Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin kasko sigorta poliçesinden doğan araç takip sistemi kaynaklı yangın hasarı nedeniyle halefiyetle rücu talepli itirazın iptali davasında yetki itirazına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Kasko sigortası kapsamında yanan bir aracın hasarını ödeyen davacı sigorta şirketi, hasarın davalı tarafından takılan araç takip sisteminden kaynaklandığını bilirkişi raporlarıyla tespit ettirerek sigortalının haklarına halefiyet ilkesi uyarınca davalı aleyhine icra takibi başlatmış; davalı ise yetki itirazında bulunmuş ve hasarın kendi sisteminden kaynaklandığına dair somut delil bulunmadığını savunarak itirazın iptali talepli davaya karşı çıkmıştır.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/7 - █████████
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2025/7 KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN :... (...)ÜYE :... (...)ÜYE :... (...)KATİP :... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2023NUMARASI : ████████ Esas - █████████ KararDAVACI : M...VEKİLİ : Av. ...DAVALI : ...VEKİLİ : Av. ...DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2022KARAR TARİHİ : █████/2026KR. YAZIM TARİHİ : █████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirket nezdinde kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olan 34 ... 9068 plakalı araç maruz kaldığı yangın sonucu hasarlandığını, davalının %100 kusuruyla meydana gelen yangın olayı neticesinde sigortalı araçta hasar meydana gelmiş ve sigortalı araç için davacı şirket tarafından hasar tazminatı ödendiğini, söz konusu yangın olayı sigortalı araç 11.03.2020 tarihinde, sigortalı araç park halindeyken Kocaeli ili Darıca ilçesinde meydana geldiğini, davacı şirket nezdinde sigortalı araç, sigortalı araç kiralama şirketi tarafından kiraya verilmiş olup araca davalıya ait araç takip sistemi takıldığını, sigortalı araçta meydana gelen zararın ise, davalı şirket tarafından araca takılan araç takip sistemi anakartı yanması neticesinde çıktığı dosya kapsamında mevcut bilirkişi ve ekspertiz raporları ile tespit edildiğini, söz konusu raporlarda; "araca haricen takılan ve kontak kapatıldıktan sonra da çalışmasına devam eden elektrik beslemeli elektronik aksamın yangına neden olduğu" ve "sigortalı araca kiralayan tarafından takılan takip sisteminin yangına sebebiyet verdiği" tespitleri yapıldığını, bu doğrultuda, sigortalı aracın zarar gördüğü yangına davalı şirket tarafından araca takılan araç takip sistemi sebebiyet vermiş olup davalı şirket zararın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olup 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nu 49.maddesi ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' hükmü uyarınca zararın tamamından sorumlu olduğunu, yangına sebebiyet veren “Arvento” marka araç takip sistemini üreten davalı şirket, ürünün sonradan ortaya çıkan gizli bir ayıbının olması nedeniyle uğranılan zararlardan imalatçının sorumluluğuna göre sorumlu olduğunu, söz konusu kaza neticesinde davacı şirket nezdinde kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olan 34 ... 9068 plakalı araç için, 24.07.2020 tarihinde 101.143,00 TL hasar tazminatı ödendiğini, sigorta poliçesi kapsamında yapılan bu ödeme ile davacı şirket, TTK’nın 1472. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu, adı geçen halefiyet hükmü uyarınca; davacı sigorta şirketi, kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına yapmış olduğu tazminat ödemesi ile hukuken sigortalısının yerine geçmiş ve sigortalısının sahip olduğu tüm hak ve yetkilere sahip olduğunu, bu nedenlerle, kusur ve tazminat tutarına dair fazlaya ilişkin tüm talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla, Gebze İcra Müdürlüğü ██████████ E. sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılmış haksız ve hukuka aykırı borca ve yetkiye itirazın iptali ile takibin devamına, borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; icra takibine; davalı şirketin merkezinin "ODTÜ Teknokent Mustafa Kemal Mah. Dumlupınar Bulvarı ... K.5 No:1 Çankaya/ANKARA” olması nedeniyle İcra takibinin Ankara İcra Dairelerinde açılması gerekirken Gebze’de açıldığını belirterek yetkiye de itiraz ettiklerini, ilamsız icra takibinde uygulanacak yetki kuralları İİK m.50/1 uyarınca kıyasen HMK’daki yetki kuralları olduğunu, bu nedenle ilamsız icra takibinde genel yetkili icra dairesi HMK m.6’nın kıyasen uygulanması ile borçlunun yerleşim yeri olacağını, öncelikle dosyada davacının soyut beyanları dışında hasarın müvekkil şirketten kaynaklandığını gösteren hiçbir bilgi, belge, denetime elverişli bir rapor dahi dosyaya sunulamadığını, Sayın Mahkemeniz nezdinde ikame edilen dava ile Davacı tarafından asılsız iddialar ile “Şirketlerinde kaskosu bulunan 34 ... 