3402 sayılı Kadastro Kanununun ek-1 maddesi uyarınca yapılan sayısallaştırma ile taşınmaz yüzölçümündeki azalmaya karşı iptal ve eski tescil talebinin reddi.
Özet: Davacılar, mirasbırakanlarına ait 31.400 m² büyüklüğündeki taşınmazın, 3402 sayılı Kanunun ek-1 maddesi uyarınca yapılan sayısallaştırma çalışması sonucunda 30.357,87 m²ye düşürülmesi üzerine, taşınmazın eski yüzölçümüyle tapuya tescilini talep etmiştir. Davalı taraf ise yüzölçümü farkının ölçüm yöntemleri ve teknoloji farklılığından kaynaklandığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi, kadastro paftası, orijinal ölçü değerleri, ortofoto ve zemin ölçümlerini karşılaştırarak, taşınmazın eski tapu alanından kaynaklanan 1.042,13 m²lik farkın sayısallaştırma çalışmalarındaki hata sınırı dışında olduğunu ve bu farkın tersimat hataları ile ölçüm teknolojisi farklılıklarından kaynaklandığını belirterek davanın reddine, taşınmazın yeni yüzölçümüyle tapuya tesciline karar vermiştir. Bu karar davacılar tarafından istinaf edilmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Kadastro MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan eski 1760 parsel sayılı 31.400 m² yüzölçümlü taşınmaz, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-1 maddesi uyarınca yapılan sayısallaştırma çalışması sırasında 1 28... parsel numarasıyla 30.357,87 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.2. Davacılar ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi eski 1760 parsel sayılı 31.400 m² yüzölçümlü taşınmazın davacıların mirasbırakanı .......... adına kayıtlı olduğunu, 3402 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi uyarınca yapılan sayısallaştırma çalışması neticesinde taşınmazın 1 28... parsel 30.357,87 m² yüzölçümlü olarak tespit edildiğini, tespite itirazlarının Çatalca Kadastro Müdürlüğü tarafından reddedildiğini, taşınmazın kadimden beri hudutlarının sabit olduğunu, 31.400 m² yüzölçümü ile yıllardır davacılar tarafından kullanıldığını, dava konusu taşınmaza komşu tüm taşınmazların yüzölçümlerinde de yaklaşık 1.000 m² azalma olduğunu ileri sürerek, 3402 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi gereğince yapılan sayısallaştırma çalışmalarının iptali ile taşınmazın eski yüzölçümüyle tapuya tescilini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın askı ilan süresinde açılıp açılmadığının incelenerek askı ilan süresi içinde açılmamışsa davanın Kadastro Mahkemesinin görevsiz oluşu nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, davanın davacılar aleyhine taşınmazının yüzölçümü artan komşu taşınmaz maliklerine yöneltilmesi gerektiğini, 3402 sayılı Kanun'un 22/-a maddesine göre yapılan uygulamada davaya konu parsellerin kadastro paftasındaki sınırları aynen esas alınarak işlem yapıldığını, kadastro paftasındaki sınırlarında herhangi bir değişiklik yapılmadığını, davaya konu alan değişikliklerinin mülkiyet değişikliğine yol açmadığını, aradaki farkın hesaplama yöntemleri ve teknoloji faklılığından kaynaklandığını ileri sürerek, öncelikle davanın usulden, esas incelemeye geçilmesi halinde ise esastan reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Dava konusu taşınmazın tapulama paftasındaki durumu, zemindeki konumu ve kullanım durumu ile sayısallaştırma uygulaması ile oluşan yeni durumları hep birlikte değerlendirilmesi ortofoto harita üzerine sayısallaştırma çalışmasının uygulaması ile oluşan sınırlar çakıştırılması taşınmazın kadastro paftası, orijinal ölçü değerlerinden elde edilen sayısal veriler, ortofoto, hâlihazır harita ve teknik belgeler ile zemin ölçülerinin karşılaştırması sonucu dava konusu (eski:1760) yeni:1 28... nolu tarla vasıflı taşınmazın eski tapu alanı olan 31,400.00 m²lik alanlarından oluşan 1.042,13 m²lik yüzölçümü farkı ile 30.357,87 m² yüzölçümlü yeni alan saysallaştırma çalışmalarındaki hata yanılma sınırı dışında olması nedeniyle zemindeki durumu dikkate alınarak alan düzeltmesi yapılması ile hatalı alanın yeni tarla yüzölçümü bulunmuştur. Ortofoto harita üzerine sayısallaştırma çalışmaları monte edilerek zemin durumu ile bütünlük sağladığı sınırlar çakıştırılmak suretiyle incelenmiştir. Taşınmazın kadastro paftası, orijinal ölçü değerlerinden elde edilen sayısal veriler, ortofoto, hâlihazır harita ve teknik belgeler ile zemin ölçülerinin karşılaştırması sonucu ekli krokide ve rapor içinde eklenen hava fotoğraflarında arazi kullanım görünümleri ile çakıştırılmış ve oluşan zemindeki imar ihya sınırları ile bütünlük sağlanmıştır. 1986 yılı ve sonraki hava fotoğraflarında sınırlarda bir uyumsuzluk tespit edilmemiştir. Taşınmazların tapulama yüzölçümünden farkların, tersimat hataları, sayısallaştırma çalışmaları ve tapulama paftasının hassasiyeti ve tapulama (kadastro) sırasında ölçü ve hesaplama yöntemleri ve teknoloji farklılığından kaynaklandığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir." denilerek davanın reddine, 1 28... parsel sayılı taşınmazın 20.05.2021 tarihinde ilan olunan sayısallaştırma çalışmasında olduğu gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Dairemizin kaldırma kararında belirtilen eksiklikler mahkemece giderilerek dosya arasına alınmış ve alınan ek rapora göre 1986 yılı ve sonrası hava fotoğraflarında dava konusu taşınmaz ile sınır taşınmazların uydu hava fotoğraflarına çakıştırılması sonucunda sınırlarında herhangi bir farklılık olmadığının tespit edildiği, raporda yer alan kadastro paftası ve hava fotoğrafları çakıştırılmasında taşınmazın 1985 yılında yapılan kadastro sonucu oluşan sınırlarında bugüne kadar bir değişiklik olmadığı, sayısallaştırma çalışması sonucu düzenlenen kadastro paftası ile 1985 yılında düzenlenen kadastro paftasının birebir örtüştüğü ve sınırlarda bir uyumsuzluk tespit edilmediği, dava konusu 1 28... parselde meydana gelen miktar azalmasının teknik dijital ölçüm aletleri ile yapılan zemin ölçümü ile eski metodlar ile yapılan ölçümlerin farklı olmasından kaynaklandığı anlaşıldığından, yapılan sayısallaştırma işlemlerinin mevzuata uygun olması, davanın reddi nedeni ile davalı idare lehine vekalet ücreti takdirinde de bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacılar ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddin karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, dava açılmasına müvekkillerinin sebebiyet vermediğini, Kadastro Müdürlüğü lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın kadimden beri hudutlarının sabit olduğunu ve 31.400 m² yüzölçümü ile yıllardır davacılar ve mirasbırakanları tarafından kullanıldığını, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişi heyetine gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişisinin de dahil edilmesi gerektiğini, raporda dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların yeni yüzölçümlerinden, sınırlarında herhangi bir ihtilafın olup olmadığından dava konusu bir sınır bulunup bulunmadığından, komşu taşınmazların son durumundan hiç bahsedilmediğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesine göre yapılan sayısallaştırma çalışmasının usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.