Konya BAM 6. Hukuk Dairesi, personel hizmet alım ihalelerinde fiili çalışılmayan günlere yapılan yol ve yemek ücreti fazla ödemesinden kaynaklanan alacak davasının istinaf kararını inceledi.
Özet: Davacı, devlete ait bir iktisadi teşekkül olarak, davalı yükleniciye ihale ile verilen genel temizlik ve personel çalıştırma hizmet alımı sözleşmeleri kapsamında, işçilere "fiilen çalışılan her gün için" ödenmesi gereken yol ve yemek ücretlerinin, çalışılmayan günler için de ödenmesi sebebiyle haksız yere 306.250,43 TL fazla ödeme yapıldığı iddiasıyla alacak davası açmış; davalı ise mahkemenin görevsizliğini, arabuluculuk şartının yerine gelmediğini ve sözleşmelerde çalışılmayan günler için ödeme yapılmayacağının açıkça belirtilmemiş olması nedeniyle davacının taleplerinin yersiz olduğunu savunmuştur.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2025
NUMARASI : ... Esas- ... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI : ...
VEKİLİ : Av...
İSTİNAF EDEN DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av... Av...
DAVA : Alacak
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: █████/2026
YAZIM TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas -... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin sermayesinin tamamı devlete ait iktisadi devlet teşekküllü olduğunu, ihtiyaca binaen ...... ve ... ihale kayıt numaralı ihaleleri yaptığını ve farklı tarihlerindeki bu ihalelere, davalının en avantajlı teklifi sunması sebebiyle "Genel Temizlik Bakım Onarım Yemekhane-Lokal-Misafirhane-Çay Ocakları Hizmetlerinde Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmeti Alımına Ait Sözleşme"ler imzalandığını, söz konusu ihalelere ait belgelerin incelenmesi neticesinde sözleşmeye uygun şekilde işçilere fiili çalışılan gün üzerinden yol ve yemek ücretleri ödemelerinin yapıldığını fakat müvekkili tarafından davalıya yapılan ödemelerde fiili olarak çalışılmayan günler için fazla ödeme yapıldığının anlaşıldığını, her iki sözleşmede de ''sözleşme bedeline dahil olan giderler" başlıklı 7.1/5 maddesinde, sözleşme kapsamında çalıştırılan işçilere ödenecek yol ve yemek ücretlerinin düzenlendiğini, bu kapsamda "yüklenici firma tarafından çalıştırılacak her bir personele fiili çalışılan her gün için belirlenen miktarlarda yol ve yemek ücretleri nakdi olarak ödenecek ve bordrolarda gösterilecektir." hükmünün bulunduğunu, aynı düzenlemenin idari şartnamenin 25.3.2 maddesinde ve teknik şartnamenin 4/son maddesinde de mevcut olduğunu, teknik şartnamede açıkça yol ve yemek ödemelerinin "fiili çalışılan her gün için" yapılacağının belirtildiğini, davalının sözleşme ve ihale dokümanlarına göre işçilere fiili çalışılan gün üzerinden ödeme yapılacağını bildiğini ve kendisinin işçilere bu şekilde ödeme yaptığını, yüklenicinin firma işçilerine fiili çalışılan gün üzerinden ödeme yapmasına karşın kendisine yapılan bu fazla ödemeleri iade etmediğini ve müvekkilinin zarara uğramasına sebep olduğunu, işçilerin puantaj kayıtları, aylık ücret bordroları ve hesaplama tablolarının ayrıntısı ile yer aldığını, fazla ödemelerin anlaşılması üzerine █████/2019 tarihinde, ...... no'lu faturanın kesildiğini ve davalı ile yazışmalar yapıldığını fakat olumlu netice alınamadığını, davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını, davalının dava konusu ihalelerden kaynaklanan alacakları mahsup edildikten sonra müvekkilinin bakiye 306.250,43 TL alacağı kaldığını ileri sürerek, ödeme tarihlerinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ve faizin KDV'si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, dava ticari dava olmadığından, mahkemenin görevli olmadığını, arabuluculuk son tutanağında taraflar arasındaki uyuşmazlığın mahiyeti anlaşılamadığından son tutanağın dava şartını yetine getirdiğinden bahsetmenin mümkün olmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu ihalelerde de olduğu gibi, idarelerce ihale edilen personele dayalı hizmet alımı işlerinde, ücret dışında işçilere genellikle yemek ve yol yardımı da yapıldığını, yemek ve yol yardımlarının nakdi ya da ayni yardım şeklinde yapılabildiğini, her durumda önemli olanın, yapılacak olan bu yardımların, işçinin çalıştığı gün sayısı üzerinden mi yoksa aylık sabit bir