9068 Plakalı araçta çıkan yangın sonucu aracın hasara maruz kaldığı, araçta meydana gelen hasarın araç takip sisteminden meydana geldiğini, bunun bilirkişi raporları ve ekspertiz raporları ile tespit edildiğini, bu sebeple Müvekkil Şirketin % 100 kusurlu olduğu iddiasıyla, hasarın sonucunda ödemek zorunda kaldıkları 101.143,00-TL tazminatının tarafımızdan ödenmesi" talep edildiğini, davaya konu olan araç bilinmeyen bir nedenle tamamen yanmıştır ve davacının soyut beyanları dışında yangının nasıl ve hangi sebeple meydana geldiğini belirten, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli, bilirkişi raporu veya hasarın davalı şirketten kaynaklandığını gösteren herhangi bir belge dahi dosyaya sunulamadığını, bu nedenlerle davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından aldırılan eksper raporu ile dava dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu çelişkili olduğunu, çelişkiler giderilmeksizin hüküm kurulması hatalı olduğunu, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporu dosya içeriğini aydınlatır nitelikte olmadığını, denetime elverişli, teknik değerlendirme içeren yeni bir rapor alınması gerektiğini, yerel mahkeme tarafından, davacı tarafça yeterli delil sunulamadığı ve davanın ispat edilemediği iddiası gerçeği yansıtmadığını, dava konusu cihazlar 2019 yılında fatura edilmiş olup 2014 yılından itibaren sorunsuz kullanıldığına ilişkin itirazların asılsız olduğunu, yerel mahkeme tarafından hükmedilen vekalet ücreti hatalı olduğunu, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olan araç bilinmeyen bir nedenle tamamen yandığını ve davacının soyut beyanları dışında yangının nasıl ve hangi sebeple meydana geldiğini belirten, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli, bilirkişi raporu veya hasarın davalı şirketten kaynaklandığını gösteren herhangi bir belge dahi dosyaya sunulamadığını beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz. DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 Tarih - ████████ Esas - █████████ Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan 34 ... 9068 plakalı aracın █████/2020 tarihinde Kocaeli ili, Darıca ilçesinde park halinde bulunduğu sırada çıkan yangın sonucu hasarlandığını, yangın nedeniyle sigortalı araçta meydana gelen zararın poliçe teminatı kapsamında müvekkili sigorta şirketi tarafından karşılandığını, zarara sebebiyet veren yangının meydana gelmesinde davalı şirketin tam kusurlu olduğunu, zira sigortalı aracın kiralama şirketi tarafından üçüncü kişiye kiraya verildiğini ve bu süreçte davalı şirket tarafından araca takip sistemi monte edildiğini, dosya kapsamında bulunan ekspertiz ve bilirkişi raporlarında yangının haricen takılan ve kontak kapatıldıktan sonra da çalışmaya devam eden elektrik beslemeli elektronik aksamlardan kaynaklandığının, özellikle davalı tarafından monte edilen araç takip sisteminin anakartında meydana gelen arıza ve yanmanın yangına sebebiyet verdiğinin tespiti edildiğini, bu nedenle davalı şirketin, araca monte ettiği takip sisteminden kaynaklanan yangın nedeniyle meydana gelen zarardan tamamen sorumlu olduğunu, sigortalıya ödenen hasar tazminatı nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 1472. maddesi gereğince halefiyet ilkesi uyarınca sigortalının haklarına halef olan davacı sigorta şirketinin ödediği tazminat tutarını davalıdan talep etme hakkını kazandığını ileri sürerek, ödenen sigorta tazminatının davalıdan tahsilini talep ettiklerini bildirdiğinin anlaşıldığı, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde; öncelikle davalı şirket merkezinin Ankara ilinde bulunduğunu, bu nedenle icra takibinin Ankara İcra Dairelerinde yapılması gerektiğini, davacının iddialarını kabul etmediklerini, meydana gelen zarardan kendilerinin sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesinin savunulduğu, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.Eldeki davada, davanın, kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen tazminatın, zarara sebebiyet verdiği iddia olunan araç işleteninden rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, ilk derece mahkemesince; dosyada olay anına ilişkin görüntü, fotoğraf veya doğrudan görgüye dayalı tanık beyanı bulunmadığı, davalıya ait aracın kazaya karıştığının kesin şekilde ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı TTK'nın 1472. maddesinde "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." düzenlemesine yer verilmiştir.6100 sayılı TTK'nın 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.Eldeki davada, tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, bilirkişi