Uygulama kadastrosunda zilyetlik iddiasıyla dava konusu edilen 3263 parselin, kadastro hatası nedeniyle idari usullerle kesinleştirilmesi gerektiğine dair temyiz kararı.
Özet: Kadastro çalışmaları sırasında davacının zilyetliğinde olduğunu ve imar ve ihya yoluyla kazandığını iddia ettiği 3263 parselin, kadastro müdürlüğünün hatalı değerlendirmesi sonucu mahkemeye gönderildiği ancak aslında herhangi bir davanın konusu olmadığı ve dolayısıyla mülkiyetine ilişkin esas hakkında bir karar verilmemesi gerektiği, bu nedenle parselin olağan usullerle kesinleştirilmesi için ilgili kadastro müdürlüğüne iadesi yönündeki ilk derece ve istinaf mahkemesi kararlarının usul ve yasaya uygun bulunarak temyiz başvurusunun reddedildiği.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro MahkemesiSAYISI : 2025/3 E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. ... Kadastro Müdürlüğü tarafından ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde yapılan uygulama kadastro çalışmaları sırasında eski 32 63... ada 23 parsel sayılı taşınmazın ilk tesis kadastrosunun davalı olduğu ve kadastro tutanağının kesinleşerek tapuya tescil edilmediği belirtilerek, uygulama kadastro tespit tutanağı Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.2. Davacı ... dilekçesinde; dava konusu 3267 (3237) parsel sayılı taşınmazın tapu kayıt maliki olduğunu, parselin miktar fazlasının kadastro çalışmaları sırasında davalı idare adına tespit edilen 3263 parsel sayılı taşınmaz olduğunu, bu taşınmazın ilk kadastro çalışmalarından öncesinde zilyet ve tasarrufunda bulunan üzerinde 30 - 40 yaşlarında kayısı ve ceviz ağaçlarının bulunduğunu ve bu taşınmazda Veli Kamber'in hakkı ve tasarrufu bulunmadığını, 3263 parsel üzerindeki muhdesatların kendisi tarafından yetiştirildiğini belirterek, dava konusu taşınmazın adına tespitini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, usulden reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu ve imar ihya yolu ile kazanılmasının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 30.12.2024 tarih, ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kaldırma ilamına göre inceleme yapılarak ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 3263 parsel sayılı taşınmazın olağan usullerle kesinleştirilmesi gerekçesiyle dava konusu 4 45... parsel sayılı taşınmaz ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, 3263 parsel sayılı taşınmazın olağan usullerle kesinleştirilmesi gerektiği" gerekçesiyle dava konusu 4 45... parsel sayılı taşınmaz ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu 3263 parsel sayılı taşınmazın olağan usullerle kesinleştirilmesi için ... Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "incelenen dosya kapsamı, Dairemizin kaldırma kararı ve toplanan tüm deliller dikkate alındığında, 3263 parsel sayılı taşınmazın hiçbir davanın konusu olmadığı, Kadastro Müdürlüğünün hatalı değerlendirmesi sonucu taşınmazın kadastro tutanak aslının Kadastro Mahkemesine gönderildiği nitekim 3263 parsel davaya konu olmadığından hakkında bir karar verilmediği ancak Kadastro Müdürlüğü tarafından kesinleştirme işlemi yapılması gerekirken bu işlemin yapılmaması nedeniyle taşınmazın halen davalıymış gibi gözüktüğü bu nedenlerle taşınmazın olağan usullerle kesinleştirilmesi için ilgili Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesi gerektiği belirlendiğine ve vekalet ücreti takdir edilmediğine göre İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı ... vekili ve davalı Hazine vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının dava konusu edilen yerin alınması için yasanın aradığı tüm şartları sağladığını, 20 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla zilyet olarak dava konusu edilen yere bakıp imar ve ihya ettiğini, taşınmazın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesine göre davacı adına tescil edilmesi gerektiğini, taşınmazın davacının zilyetliğinde olduğunun keşif ve diğer delillerle ispat edildiğini ve dava konusu taşınmazın herhangi bir davaya konu olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeTarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.