Dava konusu 437 parselin, mükerrer kadastro nedeniyle oluşan ham toprak vasfının iptali ve orman vasfıyla Hazine adına tescili kararı.
Özet: Uyuşmazlık, bir taşınmazın hem ham toprak vasfıyla hazine adına tespiti hem de orman parseli olarak kesinleşen başka bir kadastro çalışması kapsamında kalması nedeniyle ortaya çıkan mükerrer kadastro durumuna ilişkindir; ilk derece mahkemesi, yapılan kapsamlı bilirkişi incelemeleri ve delil değerlendirmesi sonucunda, taşınmazın tamamının 6831 sayılı Orman Kanunu uyarınca orman niteliğinde olduğuna ve orman sayılan yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağına hükmederek, davacı idarenin talebini kabul etmiş ve ham toprak tespitini iptal ederek taşınmazın orman vasfıyla hazine adına tesciline karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Tavşanlı Kadastro MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA 1. Dava konusu ... ili ... ilçesi .... .. Mahallesi çalışma alanında bulunan 4 37... parsel sayılı taşınmaz, Devletin hüküm tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirterek 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi gereğince ham toprak vasfıyla Hazine adına 6.338,14 m² yüzölçümü ile 05.11.2015 tarihinde tespit edildiği, 25.11.20 15... .12.2015 tarihleri arasında askı ilanına alındığı ve bu süreç içerisinde dava açıldığından kesinleşmediği; aynı tarihlerde ihaleli olarak OR-KA (3402 sayılı Kanun'un Ek-5. maddesi) kapsamında Simav Kadastro birimince .... yapılmakta olan orman kadastro çalışmalarında .... ... Mahallesi hududuna isabet eden kısım 2 49... numaralı orman parselini 6.514.466,35 m² olarak Hazine adına tespit edildiği ve 11.08.2015 tarihinde kesinleştiği; .... Yıl Mahallesinde bulunan 4 37... ve ... 2 49... sayılı orman parseli içerisinde kaldığı ve ... Mahallesinde yapılan 3402 sayılı Kanun'un Ek-5 madde çalışmalarının, .... Yıl Mahallesinde yapılan kadastro çalışmalarında, ilgili birime ulaşmadığı için karşılaştırma yapılmadığından mükerrer kadastro durumu oluştuğu anlaşılmıştır.2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi .... ... Mahallesi sınırları içinde bulunan kadastro çalışmalarında 2 49... parsel sayılı ham toprak vasıflı taşınmazın bir kısmının, ... Mahallesi 4 37... parsel sayılı taşınmazın orman sınırları içinde kaldığını ve orman sayılan yerlerden olduğunu, söz konusu taşınmazın ormanlık alan içinde kaldığını ileri sürerek, bu taşınmazın davalı adına olan tespitin iptaliyle Hazine adına orman vasfında tescilinin yapılmasını talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; .. ili .. ilçesi .... Yıl Mahallesi sınırları içindeki 4 37... parsel sayılı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufunda olan yerlerden olduğunu ve zilyetlikle elde edilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu ... ili ... ilçesi .... Mahallesi 4 37... parsel sayılı taşınmazın harita mühendisi .... 29.06.2022 havale tarihli raporun eki olan 1/1000 ölçekli ölçü krokiside (A) harfiyle gösterilen kısmın, 2 49... numaralı orman sahasında olduğu, yeniden tescili konusunda karar verilmesine yer olmadığına, ilamın eki sayılan ölçü krokisinde (B) harfiyle gösterilen alanın ise 19 53... tarihli hava fotoğraflarından ağaç bitki örtüsü ile kaplı olduğu, dere havzası içinde olmadığı, orman sayılan yerlerden olduğundan orman vasfıyla Hazine adına tesciline, ilamın eki sayılan ölçü krokisinde (C) harfiyle gösterilen alanın ise her ne kadar jeoleji mühendisi ve ziraat mühendisi müşterek raporlarında, (C) harfiyle gösterilen alanın bir kısmının 2021 yılında derenin taşkın alanında kaldığı yönünde görüş belirtmişlerse de, yine aynı raporda (C) harfiyle belirtilen kısmın inceleme yapılan diğer yıllarda taşkın havzası dışında bulunması, harita mühendisi bilirkişinin 19 53... tarihli hava fotoğraflarında derenin bulunduğu alana ve yatağına ilişkin yapmış olduğu tespitler ve orman yüksek mühendisi bilirkişinin orman amenajman planı meşçere haritasıdan yapmış olduğu tespitler ve söz konusu alanın orman sayılan yerlerden olduğu evveliyatının orman içi açıklık olduğu, bu yerler zirai arazi olarak gösterilmiş ise de orman toprağı olarak sayıldığı ve dava konusu taşınmazın tamamının 6831 sayılı Orman Kanunu'nun ve ilgili yönetmelik maddeleri gereğince orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşıldığı ve orman sayılan yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanımının mümkün olmadığı" gerekçesiyle davacı ... İdaresinin davasının kabulüne, ... ili .... ilçesi .... Yıl Mahallesi ........ yüzü mevki 4 37... parsel sayılı taşınmazın ham toprak vasfıyla Hazine adına yapılan tespitinin iptaline, 29.06.2022 havale tarihli fen bilirkişisinin raporunun ve raporun eki olan Ek-1 deki 1/1000 ölçekli ölçü krokisinin ilamın eki sayılmasına, ilamın eki sayılan fen bilirkişisi harita mühendisi bilirkişi raporunun eki olan Ek-1 deki 1/1000 ölçekli ölçü krokisinde; (A) harfiyle kodlanan ve köşe noktaları ile bu noktalara ilişkin koordinatları belirtilen 5.739,87 m² yüzölçümlü alanın, .... ili ... ilçesi ...köy köyü .... mevki 2 49... numaralı parsel olarak tapuda halen kayıtlı olduğundan, yeniden tescili konusunda karar verilmesine yer olmadığına, ilamın eki sayılan fen bilirkişisi harita mühendisi bilirkişi raporunun eki olan Ek-1 deki 1/1000 ölçekli ölçü krokisinde; (B), (413,30 m² yüzölçümlü) ve (C), (184,97 m² yüzölçümlü) harfleriyle kodlanan, köşe noktaları ile bu noktalara ilişkin koordinatları belirtilen alanların, orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporları ayrıntılı bir şekilde irdelendiğinde dava konusu taşınmazın bulunduğu muhitte orman kadastro haritaları ve orman sınırlarında kaymanın olduğunu ve düzenlenen orman tahdit haritalarının mülkiyet sınırlarının hassas ölçüde zemine uygulama kabiliyetinden yoksun olduğunu, hava fotoğrafları ve memleket haritaları incelendiğinde bu alanın bir kısmının en eski hava fotoğraflarında ve memleket haritalarında açıklık alanda olduğunu, orman vasfını taşımadığını, orman kadastro haritalarını teknik açıdan yeterli olmadığını, zemine birebir uymadığını ve orman tahdit tutanaklarının zemine uygulanmasında ve haritanın tutanaklara ve zemine tamamen uymadığını, yine dava konusu alanda mevcut bulunan dere yatağına ilişkin olarak Orman vasfı taşımayan alanda kalmasına karşın bu alanın orman vasfıyla tescili usul ve kanuna aykırı olduğunu, dere yatağının bulunduğu alanın tespiti yapılmış olmasına karşın orman arazisi olarak kabul edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğundan davanın reddinin gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman vasfında olup olmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.