rakam olarak mı belirlendiği olduğunu, bu hususta mevzuattaki mevcut düzenlemelerin incelenmesi gerektiğini, işverenler tarafından işçilere yemek ve yol yardımı yapılması gerektiği yönünde 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili diğer mevzuatta herhangi bir düzenleme bulunmadığını, bu sebeple, işçilere yemek ve yol ücreti ödenip ödenmeyeceği ve ödenecekse hangi şartlarda, ne şekilde ve ne miktarda ödeneceğinin tamamen işçi ile işverenin anlaşmasına bağlı olduğunu, bu hususun iş sözleşmelerindeki genel uygulamanın aksine, herhangi bir sınırlama olmaksızın tarafların özgür iradeleriyle düzenleyebileceği bir husus olduğunu, bu sebeple, idare tarafından, işçilerin izinli olduğu ve çalışmadığı günlerde müvekkile ödeme yapılmayacağı hususunun açık ve net, tereddüt uyandırmayacak bir şekilde, şartnamelere ve sözleşmeye yazılması gerektiğini, ihale konusu işe dair işçilerin çalıştığı ve izinli olduğu günler, işçilere ödenen yol ve yemek ücreti, puantaj cetvelleri, bordrolar ve müvekkilin hak edişlerinin tamamının idarenin gözetim, denetim ve onayı altında gerçekleştiğini, gerek müvekkili tarafından işçilere, gerekse idare tarafından müvekkile yapılan ödemelerin tamamının bu süzgeçten geçerek neticelendiğini, bu durumun idarenin de ihale dokumanındaki yol ve yemeğe dair hükümleri yani, herhangi bir kesinti olmaksızın müvekkiline brüt asgari ücretin %20'si oranında ödeneceği, müvekkilinin ise, işçilere fiili çalışılan güne göre ödeyeceği şeklinde anladığını, uyguladığını ve ihaleye de esasen bu şekilde çıkıldığını gösterdiğini, ihaleyi gerçekleştiren ihale yetkilileri ile ihale sürecini kontrol ve takip eden ihale yetkililerinin aynı olduğunu, ihale öncesinde, sürecinde ve sonrasında ihale şartlarını müvekkili ile aynı şekilde anlayan ve esasen müvekkilinin bu yönde anlamasını sağlayan, tüm işlemleri bu yönde yapanın davacı olduğunu, müvekkili ve diğer tüm katılımcıların dava konusu ihalelere, idare tarafından kendilerine işçi ücretlerinin, asıl ücretle birlikte yemek ve yol ücretlerinden herhangi bir kesinti olmaksızın ödeneceği düşüncesiyle teklif verdiklerini, diğer türlü verilen tekliflerin bedelleriyle ihale konusu işlerin yapılmasının mümkün olmadığını, idarenin, gerek yetkilileri, gerekse kontrol teşkilatı vasıtasıyla, mevzuatın tüm hükümlerine uygun bir şekilde, her türlü hususu denetlediğini ve onay vermediği iş ve işlemlerin tamamının müvekkil tarafından düzeltildiğini, müvekkilinin, işçi ödemelerini, bodrolar ve puantaj kayıtlarının kontrolü sonrası yaptığını, müvekkiline hak ediş ödemelerinin ise, yine bu kayıtların ve işçilerin ücretlerine dair banka kayıtlarının kontrolü sonrasında yapıldığını, dava konusu her bir ihalenin 1'er yıllık olup, toplamda aralıksız 2 yıl sürdüğünü, ifade edilen kontrollerin ve kabullerin mevcudiyeti de düşünüldüğünde 2 yıl boyunca dava konusu ödemelerin yanlış yapıldığının idare tarafından fark edilemediğini kabul etmenin mümkün olmadığını, taraflar arasında mevcut sözleşme ve diğer ihale evraklarında faize dair herhangi bir hüküm bulunmadığını, bu sebeple, faiz miktarının kanuni düzenlemelere göre belirlenecek olup, hizmet alım ihalelerinde yasal faiz uygulaması bulunduğunu, faiz için KDV talep edilmesinin de hukuken mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "....Taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları; hizmet alım sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalıya fazla ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ne miktar olduğu ve davalıdan varsa fazla ödemenin iadesinin / tahsilinin istenip istenemeyeceği hususlarındadır. Dosya kapsamında sunulan belgeler ve bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı tarafın fazla ödeme olarak aldığı aşağıdaki yazılı tutarın iade edilmesi gerektiği anlaşılmış olduğundan davanın kabulü yönünde hüküm kurmak gerekmiş olup temerrüt tarihi fazla ödemelere ilişkin davacı kurum tarafından yazılan yazının davalıya tebliğ edildiği █████/2019 tarihine yazı içeriklerinde karşı tarafa 15 gün verilmiş olduğundan 15 gün eklenmek suretiyle █████/2019 olarak belirlenmiştir...." gerekçesiyle, davanın kabulüne, 306.250,43 TL' nin █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka uygun olduğunu