Tüketicinin satın aldığı sıfır kilometrelik aracın garanti süresinde defalarca motor arızası vermesi sebebiyle ayıpsız misliyle değişim talepli davasının istinaf incelemesi.
Özet: Tüketici, satın aldığı araçta motor arızası başta olmak üzere tekrarlayan ciddi ayıpların ortaya çıkması ve birden fazla kez servise gitmek zorunda kalması üzerine, aracın ayıpsız yeni bir misliyle değiştirilmesi talebiyle dava açmış; ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporuyla sabitlenen üretim kaynaklı ayıp ve bu ayıbın kullanım hatasından kaynaklanmadığı tespitiyle, davacının hakkaniyet ve menfaat dengesi gereği ayıpsız misliyle değişim talebini kabul ederek aracın değiştirilmesine karar vermiş, davalılar ise bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/... E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Tüketici MahkemesiSAYISI : 2022/... E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 2020 model ... marka aracı 15.07.2020 tarihinde 171.500,00 TL bedelle davalı ... şirketinden satın aldığını, aracın teslim alındığı tarihten yaklaşık bir ay sonra "motor arıza ışığının yanmış, vites beşe geçmeden motor gücü azaltıldı" uyarısı verdiğini, aracın yaklaşık on gün serviste kaldığını, 15.01.2021 tarihinde "aracın tüm arıza lambaları yanmış, akü şarj etmiyor uyarısı vermiş, v kayışı aşırı gevşemiş ve hararet yapmış" şeklinde yeniden çekici ile servise getirilmek zorunda kalındığını, aracın yaklaşık 15 gün serviste kaldığını, aracın 2021 Temmuz ayında, 10.01.20 22... .07.2022 tarihlerinde yine "motor gücü azaltıldı uyarısı ve motor lambası yanıyor" şeklinde servise teslim edildiğini, müvekkilinin seçimlik haklarını kullanma hakkını saklı tutarak aracını son kez servise teslim ettiğini, aracın 05.09.2022 tarihinde lambaları sönmüş halde müvekkiline iade edilerek tamir edildiğinin bildirildiğini, müvekkilinin yasal yollara müracaat edeceği şerhi ile aracını teslim aldığını, müvekkilinin aracının serviste kaldığı süre içerisinde ikame araç imkanından sınırlı süre yararlanabildiğini, kalan süre için araç kiralamak zorunda kaldığını, dava konusu aracın iki yıl içerisinde motor arızası nedeniyle dört kez servise götürüldüğünü ileri sürerek; dava konusu ayıplı aracın ayıpsız yeni misli ile değiştirilmesini ve şimdilik 100,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında tazminat taleplerinden feragat etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... A.Ş. vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu aracın ayıplı olmadığını, araca ilişkin servis kayıtlarının motor arıza ışığına ilişkin olduğunu, ancak aracın motorunda herhangi bir problemin olmadığını, araçtaki arızanın giderilmesi için parça değişimi yapılmadığını, davacı olması gereken şekilde vites geçişlerini yapmayarak aracı zorladığından motor ikaz ışıklarının yandığını, ikaz ışığının yanmaması için gerekli güncellemeler yapılarak aracın davacıya teslim edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı, ücretsiz onarım hakkını kullandığından seçimlik hakkını tükettiğini, davacının aracı azami tamir süresi içerisinde onarıldığından ikame araç bedelinin talep edilemeyeceğini, davacının zararını ispat edemediğini, aracın ayıpsız misliyle değişim talebinin karşılıklı menfaatler dengesi ve orantılılık ilkesine aykırı olacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.2.Davalı ... A.Ş. vekili; dava konusu aracın davacı tarafından 17.07.2020 tarihinde ikinci el olarak satın alındığını, davanın zamanaşımına uğradığını, araçta herhangi bir ayıbın olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının ücretsiz onarım hakkını kullandığını, davacının müvekkilinden ikame araç bedeli talep edemeyeceğini, davacının zararını ispat edemediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, menfaatler dengesinin bozulmaması ve hakkaniyetin sağlanması amacıyla ayıpsız misli ile değişim talebi yerine, ayıp oranında bedel indirimine hükmedilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporunda, dava konusu aracın motor arızası nedeniyle ayıplı olduğu, araçtaki ayıbın kullanıma engel teşkil ettiği, 1.762 km olarak satın alınan ve bakımları süresinde yetkili serviste yapılan araçtaki arızanın tüketicinin sürüş ve kullanım hatasından kaynaklanmadığı, aracın üretimden kaynaklı ayıplı olduğunun belirtildiği, aracın alındıktan sonra aynı sebeple 17.07.2020, 15.01.2021, 10.01.20 22... .07.2022 tarihlerinde servise getirildiği, ayıp oranında bedelden indirim yapılmasının davacının ayıp nedeniyle oluşan zararını karşılamaya muktedir olmadığı kabul edilerek, misli ile değişim talebinin hakkaniyete, taraflar arasındaki hak ve menfaatler dengesine uygun olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, dava konusu aracın davalılar tarafından aynı model ve özellikteki ayıpsız misliyle