit ederek taşınmazın 49.759,75 m² olarak düzeltilmesine ve tedbir şerhinin silinmesine karar vermiş, davalı vekili ise kararı idari yargı yetkisi ve kadastro tespitinin kesinleştiği gerekçesiyle temyiz etmiştir.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çifteler Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan eski 549 parsel 40.750 m² yüzölçümlü taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 1. maddesi uyarınca yapılan sayısallaştırma çalışması sonucunda, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan 1 15... parsel sayılı olarak ve beyanlar hanesine "işbu parselin sayısallaştırma sonucu alanı 49.759,75 m² olup, 41. madde yönetmeliğinin 9. maddesi gereğince alan düzeltmesi yapılmamıştır." yazılarak tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarında 40.750 m² gözükmekle birlikte fiilen 49.750 m² yüzölçümünde olduğunu, bunun nedeninin ise 1960’lı yıllarda gerçekleştirilen ilk tesis kadastro çalışmalarında, dönemin kısıtlı teknik imkanları ile hesap hatası yapılmasıyla yüzölçümünün yanlış belirlenmesi ve tapulama işleminde yüzölçümünün eksik yazılmasından kaynaklandığını, dava konusu taşınmaz hakkında 29.05.2018 tarihinde gerçekleştirilen sayısallaştırma çalışmaları sırasında bu fiili durumun netlik kazandığını, sayısallaştırma işlemi yapan görevlilerin taşınmazın tapu kayıtlarında belirtilen yüzölçümünden fiilen 9.000 m² daha büyük olduğunu söylediklerini ve taşınmaz üzerine 1068 yevmiye numarası ile tedbir şerhi koyduklarını, davacının bu işleme yazılı olarak itiraz ettiğini ancak sonuç alamadığını, dava konusu taşınmazın yüzölçümünün gerçek değeri olan 49.750 m² üzerinden tapu kayıtlarında gösterilmesi ve taşınmaz üzerindeki tedbir şerhinin kaldırılması bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde taşınmazın 9.000 m² yüzölçümündeki bölümünün 60 yılı aşkın bir süredir davacı ... miras bırakanları tarafından fasılasız ve nizasız olarak kullanıldığını, bu nedenle bu kısmın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 3402 sayılı Kanun'un 11. maddesine göre sayısallaştırma kesinleştirme cetvelinin 19.03.2018 - 17.04.2018 tarihleri arasında ilan edildiğini bu süre içinde Kadastro Mahkemesinde dava açılmadığından kadastro tespitinin kesinleştiğini, davanın zamanaşımına uğradığını usulden reddi gerektiğini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğunu ve davacının olağanüstü kazanım şartlarının da oluşmadığını belirterek, davanın usulden reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1 15... parsel sayılı taşınmazın paftası ve tescilli yüzölçümü arasındaki farkın hesaplama tekniğinden kaynaklandığı, taşınmazın sınırlarını çevreleyen taşınmazlara herhangi bir kaymasının söz konusu olmadığı ve incelenen hava fotoğraflarında ve Google Earth görüntülerinde de parselin sınırlarında herhangi bir değişiklik olmadığı bilirkişi raporu ile sabit olduğundan davacıya ait parselin yüzölçümünün alan hesaplama yöntemine göre 49.759,75 m² olarak düzeltilmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 15... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 49.759,75 m² olarak düzeltilmesine ve tapu kütüğünün beyanlar hanesinde bulunan beyanın silinmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler ile kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; mahallinde yapılan keşif, uyulama, teknik bilirkişi raporu ve dosyadaki diğer belge ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu 1 15... parsel sayılı taşınmazın paftası ve tescilli yüzölçümü arasındaki farkın hesaplama tekniğinden kaynaklandığı, taşınmazın sınırlarını çevreleyen taşınmazlara herhangi bir kaymasının söz konusu olmadığı ve parselin sınırlarında herhangi bir değişiklik bulunmadığı" gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının talebinin idari işlem olduğunu ve idari yargı mahkemelerinin yetkili olduğunu, kadastro tespitine itiraz edilmediğinden talebin zamanaşımına uğradığını, Kadastro Müdürlüğüne husumet yöneltilemeyeceğini, davanın yüzölçümünde yararına artış olan kişi ya da kişiler aleyhine açılmasının gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un Ek-1 göre yapılan sayısallaştırma çalışmasının usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Tapu Kadastro Müdürlüğü harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!