ancak, müvekkilinin alacaklarına ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi uygulanması gerektiğini, davalının basiretli tacir yükümlülüğüne aykırı davranması sebebiyle ödeme tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, davalının sözleşmeyi iki farklı şekilde yorumladığını, bilerek ve isteyerek fazla ödemeleri iade etmediğini, davalının iade yükümlülüğünün fazla ödeme yapıldığı tarihte doğduğunu, avans faizinin KDV'sine hükmedilmediğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılarak davanın tüm talepleri ile kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, arabuluculuk son tutanağının dava konusu ihtilafı belirtir şekilde yeterince açık düzenlenmediğini, zamanaşımı ve hakdüşürücü süre itirazlarının yanlış değerlendirildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun kamu ihale hukukunun temel prensiplerine uygun olmadığını, kaldırma kararı öncesi hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitlerin doğru ve yerinde olduğunu, davacı idare kendi uygulaması ile çelişmekte olup, ihaleye yemek ve yol ücretinin müvekkiline kesintisiz ödeneceği şekilde çıkıldığını, işverenler tarafından işçilere yemek ve yol yardımı yapılması konusunda 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili diğer mevzuatta herhangi bir düzenlemenin bulunmadığını, idare tarafından, işçilerin izinli olduğu ve çalışmadığı günlerde müvekkile ödeme yapılmayacağı hususun açık ve net bir şekilde, şartnamelere ve sözleşmeye yazılması gerektiğini, kaldı ki ihale konusu işe dair davanın özelinde işçilerin çalıştığı ve izinli olduğu günler, işçilere ödenen yol ve yemek ücreti, puantaj cetvelleri, bordrolar ve müvekkilin hak edişlerinin tamamının idarenin gözetim, denetim ve onayı altında gerçekleştiğini ve gerek müvekkili tarafından işçilere, gerekse idare tarafından müvekkiline yapılan ödemelerin tamamının bu süzgeçten geçerek gerçekleştirildiğini, tekliflerin de aynı şekilde yemek ve yol ücretinin müvekkile kesintisiz ödeneceği şekilde toplandığını ve müvekkiline ihale bedelleri üzerinde bir ödeme yapılmadığını, işçilerin çalışması ve hak edişlerin düzenlenmesine dair tüm işlemlerin davacı idarenin kontrol ve onayı ile gerçekleştiğini, kesin kabul ve kesin hesap işlemlerinin yapıldığını, teminat mektuplarının iade edildiğini, bu işlemler sonrasında müvekkilin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, davacının herhangi bir zararı mevcutsa bu zararın giderilmesinden davacı idarenin personelinin sorumlu olduğunu, faiz talep edilmesi mümkün olmadığı gibi, faiz başlangıç tarihinin de doğru olmadığını ayrıca, faize KDV eklenmesinin de mümkün olmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davalıya haksız olarak ödendiği iddia edilen bedelin tahsili istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Mahkemece daha önce verilen kararın Dairemizin ... E-... K. sayılı ilamı ile ''....Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, zorunlu çalışmayan günler yönünden yemek ve yol yardımı yapılmayacağına ilişkin sözleşme ve şartnamelerde bir düzenleme olmadığı kanaati ile rapor tanzim edildiği, ancak raporda davalı yüklenici nezdinde çalışan işçilerin, zorunlu çalışılmayan günler de dahil olmak üzere fiilen çalışmadıkları günlerin belirlenmediği, fiilen çalışılmayan günler nedeniyle davacı tarafça yapılan ödeme bulunup bulunmadığının ve varsa miktarına yönelik bir inceleme yapılmadığı, bu haliyle raporun denetime elverişli ve açıklayıcı olduğunun söylenemeyeceği, ayrıca davacı vekilince rapora karşı yazılı ve sözlü şekilde ile sürülen itirazlar hakkında mahkemece olumlu yada olumuz bir karar da verilmediği anlaşılmış olup, belirtilen nedenlerle ve davacının bilirkişi raporuna itirazlarını da değerlendir şekilde, taraflar arasında imzalan sözleşme ile ihale şartnameleri çerçevesinde, içerisinde kamu ihale mevzuatı konusunda uzman hesap bilirkişi ve emekli sayıştay denetçisinin de yer aldığı yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına....'' gerekçesiyle, kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dairemiz kaldırma kararı sonrası mahkemece yapılan yargılama sırasında bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca davanın kabulüne karar verilmiştir.