değiştirilerek davacıya verilmesine, bu mümkün olmadığı takdirde 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 24. maddesinin uygulanmasına, davacı vekilinin aracın mahrumiyet bedeli talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, davalılar vekilleri istinaf isteminde bulunmuşlardır.IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu aracın ayıplı olması sebebiyle garanti süresi dolmadan sık sık aynı arıza sebebiyle yetkili servise çekildiği ve yargılama sırasında yapılan bilirkişi incelemesinde de aynı arızanın devam ettiğinin belirtildiği, dava konusu araçtaki gizli ayıbın garanti süresi içerisinde, zamanaşımı süresi içerisinde ortaya çıktığı ve devam ettiği, davacının aracında meydana gelen turbo arızasının imalatçının ağır kusurundan kaynaklandığı anlaşılmakla davalıların zamanaşımı itirazlarının yerinde olmadığı, davacının 25.07.2022 tarihli yetkili servis iş emri belgesinde tüketici hukukundan kaynaklı haklarını da saklı tuttuğu, dava konusu araçla ile ilgili olarak hasar kaydı olmadığı ve davalılara iadesi gereken değer kaybının da bulunmadığı, aracın misli ile değişimi talebinin kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, Mahkemece dava konusu aracın takyidattan ari olarak davalılara teslim edilmesi gerektiği belirtilerek infazda tereddüt yaratmayacak şekilde hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle; davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulüne, dava konusu aracın davalılar tarafından aynı marka-model ve aynı özellikteki ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bu mümkün olmadığı takdirde 2004 sayılı Kanunun 24. maddesinin infaz aşamasında icra müdürlüğü tarafından re'sen uygulanmasına, dava konusu aracın üzerindeki tüm takyidatlardan âri bir şekilde davacı tarafından davalılara teslimine, davacı vekilinin araç mahrumiyet (kiralama) bedeli yönünden talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.V.TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davalı ... A.Ş. vekili; davacı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, bilirkişi raporunun yetersiz ve denetime elverişli olmadığını, dava konusu araçta üretimden kaynaklı herhangi bir ayıbın olmadığını, motor ikaz lambasına ilişkin arızanın davacının yanlış kullanım alışkanlıkları ile ilgili olduğunu, bilirkişiler tarafından da yapılan test sürüşünde herhangi bir arızanın görülmediğini, salt servis girişlerinden ve davacının arıza ifadesinden yola çıkılarak görüş verilmesi ve bu raporun hükme esas alınmasının doğru olmadığnı, araca ilişkin yetkili servis kayıtlarının da motor arıza ışığına ilişkin olduğunu, aracın motorunda herhangi bir problem olmadığını, aracın motorundaki arızanın giderilmesi için parça değişimi yapılmadığını, Mahkeme kararının ölçüsüz olduğunu, hak ve menfaatler dengesi ile bağdaşmadığını, kullanıma dayalı değer kaybının hesaplanması ve müvekkili şirkete iadesinin gerektiğini, aracın tramer kaydına girmeden de onarılmasının mümkün olduğunu, bilirkişinin aracın tramer kayıtlarını incelemediğini, misli ile değişim kararından sorumluluğun kime ait olduğunun hükümden anlaşılamadığını ifade ederek; kararın bozulmasını istemiştir.2.Davalı ... A.Ş. vekili; dava konusu aracın davacı tarafından ikinci el olarak satın alındığını, davanın zamanaşımına uğradığını, araçta herhangi bir ayıbın olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının ücretsiz onarım hakkını kullandığını, davacının zararını ispat edemediğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişiler tarafından hazırlanan raporda arızanın kaynağının araştırılmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, Mahkemece en azından ayıp oranında bedel indirimine hükmedilmesi gerektiğini ifade ederek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi ve uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle bilirkişi kurul raporunun denetime açık, hüküm kurmaya elverişli olup söz konusu raporda belirtildiği üzere, araçtaki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olup kullanıcı hatasına dayanmadığı, arızanın aracın teslim edildiği tarihten çok kısa bir süre sonra ortaya çıktığı, davacının mevcut arızayla dört defa servise girdiği, kalıcı bir çözüm bulunamadığı, yargılama sırasında aracın beşinci kez aynı arızayı verdiği, davacının seçimlik hakkını misli ile değişim şeklinde kullanmasının hakkaniyete ve taraflar arasındaki hak ve menfaatler dengesine de uygun olduğu, davacının aracı, davalının da ödenen bedeli kullanması karşısında kullanım bedelinin mahsubu talebinin anılan Kanun'un özü ve ruhuna aykırı olduğu, dosya kapsamından dava konusu araçta herhangi bir hasarın söz konusu olmadığının anlaşılmasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerekmiştir,VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.