Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üye olma mahkumiyetinin istinaf ret kararını oy çokluğuyla onarken, karşı oy eksik araştırma ve delil toplama ihtiyacını vurguladı.
Özet: Yargıtay, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararını, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin, delil toplama yöntemlerinin ve eylemlerin hukuki nitelendirmesinin kanuna uygun olduğu gerekçesiyle onarken, bir kısım üye ise karara karşı çıkarak, sanığın örgütün operasyonel eylemlerinden sonraki örgütsel faaliyetleri ve konumu hakkında eksik inceleme yapıldığını, bu nedenle HTS kayıtları, UYAP bilgi bankası araştırması gibi ek deliller toplanarak hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ve hükmün bozulması gerektiğini belirtmiştir.
3. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/6 E., ████████ K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1 inci maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Sanığın dosyada yer alan mahkemece dinlenen tanık beyanlarına göre üniversitede eğitim gördüğü 2012-2014 yılları arasında cemaat evlerinde kaldığı ve bir dönem mahrem olmayan öğrencilere ev abiliği yaptığının anlaşıldığı, bu itibarla silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyette bulunmadığının anlaşılması karşısında;
Sanığın varsa, örgütün operasyonel eylemlerinden sonrasına ilişkin örgütsel faaliyetlerinin ve örgüt içerisindeki konumunun tespiti bakımından,
1. Sanığın örgütsel konumunu ve faaliyetlerini belirleyecek varsa başka delillerin de tespitine çalışılarak, bulunması halinde duruşma açılıp, söz konusu delilin sanık ve müdafiine okunarak 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca diyeceklerinin sorulması ve delillerin tartışılması,
2. Grubunda olduğu iddia edilen kişiler ile sanığın HTS ve baz kayıtları getirtilerek gerekirse bilirkişi raporu da alınarak, bunların CMK'nın 217. maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafiine okunarak savunmaları alındıktan ve bu kişilerin tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi,
3. UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığı araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin getirtilmesi, gerekirse ilgili şahısların da tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması ve tüm delillerle birlikte sanık ve müdafiine okunarak 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle hükmün bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, suçun sübutuna ve hükmün onanmasına ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!