Öncelikle, davalı vekilinin, görev itirazı incelenmiş, davacının 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince iktisadi devlet teşekkülü olarak esas sözleşme ile kurulmuş bir şirket olduğu, kamu tüzel kişisi olarak değil, ticari bir şirket olarak faaliyet gösterdiği, TTK'nın 16/1 maddesi uyarınca tacir olup, dava da nisbi ticari dava olduğundan mahkemenin görevli olduğu yine, davalı vekilinin, arabuluculuk son tutanağının dava konusu ihtilafı belirtir şekilde yeterince açık düzenlenmediği ve bu itibarla, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğine yönelik istinaf istemi de yerinde görülmediği gibi, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı ve hak düşürücü sürenin de söz konusu olmadığı anlaşılmakla, işbu hususlara yönelik istinaf istemleri de yerinde görülmemiştir.
İşin esasının incelenmesine gelindiğinde ise; Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; ''....İlgili sözleşme ve eki idari ve teknik şartname hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, yemek ve yol ücretlerinin personelin iş başında ve işverenin emrinde olduğu günler için fiili çalışma karşılığında ödenmesi gerektiğinin anlaşılması gerektiği ancak, davalının yıllık izin, ücretli izin, sıhhi izin sebebiyle çalışmamış olan personele yol ve yemek bedeli ödemediğinin davacı tarafından tespit edildiği ve ilgili personelin bordrolarının sair ödeme kısımları incelendiğinde, davaya konu ihaleler nedeniyle davalı tarafından çalıştırılan personele yalnızca fiilen çalışılan günler dikkate alınarak yol ve yemek bedeli ödendiği tespit edildiğinden yemek ve yol ücretlerinin hakedişlerde 26 gün üzerinden ödeneceği belirlenmekle birlikte, bu ödemelerin fiili çalışma günleri karşılığı olarak ulaşım ve iaşe giderlerine karşılık fiili çalışma şartına bağlı tutulduğunun açık ve net olduğu, teknik şartnamenin madde 11 Mali Hükümler başlıklı bölümünde açıkça tanımlandığı şekliyle "Aylık istihkak bedeli (ilave işler nedeniyle meydana gelebilecek artışlara ilişkin bedel dahil) ...... Bölge Müdürlüğü Muhasebe Şefliğince ve Genel Şartnamenin hatalı, kusurlu ve eksik işlere ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla aşağıda öngörülen plan ve şartlar çerçevesinde ödenecektir." hükümlerine göre, davaya konu hizmet alım ihalesinin ve hakedişlerin bu ihalelerin sürelerinin bitmiş olmasının davacı tarafından sözleşme ve şartname hükümlerine göre "fiili çalışma şartına bağlı tutulan yemek ve yol ücreti tutarlarının" puantaj cetvellerinin sözleşme süresi sonrasında kontrol edilmesi neticesinde fazladan ödenmiş olan yol ve yemek ücretleri nedeniyle fazladan ödenen davaya konu fatura muhteviyatı yemek ve yol tutarının davacı tarafından sehven davalıya fazladan ödemesinin yapıldığı,16.12.2019 tarih ...... nolu satış E Arşiv faturası ...'a gönderilen fatura içeriğinde yer aldığı şekliyle, 318.953,92 TL ana para turarı ile KDV tutarı 57.411,70 TL olmak üzere toplam tutar 376.365,63 TL davaya konu edilen yemek ve yol ücreti tutarının davacı tarafından davalıya fazla ve yersiz ödenen tutar olarak hesap edildiği, sözleşme, idari ve teknik şartname hükümlerinde davaya konu edilen yemek ve yol ücretinin ancak fiili çalışma karşılığı ödeneceğinin taraflarca önceden kararlaştırıldığı, yemek ve yol ücretlerinin işe ulaşım ve iaşenin karşılanmasını teminen fiili çalışma karşılığı ödemesinin kararlaştırıldığının taraflarca bilinmesi gerektiği, davacı idare tarafından davaya konu edilen ve fiili çalışma şartına bağlı kılınan yemek ve yol ücretinin davalı tarafından hizmet alım ihalesi ile çalıştırılan işçilere bordro kayıtlarına göre fiilen ödenmediğinin tespit edildiği ile, bu durumda normal ihaleden kaynaklı yüklenici karına ilaveten, kamu ihalesine konu hizmet alımı nedeniyle, işçilerin fiili çalışma karşılığı elde etmesi gereken yemek ve yol giderlerinin doğrudan yüklenici karı olacak biçimde neticelendiği huzurda görülen davaya konu işlemde, yemek ve yol ücreti tutarı olan davaya konu tutarın davacı tarafından talep edilmesi gerektiği....'' kanaati bildirilmiştir.