raporları ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu aracın yangın sonrasında tamamen yanarak hurdaya ayrılmış olması nedeniyle araç üzerinde yeniden teknik inceleme ve keşif yapılmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında alınan █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda; araç üzerinde bulunduğu belirtilen cihazın dosyaya sunulan faturalardan hangisine konu olduğunun tespit edilemediği, ayrıca araç üzerinde takılı olduğu belirtilen ... numaralı ID'ye sahip cihazın kim tarafından ve hangi tarihte monte edildiğinin belirlenemediği, söz konusu cihazın araç üzerinde yaklaşık 6 yıl boyunca herhangi bir yaşanmaksızın kullanıldığı, bu nedenle yangının cihazdan kaynaklanmış olması halinde dahi bunun cihazın üretiminden değil, montaj hatasından kaynaklanabileceği ihtimalinin bulunduğu, ancak montajın km tarafından gerçekleştirildiğinin de tespit edilemediği, yine bilirkişi raporunda, yangının araçta bulunan takip cihazından kaynaklanıp kaynaklanmadığının kesin olarak belirlenemediği, montaj hatasına ilişkin iddianın teknik olarak doğrulanmadığı ve yangının başka bir sebepten kaynaklanıp kaynaklanmadığının da ortaya konulamadığının belirtilmiş olduğu görülmektedir.Eldeki davada, dosya arasına alınan bilirkişi raporunda az yukarıda belirtilen görüş ve kanaat doğrultusunda, davacı tarafından, davalının araçta meydana gelen yangının oluşumunda kusurlu olduğu ve yangın ile davalının eylemi arasında uygun illiyet bağı bulunduğu hususlarının ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Başka bir ifadeyle, dosya kapsamında toplanan delillerin davalı tarafa kusur izafe edilmesini sağlayacak yeterlilikte olmadığı değerlendirilmiştir (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.H.D. ████████ E. ████████ K.).Halefiyet ilkesine dayalı rücu davalarında sigortacının, sigortalıya yaptığı ödemenin yanında zarardan sorumlu kişinin kusurunu ve sorumluluğunu da ispat etmesi gerekmektedir. Somut olayda ise davalı şirketin yangının meydana gelmesinde kusurlu olduğunun ve zarardan sorumlu tutulmasını gerektirir şartların oluştuğunun ispatlanamadığı, bu nedenle davacının rücu talebinin yasal koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmış, bu itibarla ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı değerlendirilmiştir.Ancak, eldeki davanın rücuen tazminat talepli itirazın iptali davası olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.’nin 13-(4) maddesi gereğince maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin tarifenin 2. kısmına göre maktu olarak belirlenmesi gerekirken, (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ esas ████████ karar sayılı ilamı) nispi olarak belirlenmesi hatalı olduğundan davacının bu yöndeki istinaf istemi yerinde görülmüş ve kararın kaldırılması gerekmiştir. Gerekçeli karar başlığında dava alt başlığını "Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan" şeklinde yazılması gerekirken uyuşmazlığa uygun düşmeyecek şekilde "Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle" şeklinde yazılması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kısmen kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-)Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KISMEN KABULÜNE; Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 Tarih - ████████ Esas - █████████ Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi uyarınca kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,a-Davanın REDDİNE,b-Alınması gereken 269,85.-TL harçtan, peşin yatırılan 1.421,88.-TL harcın mahsubu ile, fazla yatan 1.152,03.-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,ç-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT gereği reddedilen kısım üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, d-Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik, 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanuna göre ve davalı aleyhine açılan davanın reddedilmesi nedeniyle davacıdan tahsili için hazineye müzekkere yazılmasına,e-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;a-İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına,b-İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,c-Davacı tarafından yapılan 1.169,40-TL İstinaf Kanun yolu masrafı ile 498,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.667,40 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,ç-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,d-Davacının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davacıya iadesine, e-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine,İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdırKatip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*