Davacı vekili tarafından ibraz edilen 25.11.2014 tarihli dilekçede ''... Davaya konu ihalelerle davalıya fazla ödeme yapıldığı anlaşılmış ve 11.09.2019 tarih ve E-...... ve ...... sayılı yazılarla fazla ödeme tutarları talep edilmiştir. Davalının bu yazılara 30.09.2019 tarihli itirazı sonrasında ihalelere ait yol ve yemek tutarları yeniden incelenmiş ve müvekkil Kurum tarafından 23.10.2019 tarihinde E-...... ve E-...... sayılı yazılar gönderilmiştir. Bu yazılar ise 31.10.2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davaya konu fatura 23.10.2019 tarihli yazılara istinaden düzenlenmiş olup, yapılan yazışmalar sonrası davalının ödeme yapmaması üzerine 16.12.2019 tarihinde ...... numaralı fatura düzenlenmiştir. Dosyaya sunmuş olduğumuz önceki beyanlarımızda ayrıntılı şeklide ifade ettiğimiz üzere davalı taraf "Tacir" olduğundan fazla ödemeler ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi talep edilmiştir. Müvekkil Kurum tarafından düzenlenen faturada; ödeme tarihlerinden, 16.12.2019 tarihine kadar (fatura tarihi) işlemiş avans faizi de dahildir. Fatura Kapsamı: ...... İKN'li ihale;
- 120.131,39 TL fazla ödenen tutar,
- 42.911,86 TL avans faizi (16.12.2019 tarihine kadar),
- 29.347,79 TL KDV,
... İKN'li ihale;
-129.087,33 TL fazla ödenen tutar,
-26.823,34 TL avans faizi (16.12.2019 tarihine kadar), 28.063,92 TL KDV...'' şeklinde beyanda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacı tarafça, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında yapılması gereken iş için görev yapacak olan personel sayılarının belirlendiği, sözleşme kapsamında çalıştırılacak her bir personele fiilen çalışılan her gün için sözleşmede kararlaştırılan miktarlar nazara alınarak yol ve yemek ücretinin ödeneceği, yemek ve yol bedellerinin sözleşme süresince sabit kalacağı, yemek ve yol ücretlerinin teklif fiyata dahil olduğu ve ödeme yapan yüklenicinin bu ödemeleri bordrolara yansıtacağı, davalının yansıtmış olduğu bordrolar gereğince davacı tarafça ödeme yapıldığı lakin daha sonra yapılan araştırmada işçilerin fiilen çalışmadığı süreler için de ödeme yapıldığının anlaşılması ile işbu davanın açıldığı iddia edilmiş olmakla, Dairemiz kaldırma ilamı sonrası alınan bilirkişi raporu uyarınca, sözleşme, idari ve teknik şartname hükümlerinde davaya konu edilen yemek ve yol ücretinin ancak fiili çalışma karşılığı ödeneceğinin taraflarca önceden kararlaştırıldığı, yemek ve yol ücretlerinin ise ulaşım ve iaşenin karşılanmasını teminen fiili çalışma karşılığı ödemesinin kararlaştırıldığının taraflarca bilinmesi gerektiği, davacı idare tarafından davaya konu edilen ve fiili çalışma şartına bağlı kılınan yemek ve yol ücretinin davalı tarafından hizmet alım ihalesi ile çalıştırılan işçilere bordro kayıtlarına göre fiilen ödenmediğinin tespit edildiği ile, bu durumda normal ihaleden kaynaklı yüklenici kârına ilaveten, kamu ihalesine konu hizmet alımı nedeniyle, işçilerin fiili çalışma karşılığı elde etmesi gereken yemek ve yol giderlerinin doğrudan yüklenici kârı olacak biçimde neticelendiği davaya konu işlemde, davacı tarafından fazla yapıldığı tespit edilen tutarın iadesi gerektiği kanaatine varılmış, davalının aksi yöndeki savunmalarına, tacir olan davalının TTK'nın 18/2 maddesi gereğince ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğinden, akdetmiş olduğu sözleşmede yemek ve yol ücretlerinin fiilen çalıştırılan gün karşılığı ödenmesinin kararlaştırılması, kendisini de ödemeleri fiilen çalışılan gün karşılığı yapması nazara alındığında TMK'nın 2. maddesindeki iyiniyet kurallarına da aykırı görüldüğünden yerinde görülmemiştir.
Bu itibarla, dosya kapsamı, bilirkişi raporu, tüm deliller ile davacı vekilinin yukarıda belirtilen beyan dilekçesi de nazara alındığında, dava konusu ...... İKN'li ihale yönünden; 120.131,39 TL fazla ödenen tutar ile bu tutarın KDV'si olan 21.623,65 TL, ... İKN'li ihale yönünden; 129.087,33 TL fazla ödenen tutar ile bu tutarın KDV'si olan 23.235,72 TL olmak üzere toplam 294.078,09 TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece, anılan husus nazara alınmaksızın davanın, davacı tarafından iadesi talep edilen 306.250,43 TL yönünden kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Davacı vekilinin, işlemiş avans faizine yönelik istinaf istemi yerinde görülmemiş, mahkemece temerrüt tarihinin 16.11.2019 olarak belirlemesinde bir isabetsizlik olmadığından faiz başlangıcına yönelik istinaf istemi de reddedilmiş, hükmedilen miktarın davalıdan avans faiziyle tahsili talebinde de bir isabetsizlik görülmediğinden, davalı vekilinin faiz ve faiz türüne yönelik istinaf istemleri de reddedilmiştir.
Davacı vekilinin faizin KDV'si ile tahsil talebinin incelenmesine gelince ise; Yargıtay 19. HD'nin ██████████ E-████████ K., Yargıtay 11. HD'nin █████████ E- █████████ K., sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, 3065 sayılı KDV Kanunu uyarınca faize KDV uygulanması zorunlu olduğundan, davacının hükmedilen miktarın avans faizi ve faizin KDV'si ile birlikte tahsili talebi yerinde olmakla, mahkemece anılan hususun göz önünde bulundurulmaması da yerinde görülmemiştir.
Bu durum karşısında, yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf istemlerinin belirtilen yönlerden kabulü ile eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve aşağıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne dair yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)Taraf vekillerinin istinaf başvuru taleplerinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
1-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvuru harcı ile yapılan 45,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.728,10 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan toplam 5.230,00 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
4-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 294.078,09 TL'nin █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve faizin KDV'si ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Alınması gereken 20.088,47 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 5.230,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.858,47 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 5.230,00 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Kabul ve red oranına göre, davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 9.900,00 TL bilirkişi ücreti, 675,60 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 10.630,00 TL yargılama giderinin 10.207,49 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafından ilk istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının 211,92 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince takdir edilen 47.052,49 TL ücret-i vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince takdir edilen 12.172,34 TL ücret-i vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Arabuluculuk ücreti olarak Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) karşılanan 1.320,00 TL'nin kabul red oranına göre 52,47 TL'sinin davacıdan, 1.267,53 TL'sinin de davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
10-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gider avansını yatıran tarafa iadesine,
C)İlk derece mahkemesince yazılan █████/2025 tarihli harç tahsil müzekkeresinin bila infaz iadesinin istenmesine, iade işleminin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
D) Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
E)Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine █████/2026 oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!